Adana BAM, 5. HD., E. 2019/2058 K. 2020/501 T. 7.7.2020

İlgili TBK madde: TBK Madde 345

İ S T İ N A F K A R A R I

DAVANIN KONUSU :

Kira bedelinin tespiti istemine ilişkin
Mersin 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 09/05/2019 tarih 2016/1466 Esas 2019/677 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:

Davalı ile müvekkili arasında imzalanan 25.01.2006 tarihli sözleşmeye istinaden baz istasyonu kurulmak üzere müvekkiline ait taşınmazın yıllık 2.500,00 TL bedelle kiralandığını, kira başlangıç tarihinin 14.02.2006 olarak belirlendiğini, kira ilişkisinin 10 yılı aşkın bir zamandır devam ettiğini, kira bedelinin yapılan artışlar neticesinde son olarak yıllık 5.545,00 TL olarak ödendiğini, ödenen miktarın emsallere oranla çok düşük olduğunu, taraflarınca yapılan araştırmada diğer GSM operatörlerinin yıllık 11.000,00 TL ile 11.500,00 TL arasında kira bedeli ödediğinin tespit edildiğini, davalıya Mersin 4.Noterliği’nin 11230 yevmiye numaralı ve 27.04.2016 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini, davalının ihtarnameye herhangi bir cevap vermediğini belirterek yıllık kira bedelinin 14.02.2017 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 11.200,00 TL olarak tespitine karar verilmesini talep etmitir.

CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:

Kira tespit davasının açılabilmesi için taraflar arasında akdedilmiş bir kira sözleşmesinin bulunması gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında imzalanan kira sözleşmesinin 10.03.2011 tarihli fesih ve mahsuplaşma protokolü ile sona erdirildiğini, davacı ile dava dışı F1 Hizmet ve İşletmecilik A.Ş arasında kira sözleşmesi bulunduğunu, bu nedenle davanın F1 Hizmet ve İşletmecilik A.Ş’ye yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun mahkemece değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanan 5 yıl süreli 14.02.2001 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin imzalanarak haberleşme altyapı sistemlerinin dava konusu taşınmaza kurulması konusunda anlaşıldığını ve ilgili sistemlerin kurulumunun gerçekleştirildiğini, akabinde 25.01.2006 imza ve 14.02.2006 başlangıç tarihli müvekkili şirket ile davacı arasında 5 yıl süreli kira sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin de 10.03.2011 tarihli fesih ve mahsuplaşma protokolü ile sona erdirildiğini belirterek müvekkili şirket aleyhine açılan işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dahili davalı F1 Hizmet ve İşletmecilik A.Ş cevap dilekçesinde özetle:

HMK’nun 6.maddesi gereğince davaya bakmakla yetkili mahkemenin müvekkili şirketin yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, müvekkili ile davacı arasında imzalanan kira sözleşmesinin ihtilafların halli başlıklı 21.maddesinde kira sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olarak kararlaştırıldığını, yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın İstanbul Anadolu Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesinin gerektiğini, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun mahkemece değerlendirilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen ihtarnamenin müvekkiline değil F2 İletişim Hizmetleri A.Ş’ne gönderildiğini, Mersin 4.Noterliği’nin 11230 yevmiye numaralı ve 27.04.2016 tarihli ihtarnamesinin usulüne uygun olarak gönderilip gönderilmediğinin TBK’nun 345.maddesindeki şartların yerine getirilip getirilmediğinin araştırılması gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında 10.03.2011 imza tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi imzalandığını ve yıllık 5.000,00 TL kira bedelinin peşin olarak ödendiğini, müvekkili kiracının vecibelerini yerine getirdiğini, F3bank Pozcu Şube Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak en son ödenen kira bedelinin tespit edilebileceğini, henüz kira sözleşmesinin yenilenme süresinin gelmediğini, davacının talep ettiği kira bedelinin son derece fahiş bir bedel olduğunu, davacı tarafın istemiş olduğu kira bedelinin net mi bürüt mü olduğu dava dilekçesinde açıkça yazılmadığını, bu durumun açıklatılmasının gerektiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde ve çevrede dava konusu taşınmazın değerini olumlu yönde etkileyecek hiçbir değişiklik olmadığını, bu nedenle öncelikle taraflar arasında imzalanan sözleşmeye uygun olarak şekilde kira artışına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:

Davanın F2 İletişim Hizmetleri A.Ş yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, dahili davalı F1 Hizmet ve İşletmecilik A.Ş yönünden karar verilmesine yer olmadığına, karar verildiği anlaşılmıştır.

