Adana BAM, 8. HD., E. 2018/3220 K. 2020/101 T. 9.1.2020

İlgili TBK madde: TBK Madde 400

İ S T İ N A F K A R A R I

DAVANIN KONUSU :

İtirazın İptali (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan)

İlk derece mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair karara karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuş olmakla, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. maddesi gereğince kamu düzeni ve istinaf edenin taraf sıfatına göre istinaf sebepleri ile bağlı kalınarak dosya ve inceleme raporu okundu. Gereği düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

DAVA: Davacı, 12/03/2013-25/03/2014 tarihleri arasında yanında tır şoförü olarak çalışan davalının, kullandığı araçla 25/04/2013 tarihinde tedbirsizliği ve dikkatsizliği nedeniyle başka bir araca arkadan çarpması sonucunda trafik kazası meydana geldiğini, araçta maddi hasarın oluştuğunu, aracın değerinin düştüğünü, kasko bedelinin yükseldiğini, aracın tamiri süresince çalışamaması nedeniyle zarar meydana geldiğini, araçta meydana gelen değer kaybı, kasko giderindeki artış ve çalışamamadan kaynaklı zararların toplam tutarınca yapılan icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, takibin durduğunu iddia etmiş, takibe vaki itirazın iptaline takibin devamına, itirazında haksız olan davalı aleyhine en az %20 oranında olmak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili, davacının iddiaları gerçeği yansıtmadığını, 04/09/2012- 25/03/2014 tarihleri arasında çalıştığını, meydana gelen trafik kazasında karşı tarafın kusurlu olduğunu, araçtaki değer kaybı ve çalışmamadan kaynaklanan zarar iddialarıyla ilgili her hangi bir delil sunulmadığını, aracın sigorta değerinde de her hangi bir artışın meydana gelmediğini, davacının davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığını savunmuş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

Mahkemece
“…

Tüm dosya kapsamı dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucunda; dava nın icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, takibe konu değer kaybı, hasarsızlık zararı ile mahrum kalınan kar olmak üzere üç alacak kalemi bulunduğu, değer kaybının usulüne uygun bilirkişi raporuyla tespit edildiği, bu rapordaki miktardan davalının kusuru oranında sorumlu tutulmasının gerektiği, hasarsızlık zararının sigorta şirketinin yazı cevabıyla tespit edildiği, aynı şekilde bu miktardan da davalının kusuru oranında sorumlu tutulmasının gerektiği, mahrum kalınan kar yar yönünden ise, kar mahrumiyetine ilişkin zararı belirlenirken davacı tarafın herhangi bir somut belge ve delile dayanmadığı, davacı da bu süre içerisinde tır kiralamak zorunda kaldığını veya kendi tırını kiralayamamaktan dolayı zarara uğradığını kanıtlayamadığı ve davacı tarafın sunduğu faturaların zararı ispatlamaya yeterli olmadığı anlaşılmakla, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Değer Kaybı yönünden 4.000,00 TL ile hasarsızlık indirimi zararı yönünden 56,5 TL olmak üzere toplam 4.056,50 TL üzerinden Hatay İcra Müdürlüğünün 2014/94766 esas sayılı dosyasındaki davalının vaki itirazının iptaline, bakiye talebin reddine,

Mahrum kalınan kar yönünden; talebin reddine,

Kabul edilen alacakların hesap gerektirmesi nedeniyle likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine
,
…” karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili, bilirkişi raporunun hüküm vermeye elverişli olmadığını, davalının asli kusurlu olarak kabulüyle kusurun 4/8 oranında paylaştırılmasının yerinde olmadığını, davalının kusurunun bulunmadığını, asli kusurun kazaya karışan dava dışı şahsa ait olduğunu, kazanın dava dışı şahsın kusurlu hareketi nedeniyle meydana geldiğini, davalının hareketi ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, aracın değer kaybının da sigortası kapsamında olduğunu, ihbar olunanlar aleyhine hüküm verilmemesinin hatalı olduğunu savunmuş Mahkeme hükmünün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili, asli kusurlu olan davalının, kusurunun dava dışı şahısla paylaştırılmasının yerinde olmadığını, davalının davacıya karşı, davaya konu zararların tamamından kusur oranına bakılmaksızın sorumlu olduğunu, kusur durumunun davalıyla kazaya karışan dava dışı kişi arasındaki ilişkiyle ilgili olduğunu, değer kaybı konusunda ek rapor aldırılması talebinin reddedilmesinin yerinde olmadığını, çalışmamadan kaynaklı zarar doğduğunun ve tutarının dosyada belgelerle sabit olduğunu, verilen görevsizlik kararı ile ilgili vekalet ücretine hükmedilmesinin de yerinde olmadığını iddia etmiş Mahkeme hükmünün kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:

Taraflara ait SGK kayıtları, davacının iş yeri sicil dosyası, davacı tarafından gönderilen ihtarname, dosyadadır. Tarafların tanıkları dinlenilmişlerdir.

Kazaya karışan aracın değer kaybına, davalının davaya konu trafik kazasındaki kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporları alınmıştır.

DEĞERLENDİRME VE KABUL:

Dava, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) 49 ila 52. Maddeleri ve 396. Maddesi kapsamında haksız fiilden kaynaklanan tazminat taleplerine ilişkindir. TBK 400 Maddesi gereğince işçi, işverene verdiği her türlü zarardan sorumludur.

HMK 31. Maddesi gereğince; hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.

Davacı aracını 1 ay süre ile işletemediğini ve kazancından mahrum kaldığını ileri sürmüş, delil olarak tanık, bilirkişi ve ilgili odalardan gelecek bilgilere dayanmıştır.

Hesap bilirkişisi aracın tamiri ile ilgili süreci ve değer kaybını hesaplamıştır.

Dosya kapsamında, kazaya uğrayan aracın ortalama aylık kaç sefer yapabileceği, sefer başı ne kadar kazanç elde edebileceğine dair belgeler de mevcuttur.

Bu halde, Mahkemece, davacının sunmuş olduğu fatura bilgileri de göz önüne alınarak, davacının geçmiş dönem kazanç bilgileri ile ilgili belgeler de davacıdan sorulup, aracın tamiri için geçen süre belirlenip, eldeki bilgilere göre, uyuşmazlık konusu ile ilgili uzman bir bilirkişiden rapor alınarak, kazanç kaybının belirlenerek hüküm verilecek yerde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi yerinde değildir.

Öte yandan kabule göre de, görevsizlik kararı tensiben, davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmeden verilmiş olduğundan ve bu halde henüz davalı vekilinin bir hukuki işlem ya da yardımı söz konusu olmadığından, davalı lehine bu karar için vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde değildir. ( Tebliğ idilmiş olsa dahi, ön inceleme tutanağı imzalanmadan verilen görevsizlik karıyla ilgili ücret, AAÜT 7/1 maddesi gereğince tarifede yazılı ücretin yarısı kadar olmadır. Bu açıdan da hüküm tarifeye uygun değildir. )

Tüm bu nedenlerle HMK 353/1-a-6. maddesi kapsamında taraflarca sunulan delillerin gereği gibi toplanmadan ve hiç değerlendirilmeden karar verildiği kanaatine varılmış hükmün kaldırılarak dosyanın Mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun
KABULÜNE,

2-
HMK’nun 353-1-a-6. Maddesi gereğince kararının KALDIRILMASINA,

3-
Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine
İADESİNE,

4-
Taraflarcapeşin olarak yatırılan istinaf harcının talebi halinde iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda miktar itibari ile KESİN olmak üzere 09/01/2020tarihinde oy birliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 01 Ağustos 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!