TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2010/569 K. 2011/64

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/295

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 34, AVK Madde 136, AVK Madde 171
[ÖZET] * Avukatın işi sonuna kadar takip etme yükümlülüğü
*Avukatın, mesleki çalışmasını kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütmesi
(Avukatlık Yasası m. 34, 136/1, 171; TBB Meslek Kuralları m. 3,4)

[KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında, şikâyetçinin sanık olarak yargılandığı Denizli 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/383 Esas sayılı davasında verilen 2 yıl 4 ay hapis ve 1.000,00.- YTL para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 28.11.2006 tarihli karara ait temyiz dilekçesini yasal süre geçtikten sonra 06 Aralık 2006 tarihinde vermesi nedeniyle cezanın kesinleşmesine sebep olduğu, iddiası ile başlatılan disiplin kovuşturması sonucunda Baro Disiplin Kurulunca eylem sabit görülmüş ve disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli avukat savunmasında, şikâyetçinin yargılandığı davada daha önce verilen mahkûmiyet kararını temyiz etmesinden sonra dosyanın Yargıtay’ca ele alınıp Ceza Yasasındaki değişiklik sebebiyle sanık lehine olan ceza hükümlerinin mahkemece takdiri ve gerekliliğinden bahisle kararın bozulduğu, yerel mahkemece sanığın lehine olan 765 sayılı Yasa hükümleri uygulanarak bidayette verilen kararın aynısının verildiğini, bu nedenle ilk karar göz önüne alındığında şikâyet konusu kararın geç temyiz edilmesi nedeniyle herhangi bir zararın oluşmadığını, bir an için kararın süresinde temyiz edilmiş olması halinde de karar daha önce Yargıtay incelemesinden geçtiğinden sonucun değişmeyeceğini bildirmiştir.
Baro Disiplin Kurulu, şikâyetli avukatın eylemini sabit görerek uyarma cezası ile cezalandırılmasına karar vermiş, karara şikâyetçi ve şikâyetli avukat tarafından itiraz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden ve Yargıtay On birinci Ceza Dairesinin 17.09.2007 tarihli ilamından, sanık müdafii olan şikâyetli avukatın 28.11.2006 günü yüzüne karşı tefhim olunan hükmü yasal süre geçtikten sonra 06.12.2006 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşılmakla temyiz isteminin reddine karar verildiği, kararın bu nedenle kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Avukatlık Yasasının 34.maddesi, avukatların, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlü olduklarını, aynı Yasanın 171.maddesinin ise, avukatın, üzerine aldığı işi sonuna kadar takip etmesi gerektiğini, hüküm altına almıştır.
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3.maddesine göre “Avukat, mesleki çalışmasını kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür.” ve 4. maddesine göre de “Avukat mesleğinin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır.”.
Şikâyetli avukatın, müvekkili hakkında verilen mahkûmiyet kararını geç temyiz etmesi, Avukatlık Yasasının 34. maddesinde yer alan özen ve doğruluk ilkelerine aykırı olduğu gibi, 171.maddesindeki işi sonuna kadar takip etme yükümlülüğüne, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3.maddesinde yer alan “işini tam bir sadakatle yürütme” ve 4.maddesinde yer alan “mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınma” yükümlülük ve ilkelerine aykırılık teşkil etmektedir. Ayrıca, savunmada belirtildiği gibi mahkûmiyet kararı temyiz edilmiş olsa dahi sonucun değişmeyeceği şeklindeki açıklama, Avukatlık mesleğinin kamu görevi olması, müvekkilinin işini temyiz etmek de dâhil olmak üzere sonuna kadar takip etme yükümlülüğünün bulunması karşısında şikâyetli avukatın eyleminin hukuka aykırılığını ortadan kaldırmaz.
Şikâyetli avukatın eylemi Avukatlık Yasasının 34, 171.maddeleri ile Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3 ve 4.maddesine aykırı olmakla disiplin suçunu oluşturduğundan Baro Disiplin Kurulunun eylemin disiplin suçunu oluşturduğuna ilişkin değerlendirmesinde hukuka aykırılık görülmemiş ise de, eylemin Avukatlık Yasasının altıncı kısmında yer alan 34.maddeye de aykırı olması sebebiyle Avukatlık yasasının 136/1.maddesi uyarınca en az kınama cezası tayini gerektiğinden Baro Disiplin Kurulunun “Uyarma” cezasının “kınama” cezasına çevrilmesi suretiyle kararının düzeltilerek onanmasına, karar vermek gerekmiştir.
Sonuç olarak, şikâyetçinin itirazının kabulü, şikâyetli avukatın itirazının reddi ile, Baro Disiplin Kurulunun “Uyarma Cezası Verilmesine” ilişkin kararının “Kınama cezasına çevrilmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Şikâyetli Avukat D.Ş.İ’nin KINAMA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 28 Ocak 2011
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!