T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: MERSİN 5. İŞ MAHKEMESİ
DAVACI :
K1 – N1 A1
VEKİLLERİ:
Av. K2 – A3
Av. K3 – A5
DAVALI :
F1 ÖZEL EĞİTİM HİZMETLERİ İNŞAAT GIDA TURİZM NAKLİYE SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -N2 A6
VEKİLİ:
Av. K4 – A8
DAVA :
Alacak (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
TARİHİ :
24/09/2020
YAZILDIĞI TARİH :
24/09/2020
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf başvurusu üzerine dosya dairemize gönderilmekle incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
A)DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ
Davacı dava dilekçesinde özetle; Davalı iş yerinde 01.12.2017-19.01.2018 tarihleri arasında çalıştığını, davalı işverenin daha uygun bir ücrete çalışacak başka bir öğretmen bulduklarını söyleyerek istifa etmesini talep ettiklerini, istifa etmek istememesi üzerine işten çıkarıldığını, performans düşüklüğü ve velilerin şikayetinin gerekçe gösterildiğini, 19.01.2018 tarihine kadar hiçbir velinin şikayetinin olmadığını ve bu iftirayı kabul etmediğini, arabulucuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, ücretinin ve ihbar tazminatının yatırıldığının ve alacaklı olmadığının söylendiğini, anlaşmalarında ücreti 1 yıl üzerinden olduğu için eksik verildiğini, işten ayrıldıktan sonra başka kurumlardan iş görüşmesi için arandığını ve görüştüğünü, ihtiyaçları olduğunu bilmesine rağmen, çalıştığı kurumla yaşadığı sorunlarından dolayı geri dönüş yapmadıklarını, maddi ve manevi zarara uğradığını, işten, sene içerisinde çıkarıldığı için başka iş de bulamadığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL bakiye ücret alacağının en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)DAVALININ CEVABININ ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinde davacının davayı niçin açtığının ve ne istediğinin anlaşılmadığını, bu bağlamda davanın reddinin gerektiğini, davacının davalı kurumda 08.12.2017-19.01.2018 tarihleri arasında çalıştığını, iki ayrı öğrenciye kötü ve kırıcı davranması neticesinde öğrenci velilerinin şikayetlerini bildirdiğini, ekteki tutanaklardan anlaşılacağı üzere K5 isimli öğrenci velisinin çocuğunun kolu çatladığı halde davacının dersten göndermediği ve ilgili yerlere bildirilmediği gerekçesiyle şikayette bulunduğunu, yine K6 isimli öğrenci velisinin davacının çocuğuna hakaret ettiğini ve çocuğun okula gelmek istemediğini yetkililere ilettiğini, davacının kurum içerisinde yarattığı huzursuzluk, devamsızlık ve disiplinsizliği nedeniyle işten çıkarıldığını, iş akdinin sonlandırılmasında davacının kusuru olmasına rağmen ihbar tazminatının ödendiğini ve davacının herhangi bir hak ve alacağının olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C)İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesi tarafından;
“Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
1-Net 17.733,27 TL bakiye ücret alacağının 1.000,00 TL’sine dava tarihi olan 26/04/2018 tarihinden, 16.733,27 TL’sine ıslah tarihi olan 14/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiştir.
D)İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece verilmiş kararın esasen ve usulen hatalı olduğunu, mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddi yönünde hüküm kurulmuşsa da yerel mahkeme tarafından davanın tamamının kabul edildiğini, dosya arasına sunulan deliller ve tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, işverenin haklı nedenle feshinin olduğunun göz önünde bulundurulmadığını, müvekkili firmaya ait okulda çalışan davacının öğrencilere kötü ve kırıcı davrandığının sabit olduğunu, bu halde yegane işi öğrencilerle ilgilenmek onları eğitmek olan davacının görevini layıkıyla yapmadığı sabitken mahkemece adeta dosyanın baştan savma bir kararla neticelendirildiğini, dosya arasına alınmış bir kök bir de ek bilirkişi raporunun mevcut olduğunu, mahkemece sadece kök rapora itibar edildiğini, dosya arasında bulunan SGK kayıtlarından davacının dava dışı F2 Özel eğitim grubunda 17.09.2018-11.12.2018 tarihleri arasında çalıştığını, yine davacının dilekçelerinde ikrar ettiği üzere 798,00 TL ihbar tazminatının müvekkilce ödendiğini, Türk Borçlar Kanununun 408 nci maddesi uyarınca indirim yapılmadığını ve davacının müvekkili firmadan herhangi bir alacağının olmadığını beyan ederek yerel mahkemece verilmiş kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
E)DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dairemizce istinaf incelemesi Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355 nci maddesi gereğince istinaf sebepleri ile bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılmıştır.
Dava, bakiye süre ücret alacağı istemine ilişkindir.
Davacınınbakiye süre ücret alacağına hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Bakiye süre ücretinin istenebilmesi için, iş sözleşmesinin haklı bir neden bulunmaksızın işverence feshedilmiş olması gerekir. İşverenin feshi 4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinde yazılı sağlık sebeplerine, ahlâk ve iyi niyet kuralları ile benzerlerine uymayan hallere veya zorlayıcı sebeplere dayanması halinde, sözleşmenin kalan süresine ait ücretler yönünden işçinin talep hakkı doğmaz.
Somut uyuşmazlıkta; davacının, davalıya ait özel öğretim kurumunda, belirli süreli iş sözleşmesi ile müzik öğretmeni olarak çalıştığı, Kuruma işveren tarafından verilen işten ayrılış bildirgesinde iş akdinin fesih sebebi olarak işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden fesih (kod 4) şeklinde bildirimde bulunulduğu, davacıya ihbar tazminatı ödendiği ve davalı işverenin iş akdini haklı sebeple feshettiğini ispatlayamadığının mahkemece kabulünün isabetli olduğu anlaşılmaklaKanun gereği sözleşme belirli süreli olduğundan, boşta geçen bakiye süre ücret alacağına karar verilmesi yerindedir.
Borçlar Kanununun 325 inci maddesine (6098 Sayılı TBK 408) göre işçinin, sözleşme kapsamındaki işi yapmaması sebebiyle tasarruf ettiği miktar ile diğer bir işten elde ettiği gelirleri veya kazanmaktan kasten feragat ettiği şeyler kalan süreye ait ücretler toplamından indirilmelidir.
Davacının iş akdi 19.01.2018 tarihinde işveren tarafından sözleşme süresi sona ermeden haksız olarak feshedilmiştir. Davacının hizmet cetveli incelendiğinde 17.09.2018-11.12.1018 tarihleri arasında dava dışı F2 şirketinde çalışmasının bulunduğu görülmüştür.
İşçiye belirli süreli iş sözleşmesinin varlığına rağmen ihbar tazminatı ödenmişse, bu tutarın, bakiye süre ücretinden hak kazanılan tutardan indirilmesi gerekir. Daha açık bir ifadeyle mahsup işlemi, bakiye süre ücretinden gerekli indirimler yapıldıktan sonra kalan tutar üzerinden gerçekleştirilmelidir.
Yerel mahkemece davacının bakiye süre ücretine hükümedilmesi yerinde isede; ek raporda hesaplandığı üzere dava dışı F2 şirketinden elde ettiği gelir ile ödenen ihbar tazminatının mahsup edilmesi, ayrıca davacının çalışmamakla tasarruf ettiği ve bilerek elde etmekten kaçındığı gelire ilişkin dosya durumu, bakiye süre dikkate alınarak hakkın özünü zedelemeyeceği düşünülen %30 oranında takdiri indirim yapılması gerekirken herhangi bir indirim yapılmaksızın bakiye süre ücretine hükmedilmiş olması isabetli bulunmamıştır. Yine kabule göre, davanın kabulüne karar verilmesine rağmen kararda kısmen kabulüne yazılması hatalı olmuştur. Davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Davacının, bilirkişi raporunda hesaplanan bakiye süre ücreti 17.733,27 TL’dir. Hak edilen bu ücretten davacının başka işten elde ettiği ücret olan 5.607,21 TL’nin mahsubu ile bulunan 12.126,06 TL’den %30 hakkaniyet indirimi yapıldığında elde edilen 8.488,24 TL’den ödenen 798,00 TL ihbar tazminatının da düşülmesi neticesinde davacının 7.690,24 TL alacağı olduğu anlaşılmıştır.
Buna göre, davalı vekilinin bakiye süre ücret alacağı indirimlerine ilişkin istinaf sebebi haklı görüldüğünden istinaf başvurusunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/b.2 maddesi gereğince kısmen kabulü ile kararın bu yönden düzeltilmek üzere kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir
HÜKÜM
1-Davalının ileri sürdüğü aşağıdaki bent haricindeki diğer istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden
ESASTAN
REDDİNE,
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/b.2 maddesi gereğince davalının bakiye süre ücret alacağı indirimlerine ilişkin
İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜ İLE, ilk derece mahkemesi kararının
KALDIRILMASINA,
3-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, a-Net 7.690,24 TL bakiye ücret alacağının 1.000,00 TL’sinin dava tarihi olan 26.04.2018 tarihinden, 6.690,24 TL’sinin ise ıslah tarihi olan 14.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-Alınması gerekli 525,32 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 35,90 TL ve ıslah ile alınan 303,00 TL harç toplamından oluşan 338,90 TL harcın mahsubu ile BAKİYE
186,42 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, c-Davacı tarafından peşin ve ıslah ile alınan 338,90 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, ç-Davacı tarafından yapılan 3 tebligat gideri 42,00 TL, 2 müzekkere gideri 13,00 TL, 2 Kep gideri 0,70 TL ve bilirkişi ücreti 450,00 TL olmak üzere toplam 505,70 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 219,30 TL’sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, d- Arabuluculuk gideri 280,00 TL ‘nin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, e-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 3.400,00 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, f-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 3.400,00 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, g-Taraflarca yatırılan ve harcanmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
4-Davalı tarafından peşin yatırılan istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
5-Davalı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 42,40 yargılama giderlerinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Kararın tebliği ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
8-İstinaf gider avansından arta kalanın karar kesinleştiğinde, talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362 nci maddesi uyarınca KESİN OLMAK üzere 24/09/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe