TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2018/573 K. 2018/822

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1127

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK madde: AVK Madde 46
[ÖZET] * Avukatlık Kanunu’nun 46. maddesi gereği, Avukatlar, stajyerlerinden ve yanlarında çalıştırdıkları büro çalışanlarının eylemlerinden de sorumludur.
(Av. Yas. m. 46)

[KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 15.11.2016 günlü “Olur”u ile; “Dolandırıcılık suçundan, müşteki … Gıda Maddeleri Ticaret Sanayi Ltd. Şti. vekili sıfatıyla, müvekkili şirketten alışveriş yaparak borcunu ödemeyen bir kısım şüpheliler hakkında, 02.05.2016 tarihinde, … Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunduktan sonra, 13.05.2016 tarihinde, anılan şikâyet dilekçelerinin birer suretleri ile zarflarının üzerlerine … Cumhuriyet Başsavcılığına ait olmayan kaşeleri basarak, soruşturma numaralarını yazdığı gibi, … Adliyesindeki Postaneden iadeli taahhütlü olarak ve iade edilecek parçaya da kendi bürosunun bilgilerini içeren kaşeyi basmak suretiyle, bahse konu şikâyet dilekçelerinin birer örneğini, müvekkili şirkete olan borçlarının ödenmesini sağlamak amacıyla, haklarında … Cumhuriyet Başsavcılığının otuza yakın muhtelif dosyaları ile soruşturma açılarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen şüphelilere gönderdiği” iddiasıyla kovuşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin kovuşturmasında eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli savunmalarında özetle; vekil sıfatıyla suç olduğunu düşündüğü bir durumu savcılığa müvekkili adına şikâyet etmiş olmasının vekillik görevinin ve hak arama hürriyetinin bir gereği olduğunu, birbirini tanımayan, birbirinden bağımsız otuza yakın kişinin bir araya gelerek hakkında şikâyet yapmalarının nedeninin yanından ayrılan çalışanının bu şikâyet edenleri kışkırtması sonucu olduğunu, işin yürütülmesi sırasında dolandırıcılık suçu işlediklerine kanaat getirdiği bazı kişiler hakkında şikâyette bulunduğunu, ancak savcılık tarafından suç unsuru bulunmadığı gerekçesi ile yerinde görülmediğini ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, binlerce takip dosyasından sınırlı sayıda bulunduğu bu şikâyetlerdeki amacının müvekkilini dolandırdığını düşündüğü kişilerin işledikleri suçtan dolayı ceza almalarını sağlamak amacı ile hak arama hürriyeti ve vekilliğinin sorumluluğu çerçevesinde olduğunu, iadeli taahhütlü olarak gönderilen posta da zarfın üzerine savcılık makamı ile ilgili bir ibare, yazı, kaşe sıfat bulunmadığını bu postaları kendi adına gönderdiğini bu nedenle de gönderici kısmında ve iade edilecek parça kısmında da kendi adı ve adresinin bulunduğunu, posta içindeki evrakın da bir fotokopi olup yapılan işlemle ilgili bilgilendirme amaçlı olduğunu, bu evrakların savcılığın kendisine teslim ettiği ve savcılık tarafından göndermesi gereken evrak olsaydı, elbette posta şeklinin bu şekilde olasının mümkün olamayacağını, zaten bu tür postaları da savcılık kaleminin bizzat yolladığını, kimseye teslim etmediğini, şikâyet ettiği borçlulara, haklarındaki borç durumu, borç miktarı, uyuşmazlık konusu ve yapılan hukuki işlemlerin bilgisini verme amaçlı olarak gönderdiğini asla savcılık evrakı olmadığını kendi gönderisi olduğunu ifade etmiştir.
Şikâyetli vekili sözlü ve yazılı savunmasında; sahte bir evrak olmayıp müvekkilinin yapmış olduğu şikâyet dilekçesinin bir örneğinin olduğunu, bu eylemlerin yanında çalışan G.Ö. ve H.K.’nın müvekkilinden habersiz kötü niyetle yaptığını, bunların mahkeme kararı ile sabit olduğunu, bu nedenle görevi kötüye kullanmak suçundan değil, müvekkili yanında çalışan personeli denetleyemediği için görevi ihmal suçundan cezalandırıldığını ve HAGB uygulandığını, kötü niyetli personelin eylemlerinin denetlenebilmesinin mümkün olmadığını beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 21.08.2017 günlü toplantısında Avukatlık Kanunu’nun 34, 134, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3, 4 ve 5. maddeleri uyarınca şikâyetli avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verdiği,
Şikâyetli avukat hakkında, disiplin kovuşturmasına konu eylem nedeniyle … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/366 esasına kayden “Görevi İhmal” suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında Mahkemenin 18.10.2017 gün ve 2017/237 karar sayılı ilamı ile; sanık şikâyetli avukatın, eylemine uyan TCK’nın 257/2, 62/1.  maddesi gereğince neticeten 2 Ay 15 Gün Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itirazın reddi ile 09.11.2017 günü kesinleştiği,
Mahkemenin,  “…sanığın sahibi olduğu hukuk bürosunca … Gıda Maddeleri Ticaret Sanayi Ltd. Şti. vekili sıfatıyla, şirketten alışveriş yaparak borcunu ödemeyen borçlular hakkında dolandırıcılık suçundan, … Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunulduktan sonra, dosyada mevcut 09.06.2016 tarihli tutanak içeriğindeki belirtilen toplam 27 soruşturma dosyasında şikâyet dilekçelerinin birer suretleri ile zarflarının üzerlerine … Cumhuriyet Başsavcılığına ait olmayan kaşeleri ve soruşturma numaralarını basılarak, iade edilecek parçaya da kendi bürolarının adresi yazılarak 27 değişik borçlu şahsa gönderildiği anlaşıldığı her ne kadar bunların tamamını yapanın sanık olduğu sabit olmasa da sanığın yanında çalışan personeli hakkında denetim ve gözetim görevini yapmakta ihmali bulunduğu…” gerekçesiyle şikâyetli hakkında hüküm kurduğu,
Baro Disiplin Kurulu’nun, “…Şikâyetli avukat hakkında disiplin kovuşturmasına konu eylem nedeniyle … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/366 esas sayılı dosyası ile yargılama yapılmış olup, 18.10.2017 tarih, 2017/237 karar Sayılı ilam ile görevi ihmal suçu nedeniyle TCK 257/2 maddesi gereğince cezalandırılmasına ve HAGB uygulanmasına karar verilmiş, karar 09.1.12017 tarihinde kesinleşmiştir. Dosya içeriği ve mahkeme ilamı karşısında 1136 sayılı Yasa’nın 46. maddesi gereğince yanında çalışan kişiler kendi sorumluluğu altında olduğu göz önüne alınarak” gerekçesiyle karar verdiği,
Şikâyetli vekilinin 17.04.2018 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; müvekkilinin yanında çalışan ve disiplin davasına konu eylemi yaptığı tespit edilince işten çıkarılan H.K.’nın kendisini avukat olarak tanıtıp, ofis açıp, birçok kişiyi dolandırdığını, sahte hukuk fakültesi diploması, polis telsizi yakalanan yakalanması üzerine ceza aldığını, diğer dava dosyalarının derdest olduğunu, müvekkili hakkında 2016 yılında yapılan şikâyetlerin bu personelden kaynaklandığını, olayın Avukatlık Kanunu’nun 35/A maddesi çerçevesinde uzlaşmaya davet olarak değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin personelini kontrolde titiz biri olduğunu, kasıtlı kötüleri kontrol etmenin kolay olmadığını belirterek mezkûr cezanın kaldırılmasını vekâleten talep ettiği,
… Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 04.05.2018 tarihli cevabi yazısında özetle; verilen karara itiraz edilecek herhangi bir neden bulunmadığının düşünüldüğünün bildirildiği görülmüştür.
Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesine göre; “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.”
Şikâyetli avukat hakkında disiplin kovuşturmasına konu eylem nedeniyle … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/366 esas sayılı dosyası ile yargılama yapılmış olup, 18.10.2017 tarih, 2017/237 karar sayılı ilam ile görevi ihmal suçu nedeniyle TCK 257/2 maddesi gereğince cezalandırılmasına ve HAGB uygulanmasına karar verilmiş, karar 09.1.12017 tarihinde kesinleşmiştir.
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına neden olan eylemi, Mahkeme tarafından da tespit edilmiştir. Avukatlık Kanunu’nun 46. maddesi gereği, Avukatlar stajyerlerinden ve yanlarında çalıştırdıkları büro çalışanlarının eylemlerinden de sorumlu olacaklarından şikâyetli avukatın itirazı yerinde görülmemiş, hukuka uygun olan Baro Disiplin Kurulu kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1- Şikâyetli vekilinin itirazının reddine; … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 23.02.2018 gün ve 2017/120 Esas, 2018/30 Karar sayılı kararının
“ONANMASINA”,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oy birliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 02 Eylül 2018
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!