T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
Dörtyol 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACILAR :
1- K1 – N1 A1
2- K2 – N2 A2
3- K3 – N3 A2
4- K4 – N4 A2
VEKİLLERİ:
Av. K5 – A3ay
Av. K6 – A4
DAVACILAR:
5- K7 – N5 A5
6- K8 – N6 A1
7- K9 – N7
8- K10 – N8 A6
9- K11 – N9 A7
10- K12 – N10 A1
11- K13 – N11 A1
12- K14 – N12 A8
13- K15 – N13 A9
14- K16 – N14 A1
15- K17 – N15 A1
VEKİLLERİ
:
Av. K6 – A4
Av. K5 – A10
DAVALI :
T.C.D.D. İşletmesi Genel Müdürlüğü – A11
VEKİLİ:
Av. K18 – A12
DAVA
:
Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
20/10/2020
Dörtyol 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 12/04/2019 tarih ve 2018/554 Esas ve 2019/257 Kararsayılı kararına yönelik olarak davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili K9’in eşi; K17, K1, K16, K13’in babası; K12 ve K1’nin çocuğu; K14, K11, K3, K2, K10, K7, K4 ve K15’ın kardeşi olan K19’ın 23/12/2014 tarihinde Erzin ilçesi, A13 mevkii, Hemzemin geçidinde K20 idaresindeki trenin araca sağ taraftan çarpması sonucunda meydana gelen kazada vefat ettiğini, Dörtyol 2. ASHM’nin 2016/190 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, bu dosyada müteveffaya % 75 oranında kusur verildiğini, verilen kararın Gaziantep BAM 17. H.D.’nin 2017/2219 Esas sayılı dosyadan kaldırıldığını, manevi tazminat yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğini, müvekkillerinin müteveffanın ölümü sonucu çok büyük elem ve üzüntü duyduğunu beyan ederek müvekkili K9 için 20.000,00 TL; K17, K1, K16, K13 için 10.000,00’er TL; K12 ve K1 için 7.500,00’er TL; K14, K11, K3, K2, K10, K7, K4 ve K15 için 3.000,00’er TL manevi tazminatı talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; yargı yolu, görev ve husumet itirazında bulunmuş, müteveffanın % 75 kusurlu olduğunu bildirmiş ve manevi tazminat taleplerinin faiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacı K9 için 12.000,00 TL, müteveffanın kızları K17 için 5.000,00 TL, K8 için 5.000,00 TL, K16 için 7.000,00 TL, K13 için 7.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, müteveffanın babası davacı K12 için 3.000,00 TL, annesi K1 için 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, müteveffanın kardeşleri K14 için 1.000,00 TL, K11 için 1.000,00 TL, K3 için 1.000,00 TL, K2 için 1.000,00 TL, K10 için 1.000,00 TL, K7 için 1.000,00 TL, K4 için 1.000,00 TL, K15 için 1.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekilinin süresi içerisinde vermiş olduğu istinaf dilekçesi ile; çok düşük manevi tazminata hükmedildiğini, davacıların ihtiyari dava arkadaşı olduğunun görüldüğünü, işin esasında birden fazla davanın olduğunun bariz olduğunu, bu sebeple de esasen birden fazla davanın olduğunun göz ardı edilmeyip her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir iken yerel mahkemece tüm davacılar için ortak bir vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kabule göre her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre kendisini vekille temsil ettiren davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru görülmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin süresi içerisinde vermiş olduğu istinaf dilekçesi ile; davanın mahiyeti itibariyle hizmet kusuruna dayandığından bu davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gereken davanın Ticaret mahkemesinde görülmesinin hatalı olduğunu, husumet itirazlarının olduğunu, manevi tazminat davasında zamanaşımı süresinin geçtiğini, müvekkili kuruluşa atfedilebilecek bir kusur olmadığını, müterafik kusurun dikkate alınması gerektiğini, manevi tazminata niteliği gereği faiz yürütülmesinin mümkün olmadığını, faizin dava tarihinden itibaren istenebileceğini, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49, 50, 53/1-3 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, destekten yoksun kalınmasına ilişkin açılan manevi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın kısman kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ve davalı T.C.D.D. vekili istinaf etmiştir.
Davalı vekilinin, yargı yolu, görevli mahkeme, husumet, zamanaşımı, hükme esas alınan, faiz, kusur raporu ile teselsül hükümlerinin uygulansanıa yönelik yapılan istinaf incelemesinde; 2918 sayılı KTK 110 md.si gereği adli yargını görev alanı içinde ve görevli asliye hukuk mahkemesinde olmak üzere,
”
Demiryolu Hemzemin Geçitlerinde Alınacak Tedbirler ve Uygulama Esasları Hakkında Yönetmeliğin 5/1. Maddesinde
” demiryolu hemzemin geçitleri ile yaklaşım yollarının, yönetmelikte belirtilen şartlara uygun şekilde yapımının sorumluluğu karayolunun bağlı olduğu kurum ve kuruluşlara verilmiş ise de; 3. Bendinde ”
Hemzemin geçitlerin bakımı – onarımı ve işletilmeleri ile ilgili sorumluluğun, geçitten sorumlu kurum veya kuruluş nam ve hesabına davalı TCDD Genel Müdürlüğüne verilmiş olmasına,
” hemzemin geçitle ilgisi olan tüm kurumların, sorumluluğu bulunan kurumun bu sorumluluğunu doğru ve tam olarak yerine getirdiğinden emin olmasının zorunlu bulunmasına, bu nedenlerle davalı idareye husumet yöneltilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, zamanaşımı süresi içinde, kusur yönünden hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunun oluşa ve yasaya uygun olup, ayrıntılı, gerekçeli ve denetlemeye elverişli bulunmasına, davanın trafik kazası nedeniyle meydana gelen ölümden dolayı manevi tazminat istemine ilişkin olması nedeniyle KTK’nun 88. ve TBK’nun 163. maddesi uyarınca davacının davasını teselsül hükümlerine göre açmasına, ödediği zararın tamamının davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmesine, müteselsil sorumlulukta kural olarak borçlulardan her birinin borcun tamamından sorumlu olmasına, kusurun paylaştırıldığı durumlarda zarar görenin isterse tüm zarar sorumluları hakkında dava açabileceği gibi sadece bunlardan birisinden de zararın tamamını isteyebilmesine karar verilmesi yerinde görülmüştür.
Taraf vekillerinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik yapılan istinaf incelemesinde;
6098 TBK’nın 56/2. maddesi hükmüne göre
“Ağır bedens el zarar veya ölüm hâlinde, zarar g örenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”
Aynı Yasanın 51.maddesinde de
“Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda 23.12.2014 tarihinde meydana gelen trafik-tren kazasında davacıların murisine çarpması neticesinde vefat ettiği, alınan kusur raporlarına göre trafik-tren kazasının meydana gelmesinde davalı TCCD Genel Müdürlüğünün % 25 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacıların ölene yakınlıkları, davacıların ve ölenin yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın yeterli olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacılar vekili ve davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı vekilinin hükmedilen vekalet ücretine yönelik yapılan istinaf incelemesinde;
Her bir davacı tarafından talep edilen manevi tazminat talepleri için davacılar arasında HMK 57 ve 58. md.leri gereği ihtiyari dava arkadaşlığı vardır. İhtiyari dava arkadaşlığında davalar birbirinden bağımsızdır. Buna bağlı olarak, iş bu uyuşmazlıkta her bir davalı yönünden talep edilen manevi tazminat ayrı ayrı uyuşmazlıklardır.
Yapılması gereken öncelikle, yukarıdaki açıklama gereği her bir davacı yönünden manevi tazminat hükümdeki gibi belirlenmeli ve yine her bir davacı yönünden ayrı ayrı hüküm kurulan hükümde kabul edilen kısım için A.A.Ü.T. 10 ve 13 md. birlikte değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı görülmüş, davacılar vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
Söz konusu manevi tazminat talepleri yönünden aleyhe hükmedilen vekalet ücretleri için mahkemece yanılgı bir değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olmasının hatalı olduğu kanaatine varılmakla davacı tarafın istinaf kanun yolu başvurusunun, duruşma yapılmadan, bu yönüyle kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun
ESASTAN REDDİNE,
-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun
KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Dörtyol 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 12/04/2019 tarih ve 2018/554 Esas ve 2019/257 Karar sayılı kararının
KALDIRILMASINA
,
2-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
3-Davacı K9 için 12.000,00 TL, müteveffanın kızları K17 için 5.000,00 TL, K8 için 5.000,00 TL, K16 için 7.000,00 TL, K13 için 7.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-Müteveffanın babası davacı K12 için 3.000,00 TL, annesi K1 için 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktedavalıdan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
5-Müteveffanın kardeşleri K14 için 1.000,00 TL, K11 için 1.000,00 TL, K3 için 1.000,00 TL, K2 için 1.000,00 TL, K10 için 1.000,00 TL, K7 için 1.000,00 TL, K4 için 1.000,00 TL, K15 için 1.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktedavalıdan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Vekalet ücreti yönünden:
6-Davacı K8 kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
7-Davacı K9 kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
8-Davacı K17 kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
9-Davacı K16 kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
10-Davacı K13 kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
11-Davacı K14 kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
12-Davacı K11 kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
13-Davacı K3 kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
14-Davacı K10 kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
15-Davacı K7 kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
16-Davacı K4 kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
17-Davacı K15 kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
18-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 5.740,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine,
Harç yönünden:
19-Alınması gerekli 3.077,36 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
Yargılama gideri yönünden:
20-Davacı tarafça yapılan 495,74 TL yargılama giderinin red-kabul oranına göre 250,37 TL’sinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
21-HMK’nın333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,
İstinaf giderleri yönünden;
22-Davacı ve davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
23
–
İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
24-Davacı tarafından yapılan 34,00 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
25-Davalıtarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
26-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK’nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri yetmiş iki bin yetmiş (72.070,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.20/10/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe