T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ADANA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
NUMARASI
: 2017/247 Esas – 2019/353Karar
DAVACI:K1
-N1
VEKİLİ : Av. K1
DAVALI:F1ODASI
VEKİLİ : Av. K2
DAVA KONUSU
: Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali
İSTİNAF TALEP TARİHİ
: 24/01/2020
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: 10/06/2022
KARARIN YAZIM TARİHİ
: 10/06/2022
Adana 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 01/10/2019 tarih ve 2017/247 Esas – 2019/353 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan istinaf karar incelemesinde;
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Davacının avukat olduğunu, taraflar arasında 16/02/2012 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi imzalandığını, davacı avukat tarafından, bu sözleşme kapsamında davalının kapatılmasına ve tüzel kişiliğinin sona erdirilmesine dair TZOB yönetim kurulu kararının iptali talepli olarak idari yargıda dava açıldığını, davanın kazanıldığını, davalının yeni yönetiminden, avukatlık ücret sözleşmesi kapsamında vekalet ücreti alacağının istendiğini, ancak ödeme yapılmadığını, bunun üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu beyan etmiş, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Davacı ile davalı kurum yetkilileri arasında yapılmış bir sözleşmenin bulunmadığını, davalı kurum tarafından davacıya bir yetki verilmediğini beyan etmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
Davanın REDDİNE, şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili 24/01/2020 tarihli istinaf dilekçesinde;
1-Yerel mahkemece verilen gerekçeli kararın asıl vekile tebliğ edilmesi gerekirken, yetki belgesi verilen vekile yapılmasının hatalı olduğunu,
2-Davalının taraf sıfatına sahip olmasının davacı idare mahkemesinde kazandığı dava sayesinde olduğunu, davaya konu avukatlık ücret sözleşmesinin bedeli de bu hizmet karşılığında olduğunu, yani davalının yaptığı hizmet karşılığında hukuki bir sonuç/menfaat elde ettiğini, tüzel kişilik kazandığını ancak bunun karşılığını ödemediğini,
3-Davalı odaya yeni yönetimin seçildiğini, ancak yeni yönetim ile önceki yönetim arasındaki husumetten kaynaklı olarak yapılan iş ve işlemleri yok saymaya çalışarak sorumluluktan kurtulmaya çalıştığını,
4-Yerel mahkemece, davacı olan müvekkilinin yükümlülüğünü yerine getirdiğinin tespiti ve sözleşmenin de davalıyı bağladığının sabit olduğu ortadayken davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verildiğini belirterek,
Sonuç itibariyle;Yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olarak verildiğinden mahkemenin kararının kaldırılmasını talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili 30/01/2020 tarihli istinafa cevap dilekçesinde;
Yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olarak verildiğini belirterek, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER :
İstinaf incelemesine esas;
Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava;
Vekalet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.
Adana 7. İcra Müdürlüğü’nün 2017/5036 E.sayılı takip dosyasının incelenmesinde;
Alacaklının K3, borçlunun F1 Odası Başkanlığı olduğu takibin ilamsız olduğu, takip miktarının 50.000,00 asıl, 47.694,44 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 97.694,44 TL olduğu, takip dayanağının 31/05/2012 başlangıç tarihli vekalet ücret sözleşmesi olduğu anlaşılmıştır.
16/02/2012 tarihli “Avukatlık ücret Sözleşmesi” nin incelenmesinde;
İş sahibinin F1 Odası, avukatın Av. K1 ve K3 olduğu, işin F1 Odasının kapatılması/tüzel kişiliğinin sona erdirilmesi halinde işlemin iptali için açılacak dava olduğu, iş bedelinin 50.000,00 TL olduğu, ücretin Ziraat odasının kapatıldığı veya tüzel kişiliğinin sona erdirilmesine ilişkin karar alındığı tarihte muaccel olacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin F1 Odası Başkanı K4, Yönetim Kurulu Üyesi K6, Av. K1 ve Meclis üyesi meclis katibi K5 tarafından imzalandığı anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi’nce davacının davasının reddine karar verildiği, gerekçeli kararın davacı vekili olarak Edirne Barosuna kayıtlı Av. K7’a 01/02/2020 tarihinde e-tebligat ile çıkarıldığı, buna ilişkin tebligat mazbatasından tebligatın 01/07/2020 tarihinde yapılmış olduğu, tebligatın çıkarıldığı vekilin 01/02/2020 tarihli dilekçe ile dosyayla ilgilisinin olmadığını, hak kaybı olmaması nedeniyle doğru vekiline tebligat çıkarılmasının talep edildiği, bunun üzerine davacı vekili K3’a gerekçeli kararın 13/01/2020 tarihinde kalemde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Ankara 8. İdare Mahkemesi’nin 2012/522 E. Sayılı dosyasının incelenmesinde;
Davacının F1 Odası, davalının Türkiye Ziraat Odaları Birliği olduğu, davacı vekilinin K3 olduğu, davanın odanın kapatılması işleminin iptali davası olduğu, davanın davacının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Ankara 8. İdare Mahkemesi’nin 2012/765 E. Sayılı dosyasının incelenmesinde;
Davacının K5, vekilinin Av. K3, davalının Türkiye Ziraat Odaları Birliği olduğu, davanın Adana Yüreğir İlçesi Ziraat odasının görevine son verilmesi ve kapatılması işleminin iptali olduğu, davanın kabulüne karar verilerek işlemin iptal edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
18/06/2019 havale tarihli bilirkişi raporuna göre;
Sözleşmenin geçerli ve davacının işi yaptığının kabulü halinde davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 50.000,00 TL asıl alacak ile talep bağlı kalınarak 47.694,44 TL işlemiş faiz alacağının olabileceğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
6964 sayılı Kanun’un 13/4 maddesi
“Oda bütçelerinden harcama, başkan veya başkan vekili ile oda genel sekreterinin, genel sekreterin bulunmadığı hallerde muhasip üyenin müşterek imzası ile yapılır” şeklindedir.
SOMUT OLAYDA;
Davacının avukat olduğu, davalı kurum ile davalı odanın bağlı bulunduğu Türkiye Ziraat Odaları Birliği tarafından odanın kapatılması veya tüzel kişiliğinin sona erdirilmesine yönelik alınması muhtemel olan işlemin iptali için 16/02/2012 tarihli “Avukatlık ücret Sözleşmesi”nin imzalandığı, odanın bağlı bulunduğu odalar birliği tarafından kapatılması üzerine işlemin iptali için davacı Avukat tarafından Ankara İdare Mahkemesine dava açıldığı, vekalet ücretinin ödenmemesi nedeniyle oda aleyhine icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı sabittir.
Davalı F1 Odası’ndan 16/02/2012 tarihi itibari ile odanın genel sekreterinin kim olduğunun sorulması üzerine gönderilen 22/10/2018 tarihli cevabi yazı kapsamında,sözleşmenin yapıldığı 16/02/2012 tarihi itibariyle yönetim kurulu başkanının K4, başkan vekilinin K8, muhasip üyenin K10, genel sekreterin ise K9 olduğu anlaşılmıştır.
İcra takibine dayanak 16/02/2012 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi ise o dönemde oda yönetim kurulu başkanı olan K4, yönetim kurulu üyesi K6 ve meclis üyesi ve meclis katibi sıfatıyla K5 tarafından imzalanmıştır.
Buna göre, odayı borçlandırıcı olan bu avukatlık ücret sözleşmesinde, müşterek imzası bulunması zorunlu olan genel sekreter (K9 veya muhasip üyenin(K10 imzasının bulunmadığı açıkça anlaşılmaktadır. Bu haliyle de borçlandırıcı işlemden odanın sorumlu tutulması mümkün görülmemiştir.
Belirtmek gerekir ki, sözleşmede imzası bulunan K6 ve K5’ın odayı borçlandırmaya hiç yetkileri olmadığından, K4’ın ise odayı borçlandırmaya tek başına yetkili olmadığından, yetkisiz temsil söz konusudur.
TBK’nın 46.
Maddesine göre de, yetkisiz temsil halinde, bu işlemin temsilciyi (davamızda davalı olan oda) bağlaması için, temsilci tarafından onanması gerekmektedir. Davamıza konu olayda ise
TBK’nın 46/2 maddesi kapsamında tamamlayıcı işlemler yapılmamış olup, davalı temsilci tarafından bir onama söz konusu değildir. Bu haliyle de davalı odanın sorumluluğuna gidilemeyeceği ortaya çıkmaktadır.
Ancak dosya kapsamı ile davacı tarafından Ziraat Odası üyesi K5 vekili olarak Ankara 8. İdare Mahkemesi’nin 2012/765 E. Sayılı dosyası ile Adana F1 Odasının görevine son verilmesi ve kapatılması işleminin iptali için dava açıldığı, ilgili idare mahkemesinin 11/04/2013 tarih ve 2013/667 K. Sayılı kararı ile Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin Odanın kapatılmasına ilişkin işleminin iptaline karar verildiği, bu karar üzerine odanın tüzel kişiliğini yeniden kazandığı, işlemin Odanın yararına bir işlem olduğu sabittir.
“Taraflar arasında geçerli bir sözleşme bulunmamaktadır. Yazılı sözleşme bulunmamasına rağmen yapılan iş davalı yararına olup davalı tarafından da kabul edilmiştir. Bu durumda davacı vekaletsiz işgörme hükümlerine göre iş bedelini isteyebilir. İşin yapıldığı tarihe göre uygulanması gereken 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun 410 ve izleyen hükümleri gereğince vekâletsiz iş görme halinde hizmet bedeli işin niteliği dikkate alınarak işin yapıldığı yılda geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenir. Takip edilen dava kurum işleminin iptali davasıdır. Dava değeri para ile ölçülemez. Bu nedenle davacının talep edebileceği iş bedeli işin yapıldığı 2013 yılındaki maktu vekalet ücretidir.
Faiz başlangıç tarihi yönünden ise; muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. (BK 101. madde) Daha önce ihtar çekilerek temerrüde düşürülmeyen borçlunun temerrüdü takip veya dava tarihinde gerçekleşir.
Davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin dosya içerisinde bilgi ve belge yoktur. Bu nedenle davacı işlemiş faiz talebinde bulunamaz.
Sonuç itibariyle; Davacı vekili istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun
353/1-b.2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden davanın kısmen kabulü ile davalı itirazının 2013 yılındaki maktu asgari ücret miktarı olan 1.320,00 TL üzerinden takibin devamına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda gerekçeleri açıklandığı üzere;
1-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.2 maddesi uyarınca davacı vekili İstinaf Başvurusunun Kabulü ile,
2-
Adana 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 01/10/2019 tarih ve 2017/247 Esas – 2019/353 Karar sayılı kararının
KALDIRILMASINA ve YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA
,
Davanın Kısmen Kabul, Kısmen Reddi ile ,
1-
Davanın, Adana 7. İcra Müdürlüğü’ nün 2017/5036 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 1.320,00 TL asıl alacak yönünden
İPTALİNE,
2-
Alacak likit olduğundan 1.320,00 TL asıl alacağın % 20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya
VERİLMESİNE, davacının fazlaya ilişkin talebinin
REDDİNE,
3-
Alınması gereken nispi karar harcı 90,16 TL’ nin, peşin alınan 1.668,40 TL’den mahsubu ile fazladan alınan 1.578,24 TL’nin talep halinde davacıya
İADESİNE,
4-
Davacı tarafından yatırılan 90,16 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya
VERİLMESİNE
,
5-
Davacı tarafından yapılan 356,50 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı dikkate alınarak 4,82 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye miktarın davacı üzerinde
BIRAKILMASINA
,
6-
Davacı vekille temsil edildiğinden AAÜT uyarınca kabul edilen miktar nazara alınarak 1.320,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya
VERİLMESİNE
,
7-
Davalı vekille temsil edildiğinden AAÜT uyarınca reddedilen miktar nazara alınarak 13.105,57 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya
VERİLMESİNE,
8-
Kullanılmayan gider ve delil avansının karar kesinleştiğinde HMK’nın 333’ncü maddesi gereğince taraflara
İADESİNE,
İstinaf incelenmesi yönünden;
1-
Davacı tarafından yatırılan 54,40-TL maktu istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya
İADESİNE
,
2-
Davacı tarafından yatırılan 148,60 TL istinaf kanunu yoluna başvurma harcının hazineye
İRAD KAYDINA,
3-
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, istinaf yoluna başvuran davacı lehine vekalet ücreti takdirine
YER OLMADIĞINA,
4-
Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 148,60 TL harç ve 54,50 TL Posta gideri olmak üzere toplam 203,10 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya
VERİLMESİNE
,
5-
Davalı tarafından istinaf aşamasında yatırılan ve kullanılmayan gider avansının ilk derece mahkemesincedavalıya
İADESİNE,
6
-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 359/4.maddesi uyarınca, kararın ilk derece Mahkemesi tarafından
TARAFLARA TEBLİĞİNE
,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 ve 362/1-a bendi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda
KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi 10/06/2022
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe