TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2005/350 K. 2005/442

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/29

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 140, AVK Madde 183
[ÖZET] * Resmi daireleri aracı kılarak müteselsilen dolandırıcılık
* Cumhuriyet savcılığının itiraz dilekçesinin süre yönünden reddi
(Tebligat K. m. 43; Av. K. m. 140/2, 183)

[KARAR METNİ] Şikayetçi cezaevinden Elazığ Baro Başkanlığı’na gönderdiği dilekçe ile, şikayetli avukatın 1991 yılından bu yana avukatı olduğunu, Elazığ (2). İcra Müdürlüğü’nün 1996/…. ve 1996/…. esas sayılı icra dosyaları ile Elazığ (1). İcra Müdürlüğü’nün 1997/…. esas sayılı dosyalarındaki belgelerden de anlaşılacağı üzere, Almanya’da cezaevinde bulunmasından faydalanarak, şikayetli avukatın kendisini Mehmet isimli kişiye borçlandırıp Elazığ Ziraat Bankası’ndaki hesabından 45 bin DM, Elazığ Halk Bankası’ndaki hesabından ise 24 bin DM’yi imzasını taklit ederek ve bankaya sahte evraklar vererek çektiğini, bu olaylardan dilekçe tarihi itibarı ile haberinin olduğunu, şikayetli avukatı azlettiğini, şikayetli avukat hakkında gereği yapılmak üzere şikayetçi olduğunu bildirmiş ve Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunmuştur.
Dosyanın incelenmesinden, şikayetçinin Cumhuriyet savcılığına yaptığı şikayet üzerine şikayetli avukat hakkında icra müdürlüğünde yaptığı işlemler nedeniyle Adalet Bakanlığı’nca soruşturma izni verildiği, son iddianame düzenlenerek soruşturmanın açılması kararı için Malatya Ağır Ceza Mahkemesi’ne dosyanın gönderildiği, Malatya Ağır Ceza Mahkemesi’nce son soruşturmanın Elazığ Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılmasına karar verildiği, Elazığ Ağır Ceza Mahkemesi’nce “resmi daireleri aracı kılarak müteselsilen dolandırıcılık” suçundan şikayetli avukat hakkında yapılan yargılama sonucunda zamanaşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verildiği ve dosyanın halen Yargıtay’da olduğu anlaşılmıştır.
Elazığ Ağır Ceza Mahkemesi’nin davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına ilişkin gerekçeli kararında, şikayetli avukatın savunmasının yerinde görülmediği, suçun unsurları bakımından oluştuğu belirtilmiştir
Baro Disiplin Kurulu kovuşturma aşamasında ceza yargılamasının sonuçlanmasını ve mahkeme kararının kesinleşmesini beklemiş ise de, daha sonra görüş değiştirerek şikayetli avukatın “uyarı cezası ile cezalandırılmasına” karar vermiştir.
Verilen karar taraflara ve Elazığ Cumhuriyet Savcılığı’na tebliğ edilmiş, savcılık, 18.08.2005 tarihli yazısı ile şikayetli hakkında verilen kararı usul ve yasaya aykırı görmeyerek itiraz etmemiştir.
Ancak, Adalet Bakanlığı Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı’na bir yazı yazarak, Avukatlık Kanunu’nun 140/2. maddesi gereğince disiplin kovuşturmasının ceza davasının sonuna kadar bekletilmesi gerektiğini belirtilerek, Avukatlık Kanunu’nun 183. ve Tebligat Kanunu’nun 43. maddesi uyarınca usulüne uygun tebligatın yapılması sağlanarak 157. madde gereğince Disiplin Kurulu kararına itiraz edilmesini istemiştir.
Bunun üzerine Disiplin Kurulu kararı yeniden Cumhuriyet Savcılığına tebliğ edilmiş, Savcılık karara itiraz etmiştir. Disiplin kovuşturmasına konu sorun, dolandırıcılık suçu işlediği iddia olunan avukatın mesleğe devamının mümkün olup olmadığı ve Avukatlık Yasası ile meslek kurallarına aykırılık nedeniyle verilecek cezanın ne olması gerektiğiyle ilgili olmakla birlikte, öncelikli sorun, Disiplin Kurulu kararına süresinde itiraz etmeyen Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kararın yeniden tebliğini sağlayarak Baro Disiplin Kurulu kararına itiraz edip edemeyeceğine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinden, Adalet Bakanlığı’nın uyarısı üzerine Avukatlık Kanunu m. 183 ve Tebligat Kanunu m. 43 gereğince uygun tebligat yapılmadığı gerekçesiyle Disiplin Kurulu kararının yeniden tebliği sağlanarak itiraz süresi başlatılmış ise de, yapılan bu işlemin yasaları zorlayarak başlatılan bir süreç olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyada bulunan ve Disiplin Kurulu kararının ilk tebliği nedeniyle Cumhuriyet savcılığınca karara itiraz edilmeyeceğini belirten 18.08.2005 tarih ve 2/1489 sayılı yazının altında, yazının eki olarak dosyanın iade edildiği belirtilmiştir. Baro Disiplin Kurulu’nun Cumhuriyet savcılığına sadece Disiplin Kurulu kararını değil, dosya aslını da gönderdiği böylece, Avukatlık Kanunu m. 183 ve Tebligat Kanunu m. 43 gereklerinin yasaya uygun şekilde yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, Adalet Bakanlığı yazısı gereğince Cumhuriyet savcılığı tarafından yeniden yapılan itiraz, ilk tebliğ tarihine göre 30 günlük süre geçirildikten sonra yapıldığından süresinde değildir. Bu sebeple Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç olarak, açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcılığının itiraz dilekçesinin süre yönünden reddine oybirliğiyle karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 24 Aralık 2005
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!