TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2015/488 K. 2015/689

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/797

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK madde: AVK Madde 163
[ÖZET] O halde, yürürlükte olan 4667 Sayılı Avukatlık Yasasına göre başarıya endeksli ücret sözleşmesi düzenlenemez.
(Av. Yas 163)

[KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü;
Şikâyetli Avukat hakkında …  3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 27.12.2013 gün ve 2013/118 Esas, 2013/118 Karar sayılı “Son Soruşturmanın Açılması” kararı ile “Şikâyetçinin yetkilisi olduğu …  Konfeksiyon Ürünleri Tic. A.Ş.’nin davacı taraf olduğu …  3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/428 Esas, 14.06.2011 tarihli ve 2011/306 sayılı kararının taraflarca temyiz edilmesi üzerine, temyiz incelemesini hızlandırılmasından bahisle davacı şirketin vekilliğini üstlenerek, vekâlet ücreti ile masraflara mahsuben 63.000 TL alması sonrasında, 22.02.2012 tarihli ‘İbraname’ başlıklı belge karşılığında vekillikten çekildiği ve uhdesinde bulundurduğu paranın tamamını iade edeceğine dair taahhütte bulunduğu halde, 01.06.2012 tarihli ‘Tahsilat Makbuzu’ başlıklı belge karşılığında 23.000 TL iade edip, kalan 40.000 TL’yi talebe rağmen şikâyetçiye iade etmediği” iddiasıyla kovuşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin kovuşturması sonucu eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli Avukat Ş.Ö.  önceki savunmasında özetle; Şikâyetçi ile “başarıya dayalı avukatlık ücret sözleşmesi” imzaladıklarını, bu sözleşmeye uygun olarak 16.11.2011 tarihinde aldığı vekâletname ile birlikte 21.11.2011 tarihli “onama” ve “ivedi inceleme” talepli dilekçesini ilgili dosyaya sunduğunu, ancak kararın çıkması sözleşme şartlarında belirtilen süreye rağmen geciktiği gibi 15.11.2012 tarihinde verilen kararın “bozma” şeklinde olduğunu, henüz dosya karara çıkmadan şikâyetçi ile bir araya gelerek sözleşme konusunda ibralaştıklarını ve müştekiye 23.000,00 TL ödeme yaptığını ancak bakiye ödemeyi gerçekleştiremediğini, borcunu kabul ettiğini ve ödeme için çaba sarf ettiğini, aralarındaki ihtilafın disiplin konusu değil hukuki bir ihtilaf olduğunu beyanla konuyla ilgili …  1. Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılamanın kesinleşmesinin beklenmesini talep etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında; Taraflar arasında yapılan … Hukuk Bürosu, Av. Ş.Ö.  antetli 2 sayfadan ibaret 15.11.2011 tarihli “Başarıya Dayalı Avukatlık Ücret Sözleşmesi” suretinde; …  3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/428 Esas, 2011/306 Karar sayılı dosyasında Yargıtay 1.. Hukuk Dairesi’ndeki ivedi incelemesinin sağlanması ve başarı şartı olarak hukuka uygun verilen bu kararın onanması, Avukat Ş.Ö. ‘e vekâletname ve yetki verilmesi, 16.12.2011 tarihine kadar dava Yargıtay’ca incelenmezse en fazla 10 gün içerisinde peşinat olarak alınan toplam 75.000,00 TL’nin hiçbir kesinti yapmadan 1 aylık süre içerisinde …  A.Ş.’ye verileceğinin öngörüldüğü, Avukat Ş.Ö.  ile Z. …  ve …  A.Ş yönünden imzalandığı, sözleşmenin altına 22.02.2012 tarihinde tarafların birbirlerine ibra ettikleri, haklarında herhangi bir hak ve talepte bulunmayacaklarını, tahsil edilen 63.000,00TL’nin 27.02.2012 tarihinde kesintisiz olarak Z. … ’a ödeneceğinin belirtildiği ve imza altına alındığı,
Avukat Ş.Ö. ’in Yargıtay … Hukuk Dairesi Başkanlığı’na …  3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/428 Esas sayılı dosyasını ivedi inceleme yönünden dilekçe verdiği,
10.04.2012 tarihinde …  Konfeksiyon şirket yetkilisi Z. … ’un Avukat Ş.Ö. ’e …  25.Noterliği’nin … yevmiye numarası ile azilname gönderdiği,
01.06.2012 tarihinde Avukat Ş.Ö. ’in 22.02.2012 tarihli fesih sözleşmesine istinaden Zeynel Top ile yapmış bulunduğu 05.11.2011 tarihli sözleşmeye istinaden 23.000 TL ödeme yaptığı yönünde belgenin dosyada olduğu,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle …  1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/26 Esas sayılı dosyası ile “Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma” suçundan yapılan yargılama sonucunda Mahkeme’nin 24.06.2014 günlü ve 2014/205 Karar sayılı kararıyla suçun yasal unsurları bulunmadığından şikâyetli avukatın beraatine karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 01.07.2014 günü kesinleştiği,
Mahkeme kararında “…Her ne kadar sanık avukatın müşteki ile yapmış olduğu sözleşmede …  3.Ticaret Mahkemesi’nin 2008/428 Esas sayılı dosyasında yüklendiği vekâlet görevi kapsamında davanın Yargıtay’da incelemesinin öne aldırılacağı ve başarı halinde öngörülen 63.000 TL vekâlet ücretine hak kazanacağı, aksi takdirde paranın iade edileceği belirtilmiş, sanık avukatın Yargıtay’a vermiş olduğu dilekçeye rağmen dosya ele alınmadığı gibi zamanında sonuçlanmamış, bunun üzerine kendisine sözleşme gereği peşinen ödenen paranın iadesi konusunda anlaşılmış, 23.000 TL iade edilmesine rağmen kalan 40.000 TL yönünde sanığın süre istediği göz önünde bulundurularak üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın özel hukuk çerçevesinde çözümü gerekeceği” gerekçesine dayanıldığı,
Şikâyetli Avukat Ş.Ö. ’in disiplin sicil özetinde, 18.07.1998 tarihinde kesinleşmiş 10.000.000 TL Para Cezasının, 05.09.2008 tarihinde kesinleşmiş Uyarma Cezasının ve 08.11.2013 tarihinde kesinleşmiş Kınama Cezasının olduğu görülmektedir.
Şikâyetli Avukat Ş.Ö.  vekili Avukat S.A. 01.06.2015 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; Müvekkilinin şikâyetçi ile ibralaşmaları neticesinde kalan bakiye borcu ödeyememiş olmasının ödemekten kaçındığı anlamına gelmediğini, müvekkilinin borcu kabul ettiğini ve ödemek için çaba sarf ettiğini, meslek kurallarına aykırı bir eylemin söz konusu olmadığını, şikâyetçinin müvekkili ile arasındaki şikâyete konu borçtan kaynaklanan ihtilafın mesleki anlamda disiplin konusu olmadığını, hukuki bir ihtilafın konusu olduğunu, açıklanan nedenlerle …  Barosu Disiplin Kurulu kararının bozulmasına karar verilmesini vekâleten talep etmiştir.
Disiplin kovuşturmasına konu sorun avukatın “başarıya endeksli ücret sözleşmesi” düzenleyip düzenlemeyeceği ve başarısızlık halinde aldığı ücreti geri ödemesi ve/veya ödememesinin Yasaya uygun olup olmadığıdır.
Avukatlık Yasasının 4667 sayılı yasa ile değişiklik yapılmadan önceki yürürlükte olan 5043 Sayılı 163. madde “Şu kadar ki, tarifedeki asgari miktar altında kalan avukatlık ücreti karşılığında iş ve dava kabulü yasak olup, aksine hareket disiplin cezasını gerektirir.” ve Yasanın 164. maddesi “Ücret sözleşmesinin kural olarak belli bir miktarı kapsaması gereklidir. Şu kadar ki, üçüncü fıkra hükmü saklı kalmak üzere, davada gösterilen başarıya göre değişmek ve yüzde yirmibeşi aşmamak üzere, dava olunan veya hükmolunacak şeyin değerinin belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilir.” şeklinde idi.
Oysa 02.05.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4667 sayılı Yasanın 164. maddesi “Avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade eder. Yüzde yirmibeşi aşmamak üzere, dava veya hükmolunan şeyin değeri yahut paranın belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırabilir. İkinci fıkraya göre yapılacak sözleşmeler, dava konusu para dışındaki mal ver haklardan bir kısmının aynen avukata ait olacağı hükmünü taşıyamaz. Avukatlık Asgari ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz” hükmü ile başarıya göre ücret alınabileceğine ilişkin düzenlemeyi tamamen kaldırmıştır.
Davanın başarı ile sonuçlanmasında maddi menfaati bulunan avukatın adil bir karara varılması sürecine ortak olmak sıfatıyla uymak zorunda olduğu yükümlülükleri ihlal edebileceğini, bağımsızlığını kaybedeceği, meslek ahlakına aykırı davranabileceği de asla göz ardı edilmemelidir.
O halde, yürürlükte olan 4667 Sayılı Avukatlık Yasasına göre başarıya endeksli ücret sözleşmesi düzenlenemez.
Kaldı ki düzenlenen sözleşmenin bir diğer hukuksal boyutu başarısızlık halinde ücretin derhal geri ödeneceği yönündeki şarttır.
Ücretsiz dava alma yasağı 5043 sayılı Yasada (163. madde) ve 4667 sayılı yasada (164/3) var olduğundan, başarı halinde ücret alınacağı başarısızlık halinde ücret alınmayacağı şeklindeki sözleşme hükmü (haksız rekabete yol açacağı ve yasağa aykırı olduğu için) Avukatlık Yasası’nın her döneminde sözleşmeyi geçersiz kılar.
Avukatlık Yasası’nın 34. maddesi “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.”,
Avukatlık Yasası’nın 134. maddesi, “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”,
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3. maddesi “Avukat mesleki çalışmasını ve kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 4. maddesi “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır.” hükümlerini amirdir.
Şikâyetli avukat düzenlediği başarıya endeksli ücret sözleşmesi ile Avukatlık Yasası 163, 164. maddelere aykırı davranmış, aldığı parayı taahhüdüne karşın tam olarak iade etmemiştir. Avukat koşullar ne olursa olsun verdiği söze sadık kalmalı, meslek yeminini unutmamalı, sonuçta zarar görenin kendisi ile birlikte tüm meslektaşları olduğunu unutmamalıdır.
Avukatlar özen ve doğruluk kurallarına göre hareket etmek, kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde sadakatle davranmak mesleğin itibarını sarsacak her türlü davranıştan kaçınmak zorundadır.
Bu nedenle eylemin disiplin suçu olduğuna ilişkin hukuksal değerlendirme isabetli olmakla aleyhe itiraz olmadığından kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç olarak Şikâyetli Avukat Ş.Ö.  vekili Avukat S.A.’ın itirazının reddi ile;
1-…  Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Uyarma Cezası Verilmesine”
ilişkin 19.02.2015 günlü ve 2014/31 Esas, 2015/17 Karar sayılı kararının aleyhe itiraz olmadığından
ONANMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde …  İdare Mahkemesi’nde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 21 Ağustos 2015
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!