TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2018/635 K. 2018/897

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1156

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 34, AVK Madde 166
[ÖZET] * Şikâyetli avukatın, yargılama harç ve giderleri için aldığı paranın çok az miktarını harç ve gider olarak kullanarak, geri kalan kısmını avukatlık ücretine mahsup etmesi disiplin cezasını gerektirir.
(Av. Yas. m. 34, 166 TBB Mes. Kur. m. 3,4, 42)

[KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında, “Şikâyetçiden ticari şirketin tasfiyesi için dava açılması hususunda anlaşarak yargılama harç ve giderleri ile sair masraflar adı altında 60.000TL aldığı ve anılan davanın masrafı 827,15 TL olduğu halde kalan parayı iade etmeyerek, şikâyetçi adına takip ettiği diğer dava ve işler için uhdesinde tuttuğu” iddiası üzerine başlatılan disiplin kovuşturmasında, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli savunmalarında özetle; M.B. ile sahibi ve yetkilisi olduğu … Ltd. Şti adına 27.09.2005 tarihli vekâletname ile vekil tayin edildiğini, gerek işyerinde gerekse komşu olmaları sebebiyle evinde, şikâyetçiye ve yakınlarına defalarca işle ilgili olsun olmasın her türlü hukuki yardımı mazeretsiz ve kaçınmadan yaptığını bunun 2009 yılı sonuna kadar böyle devam ettiğini, aradan sonra 2012 yılının ağustos ayında şikâyetçinin kendini tekrar aramaya başladığını işyerine ve evine davet ettiğini, şikâyetçinin kardeşi ile kavga ettiğini söylediğini aralarında soruşturma ve davaların devam ettiğini, teker teker hepsine vekâletname koyarak takip ettiğini, şikâyetçinin kardeşi ile arasında Noterde hisse devri sözleşmesi yapıldığını, sözleşme gereklerinin yerine getirmemesi nedeniyle, şikâyetçi ve şirketine kardeşi tarafından gönderilen 5 ayrı ihtarnameye cevabi ihtarname keşide edilip gönderildiğini, bu hususta şikâyetçiye dava açılması gerektiğini söylemesine rağmen şikâyetçinin 2,5 ay beklediğin en sonunda şikâyetçi tarafından tasfiye davası için kendisine 1.000TL ödeme yapıldığım vekillik ilişkisi kurulduğu gündün beri kendisine ödenen ilk ve tek vekâlet ücretinin bu olduğunu, şikâyetçinin tez canlı olduğunu davayı açalım dediği gün davanın açılmasını kendisinden istediğini kaç para vermesinin yeterli olduğunu sorduğunu, yargılama harç giderleri ile bir kısım vekâlet ücreti toplamı 60.000 TL olduğunu söylediğini, mahkemenin tedbir talebini kabul etmesi halinde teminat bedeli çıkacağını söylediğini, şikâyetçinin parayı temin etmek için bankaya gittiğini kendisinin de adliyenin 3.katındaki baro bilgisayar odasında dilekçeyi hazırladığını, şikâyetçinin zarf içerisinde 60.000 TL’yi kendisine getirdiğini, gitmek üzereyken kendi el yazısı ile 23.12.2013 tarihli yazıyı düzenleyip verdiğini, gönlün razı değilse sonra mahsuplaşırız dediğini, takip ettiği davalar hakkında hem kendisinin hem de yanında çalışan avukatlarca şikâyetçiyi bilgilendirdiklerini, 13.11.2014 tarihinde mesleki işleri nedeniyle Ankara’da bulunduğu sırada, yetkilendirdiği yanında çalışan avukat duruşma beklerken şikâyetçinin, başka bir avukata vekâlet verdiğini davaların bu avukat tarafından takip edilmesini istediğini söylediğini, aynı gün öğleden sonrada şikâyetçinin kendisini telefonla arayarak ağır hakaretler ettiğini, kendisinin Ankara’da bulunduğu sırada şikâyetçinin kızının bürosuna uğrayarak dosyaların fotokopisini çekme bahanesiyle aldığını, vekillik ilişkisi kurulduğu günden itibaren şikâyetçinin hafta içi hafta sonu her işini takip ettiğini, şikâyetçinin kendisini azlettiğini, toplamda 15 kadar takip ettiği dava ve hukuki iş nedeniyle hak etmiş olduğu vekâlet ücretlerini alamadığını, asıl mağdur olanın kendisi olduğunu beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından Baro Yönetim Kurulu’nun 05.07.2017 günlü toplantısında şikâyetli hakkında, Avukatlık Kanunu’nun 34, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3, 4 ve 42. maddeleri uyarınca disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetçinin, şikâyetli avukata gönderdiği … 3.Noterliğinin 24.11.2014 gün ve 26171 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; açılan dava için ödenen toplam 827,15TL harç ve gider avansı düşüldükten sonra kalan 59.172,85TL’nin 23.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte üç gün içerisinde iadesini talep ettiği, anılan Noterliğin 25.11.2014 gün ve 26144 yevmiye numaralı azilnamesi ile şikâyetli avukatı azlettiği,
