Adana BAM, 5. HD., E. 2018/2117 K. 2019/1221 T. 7.11.2019

İlgili TBK madde: TBK Madde 301

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :

ADANA 4. SULH HUKUK MAHKEMESİ

DAVACI:

K1
– N1

VEKİLİ:

Av. K2

DAVALI:

K3

VEKİLİ:

Av. K4

DAVANIN KONUSU :

İTİRAZIN İPTALİ
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN
DAVALI
:

K3
VEKİLİ
:

Av. K4

TALEP KONUSU :

Mahkeme Kararının Kaldırılması

KARAR YAZIM TARİHİ :

07/11/2019
Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 26/04/2014 tarih ve 2014/1562 Esas 2018/674 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :

Müvekkilinin davalıya ait tarlanın kirasını ödediğini ancak davalının tarlayı teslim etmediğini, bu sebeple davalı adına Adana 9. İcra Müdürlüğünün 2014/9980 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığının davalının itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, davalının yaptığı itirazın iptali ile alacağın yasal faizi ile tespit ve tahsilini, icra takibinin devamını, davalı tarafın haksız itirazı nedeniyle %20 kötü niyet tazminatı ile yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:

Açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacı tarafın tarla kirası ödemesi yaptığını ancak tarlanın teslim edilmediğini beyan ettiğini ancak davacı tarafından 14/11/2013 tarihinden dava tarihine kadar herhangi bir ihtarname veya tarla teslimine yönelik bir talebin olmadığını, davacının dava dışı K5 ile birlikte tarlayı kullandıklarını, ancak karpuz ekiminden zarar edilmesi nedeniyle 3. Kişi ile ektiği ve hasılatta zarar etmesi nedeniyle müvekkili aleyhine haksız ve mesnetsiz olarak takip başlattığı ve bu davayı açtığını, davacının kötü niyetli olması nedeniyel davacı aleyhine dava değerinin %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :

Davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.

DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında müvekkili olan K3’in yeminli olarak dinlendiği hususuna yer verilmediğini, beyanında kira sözleşmesini K1’nın eşi ile yaptığını hatta noter sözleşmesinde K1’nın eşi ile gittiklerini ifade ettiğini, kira sözleşmelerinde önemli olan hususun noterlik huzurunda yapılan kira sözleşmesinde yazan tarafları olduğunu, ödemenin bir başkası adına herkes tarafından yapılabilen bir işlem olduğunu, cevap dilekçelerinde belirttikleri hususlar ve tanık anlatımlarının hiçbir şekilde göz önünde bulundurulmadığını, itirazlarının haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiğini, kira sözleşmesi gereğince tarlayı kiralayan kiracının K6 olduğunu kira sözleşmesinin 2013-2014 yıllarına ait ÇKS kaydını sunması gerektiğini, mahkemenin bu konuda talebi kabul etmediğini, davacı tarafından 12.11.2013 tarihinden dava tarihine kadar herhangi bir ihtarname ya da tarla teslimine yönelik bir zararın karşılanmak adına kötü niyetli olarak bu davayı açtıklarını, davacının dava tarihine kadar müvekkiline yönelik bir talepte bulunmamasının ihtarname göndermemesinin ve ürünün hasılatından sonra müvekkilinden talepte bulunmasının davacının hukuki zeminde bulunmadığının açık kanıtı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilerek vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

İstinaf dilekçesine cevap veren davacı vekili dilekçesinde özetle;

İlk derece mahkemesinin lehlerine olan yönleri itibariyle usul ve yasaya uygun olduğunu, takibe konu borca haksız şekilde itiraz edildiğini, ilk derece mahkemesi tarafından bilirkişi incelemesi yapılarak ve delillerin objektif bir şekilde değerlendirilmesiyle lehe ve usul ve yasaya uygun hüküm kurulduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER :

Yazılı beyanlar Adana 9. İcra Dairesinin 2014/9980 Esas sayılı icra takip dosyası, Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/350 Esas sayılı dava dosyası fotokopisi, bilirkişi raporu, tapu kayıtları ve tüm dosya kapsamı.

DEĞERLENDİRME-GEREKÇE:

Dava, kira sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
Davacı vekili, taraflar arasında davalıya ait tarlanın davacıya kiralanması konusunda anlaşma yapıldığını, müvekkilinin 14/11/2013 tarihinde davalıya 55.000,00 TL kira bedeli gönderdiğini, ancak davalının taşınmazı teslim etmediği gibi kira bedelini de iade etmediğini, başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu iddia ederek, itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, dava dilekçesinde talebin yeterince açıklanmadığını, davacının 14/11/2013 tarihinden dava tarihine kadar herhangi bir ihtarname ya da tarlanın teslimine yönelik talep iletmediğini, Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/350 Esas sayılı dosyasında tanık K5’ın davacı ile ortak olarak tarlaya karpuz ektiklerini beyan ettiği, karpuz ürününün para etmemesi nedeniyle davacının ödediği kira bedelini müvekkilinden tahsil etmeye çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı vekili 26/01/2016 tarihli duruşmada, kira sözleşmesinin davacının eşi olan K6 ile yapıldığını, davayı ise K1’nın açtığını, husumet itirazında bulunduklarını beyan etmiştir.

İlk derece mahkemesince davalı tarafın husumet itirazının reddine, davanın kısmen kabulü ile takibin 55.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.

Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/350 Esas sayılı dosyasının eldeki dosyada bulunan evraklarının incelenmesinde; müşteki (eldeki davada davalı) K3 tarafından (eldeki davada dava dışı) K7, K5, K8 ve K9 aleyhine hakkı olmayan yere tecavüz suçlamasıyla şikayette bulunulduğu, müştekinin (eldeki davada davalı) ifadesinde 21/11/2013 tarihinde şüpheliler (eldeki davada dava dışı) K7, K5 ve K8’nın tarlayı K10’dan iki yıllığına kiraladıklarını iddia ederek, tarla da hak iddia ettiklerini beyan ettiği anlaşılmaktadır. Bu dosyada alınan ifadelere ve tapu kaydına göre; dava konusu tarlanın dava dışı K10’ya aitken dava dışı K11’a satıldığı, K11 tarafından K10’ya 2006 – 2016 yılları arasında 10 yıl süre ile kiralandığı, K10’nın taşınmazı alt kira şeklinde dava dışı K7’a kiraladığı, K8 ve K5’ın ise K7’ın ortakları olduğu, K11’ın tarlayı 16/06/2006 tarihinde dava dışı F1 Otomotiv Ltd.Şti. ‘ne sattığı, şirketin borcu nedeniyle taşınmazın icra kanalıyla satışa çıkarıldığı, davalı K3 tarafından 22/10/2012 tarihinde ihale ile satın alındığı anlaşılmaktadır.

Davalı K3 tarafından Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/62 Esas 2014/449 Karar sayılı dosyasında (eldeki davada dava dışı) K7 aleyhine el atmanın önlenmesi davası açtığı, davalı K7’ın 22/11/2013 tarihinde kira sözleşmesini ileri sürerek taşınmaza müdahalede bulunduğunu iddia ettiği, yargılama sırasında taşınmazın boşaltılması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.

TBK’nın 301. maddesinde “Kiraya veren, kiralananı kararlaştırılan tarihte, sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür. Bu hüküm, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı aleyhine değiştirilemez; diğer kira sözleşmelerinde ise, kiracı aleyhine genel işlem koşulları yoluyla bu hükme aykırı düzenleme yapılamaz.” şeklinde düzenleme mevcuttur.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalının cevap dilekçesinde davacı K1 ile akdi ilişkisinin bulunmadığına dair bir itiraz ileri sürmediği, aksine davacının tarlanın teslimi konusunda ihtar göndermediğinin savunulduğu, bu haliyle kira sözleşmesinin davacı K1 ile yapılmış olduğunun benimsendiği, kaldı ki kira bedelinin de davalıya K1 tarafından gönderildiği, taraflar arasındaki kira ilişkisinin 12/11/2013 tarihinde başladığının tarafların kabulünde olduğu, davalı tarafında 14/02/2014 tarihinde açılan el atmanın önlenmesi davasında 22/11/2013 tarihinde taşınmaza dava dışı kişilerce el atıldığının bizzat davalı K3 tarafından beyan edildiği, yine Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/350 Esas sayılı dosyasında dava konusu taşınmazın dava dışı eski malik K10 tarafından dava dışı kişilere kiralandığının anlaşıldığı, buna göre TBK’nın 301. maddesindeki teslim yükümlülüğünün davalı tarafından yerine getirilemediği anlaşıldığından;

İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalının istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM:

1-
Davalının İstinaf Başvurusu’nun
HMK 353/1-b-1 md.si gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken istinaf karar harcı olan 3.757,05 TL harçtan, peşin alınan 500,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.257,05 TL harcın davalıdan alınmasına,

3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,

4-
Kararın tebliği, harç vb. işlemlerin
6100 Sayılı HMK’nın 302/5 ve 359/3 md. uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.’nın 362/1-a maddesi gereğince
KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.07/11/2019

  • İlk yayınlanma tarihi: 30 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!