Adana BAM, 6. HD., E. 2019/888 K. 2020/690 T. 20.10.2020

İlgili TBK madde: TBK Madde 170

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ADANA 10. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: 08.05.2019
NUMARASI
: 2019/44 E.-187 K.

DAVACI : K1-N1

VEKİLİ: Av.

K2
-[
N2
]UETS

DAVALI : K3-N4

VEKİLİ: Av.

K4
-[
N3
]UETS
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Ödünç Akdinden Kaynaklanan)

Dava Değeri
: 25.000 ABD Doları
Dava Tarihi
: 21.01.2019
Karar Tebliğ Tarihi(Davalı
) : 21.05.2019
İstinaf İstek Tarihi(Davalı)
: 24.05.2019 (süresinde )

İSTİNAF KARAR TARİHİ
:
20/10/2020
KARARIN YAZIM TARİHİ
:
20/10/2020
Adana
10.
Asliye
Hukuk
Mahkemesi
‘nin
08.05.2019 tarih ve 2019/44 E.-187 K. sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede;

Davacı vekili 21.01.2019 tarihli dava dilekçesinde,davalının müvekkilinin kardeşi
K5
‘in eski eşi olduğunu, davalı ile eşinin maddi olarak zorlanmaları nedeniyle davalının davacıdan 50.000,00 Amerikan doları borç istediğini, müvekkilinin taraflara yardım etmek için 50.000,00 Amerikan dolarını davalı ve eşinin müşterek hesabına borç olarak gönderdiğini, davalı ile eşinin Adana 5. Aile Mahkemesi’ nin 2017/14 E.-2017/171 K. sayılı ilamı ile anlaşmalı olarak boşandıklarını, anlaşmalı boşanma protokolünün ”IV.Ortak Mallar ve Kişisel Eşya Paylaşımı” başlıklı maddesinin 1 no.lu bendine göre: “Davalı eş
K3
(boşanmadan sonra ERKUT olmuştur), evin satın alınmasında davacı eş
K5
‘in ablasından borç olarak alınan 50.000 USD’lik borcu da evin satışının gerçekleşmesinin ardından eşit olarak ödemeyi kabul etmektedir.” denildiğini ve müvekkiline olan borcun müvekkilin taraf olmadığı bir protokol ile hakim huzurunda davalı tarafından da kabul edildiğini, yine Adana 5. Aile Mahkemesi’nin 2017/14 E.-2017/171 K. sayılı kararın gerekçeli kararının hüküm kısmında ‘Halen davacı eş (
K5 adına kayıtlı Adana İli, Çukurova İlçesi,
A1
Mah., 4642 Ada 1 Parsel A Blok Zem. 1.Çatı 20 Nolu bağımsız bölümde kayıtlı gayrimenkulün davacı tarafından 1/2 payının davalı eşe devri ile 1/2 payın davalı eş adına tesciline, devir masraflarının taraflar tarafından eşit oranda karşılanmasına, anılan taşınmaz satıldığında 50.000 USD borcun alacaklısı davacının ablası
K1
‘e 25.000 ‘er USD doları olarak taraflar tarafından K1’e ödenmesine,” denildiğini, söz konusu mahkeme kararının kesinleştiğini, karardan sonra taşınmazın 1/2 hissesinin davalı üzerine geçirildiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine davalının haksız itiraz etmesi nedeniyleAdana 1. İcra Müdürlüğü’nün 2018/12716 E.sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, takip bedelinin % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istediği ve ayrıca yemin deliline dayandığı,
Davalı vekili cevap lahiyasında
, davanın süresinde açılmadığını, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, alacağa dayanak yapılan Aile mahkemesine sunulan protokolün tarafı olmadığını, protokolde belirtilen taşınmazın satılması halinde borcun davacıya ödeneceğini, davacının kardeşinden alacaklı olduğunu, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, borcu kabul etmemekle birlikte protokole dayalı olan alacağın taşınmazın satışına bağlı olduğunu, şartın gerçekleşmemesi nedeniyle borcun muaccel hale gelmediğini belirterek haksız açılan davanın reddini savunduğu,
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde
, davanın alacak zamanaşımı olan 10 yıllık süre içinde açıldığını, zira söz konusu paranın 02/04/2016 tarihinde gönderildiğini, müvekkilinin söz konusu parayı davalı ve dava dışı K5’in ortak hesabına gönderdiğini, bu para ile ev kredisi kapatıldığını, bu nedenle müvekkilinin davalıdan alacaklı olup taraf sıfatı ve ehliyeti bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin Aile mahkemesine sunulan protokolün tarafı olmadığı için, protokolde paranın ödenmesinin “evin satışına bağlanmasının” müvekkilini ilgilendirmediğini ve hukuki anlamda da bağlamadığını, müvekkilin davalıya borç para gönderdiğini ve bu borcun ikrarının davalı tarafından mahkeme huzurunda yapıldığını, protokole ve mahkeme kararına bağlandığını beyan ettiği,
Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, alacağa dayanak yapılan Aile mahkemesine sunulan protokolün tarafı olmadığını, protokolde belirtilen taşınmazın satılması halinde borcun davacıya ödeneceğini, davacının kardeşinden alacaklı olduğunu, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, borcu kabul etmemekle birlikte protokole dayalı olan alacağın taşınmazın satışına bağlı olduğunu, şartın gerçekleşmemesi nedeniyle borcun muaccel hale gelmediğini belirterek haksız açılan davanın reddini savunduğu,
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
; Davanın Kabulü ile, davalı borçlunun Adana 1.İcra Müdürlüğü’nün 2018/12716 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZININ İPTALİ ile takibin kaldığı yerden DEVAMINA, dava tarihi itibariyle belirlenen kur üzerinden hesaplanan asıl alacak miktarı olan 133.662,50 TL üzerinden % 20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, harca, vekalet ücretine ve yargılama giderine karar verdiği,
Davalı Vekili İstinaf Nedenleri
; Bu davada davacının ehliyeti, davalının davalı sıfatı bulunmadığından husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını, davaya konu edilen alacak müvekkili ile müvekkilin eski eşi olan davacının kardeşi ile Adana 5. Aile Mahkemesi’nin 2017/14 E.-2017/171 K. Sayılı boşanma dosyasında imzalanan protokole ilişkin olduğunu, dayanak protokolde müvekkili ile eski eşi adına 1/2 hisseli olarak kayıtlı Adana ili, Çukurova ilçesi, A1 Mah., 4642 ada 1 parsel A Blk. 20 nolu bağımsız bölüm nolu taşınmazın SATILMASI HALİNDE protokolün tarafı olmayan davacıya para ödeneceğinin yazılı olduğunu, yapılan protokol müvekkili ile eski eşi arasında yapılan bir protokol olduğunu, davacının protokolün tarafı olmadığını, müvekkili ile davacı arasında doğrudan borç ilişkisi doğuran herhangi bir hukuki borç ilişkisi bulunmadığını, davacının müvekkilin eski eşinden yani kardeşinden alacaklı olduğunu, çünkü ödenecek bir para var ise o para müvekkiline değil, davacının kardeşine ödendiğini, müvekkilinin işbu davada, davalı-borçlu sıfatı, davacının da davacı-alacaklı sıfatı bulunmadığını, sözlü yargılama için süre talebi sorulmadan, ön inceleme duruşmasında delilleri toplanmadan usul ve yasaya aykırı olarak kabul kararı verildiğini, deliller toplandığında hesaba gelen paranın tamamının davacının kardeşi K5 tarafından çekildiğinin görüleceğini, hesaba 21.04.2016 tarihinde gelen 57.000 USD’nin aynı gün 160.965,00 TL’ye çevrildiğini, paranın 100.000,00 TL’sinin 21.04.2016 tarihinde davacının kardeşi K5 hesabına aktarıldığını, hesapta kalan 60.965 TL ise 21.04.2016 tarihinde davacının kardeşi K5 tarafından çekildiğini, davaya konu borç kabul edilmemek kaydı ile protokoldeki alacağın TBK.m.170 uyarınca geciktirici koşula bağlı bir alacak olduğunu, yani taşınmaz satışından sonra alacağın muaccel olacağını, faize de itirazlarının bulunduğunu, Adana 10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 08.05.2019 tarih ve 2019/44 E.-187 K. sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmesini istediği,
İstinaf dilekçesinin davacıya tebliğ edildiği ve cevap verildiği,
DELİLLER
: Tüm dosya.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

Adana 1. İcra Müdürlüğü’nün 2018/12716 E. sayılı takip dosyası incelendiğinde, alacaklının K1, borçlunun K3 olduğu ve taşınmaz alımı için ödenen 25.000 USD’nin iadesi için (1 USD=5,32 TL) 133.000,00 TL üzerinden 22.11.2018 tarihinde ilamsız takip yolu ile takip yapıldığı, ödeme emrinin 27.11.2018 tarihinde tebliğ edildiği ve borçlu vekili tarafından 04.12.2018 tarihinde alacağın zamanaşımına uğradığını, böyle bir borcu bulunmadığını ileri sürerek borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu,
Adana 5. Aile Mahkemesi’nin 2017/14 E.-171 K. sayılı kararı incelendiğinde, davacının K5, davalının Elif KETEN olduğu ve yapılan yargılama sonunda anlaşmalı boşanmaya karar verildiği, davacı eş adına kayıtlı Adana İli, Çukurova İlçesi, A1 Mahallesinde tapuya kain 4642 Ada 1 parsel A-Blok Zem. 1.çatı 20 nolu bağımsız bölümün davacı tarafından 1/2 payının davalı eşe devri ile 1/2 payın davalı eş adına tesciline, devir masraflarının eşit oranda karşılanmasına, anılan taşınmaz satıldığında 50.000 USD borcun alacaklısı davacı ablası K1’e 25.000’er USD’nin ödenmesine karar verildiği ve kararın istinaf edilmemesi üzerine 17.05.2017 tarihinde kesinleştiği,
Ön inceleme duruşmasının 08.05.2019 tarihinde yapıldığı ve bu celse hüküm tesis edildiği, görülmüştür.

Dava, hukuki niteliği itibariyle ödünç aktinden kaynaklanan itirazın iptali isteğidir.

Somut olayda, davalı ile dava dışı K5’in boşandıkları, boşanma protokolü ve boşanma kararında daha önce K1 ‘den alınan 50.000 USD nedeniyle 25.000 USD nedeniyle K1’e borçlu olduğunun kabul edildiği, Aile Mahkemesi kararında taşınmaz satıldığında borcun ödenmesi şeklinde hüküm tesis edildiği ve bu kararın kesinleşmesinden sonra K1 tarafından alacağının tahsili için davalı hakkında icra takibi yapıldığı ve borca itiraz üzerine 21.01.2019 tarihinde işbu davanın açıldığı sabittir.

Boşanma protokolü ve kararında K1 taraf değildir. Ancak boşanma kararının tarafları 25.000’er USD K1’e borçlu olduklarını kabul etmişler, taşınmaz satıldığında borcun ödeneceği karar altına alınmıştır. Ancak borcun ödenmesi her ne kadar taşınmazın satışına bağlanmış ise de bu kararın veya protokolün taraflarından birisi K1 olmadığından bu şart K1’i bağlamaz. K1 boşanma kararının taraflarına ödünç para vermiş ve şimdi de verdiğini geri istemektedir. Bu nedenle yerel Mahkeme kararı yerindedir.

Sözlü yargılamaya geçildiği yerel Mahkemece belirtilmesine rağmen taraf vekilleri süre istediklerini belirtmediğinden ayrıca süre verilmesi gerekmez. Yine takip tarihinden önce faiz işletilmediğinden faiz konusundaki istinaf başvurusu da yerinde değildir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 maddesi uyarınca davalı vekili İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M ;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 maddesi uyarınca davacı vekili İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine,
İstinaf yoluna başvuran davalıdan alınan
121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 2.282,62 TL peşin/nispi istinaf karar harcı nın hazineye irat kaydına,
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 359/3 maddesi gereğince, kararın Dairemiz tarafından TARAFLARA TEBLİĞİNE,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-a, 362/1-a ve 365/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Dairemize veya hükmü veren İlk Derece Mahkemesi’ne veya temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesi’ne verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi
.
20/10/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 01 Ağustos 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!