Adana BAM, 6. HD., E. 2019/1041 K. 2020/819 T. 18.11.2020

İlgili TBK madde: TBK Madde 42

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

DAVACI:K2- 46729704492

VEKİLİ : Av. K13-A1

DAVALILAR:1-K4- N1-A2

:2-
F2OTOTİCARETOTO
.NAK.

F1
.İNŞ.GIDASAN.TİC.LTD.ŞTİ-
A10

VEKİLİ : Av. K3-[16786-87237-70781] UETS

DAVANIN KONUSU : Alacak

İSTİNAF TALEP TARİHİ : 22/05/2019

İSTİNAF KARAR TARİHİ : 18/11/2020

KARARIN YAZIM TARİHİ : 18/11/2020

Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 22/04/2019 tarih ve 2014/758 Esas – 2019/481 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan istinaf karar incelemesinde;

DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE
; Davalı şirketin Niğde Merkez 21/3 parsel, 722 adadaki arsa üzerine X1 isimli inşaatı yaptığını, davalı şirketin inşaata başlamadan önce sigortalı işçisi diğer davalı K4’ı satış sorumlusu ve temsilcisi olarak görevlendirdiğini, tapu devirlerini dahi bu davalının yaptığını, müvekkili davacının da bu davalı ile görüştüğünü, daire alımı hususunda anlaşmaya varıldığını ve 110.000-TL’nin davalı şirket temsilcisi olan diğer davalının banka hesabına havale edildiğini, daire bedelinin havale edilmesine rağmen tapu ve dairenin müvekkiline devredilip teslim edilmediği gibi paranın da iade edilmediğini, davalıların sebepsiz zenginleşmiş olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 50.000 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALI
K4
06/08/2014 TARİHLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE
; Davalı F2 Oto. Tic. Ot. Nak. Ak.İnş. Gıda San. Tic. Ltd. Şti.nde X1 isimli inşaatta inşaat sorumlusu ve satış temsilcisi olarak çalıştığını, bu inşaatın yapılması aşamasında bitim aşamasına kadar kendisinin ilgilendiğini, neredeyse tüm dairelerin pazarlığını kendisinin yaptığını, tapu devir işlemi sırasında şirket yetkilisi K5 ve K6’ı arayıp tapu devrini yapmalarını sağladığını, davacıya A-9 nolu daireyi sattığını, daire bedeli olarak 175.000-TL ‘ye anlaşıldığını, daire bedelinin 100.000-TL tutarının alındığını, kalan bedelin ödenmediğini, bu nedenle tapu verilmediğini, davacının ödediği parayı şirkete havale ettiğini, paranın kendi hesabına yatmasının sebebinin yüksek KDV çıkmaması için şirket talimatı ve isteği olduğunu, davacının ödediği paraların nakit olarak şirket muhasebecisi K7’un hesabına yatırdığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

DAVALI
F8
OTO TİC. OT. NAK.

F1
. İNŞ. GIDA SAN. TİC. LTD. ŞTİ VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE
; Davanın hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığını, müvekkili şirketin davacı şahsı tanımadığını, davacıya daire satışı yapılmadığını, diğer davalı K4’ın iddia edilen tarihlerde daire tanıtıcısı olarak görev yaptığını, ancak hiçbir şekilde satmak için anlaşma yapmak veya daire teslimi yapmak gibi bir yetkisinin olmadığını, K4 adıyla teslimat olmadığını, müvekkili şirketin hesaplarına para gelmediğinden sebepsiz zenginleşmenin olamayacağını, davacının ağır kusurlu olduğunu, davacı ile davalı K4 arasında nasıl bir ilişki olduğunu bilmediğini, davalı K4’ın müvekkili şirketin sigortalı çalışanı olmasının para alma yetkisine haiz olacağı anlamına gelemeyeceğini, davalı K4’ın şirket adına daire satışı yapabilmesine dair bir yetki belgesi sunulmadığını belirterek yersiz olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:

Davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir satım sözleşmesinin bulunmaması, davacının ödeme yaptığını yazılı belge ile kanıtlayamaması, diğer davalı K4’ın şirketi temsile ve adına daire satışı ve para tahsil etme yetkisinin olduğunun ispatlanamaması, her ne kadar davalı K4’ın ikrarı var ise de bunun davalı şirketi bağlamayacağı, zaten davalı K4’ın parayı kendi adına değil, şirket adına tahsil ettiğini ve bu bedeli şirket hesabına aktardığını beyan etmesi ve davalı K4’ın hesap hareketlerinde bir miktar aktarmalar olsa da bunların davacı tarafından ödendiği iddia olunan paralar olduğunun da kanıtlanamaması, davacı tanıklarının davacının iddia ettiği alım-satım ile ilgili net bilgiye sahip olmayan anlatımları ile davalı tanık anlatımları dikkate alındığında bilirkişi raporuna itibar edilmeyerek davalı şirket aleyhine açılan davanın esastan, davalı şahıs aleyhine açılan davanın pasif husumetten reddine, şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.

DAVACI İSTİNAF NEDENLERİ
; Davalı K4’ın cevap lahiyasında davalı inşaat şirketinde inşaat sorumlusu ve satış temsilcisi olarak çalıştığını ve somut olayı da ikrar ettiğini, davalı şirket her ne kadar davalı K4’ın davalı şirketin satış temsilcisi olmadığını iddia etse de tanıkların kendi iddialarını teyit ettiğini, davalı K4’ın banka hesabına satış bedeli adı altında bir çok ödeme yapıldığını ve tapu kayıtları ile ödeme yapılan kişiler karşılaştırıldığında aynı olduğunun görüldüğünü, bunun da davalı K4’ın şirket adına para tahsil yetkisi bulunduğunu, şirket adına hareket ettiğini gösterdiğini, TBK.m.42 uyarınca şirket ve davalı K4’ın birlikte sorumluluğu bulunduğunu, davalı K4 davalı şirket elemanı olduğundan adam çalıştıranın sorumluluğu uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının bulunduğunu, müvekkilinin bahse konu satış bedelini nakit olarak davalı K4’a ödediğini, davalı K4’ın bu hususu ikrar ettiğini, davalı şirket tapu harçlarını düşük gösterebilmek için daire bedelinin bir kısmını elden aldığından ödenen paranın tamamına ait bir ödeme dekontu bulunmadığını, Niğde 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin(Tüketici Mahkemesi Sıfatı ile) 05.02.2019 tarih ve 2014/761 E.-2019/136 K. sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İstinaf dilekçesinin davalı F2 Oto Ticaret Oto. Nak.Ak.İnş.Gıd. San.Tic. ve Ltd.Şti’ne tebliğ edildiği ve cevap verildiği,
DELİLLER
: Tüm dosya.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Davalı K4 ve dava dışı K7’a ait banka hesapları hareket kayıtları, Niğde 2.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2017/50 E. sayılı dava dosyası örneği, tapu kayıtları dosyaya konmuş,
15/03/2013 tarihli satış sözleşmesine göre, satıcının F2 Oto İnş.Ltd.Şti, alıcının K2 olduğu ve sözleşmeye göre A-Blok 3.kat 9 nolu bağımsız bölümün 175.000,000 TL bedel ile satıldığı, 100.000, TL’nin teslim alındığı, sözleşmenin 7.maddesi, sözleşmenin taraflarca imzalanmasından sonra peşinatın ödenmesi halinde sözleşmenin yürürlük kazanacağı, peşinat ödenmedikçe sözleşmenin geçersiz olduğu, satışı şirket adına K4’ın gerçekleştirdiği,