İSTİNAF TALEBİNDE
İLERİ SÜRÜLEN

SEBEPLER:

F1 Hizmet ve İşletmecilik A.Ş açısından usulüne uygun olarak dava açılmadığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin yanlış olduğunu, davalının usulüne uygun olmadığı yönünde her hangi bir itirazının bulunmadığını, davalı devreden F2 İletişim Hizmetleri A.Ş. ile davalı devralan F1 Hizmet ve İşletmecilik A.Ş TTK hükümleri gereğince müvekkiline karşı müşterek müteselsil sorumlu olduğunu, davanın müşterek müteselsillerden her hangi birine yöneltilebileceğini, TTK hükümleri gereğince davanın her iki davalı yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken davalılardan biri hakkında ret diğeri hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğunu, davalılar arasındaki ilişki araştırılmadan davalı F1 Hizmet ve İşletmecilik A.Ş yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğundan yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF TALEBİNE KARŞI VERİLEN CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:

Dava dosyasındaki taraf değişikliği hukuka ve kanuna aykırılık teşkil etmediğini, müvekkili şirket ile davacı taraf arasında kira sözleşmesi bulunmaması sebebiyle ileri sürülen husumet itirazlarının 06.07.2017 tarihli celsede kabul edildiğini, bu konudaki yerel mahkeme kararının hukuka ve kanuna uygun olup, kararın onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:

Yazılı beyanlar, taşınmazın tapu kaydı, Mersin 4.Noterliği’nin 27/04/2016 tarihli ihtarnamesi,14/02/2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesi,10.03.2011 tarihli fesih ve mahsuplaşma protokolü, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:

Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

İstinaf incelemesi
HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
Davacı vekili, davalı F2 A.Ş ile müvekkili arasında imzalanan 25.01.2006 tarihli sözleşmeye istinaden baz istasyonu kurulmak üzere müvekkiline ait taşınmazın yıllık 2.500,00 TL bedelle kiralandığını, kira başlangıç tarihinin 14.02.2006 olarak belirlendiğini, kira ilişkisinin 10 yılı aşkın bir zamandır devam ettiğini, kira bedelinin yapılan artışlar neticesinde son olarak yıllık 5.545,00 TL olarak ödendiğini, ödenen miktarın emsallere oranla çok düşük olduğunu, taraflarınca yapılan araştırmada diğer GSM operatörlerinin yıllık 11.000,00 TL ile 11.500,00 TL arasında kira bedeli ödediğinin tespit edildiğini, davalıya Mersin 4.Noterliği’nin 11230 yevmiye numaralı ve 27.04.2016 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini, davalının ihtarnameye herhangi bir cevap vermediğini belirterek yıllık kira bedelinin 14.02.2017 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 11.200,00 TL olarak tespitine karar verilmesini talep etmitir.

Davalı F2 vekili kira tespit davasının açılabilmesi için taraflar arasında akdedilmiş bir kira sözleşmesinin bulunması gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında imzalanan kira sözleşmesinin 10.03.2011 tarihli fesih ve mahsuplaşma protokolü ile sona erdirildiğini, davacı ile dava dışı F1 Hizmet ve İşletmecilik A.Ş arasında kira sözleşmesi bulunduğunu, bu nedenle davanın F1 Hizmet ve İşletmecilik A.Ş’ye yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun mahkemece değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanan 5 yıl süreli 14.02.2001 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin imzalanarak haberleşme altyapı sistemlerinin dava konusu taşınmaza kurulması konusunda anlaşıldığını ve ilgili sistemlerin kurulumunun gerçekleştirildiğini, akabinde 25.01.2006 imza ve 14.02.2006 başlangıç tarihli müvekkili şirket ile davacı arasında 5 yıl süreli kira sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin de 10.03.2011 tarihli fesih ve mahsuplaşma protokolü ile sona erdirildiğini belirterek müvekkili şirket aleyhine açılan işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesi tarafından ilk duruşmada davalı F2 şirketi vekilinin husumet itirazın kabulü ile F1 Hizmet ve İşletmecilik A.Ş’ye tevci edilmesi için süre verildiği ve yargılamaya dahili davalı sıfatıyla F1 Hizmet ve İşletmecilik A.Ş’nin katılımı sağlanarak devam olunduğu görülmüştür.

Dahili davalı F1 Hizmet ve İşletmecilik A.Ş vekili,HMK’nun 6.maddesi gereğince davaya bakmakla yetkili mahkemenin müvekkili şirketin yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, müvekkili ile davacı arasında imzalanan kira sözleşmesinin ihtilafların halli başlıklı 21.maddesinde kira sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olarak kararlaştırıldığını, yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın İstanbul Anadolu Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesinin gerektiğini, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun mahkemece değerlendirilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen ihtarnamenin müvekkiline değil F2 İletişim Hizmetleri A.Ş’ne gönderildiğini, Mersin 4.Noterliği’nin 11230 yevmiye numaralı ve 27.04.2016 tarihli ihtarnamesinin usulüne uygun olarak gönderilip gönderilmediğinin TBK’nun 345.maddesindeki şartların yerine getirilip getirilmediğinin araştırılması gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında 10.03.2011 imza tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi imzalandığını ve yıllık 5.000,00 TL kira bedelinin peşin olarak ödendiğini, müvekkili kiracının vecibelerini yerine getirdiğini, F3bank Pozcu Şube Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak en son ödenen kira bedelinin tespit edilebileceğini, henüz kira sözleşmesinin yenilenme süresinin gelmediğini, davacının talep ettiği kira bedelinin son derece fahiş bir bedel olduğunu, davacı tarafın istemiş olduğu kira bedelinin net mi bürüt mü olduğu dava dilekçesinde açıkça yazılmadığını, bu durumun açıklatılmasının gerektiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde ve çevrede dava konusu taşınmazın değerini olumlu yönde etkileyecek hiçbir değişiklik olmadığını, bu nedenle öncelikle taraflar arasında imzalanan sözleşmeye uygun olarak şekilde kira artışına karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince davanın F2 İletişim Hizmetleri A.Ş yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, dahili davalı F1 Hizmet ve İşletmecilik A.Ş yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş, davacı tarafça istinaf edilmiştir.

Davalılardan F2 A.Ş. İle davacı arasında kira başlangıç tarihi 14.02.2006 olarak belirlenen 5 yıl süreli kira akdi imzalandıktan sonra 10.03.2011 tarihinde taraflar arasında “fesih ve mahsuplaşma protokolü ” adıyla düzenlenen belgede taraflar arasındaki 14.02.2006 tarihli kira sözleşmesinin F2 tarafından kurulan kulenin F1 Hizmet ve İşletmecilik A.Ş’ye devredilmesi sebebi ile 10.03.2011 tarihinde karşılıklı feshedilerek F1 Hizmet ve İşletmecilik A.Ş ile davacı arasında 14.02.2011 tarihli 5 yıllık süreli yeni bir kira sözleşmesi akdedildiğini, davacı ile F2 A.Ş’nin imzaladığı 14.02.2006 tarihli sözleşmenin feshedildiği ve davacının hiçbir hak ve alacağının kalmadığını kararlaştırmışlar ve taraflarca imzalanmıştır.

Davacı ve F1 Hizmet ve İşletmecilik A.Ş arasında 14.02.2011 başlangıç tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesi imzalanmıştır.

Davacı ile davalılardan F2 A.Ş arasında imzalanan sözleşme karşılıklı yapılan protokol ile sonlandırılmış ve yeni kira sözleşmesinin tarafı olmayan F2 A.Ş yönünden husumet yönetilemeyeceği anlaşılmakla pasif husumet yokluğu nedeniyle bu davalı açısından red kararı verilmesi yerindedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 124. maddesi ile, “ Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hakim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hakim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre, taraf değişikliği karşı tarafın muvafakati ile gerçekleştirilebilirken maddi hata bulunması, dürüstlük kuralına aykırı olmaması veya yanlışlığın kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde ise karşı tarafın muvafakati aranmaksızın hakim tarafından kabul edilmek suretiyle yapılabilmektedir.
6100 sayılı HMK’nin 124/3. maddesinde yer alan “Maddi hatadan kaynaklanan ve dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edilir.” düzenlemesi dışında dışında dahili dava yolu ile taraf değişikliğine gidilmesi mümkün değildir. Usul hukukumuzda mecburi dava arkadaşlığı dışında dahili dava müessesesi bulunmayıp, 6100 S.HMK.md.61 vd. uyarınca, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen kişi, dava açıldıktan sonra ihbar ya da dahili dava dilekçesi ile davada taraf sıfatını kazanamayacağı gibi, ıslah yoluyla dahi davada taraf değişikliğinin olanaklı bulunmadığı ve husumetin mahkemece res’en dikkate alınması gerektiği açıktır.( benzer mahiyette Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 15.11.2018 tarih 2018/12343 Esas 2018/18732 Karar
)

Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde her ne kadar F1 Hizmet ve İşletmecilik A.Ş ve davacı arasında 14.02.2011 başlangıç tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesi imzalanmış ve kira bedelinin tespitinin sözleşmenin tarafı olana F1 Hizmet ve İşletmecilik A.Ş’den talep edilmesi gerekli ise de; F1 Hizmet ve İşletmecilik A.Ş hakkında açılmış bir dava olmadığı halde davaya sonradan davalı F2 A.Ş ‘nin cevap dilekçe ekinde ilgili protokol ve sözleşmeleri sunmasıyla “dahili davalı” olarak dahil edilerek hakkında hüküm kurulması mümkün olmadığından ve ayrıca en son kira sözleşmesinin tarafının F1 Hizmet ve İşletmecilik A.Ş olması karşısında her iki şirketin ortaklık ilişkisinin fiili duruma etkisinin olamayacağından ilk derece mahkemesi tarafından usulüne uygun dava açılmamış olması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar isabetli bulunmuştur.

Mahkemenin dosyada toplanan delillere göre, vermiş olduğu kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından istinaf talebinde bulunanın istinaf başvurusunun HMK. ‘nun 353/1-b-1 maddeleri uyarınca reddine dair aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM:

1-
İstinaf Başvurusu’nun
HMK 353/1-b-1 md.si gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken istinaf karar harcı olan 54,40TL harçtan, peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 10,00 TL harcın istinaf talebinde bulunandan alınmasına,

3-İstinaf ile ilgili yapılan masrafların istinaf talebinde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4-Kararın tebliği, harç vb. işlemlerin
6100 Sayılı HMK’nın 359/3 md. uyarınca
İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.’nın 362/1-a maddesi gereğince
KESİN olarak
07/07/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 01 Ağustos 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!