Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/621
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas 144) [KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşıldığından gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikâyetli avukatın, 18.04.2007 tarihinde … ilinde … Yayınevi’nde meydana gelen saldırı ile ilgili olarak, … 3.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2007/125 E.sayısına kayden açılan ve katılanlar vekili sıfatı ile takip ettiği kamu davası devam ederken, … Cumhuriyet Başsavcılığınca 2011/1313 sayılı evrak üzerinden yürütülen (ve bilahare yukarıda bahsi geçen dava ile ilgili olduğundan bahisle 02.07.2011 tarihli ve 2011/58 sayılı yetkisizlik kararı ile … Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen) bir soruşturma kapsamında 30.03.2011 tarihinde bazı şüphelilerin adreslerinde aramalar yapılırken … televizyonundaki canlı yayına konuk olarak katılıp, silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçlarından halen … 13.Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan müştekiye yönelik olarak, “.çünkü … soruşturmasında çıkan delil ve belgeler hep doğrudan … Yayınevi çevresini ve aynı zamanda öldürülen maktullerin isim veya adreslerini doğrudan hedef alan çalışmalar yürüttüğü H. T.’da…çıkan belgeler… bunu açıkça gösteriyordu. Bakın, bilgilendirme değil bu brifingler, bu brifingler aynı zamanda Protestan Hıristiyanları, kendilerini, çevresini ve ilişkilerini doğrudan ırkçı bir söylemle düşmanca hedef alan brifingler ve söylemler içeriyordu. Hatta 18 Ocak 2007 tarihinde cinayetin işlendiği saatlerde, … … Üniversitesi’nde H. T. bu brifingi vermeye devam ettiğini biliyoruz ve H. T…. gibi kişilerin çok sıklıkla …’ya gelip bu çalışmaları da diğer ilahiyatçı öğretim üyeleri… ve Rektörle birlikte, o dönemin Rektörü ile birlikte çalışmalar yürüttüğünü de biliyoruz… Bu örgüt cinayeti işlemek açısından, bir örgütlenen tetikçilerle birlikte azmettiriciler, bir de buna ortam hazırlayan bu türden brifingler, seminerler yapıldığının hem dosyanın safahatından hem de … soruşturmalarında çok sıkça görülmektedir” şeklinde sözler söylediği ve bu nedenle Şikâyet konusu ile ilgili olarak; 1136 sayılı Avukatlık Yasası’nın 55. maddesi ile “Avukatların iş elde etmek için reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve harekette bulunmaları ve özellikle tabelalarında ve basılı kâğıtlarında avukat unvanı ile akademik unvanlarından başka sıfat kullanmaları yasaktır…” hükmü ve TBB Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin 8/b maddesi ile: “ Yaşamları, kazançları, mesleki faaliyeti hakkında “reklam niteliğinde” yayınlarda bulunamaz. Halen ya da eskiden takip ettiği devam eden veya sonuçlanmış bir dava hakkında; dava ile özdeşleşip tarafların sözcüsü gibi hareket edemez. Davanın hukuki boyutları içinde kalmak kaydı ile ve zorunlu haller dışında ve görsel iletişim araçlarına ve internette görüntü, bilgi demeç veremez, açıklama yapamazlar.” Dendiği de göz önüne alındığında şikayetli avukatın bahsi geçen maddelere aykırı davrandığı kanaatine varılmakla hakkında ilgili maddeler ve Avukatlık Yasası’nın 34. ve 134. maddeleri uyarınca açılan disiplin kovuşturması sonucu Baro Disiplin Kurulu’nca dosyanın … Barosu Yönetim Kurulu’na iadesine karar verilmiştir.
… Barosu Disiplin Kurulu’nun “Disiplin dosyasının Baro Yönetim Kurulu’na iadesine” ilişkin 03.03.2014 gün ve 2013/D.253 Esas, 2014/65 Karar sayılı kararı ile “Yönetim Kurulu’nun Heyetimize sevk maddesi Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin 8/b maddesine mütalip olmakla TBB Reklam Yasağı Yönetmeliğinin 12. maddesinin uygulanması düşüncesi ile dosyanın Yönetim Kurulu’na iadesine” karar vermiş olduğu,
Şikâyetçi A. H. T. vekili Avukat İ. S.’in 07.05.2014 kayıt tarihli dilekçe ile karara itiraz ettiği görülmektedir.
İncelenen dosya kapsamından … Barosu Yönetim Kurulu’nun 04.04.2013 gün ve 2012/Ş.337 Esas 2013/412 Karar sayılı kararla yukarda anılan gerekçesi ile disiplin kovuşturması açılmasına karar verdiği,
Baro Disiplin Kurulu’nun 13.05.2013 gün ve 2013/D.253 Esas sayılı kararla disiplin kovuşturması açılmasına ilişkin kararı kabul ederek kovuşturma işlemlerine başladığı görülmektedir.
TBB Disiplin Kurulu’nun 22.02.2014 gün ve 2013/678 Esas, 2014/109 Karar sayılı kararında da bildirildiği üzere;
“CMK madde 170/3-i) Yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi, j) Suçun delilleri, gösterilir. (4) İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır. (5) İddianamenin sonuç kısmında, şüphelinin sadece aleyhine olan hususlar değil, lehine olan hususlar da ileri sürülür.
CMK madde 17-(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) Suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.
(4) Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir.
(5) İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir.” hükümlerini amirdir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (Bellios/İsviçre 1988) içtihadı uyarınca “mahkeme” maddi anlamıyla üstlendiği yargı işlevine göre nitelik kazanır. Bir başka deyişle mahkeme, yetkisi dahilindeki konuları hukuk kuralları temelinde, belirlenen usule bağlı olarak görülen davaların neticesinde karara bağlayan bir mercidir. Ayrıca, birçok diğer koşulları da yerine getirmesi gerekir. “bağımsızlık”, özellikle de yürütmeden; tarafsızlık; üyelerinin görev süreleri; usulle ile sağlanan teminatlar ki bunların birçoğu 6. maddenin 1. fıkrasında bulunmaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (Le Compte, Van Levven ve Meyere, Belçika 1981) “yürütme organından ve davanın yanlarından bağımsız olan, üyelerinin atanma biçimi ve süresi, uyguladığı yargılama yöntemleri açısından güvenceleri bulunan organlara ‘yargı yeri’ denilebilir.” kararı ile Tabipler Odası Üst Kurulu’nu “mahkeme” olarak tanımlamış, yargılamanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/1 maddesine aykırı olmadığını saptamıştır.
Avukatlık Yasası M. 76 (Değişik; 02.05.2001, 4667/46) “Barolar ve Türkiye Barolar Birliği, avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirileri ve iş sahipleriyle olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır.”
Barolar ve Türkiye Barolar Birliği, kuruluş ve kaynağını Anayasa ve yasasından alan, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarıdır. Yönetimlerinin seçimle gelmeleri, belli sürelerle görevli olmaları, yürütmeden bağımsızlıkları, kararlarının itiraz ve yargı denetime açık olması karşısında, yaptıkları disiplin yargılamasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uygun ve temel insan haklarının koruyucusu CMK’nu uygulamaları kaçınılmazdır. Bu aynı zamanda savunma hakkının kutsallığının da bir gereğidir.
Bu anlamda Baro Yönetim Kurulu’nun disiplin kovuşturması açılmasına ilişkin kararının “iddianame” niteliğinde bulunduğu da tartışmasızdır.”
Gerekçesi ile Baro Disiplin Kurullarının disiplin kovuşturması açılmasına ilişkin kararın “iddianame” niteliğinde olduğunu kabulle red hakkının olduğunu kabul etmiştir. O halde bu hak CMK 175. madde bildirilen 15 günlük süre içinde kullanılmalıdır.
O halde Baro Disiplin Kurulu’nun 13.05.2013 günlü kararı ile red kararı verilmemiş ve kovuşturmaya başlanmış olması karşısında işin esası hakkında bir karar vermek zorunda olduğu de tartışmasızdır. Bu nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç olarak Şikâyetçi A. H. T. vekili Avukat İ. S.’in itirazının kabulü ile;
1-… Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin dosyasının Baro Yönetim Kurulu’na iadesine”
ilişkin 03.03.2014 gün ve 2013/D.253 Esas, 2014/65 Karar sayılı kararın
BOZULMASINA,
2- Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesi’nde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe