T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
DAVACI:
K1
VEKİLİ : Av. K2
DAVALI:
K3
VEKİLİ : Av. K4
DAVANIN KONUSU : Sözleşmenin İptali
Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 19/03/2019 tarih ve 2018/57 Esas – 2019/85 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan istinaf karar incelemesinde;
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Müvekkilinin X1 Marketler Zinciri aleyhine hak etmiş olduğu işçilik alacaklarına istinaden Adana ili Ceyhan ilçesi A1 Mah. 1271 ada 16 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki prefabrik yapıların kendisine devredildiğini, davalının söz konusu yapıların kendisine hurda fiyatına satışını yaptığı takdirde müvekkilinin kar edeceğine inandırarak kandırdığını, müvekkilinin satış iradesinin davalı tarafça yönlendirildiğini, satış bedeli ile yapıların gerçek değeri arasındaki aşırı farkın müvekkilinin kandırıldığının göstergesi olduğunu, yapılan prefabrik yapıların satış sözleşmesinin iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Öncelikle davacı tarafın dilekçesinde neyi iptal ettirmek istediğinin belli olmadığını, söz konusu taşınmazın müvekkiline ait olduğunu, X1 marketler zincirinin taşınmazı kiraladığını ve daha sonra da kira borcunu ödemediklerini, bunun üzerine müvekkilinin Ceyhan İcra Dairesinin 2016/4262 Esas sayılı dosyası ile tahliye talepli icra takibi başlattığını, ödeme yapılmayınca da X1 marketin tahliyesi için Ceyhan İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/179 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve tahliyeye karar verildiğini, kararın kesinleşmesi ile taşınmazın müvekkiline teslim edildiğini, bu kez de Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/232 Esas sayılı dosyası ile prefabrik yapıların KAL’i için X1 Markete dava açıldığını, KAL için mahkeme yoluna başvurulduğu esnada davacı tarafın X1 Marketten alacağı için Ceyhan İcra Müdürlüğünün 2017/6321 Esas sayılı dosyasından prefabrik yapılara haciz koydurarak kıymet takdiri yaptırdığını ve satışa çıkardığını, satıştan da kendi alacağına mahsuben prefabrik yapı malzemelerini 18.000,00-TL bedelle satın aldığını, daha sonrada ihaleden almış olduğu yapıları Ceyhan 1. Noterliğinde müvekkiline 20.000,00-TL bedelle sattığını, satış bedelini aldığına dair ibranamenin ekte olduğunu, kandırıldığını iddia eden davacının satışını istediği icra dosyasındaki kıymet takdirine neden itiraz etmediğini, haksız ve yersiz açılan davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
Davacı taraf, işçilik alacaklarına karşılık lehine sonuçlanan mahkeme kararı ve sonrasında icra müdürlüğünce yapılan ihaleden alacağına mahsuben aldığı prefabrik yapı malzemelerini vekalet vermiş olduğu avukatı eliyle Ceyhan 1. Noterliğinin 13/02/2018 tarih ve 1091 yevmiye numaralı “Taşınır Mal Satış Sözleşmesi” ile davalıya satmıştır. Satış işlemi Noter huzurunda ve davacının de vekili eliyle resmi şekilde yapılmıştır.
Dava aldatma nedenine dayalı olduğu için davacı tanıkları davanın mahiyeti gereği dinlenmiştir. Dinlenen davacı tanıkları her ne kadar dava konusu prefabrik yapının değerinin 300-500 bin lira civarında olacağını beyan etmiş iseler de yapının gerçek değeri ile davalıya satış değeri arasındaki farkın tek başına davacının aldatılması anlamına gelmediği, kaldı ki aynı tanıkların yeminli ifadelerinde davacı K1’nin de bu sektörde çalıştığını üstelik de mağaza müdürü olarak görev yaptığını beyan ettikleri, bu durumda davacının dava konusu bu yapı malzemelerinin rayiç değerlerini bilmemesinin hayatın olağan akışına da uygun düşmediği anlaşıldığından davacının hile (aldatma) iddiasını ispatlayamamış olduğu kanaatine varılarak davanın esastan reddine, şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili 30/04/2019 tarihli istinaf dilekçesinde;
1-Davacının dava konusu yerin market olarak kullanıldığı dönemde X1 Market isimli iş yeri çalışanı olsa da davacının yapmış olduğu görevin marketin düzgün bir şekilde işlemesi için gerekli işçilik faaliyetleri ile sınırlı olduğunu, davacıdan inşaat sektörü ile alakalı olan prefabrik yapı değer ve maliyeti hakkında bilgi sahibi olmasının beklenemeyeceğini,
2-Tanık beyanlarında dava konusu yapının satımı için görüşmelere başlandığını ve çok hızlı bir şekilde davalıya satıldığını öğrendiklerini,
3-Müvekkilinin dava konusu yeri hurda olarak kullanılacağını söylediğini, ardından yapının mahiyetinde herhangi bir değişiklik yapılmadan mevcut hali ile X2 marketler zincirine kiralandığını, müvekkilinin aldatıldığını,
4-Yerel mahkemece iddianın doğruluğunun ispatlanması için mahallinde söz konusu prefabrik yapının bedelini tespit edecek uzman bilirkişilerin refakatinde keşif icra edilmesi ve prefabrik yapı bedelinin bu yapıdan elde edilebilecek gelirin tespit edilmesi gerektiğini, ancak mahkemece keşif kararı dahi verilmeden yapının iddia ettikleri gibi bedelinden çok aşağı bir bedelle satışının gerçekleşip gerçekleşmediği yönünde yeterli araştırma yapılmadan davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını,
Sonuç itibariyle;Yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olarak verildiğinden mahkemenin kararının kaldırılmasını talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesine karşı beyanda bulunmamıştır.