Mali Müşavirler K8 ve K9 ile Hukukçu K10’ın 24/102016 tarihli raporlarına göre, davanın adi yazılı sözleşme ile satın alınan dairenin teslim edilmemesi nedeniyle ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme esasına göre geri verilmesi davası olduğu, davalı K4’ın diğer davalı F2 Oto Ltd. Şti.’nin satış/pazarlama bölümünde görevli çalışan olduğu dosyaya sunulan belgeler ve kendi beyanı ile sabit olduğu, A-Blok 3.kat 9 nolu bağımsız bölümün 175.000,000 TL bedelle satışı konusunda 15/03/2013 tarihinde sözleşme imzalandığı, sözleşmenin şirket adına ve şirket kaşesi ile imzalandığı, bu taşınmazın 01/08/2012 tarihinde kat irtifakı ile davalı şirket adına kayıtlı iken 22/04/2014 tarihinde K11’e satıldığı, davalı şirketin, davalı K4’ın kendi çalışanı ve satışta tüm görüşmeleri yaptığını kabul etmekle birlikte sözleşme yapma ve para tahsil etme yetkisi bulunmadığını, şirketçe onaylanmayan sözleşmenin şirketi bağlamayacağını iddia ettiği, davalı K4’ın ise davaya konu sözleşmeyi davalı şirket adına yaptığını, sözleşmede belirtilen 100.000 TL parayı davacıdan tahsil ettiğini ve şirket adına tahsilat yapan şirket Muhasebecisi K7’un hesabına yatırdığını, bu işlemden şirketin haberdar olduğunu beyan ettiği, davalı K4’ın diğer davalı şirketin daire tanıtım ve satışında görevli olduğu kabul edildiğine, dosyaya sunulan çok sayıda sözleşmenin bu çalışan tarafından imzalandığına, şirketin bilgisi dahilinde davalı K4 ve dava dışı şirket muhasebecisi K7’un adlarına barkalarda hesaplar açılarak şirket işlemleri için paralar tahsil edildiğine ve şirket için bu paraların kullanıldığı sabit olduğuna; şirket kayıtlarına alınmadan işlem yapılmasının şirketçe kabul edilip uygulandığına göre davalı K4 tarafından imzalanan sözleşmeden davalı şirketin haberdar olduğunun kabulü gerekeceği ve resmi şekilde yapılmadığından taşınmaz devir borcu doğurmayan bu sözleşme uyarınca alınan paranın iadesinden davalı şirketin de sorumlu olacağının değerlendirildiği, davalı K4’ın, iddia edildiği gibi taşınmaz satış ve para tahsil etme yetkisini içeren vekaletnamesi ve/veya yetki belgesi bulunmamakla beraber, aynı durumdaki birçok kişi ile yapılan sözleşmeyi kabul eden davalı şirketin davacı yönünden “yetkisiz temsil” hükümlerine sığınmasının hakkın kötüye kullanımı olduğu, davacı ile benzeri sözleşmelerle yapılan taahhütlere sadık kalıp, bu kişilerden davalı K4’ın para tahsil etmesine itiraz etmeyip, davacı yönünden bu itirazda bulunması hakların kötüye kullanılması sayılacağı, her ne kadar davacı tarafından ödendiği iddia edilen 100.000 TL’nin banka dekontu veya ödemeye dair ayrı bir belge sunulmamış ise de davalı K4 tarafından bu miktar paranın alındığı kabul edildiğine ve şirketçe, şirket haricinde kayıt dışı işlemlere cevap verilmiş olmasına, ayrıca aynı yöntemle davalı şirketçe kabul edilmiş sözleşme ve ödemeler bulunduğuna göre davacının 100.000 TL ödemeyi 15/03/2013 tarihinden yaptığının kabul edilmesi gerektiği, davacı tarafından ödenen 100.000 TL’nin 15/03/2013 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesinin ve davalıların bu ödeme için müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları gerektiği, ancak talep miktarının 50.000 TL olduğu, davacının tapu masrafları için ödediğini iddia ettiği miktarın ise kanıtlanamadığının belirtildiği anlaşılmıştır.

Davalı şirketin raporu itirazı üzerine mahkemece bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyetin ilk raporlarında bir değişiklik olmadığını ek raporlarında belirtmişlerdir.

Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2017/50 E. Sayılı dosyasına Mali Müşavir Bilirkişinden alınan 02/11/2018 tarihli raporuna göre,müşteki K12’a daire satışından dolayı sanıkların hesabına herhangi bir bedel yatmadığının belirlendiği,
Davacı ve davalı tanıklarının duruşmada dinlendiği,
Ön inceleme duruşmasının 09/12/2014 tarihinde yapıldığı,
Davacı vekilinin dava değerini 110.000,00 TL’ye çıkardığı,
02/02/2015 tarihinde 1.025,00 TL tamamlama harcın yatırıldığı, görülmüştür.

Dava
, hukuki niteliği itibariyle harici taşınmaz satımı nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümlerinden kaynaklanan alacak isteğidir.

SOMUT OLAYDA
; Davacı K12’ın, davalı F2 Oto Ticaret Oto. Nak.Ak.İnş.Gıd. San.Tic. ve Ltd.Şti’nin yetkili satış temsilcisi olan K4’dan 175.000,00 TL karşılığında bir daire aldığını, satış bedelinin 100.000,00 TL’sinin nakten davalı K4’a ödendiğini, ancak dairenin mülkiyetini alamadığından bahisle sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca 14/07/2014 tarihinde işbu davanın açıldığı sabittir.

Davacı dava dilekçesinde,F2 Oto Ticaret Oto. Nak.Ak.İnş.Gıd. San.Tic. ve Ltd.Şti yetkili satış temsilcisi olan K4’dan 175.000,00 TL karşılığında bir daire aldığını, satış bedelinin bir kısmı olan 110.000,00 TL’yi nakten davalı K4’a ödendiğini, ancak daireyi teslim alamadığından bedelini istemiştir.

Davalı K4 savunmasında
, davacıya 175.000 TL karşılığında bir daire sattığını, satış bedelinin 100.000,00 TL’sini nakten aldığını, gerisinin daha sonra ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sattıkları daire bedellerini kendisinin elden veya kendi hesabına havale olarak aldıktan sonra şirket muhasebecisi olan K7 hesabına aktardığını, zira KDV yüksek çıkmasın diye şirket talimatının bu yönde olduğunu söylemiştir.

Davalı F2 Oto Ticaret Oto. Nak.Ak.İnş.Gıd. San.Tic. ve Ltd.Şti savunmasında
, davalı K4’ın daire satma ve sözleşme yapma yetkisinin bulunmadığını, sadece daire tanıtımı yaptığını, dava dilekçesinde 50.000 TL’nin davalı K4 tarafından teslim alındığını belirtilmesine rağmen cevaba cevap dilekçesinde bu bedelin nakten ve elden verilmesinin çelişki olduğunu, alınan bir satış bedeli var ise de şirket kayıtlarına girmediğini, böyle bir satış bedelinin muhasebecileri K7 tarafından şirket hesabına aktarılması gerektiğini savunmuştur.

Yerel Mahkemece
, davalı K4 yönünden pasif husumet yokluğundan, davalı F2 Oto Ticaret Oto. Nak.Ak.İnş.Gıd. San.Tic. ve Ltd.Şti yönünden ise esastan davanın reddine karar verilmiştir.

Davalı F2 Oto Ticaret Oto. Nak.Ak.İnş.Gıd. San.Tic. ve Ltd.Şti vekili, delil dilekçesinde ayrıca yemin deliline dayanmıştır.

Tapulu taşınmazların satışına ilişkin sözleşme, resmi şekilde yapılmadığı için TMK’nun 706, TBK.nun 237. (BK.’nun 213), Tapu Kanununun 26. ve Noterlik Kanununun 60. maddeleri uyarınca hukuken geçersizdir. Geçersiz sözleşmeler taraflarına geçerli sözleşmelerde olduğu gibi hak ve borç doğurmaz. Taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri isteyebilir. TMK’nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan herbiri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde; gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir.(Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 26.06.2019 tarih ve 2018/1921 E.-2019/5839 K.sayılı kararı, Ankara BAM 24. Hukuk Dairesinin 14.11.2017 tarih ve 2017/2297 E.-1648 K.sayılı kararı)

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 26.06.2019 tarih ve 2018/1921 E.-2019/5839 K.sayılı kararı ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 11.10.2018 tarih ve 2018/4488 E.-9957 K.sayılı kararı ile,davalı K4’ın davalı F2 Oto Ticaret Oto. Nak.Ak.İnş.Gıd. San.Tic. ve Ltd.Şti’nin satış ve sözleşme yapmaya yetkili şirket temsilcisi olduğu kabul edilmiştir.

Taraflar arasında 15/3/2013 tarihinde Niğde, Merkez 722 ada, 3 parsel sayılı taşınmaz üzerine davalı F2 Oto Ltd. Şti. Tarafından yapılan A-Blok 3. 9 nolu bağımsız bölümün 175.000,00 TL bedelle satılmasına ilişkin sözleşme imzalandığı, sözleşmenin davalı F2 Oto adına davalı K4 tarafından imzalandığı, satış bedelinin 100.000,00 TL’sinin sözleşmenin imzalanması sırasında alındığı sabittir.

Alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamı ile davalı K4’ın diğer davalı F2 Oto Ltd. Şti. Adına satış ve sözleşme yapma yetkisi olduğu sabittir.

Davacı dava değerini 110.000,00 TL çıkarmıştır. Ancak sözleşme imzalandıktan sonra ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir belge sunulmamıştır. Davacı taraf 10.000,00 TL yönünden davasını ispat edememiştir.

Her ne kadar 11.07/2017 tarihli celsede davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılmasına karar verilmiş ise de bazı duruşma zabıtları ve karar başlığında davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakıldığı belirtilmemiştir.

İlk derece mahkemesinin gerekçesi ve kararı usul ve yasaya uygun değildir.

Sonuç itibariyle;

Davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek düzeltilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM :

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,

1-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.2 maddesi uyarınca davacı vekili istinaf başvurusunun
KABULÜ ile,

2-
Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 22/04/2019 tarih ve 2014/758 Esas – 2019/481 Karar sayılı kararının6100 sayılı HMK.’nın 353/1-b-2 maddeleri uyarınca
KALDIRILMASINA, YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
TÜKETİCİ MAHKEMESİ SIFATIYLA,
Davanın
KISMEN KABULÜ, KISMEN REDDİ ile;
100.000,00
-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya
VERİLMESİNE,
10.000,00-TL yönünden davacı davasını ispat edemediğinden
REDDİNE
,
Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı 6.831,00-TL olmakla peşin alınan853,90 TL ile sonradan tamamlanan 1.025,00 TL’ nin harcın mahsubu ile bakiye
4.952,10-TL istinaf karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad
KAYDEDİLMESİNE,
Davacı tarafından peşin yatırılan
853,90 TL ile sonradan tamamlanan 1.025,00 TL’ nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya
VERİLMESİNE,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesap ve takdir edilen
10.750,00.-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya
VERİLMESİNE
,
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davanın reddedilen edilen kısmı üzerinden hesap ve takdir edilen
1.362,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya
VERİLMESİNE
,
Davacı tarafından yapılan 232,60 TL tebligat/müzekkere gideri, bilirkişi ücreti 1.200,00 TL olmak üzere toplam
1.432,60.-TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesap edilen
1.290,78 TL’ sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde
BIRAKILMASINA
,
Gider avansından artan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa
İADESİNE,
İstinaf incelenmesi yönünden;

1-
Davacı tarafından yatırılan 44,40-TL maktu istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya
İADESİNE
,

2-
Davacı tarafından yatırılan 121,30 TL istinaf kanunu yoluna başvurma harcının hazineye
İRAD KAYDINA,

3-
Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 121,30 TL harç ve 47,20 TL Posta gideri olmak üzere toplam 168,50 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya
VERİLMESİNE
,

4-
Davacı tarafından istinaf aşamasında yatırılan ve kullanılmayan gider avansının ilk derece mahkemesincedavalıya
İADESİNE,

5-
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, istinaf yoluna başvuran davacı lehine vekalet ücreti takdirine
YER OLMADIĞINA,

6-
Kararın 6100 sayılı HMK’nun 359/3.maddesi uyarınca dairemizce
TARAFLARA TEBLİĞİNE,
6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1, 361/1, 362/1-a ve 365/1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde
Dairemize veya hükmü veren İlk Derece Mahkemesi’ne veya temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesi’ne verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/11/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 01 Ağustos 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!