Baro Disiplin Kurulu’nun, “Avukatın hapis hakkının yasaya uygun kullanıldığının kabulü için aksine sözleşme yoksa alacağın tahsil edilmesi, hesap ve bilgi verilmesi, hapis hakkının hangi alacaktan dolayı ve ne miktarda kullanıldığının bildirilmesi zorunludur. Bu yazılı bildirimin asıl amaçlarından biri ayrıntılı bilgi verilerek muhatabın bilgilendirilmesi, olası tartışmaların önüne geçilmesi ve akçalı işlemlerde kamu vicdanının tatmini, meslek onurunun korunmasıdır.
Şikâyetli avukat, açılan davanın harç ve giderlerine mahsuben şikâyetçiden 60.000TL’yi imzaladığı belge karşılığında aldığı halde dosyaya yatırılması gereken nispi harç bu paradan yatırılmamış, 19.472,00 TL meblağlı nispi harç şikâyetçi tarafından yatırılmıştır. Bunun yanında 23.12.2013 tarihinde şikâyetçiden aldığı paradan arta kalan 59.172,85TL’yi uhdesinde tutan şikâyetli avukat, şikâyetçi tarafından paranın iade edilmesi hususunda ihtar edildikten ve şikâyet edilmesinden uzunca bir süre sonra 19.07.2016 tarihli şikâyetçiye gönderdiği ihtarname ile bu para üzerinde ayrıntısını bildirdiği vekâlet ücret alacaklarına karşılık hapis hakkını kullandığım bildirmiştir. Şikâyetli avukat, şikâyetçiden dava için harç ve masraf adı altında para aldığı halde nispi harcı bu aldığı paradan ödemediği gibi bu konuda müvekkiline bilgi verme yükümlülüğünü yerine getirmemesi, hapis hakkını kullandığını, yazı ile bildirmeyerek ve hesaplaşmadan kullanması şeklindeki avukatlık mesleğine olan güveni sarsıcı nitelikte eylemleriyle, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde” gerekçesiyle şikâyetli hakkında ceza tayin ettiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde, 30.11.2012 kesinleşme tarihli uyarma cezasının olduğu,
Şikâyetli avukatın 17.05.2018 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; önceki savunmalarını aynen tekrarla, şikâyete konu davada hak ettiği vekâlet ücretinin 115.000 TL olduğunu, bu nedenle vekâlet ücreti alacaklarına ilişkin hapis hakkını kullandığı ifadesinin yanlış değerlendirme sonucu varılan bir kanı olduğunu, sicilinde uyarma cezası olduğundan bahisle cezalandırılmasına karar verilmesinin hukuka ve kamu vicdanına aykırı olduğunu belirterek mezkûr cezanın ortadan kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen şikâyetçinin itiraza cevap vermediği görülmüştür.
Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.”, 166. maddesi, “Avukat, müvekkili tarafından verilen veya onun namına aldığı malları, parayı ve diğer her türlü kıymetleri, avukatlık ücreti ve giderin ödenmesine kadar, kendi alacağı nispetinde elinde tutabilir.”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3. maddesi, “Avukat, mesleki çalışmasını kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür.”  4.maddesi, “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır. Avukat, özel yaşantısında da buna özenmekle yükümlüdür.” 42. maddesi, “Avukat, işle ilgili giderleri karşılamak üzere, avans isteyebilir. Avansın işin gereğini çok aşmamasına, avanstan yapılan harcamaların müvekkile zaman zaman bildirilmesine ve işin sonunda avanstan kalan paranın müvekkile geri verilmesine dikkat edilir.” hükümlerini amirdir.
Şikâyetli avukatın, yargılama harç ve giderleri için aldığı paranın çok az miktarını harç ve gider olarak kullandığı, geri kalan kısmını da avukatlık ücretine mahsup ettiği açıktır. Şikâyetli avukatın bu eylemi ile Avukatlık Kanunu’nun 34 ve 166, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3, 4 ve 42. maddelerini ihlal ettiği dosya kapsamından anlaşıldığından, itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun Baro Disiplin Kurulu kararının onanması gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1- Şikâyetli avukatın itirazının reddine; … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 06.04.2018 gün ve 2017/16 Esas, 2018/4 Karar sayılı kararı
ONANMASINA
,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oy birliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 28 Eylül 2018
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!