DELİLLER :
İstinaf incelemesine esas;
Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava;
Sözleşmenin
İptalidavasıdır.
Ceyhan 1. Noterliği’nin 13/02/2018 tarih ve 01091 yevmiye nolu “TAŞINIR MAL SATIŞ SÖZLEŞMESİ” başlıklı belgenin incelenmesinde;
Satıcının K1 adına vekaleten K5, alıcının K3 olduğu, satış konusunun Adana ili, Ceyhan ilçesi, A1 Mahallesi 1271 ada 16 parsel numarasında kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan Prefabrik binalardan icradan satın alınan Prefabrik malzemeleri olan kompozit kaplama malzemeleri, temberli camlar, çatı kaplama malzemeleri, kepenkler, taş yünü asma tavan, dekoratif amaçlı tavan, asma tavan armatürleri olduğu, satış bedelinin 20.000,00 TL olduğu, bedel karşılığında malların alıcıya teslim edildiği, bedelinin nakden ve tamamen alındığının belirtildiği,
13/02/2018 tarihli “ibranamedir” başlıklı belgenin incelenmesinde
“Ceyhan İcra Müdürlüğü’nün 2016/76321 esasa sayılı dosyasından satın almış olduğum prefabrik yapıların satışı için Av. K5’a vermiş olduğum Ceyhan 1. Noterliği’nin 13/02/2108 tarih ve 1072 yevmiye numaralı vekaletnamesinde ki satış bedeli olan 20.000,00TL’yi Av. K5’tan aldım. Kendisinden hiçbir hak ve alacağım yoktur. İş bu belge tarafından okunup imzalanmıştır” denildiği ve K1 tarafından imzalandığı,
Davacı vekili 27/07/2018 tarihli beyan dilekçesi ile, müvekkilinin satış konusunda ikna edenin davalının uzun süredir vekilliğini yapan, cevap veren davalı vekili aracılığı ile satışı gerçekleştirdiği, cevap veren davalı vekilinin davalı adına hareket etmekte iken müvekkilinden satış vekaleti aldığını ve satış işleminin bu şekilde gerçekleştiğini, müvekkilinin bu yapılardan aylık 30-40 bin TL kira kazancı elde edeceğini bilse bu yapıları davalıya 20.000,00 TL bedelle satmayacağını, müvekkilinin hataya düşmesi sonucu ve davalının aşırı yararlanmasının söz konusu olduğunu beyan ettiği,
Tapu kaydına göre;
Adana ili, Ceyhan İlçesi, A1 Mahallesi, 1271 ada 16 parsel sayılı taşınmazın 1.090,00 m2 yüzölçümü v e 1 katlı karma market. 1 katlı karma resturant ve arsası olarak K6 oğlu K3 adına tam hisse ile kayıtlı olduğu,
Ceyhan 1. Noterliği’nin 13/02/2018 tarih ve 1072 yevmiye nolu vekaletnamenin incelenmesinde;
Vekalet verenin K1, vekilin K5 olduğu, davaya konu sözleşmedeki taşınırların 20.000,00 TL ile satışına ilişkin yetki verildiği,
Ceyhan İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/179 E., 2017/6 K. Sayılı dosyasının incelenmesinde;
Davacının K3, davalının X1 Mağazacılık Market İşletmeleri Konf. Gıda Tic. A.Ş, davanın kiralananın tahliyesi olduğu, kiralananın Ceyhan A1 Mahallesi, 1271 ada 15-16 parsel sayılı taşınmaz olduğu, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği,
Davacı tanıkları dinlenmiştir.
Davacı tanığı
K7 duruşmadaki beyanında;
” Ben X1 Market firmasından kalan birçok marketin yeni sahibiyim. Tarafları tanırım. K1 hanım çok önceleri bizim yanımızda mağaza müdürü olarak çalışmıştır. Söz konusu ihaleye biz girip alacaktık. Ancak daha sonra bir başkasına 18.000,00 küsür liraya satıldığını duyduk. K1 hanımın vekili Av. K6 beyle gerekli görüşmeler yapıldı. Söz konusu prefabrik yapının daha sonra K3 beye kaç liraya satıldığını bilmiyorum. Ben oradan geçerken tesadüfen X2 marketine kiraya verildiğini öğrendim. Söz konusu yerdeki prefabrik yapıyı şu anda kurmaya kalksanız 600-700 bin TL’ye ancak kurulur” dediği,
Davacı tanığı
K8 duruşmadaki beyanında;
“Davacı K1 hanım eski personelim olur. Bir dönem birlikte çıalıştık. K3 bey ise bizim X1 Marketin Tuzlugöl şubenin arsa sahibi olur. Bende marketlerde mağaza müdürü olarak çalışırım. Söz konusu prefabrik yapıyı X1 marketin yaptırdığını biliyorum. 10 yıllık kira bedelini de ödediklerini biliyorum. Ancak daha sonra mali durumları bozulduğu için borçlu olduğu firmalardan F1 Tarım’a içindeki demirbaşlar ile birlikte sattı. K1 hanım işçilik alacaklarına dair davayı kazandıktan sonra alacağına mahsuben söz konusu prefabrik yapıyı ihale yolu ile satın alıyor. Bizde yapıyı kiralamak için K1 hanımın avukatı ile irtibata geçmiştik. Ancak bizim görüşmelerimiz devam ederken apar topar söz konusu yer başka birilerine satılıyor. K1 hanımın buranın sökülerek hurda halinde satılacağı söylenmiş ve bu şekilde satın alınmıştır. Normalde buranın değeri yaklaşık olarak 300 Bin TL civarındadır. Yerin aylık 8 ile 12 bin TL’ye kiraya verilebilir. K1’in K3’nin avukatı Av.K5’a vekalet verdiğini ve avukatın bu vekal etle söz konusu yapıyı müvekkili K3’ye sattığını, satış bedelinin ise 20-25 Bin TL olduğunu biliyorum” dediği,
Hile (aldatma), genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hatada yanılma, hilede ise yanıltma söz konusudur. 6098 s. Türk Borçlar Kanununun (TBK) 36/1. (818 s. Borçlar Kanunun (BK) 28/1.) maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse yanılma (hata) esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir. Öte yandan, hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Aldatmanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir. Bilindiği üzere; Türk Borçlar Kanunu’nun 39/1. maddesi “Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onaylamış sayılır. ” şeklinde düzenlenmiştir.
SOMUT OLAYDA;
Davacının işçi alacağına mahsuben davaya konu taşınır malları icradan tanık beyanlarına göre 18.500,00 TL’ye satın aldığı, Ceyhan 1. Noterliği’nin 13/02/2018 tarih ve 01091 yevmiye nolu “TAŞINIR MAL SATIŞ SÖZLEŞMESİ” ile Av. K5’a verdiği Ceyhan 1. Noterliği’nin 13/02/2108 tarih ve 1072 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalıya 20.000,00 TL bedelle sattığı, davalını kendisini prefabrik malzemelerin ancak sökülerek hurda fiyatına satılabileceğine ilişkin kendisini aldattığı, taşınırların gerçek değerinin sözleşmedeki bedelden çok yüksek olduğundan bahisle sözleşmenin aldatma nedeniyle satış sözleşmesinin feshi taleple eldeki davayı açtığı sabittir.
Davalı vekili Av. K5, iptali istenen satış senedinin ne olduğunun belli olmadığı, sözleşmeye konu yapıların olduğu taşınmazın müvekkiline ait olduğu, davacının çalıştığı marketin taşınmazdan tahliyesinin sağlandığı, prefabrik malzemelerin davacı tarafından Ceyhan İcra Müdürlüğü’nün 2017/6321 E. Sayılı takip dosyasından 18.000,00 TL bedelle alacağına mahsuben aldığını, 20.000,00 TL’Ye sattığını, davacının müvekkili tarafından kaldırılmadığını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Hile ve hatanın ispat yükü davacıdadır. Her türlü delille ispat edilebilir. Davacı davasını ispat edememiştir.
İlk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararı ve gerekçesi yerindedir.
Sonuç itibariyle;
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davacı tarafın istinaf başvurusunun6100 Sayılı HMK 353/1-b.1 md.si gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2-
Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı 54,40 TL olmakla, peşin alınan 44,40-TL’nin mahsubu ile bakiye 10,00-TL karar ve ilam harcının ilk derece mahkemesince davacıdan alınarak Hazineye irad
KAYDEDİLMESİNE,
3-
İstinaf talep eden davacıdan peşin alınan 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irad
KAYDEDİLMESİNE
,
4-
İstinaf talep eden davacı tarafından sehven yatırıldığı anlaşılan 350,00 TL nispi istinaf karar harcının talep halinde davacıya
İADESİNE
,
5-
İstinaf masraflarının, başvuran davacı üzerinde
BIRAKILMASINA
,
6-
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti takdirine
YER OLMADIĞINA,
7-
Kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359/3. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından
TARAFLARA TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/10/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe