Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/811
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas 34, 134, 171- TBB Mes. Kur 3, 4) [KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü;
Şikâyetli avukat hakkında Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 27.05.2013 tarihli “Olur”u ile “Davalı müşteki vekili sıfatıyla takip ettiği … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/331 Esasına kayden görülen sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası neticesi 05.04.2011 tarih 2011/55 sayı ile davanın kabulüne dair verilen karar, kendisine 30.05.2011 tarihinde tebliğ edildiği hâlde, süresi içerisinde temyiz yoluna başvurmayarak şikâyetçinin mağduriyetine sebebiyet verdiği, davalılardan müşteki vekili sıfatıyla takip ettiği … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/245 Esasına kayden görülen tasarrufun iptali davası neticesi 03.07.2012 tarih 2012/156 sayı ile davanın kabulüne karar verildikten sonra, mahkemeye sunduğu temyiz dilekçesinin harcını eksik yatırdığı gibi, 17.10.2012 tarihli ek karar ile bu eksikliğin giderilmesi için kendisine tebliğ tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yedi günlük kesin süre verildiği hâlde, gereğine tevessül etmeyerek, şikâyetçinin mağduriyetine sebebiyet verdiği” iddiası üzerine … Barosu Yönetim Kurulu’nun 26.11.2013 günlü ve 155 sayılı kararı ile başlatılan kovuşturmada, eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli avukat önceki savunma dilekçelerinde özetle; TBB Disiplin Kurulu üyesi olarak daha öncede … Barosu Disiplin Kurulu üyesi olarak görev yaptığını, avukatlık mesleğinin ciddi ve sorumluluk isteyen bir meslek olduğunu ancak, avukatına iş yaptırmak isteyen işveren müvekkilin vekâletle temsil ve işlerinin yapılmasını isteyebilmesi için öncelikle peşinen avukatlık ücretini, gider avanslarını, mahkemeye giderlerini ödemesi ondan sonra karşı yükümlülük olarak avukattan iş istemesinin normal olduğunu, şikâyetçinin bu edimlerini yerine getirmediğini, borcunu ödememeyi alışkanlık haline getirmiş bir kişi olan şikâyetçinin temyizimi yapmadı şikâyetinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, nitekim temyiz dilekçesinin yazılmış havale ettirilmiş ön harcının kendisi tarafından karşılandığını, bakiye harcı ödemeden ben karşı taraf ile anlaştım yeri de satıyorum, sana olan borcumu da ödeyeceğim diye çekip giden ve şikâyet dilekçesiyle karşısına çıkan şikâyetçinin şikâyetinin hukuken korunmaya değer bir hakkının bulunmadığı kanaatinde olduğunu, vazifeyi ihmal gibi bir iddianın hayatında ilk defa olduğunu, bunu kabul etmediğini, bu nedenle hakkında ceza tayinine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Şikâyetçi Ü.S.’nin şikâyetli Avukat İ.E.’nin … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/245 Esas ve 2009/331 Esas sayılı davalarını takip etmesi için vekâlet verdiği,
… Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/331 Esas sayılı dosyasında; davacının N.A., davalının Ü.S., davanın sebepsiz zenginleşme olduğu, Mahkeme’ce yapılan yargılama sonucu mahkemenin 05.04.2011 günlü ve 2009/331 Esas 2011/55 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, 16.769,27.-TL alacağın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği, mahkemenin gerekçeli kararının davalı vekili olan Şikâyetli avukata 30.05.2011 tarihinde tebliğ edildiği, tebligatın sekreter E.B.’nin yapıldığı, süresi içinde kararın temyiz edilmediği ve kesinleştiği,
… Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/245 Esasına kayıtlı dava dosyasında, davacının N.A. davalıların Ü.S., H.M.D. olduğu, davalı vekilinin Avukat İ.E. olduğu, Mahkeme’ce yapılan yargılama sonucu 03.07.2012 günlü ve 2011/245 Esas 2012/156 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verildiği, kararın davalı Ü.S. vekili olarak sanık tarafından 17.09.2012 tarihinde temyiz edildiği, Mahkeme’ce temyiz giderinin eksik olduğunun görülmesi üzerine eksik temyiz giderini ödemesi için muhtıra gönderildiği, muhtıranın 15.10.2012 tarihinde muhatabın duruşmada olması nedeni ile aynı adreste çalışan S.S. imzasına tebliğ edildiği, eksik temyiz giderinin verilen süre içinde karşılanmadığı, bunun üzerine mahkemenin 17.10.2012 günlü ve 2011/245 Esas 2012/156 Karar sayılı ek kararı ile temyiz isteğinin reddine karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle … Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2013/351 Esas sayılı dosyası ile “Görevi Kötüye Kullanmak” suçundan açılan kamu davası sonucunda Mahkeme tarafından 26.12.2013 gün ve 2003/476 Karar sayılı ilam ile sanığın görevi ihmal suçu sabit görülmekle fiiline uyan TCK 257/2, 62/1, maddeleri gereğince neticeten 2 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itirazın reddi üzerine 17.02.2014 günü kesinleştiği, şikâyetli avukatın konu ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunduğu,
Mahkeme tarafından, “dosyadaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; avukat olan sanığın vekâletle katılan adına … Asliye Hukuk Mahkemesi’nde takip ettiği iki dava sonucunda, katılan tarafından kendisine temyiz harcı ödenmesine rağmen bu davaları temyiz etmeyip kesinleşmelerine sebebiyet vermek suretiyle katılanın mağduriyetine neden olduğu, bu itibarla üstüne düşen vekillik görevini yerine getirmediği, böylece görevi ihmal suçunu işlediği anlaşıldığı” gerekçesiyle hüküm kurulduğu,
Şikâyetli avukatın temyiz giderlerini istediğine ilişkin yazılı bildirimde bulunmadığı,
Şikâyetli avukatın disiplin sicil özetinde, hakkında verilmiş herhangi bir disiplin cezası olmadığı görülmüştür.
Şikâyetli Avukat İ.E.’nin 13.03.2015 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde; Şikâyetçinin vekâlet ücretlerini, … … gidiş – geliş ulaşım giderlerini, açılan her 3 davada vekâletname pulu ve harcını tarafına yemek giderini, Avukatlık Yasası’na göre bürodan ayrı kaldığı süre içinde ücret ödenmediğini, şikâyetçinin Ağır Ceza Mahkemesi’nde doğru düzgün beyan bile veremediğini, vekili olan değerli meslektaşının müvekkilinin sözlerini müdahale ederek sürekli düzelterek tutanağa geçmesini sağladığını, Mahkeme heyetinin savunma görevini üstlenen avukatların ve vekil değil asil olarak karşılarına çıkmak zorunda olunca, haksız yere Sayın Mahkeme Başkanı tarafından hiçbir sebep olmaksızın gerek kendisinin gerekse dinlenen biri 13 diğeri 7 yıldır çalışan ve olayları yakinen yaşayan sigortalı büro elemanlarını da tam dinlemeden azarlayarak ve ilk celsede daha ön yargılı olduğunu hissettirdiğini, iddiadan ibaret olan ve hiçbir delil olmadan ve görevini Avukatlık Yasasına göre yerine getirdiği açıkça belli olmasına rağmen, şikâyetçinin olaylara vakıf olmayan ve yalan beyanda bulunan ve taraf konumunda bulunan, tanımadığı ve hiç görmediği erkek kardeşini tanık diye dinleterek, “Ablam bankadan çekti ve avukata verdi.” yalanı ile kendisinin delil ve tanıklarına rağmen cezalandırıldığını, sonuç olarak, … Barosu Disiplin Kurulu kararının sadece Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği karar dikkate alınarak dosyayı incelemeden verilmiş olmakla, … Barosu Disiplin Kurulu’nca verilen uyarma cezasına itiraz ile hakkında ceza tayinine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
Avukatlık Yasasının 34. maddesi, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler ”
Avukatlık Yasası’nın 134. maddesi, “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”
Avukatlık Yasası’nın 171. maddesi, “Avukat, üzerine aldığı işi kanun hükümlerine göre ve yazılı sözleşme olmasa bile sonuna kadar takip eder.
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3. maddesi, “Avukat mesleki çalışmasını ve kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 4. maddesi, “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır.”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 42. maddesi,
“
Avukat, işle ilgili giderleri karşılamak üzere, avans isteyebilir. Avansın işin gereğini çok aşmamasına, avanstan yapılan harcamaların müvekkile zaman zaman bildirilmesine ve işin sonunda avanstan kalan paranın müvekkile geri verilmesine dikkat edilir.” hükümlerini amirdir.
Şikâyetli avukat hakkındaki kesinleşen … Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/351 Esas sayılı kararı, tevil yollu kabulü ve tüm dosya kapsamına göre her iki kararın da temyiz edilmediği, temyiz giderlerinin talep edildiğine ilişkin belge bulunmadığı tartışmasızdır.
Bir haktan vazgeçmeyi gerektiren işlemlerde vekil edenin yazılı muvafakatinin alınması zorunlu olup, avukat kararın temyizinde hukuksal yarar görmediği kanısında ise, görüşünü iş sahibine yazılı olarak bildirmek ve nedenlerini açıklamakla yükümlü olduğundan dosya içerisinde şikâyetli avukatın şikâyetçiye kararın temyizinde hukuki yarar görmediğini bildirdiğine ve şikâyetçinin mahkeme kararının temyiz edilmemesine ilişkin yazılı hiçbir belge bulunmamaktadır.
Avukatın bağımsızlığı, hiçbir etki ve baskı altında kalmadan hukuka uygun bir şekilde müvekkilinin haklarını savunmayı ve üzerine aldığı işi Avukatlık Yasasının 171. maddesine göre sonuna kadar takip etmeyi gerektirmektedir. Temyiz aşaması da “Davanın sonuna kadar takibini” içermektedir.
Şikâyetli Avukatın yukarıdaki ilkeler dikkate alındığında işine ve müvekkiline karşı gerekli özeni göstermediği anlaşıldığından, eylemi disiplin suçunu oluşturmaktadır.
Avukatlar özen ve doğruluk kurallarına göre hareket etmek, kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde sadakatle davranmak mesleğin itibarını sarsacak her türlü davranıştan kaçınmak zorundadır.
Baro Disiplin Kurulu’nun, şikâyetli avukatın eyleminin disiplin suçu olduğuna ve Avukatlık Yasası’nın 34, 134, 171 ve TBB Meslek Kurallarının 23, 4, 42. maddelerine maddesine aykırı bulunduğuna ilişkin hukuksal değerlendirme yerinde ise de; Avukatlık Yasası 136/1. maddesine aykırı olarak uyarma cezası tayini yerinde görülmemiş ve aleyhe itiraz olmadığından itirazın reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç olarak Şikâyetli avukat İ.E.’nin itirazının reddi ile;
1-… Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Uyarma Cezası Verilmesine”
ilişkin 23.01.2015 günlü ve 2014/51 Esas, 2015/14 Karar sayılı kararının aleyhe itiraz olmadığından
ONANMASINA
,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesi’nde dava yolu açık olmak üzere, Oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe