T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/220 – 2025/382
T.C.
ADANA
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/220
KARAR NO : 2025/382
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : … (…)
ÜYE : … (…)
ÜYE : … (…)
KATİP : … (…)
MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/10/2024
NUMARASI : 2024/360 Esas, 2024/765 Karar
DAVACI : …
VEKİLLERİ : Av. … – Seyhan/ ADANA
Av. … – Seyhan/ ADANA
Av. … – Seyhan/ ADANA
DAVALI : 1- … – Konak/ İZMİR
VEKİLİ : Av. … –
DAVALI : 2- … ŞİRKETİ –
VEKİLİ : Av. … – Sarıyer/ İSTANBUL
DAVALI : 3- … – ÜMRANİYE/İSTANBUL
DAVA : Hasar Bedelinden Kaynaklanan Tazminat
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/02/2025
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.10.2024 tarih ve 2024/360 Esas, 2024/765 Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03/03/2021 tarihinde davacı kurumun motorlu araçlar kuvvesinde kayıtlı … plaka sayıli araç ile …’ın sevk ve idaresindeki … plaka sayılı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada … plaka sayılı araçta yaptırılan hasar tespitinde 65.993,62 TL masraf çıktığını, davalılardan … kusurlu ve zararı diğer davalı sigorta şirketleri ile birlikte tazmin etmesi gerektiğini, aracın sigorta şirketi olan … A.Ş. tarafından 17.963,32 TL hasar tazminatı ödendiğini, 22/09/2022 tarihinde ise … A.Ş. tarafından 3.231,00 TL daha yatırıldığını, geriye ödenmesi gereken 46.338,51 TL zarar miktari kaldığını, davanın kabulü ile bakiye 46.338,51 TL zararın kaza tarihi olan 03/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminine, tespit dosyasından yapılan masrafın dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; gerçekleşen kazada müvekkil …’ın herhangi bir kusurunun olmadığını, düzenlenen kaza tespit tutanağı hatalı düzenlendiğini, gerçekleşen kazada … plakalı araç sürücüsü, KTK 57/1-b-6 ve 51/1-a kurallarını ihlali sebebiyle %100 kusurlu olup müvekkil …’ın herhangi bir kural ihlali söz konusu olmadığını, bu hususu destekleyen kolluk beyanlarının dikkate alınması gerektiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; yasaya göre haksız eylem nedeniyle tazminat isteme veya tazminat davası açma hakkının, zarar görenin zararı ve haksız eylemi işleyen ile tazminat sorumlularını öğrendiği günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrayacağını, zarara uğrayan kamu veya özel hukuk tüzel kişisi ise yasa veya tüzük hükümleri uyarınca dava açma kararı vermeye yetkili organca öğrenilmesi gerekeceğini, kamu tüzel kişileri ve kuruluşlarında da dava açmaya yetkili makamın zararı öğrenmesi gerekeceğini, kamu kuruluşlarında da dava açmaya yetkili makamın zararını öğrenmesi gerekeceğini, kamu kuruluşlarında zararın genellikle müfettişler ve görevliler aracılığı ile saptanacağını, fakat dava açmaya yetkili makamın soruşturmayı yapan müfettiş değil müfettişin raporunu verdiği yetkili makam olduğunu, bazı işlemlerin yetkili makamın önünden geçerler ve onların olurlarıyla tamamlanacağını, dava açmaya yetkili makamın önünde bu şekilde tazminat davası açmayı gerektirecek işlemin geçtiği günün zamanaşımı işlemeye başlayacağını, dolasıyla yerel mahkemece yeterli araştırma yapılmadan ve belirtilen nedenler dikkate alınmadan dosyanın karar çıkarıldığını, kararın bozulması gerektiğinden karara karşı istinaf incelemesi talep ettiklerini belirtmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava: davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın sebep olduğu trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen hasar bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olup karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davaya konu olayda, 03/03/2021 tarihinde davacının maliki olduğu araç ile davalı … idaresindeki aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının aracının hasar gördüğü, karşı aracın davalı … Şirketi nezdinde ZMSS poliçesinin bulunduğu, davacının eldeki davayı açmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı, davalılardan … şirketinin davacıya 22/09/2022 tarihinde 17.963,32 TL ile 3.231,00 TL ödeme yaptığı, ancak davacının zararı tam karşılanmadığından 07/04/2023 tarihinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
2918 sayılı KTK’nın 85, 88 ve 91. maddeleri uyarınca zarara sebep olan karşı aracın sürücüsü ve maliki (araç işleteni) olan eldeki davanın davalıları ile söz konusu aracın ZMSS poliçesini düzenleyen sigorta şirketinin davacının kazadaki hasar gören aracın hasarından kaynaklanan maddi zararından müteselsilen sorumlu oldukları görülmektedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, zaman aşımının dolup dolmadığı konusundadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, “Zamanaşımının kesilmesi” başlıklı 154. maddesinde “Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir:
1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse.
2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa.” hükmünü amirdir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 18.09.2013 gün ve 2013/15-169 E., 2013/1365 K. sayılı ilamında “BK m. 133/1 (TBK 154/1)’e göre borçlunun borcunu kabul ettiğini gösteren, borcun kısmen ödenmesi, güvence verilmesi gibi fiiller bizzat borçlu tarafından veya onun onayı ile üçüncü şahıs tarafından yapıldığı takdirde zamanaşımı kesilir. Üçüncü şahsın, borçlunun bilgisi dışında alacaklıya ödemede bulunması zamanaşımını kesmez.” yönünde görüş bildirmiştir.
2918 sayılı Kanun’un 109. maddesinde “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır.” hükmü bulunmaktadır.
Yine TBK’nın 155/1.maddesinde “Zaman aşımı müteselsil borçlulardan veya bölünemeyen borçlulardan birine karşı kesilince, diğerlerine karşı da kesilmiş olur.” hükmü düzenlenmiştir.
Sonuç itibariyle yukarıdaki hükümlere göre; davalılardan Ray Sigortanın, 22/09/2022 yılında yaptığı kısmi ödeme ile 2 yıllık zamanaşımının kesileceği, zamanaşımının müteselsil borçlulardan veya bölünemeyen borcun borçlularından birine karşı kesilince, diğerlerine karşı da kesilmiş olacağı, zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir sürenin işlemeye başlayacağı, davanın 07/04/2023 tarihinde açılmış olması sebebiyle zaman aşımının dolmadığı açıktır.
Kabule göre ayrıca eldeki dava kamu kurumunun açtığı dava olduğuna göre zamanaşımı, kamu kurumlarında dava açmaya emir vermeye yetkili makamın verilen zararı ve failini öğrenme ve verdiği olur tarihi tarihinden itibaren başlar. Bu kapsamda dava açmaya emir vermeye yetkili makamın olur tarihi araştırılarak ve kesin olarak tespit edilecek bu tarih esas alınarak talebin zaman aşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi gerekirken hiç bir araştırma yapmadan karar verilmiş olması hatalıdır.
HMK’nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince zamanaşımı süresi dolmadığından esasa girilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma yapıldığı, bu nedenle HMK’ nın 353/1-a-6. bendine göre davanın esasıyla ilgili olarak gereken delillerin toplanmadığı anlaşıldığından açıklanan nedenlere dayalı davacı vekilinin istinaf taleplerinin, HMK’nın 353/1-a maddesi uyarınca kabulüyle kararın kaldırılarak dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK’nın 353/1.a.4,6 maddesi gereğince KABULÜ İLE,
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.10.2024 tarih ve 2024/360 Esas, 2024/765 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Yukarıda belirtilen sebeplerle eksiklikler tamamlanarak davanın yeniden görülüp karar verilmesi için dosyanın yerel Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,
5-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-HMK’nın 359/3. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
7-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK’nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK’nın 36/5.fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.18/02/2025
… … … …
Başkan … Üye … Üye … Katip …
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe