T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
DAVACI :
K1
-T.C.N1-A1
VEKİLİ:Av.
K2
– A2
DAVALI :
K3
-T.C.N2-A3
DAVA :
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
YAZIM TARİHİ :11/11/2020
Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 07/03/2019 tarih, 2018/110 Esas, 2019/99 Karar sayılı kararıaleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİANIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının Silifke İcra Müdürlüğü’nün 2017/5508 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın borcu ödememeye yönelik ve kötü niyetli olduğunu, davalının davacıya ait F1 Perakende Gıda Maddeleri Ticaret Şirketine 08/07/2017 tarih 21226 seri no’lu 2.708,61.TL, 11/07/2017 tarih 21235 seri no’lu 1.954,26.TL, 18/07/2017 tarih 21304 seri no’lu 4.377,47.TL, 22/07/2017 tarih 21318 seri no’lu 2.066,44.TL, 25/07/2017 tarih 21328 seri no’lu 2.464,08.TL, 05/08/2017 tarih 21417 seri no’lu 3.502,60.TL olmak üzere toplamda 17.073,46.TL tutarındaki irsaliyeli fatura karşılığı toptan gıda alış verişlerini yaptığını, fakat bu alışverişlerin bedelini davacının tüm iyi niyet ve çabalarına rağmen ödemediğini, bu fatura örneklerinin davalıya 26.10.2017 tarihinde iadeli taahhütlü olarak teslim edilmiş olmasına rağmen, yasal süre olan 8 gün içerisinde faturaya itiraz etmediğini, dolayısıyla fatura içeriğini kabul ettiğini, faturaya itirazın faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılması gerektiğini, sekiz günlük sürenin hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi olmadığını, fakat ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşıdığını, sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olduğunu, usulüne uygun olarak kendisine gönderilen faturaya zamanında itiraz etmemiş olan borçlu İzzet Koyuncu’nun bu fatura içeriğinin doğru olmadığını belge ile ispat etmek zorunda olduğunu, tek başına ‘borcum yoktur’ demesinin borcunun yokluğunu ıspata yetmediğini ve kötü niyetli ve borcunu ödememeye yönelik bir itiraz olduğunu, her ne kadar davalı İzzet Koyuncu’nun herhangi bir borcu olmadığını iddia etmiş ise de borcu olmadığına ya da borcunu ödediğine dair hiç bir belge ibraz edemediğini, bu nedenlerle usul ve esas bakımından yersiz itirazlarının reddine, davanın kabulüne borca haksız itiraz eden borçlu aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğ edildiği, davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 07/03/2019 tarih, 2018/110 Esas, 2019/99 Karar sayılı kararı ile; dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, uyuşmazlığa konu icra dosyasına sunulan faturaların içeriğinde yazılı ürün – malların, davalı-borçlu tarafça teslim alındığına dair bir imzanın olmadığı gibi bu ürün – malların, davalı-borçluya teslim edildiğine dair başkaca bir yazılı belgenin de davacı-alacaklı tarafça dosyaya sunulamadığı, ayrıca icra takibine konu faturaların açık fatura niteliğinde de olmadığı anlaşıldığından, davacı-alacaklı tarafça, uyuşmazlığa konu ürün – malların, davalı-borçluya teslimi ve alacak ilişkisi ispatlanamadığından davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davacı vekili istinaf talebi ile; davalının, davacı müvekkiline ait Hüseyin Dölek F1 Perakende Gıda Maddeleri Ticaret firmasından toplam 17.073,46.TL tutarındaki fatura karşılığı toptan gıda alış verişlerini yapmış, fakat bu alışverişlerin bedelini ödemediğini, bu faturaların davalıya iadeli taahhütlü olarak teslim edildiği fakat yasal süre olan 8 gün içerisinde faturaya itiraz edilmediğini dolayısıyla fatura içeriğinin kabul edilmiş olduğunu, takip konusu faturaların her birinin alacaklı müvekkilinin muhasebe defterlerine işlendiğini, dava dilekçesinde hem müvekkilinin hem de davalının ticari defterlerinin bu konuda incelenmesini talep etmiş olmalarına rağmen mahkemece ticari defterlerin incelenmediğini, davalının herhangi bir borcu olmadığını iddia etmiş, bir takım dekontlar sunmuş ise de taraflar arasında sürekli bir ticaret olduğu için bu dekontların icra takibine konu olan faturalara karşılık ödemelere ait olduğunu ispat edemediğini, takibe konu faturalar üzerinde teslim alan imzası bulunmaması nedeniyle mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de faturalar üzerinde davalıya ait şirket kaşesi bulunduğunu, söz konusu kaşe ve içeriğindeki bilgilerin kanıt niteliğinde olduğunu, mahkemece bu kaşelerin varlığının dikkate alınmadığını, bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/110 Esas, 2019/99Karar sayılı dosyası.
Silifke İcra Müdürlüğü’nün 2017/5508 Esas sayılı dosyası.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava hukuki niteliği itibarıyla ” İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)” davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalıdan alacaklı olduğunu, icra takibi başlattıklarını, takibe haksız itiraz edildiğini, itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiği, ilk derece mahkemesince yapılan açık yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği ve iş bu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin istinaf sebepleri bakımından icra takibine konu edilen faturalara konu malın davalıya teslim edilip edilmediği ve borcun ödenip ödenmediği noktasındadır.
Davalının 31.05.2018 tarihli celsede faturaya konu borçları ödediği savunmasında bulunduğu anlaşılmakla bu savunma ile davalı fatura konusu malları teslim aldığını ve borcu kabul ettiği anlaşılmış olup çözümlenmesi gereken sorun davalının borcu ödeyip ödemediği noktasındadır.
İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporuna göre davalının davacı hesabına çeşitli defalar gönderilmek üzere toplam 29.295,00.TL yatırdığı belirtilmiştir.
Dava konusu faturaların 08.07.2017, 11.07.2017, 15.07.2017, 22.07.2017, 25.07.2017 ve 05.08.2015 tarihli faturalar oldukları, davalı tarafından ilk fatura tarihinden sonra davacı hesabına 11.07.2017 tarihinde 2.300,00.TL, 11.07.2017 tarihinde 2.300,00.TL, 31.07.2017 tarihinde 2.850,00.TL, 07.08.2017 tarihinde 690,00.TL, 14.08.2017 tarihinde 1.990,00.TL olmak üzere toplam 10.130,00.TL para gönderdiği anlaşılmıştır.
TBK’nun 102/1 maddesi uyarınca havale dekontunda bir açıklama yok ise mevcut borç için yapıldığının kabulünün gerektiği, davalı tarafından yapılan söz konusu havalelerin başka bir borç nedeniyle yapıldığının davacı tarafından iddia ve ispat edilmediği tüm bu nedenlerle davalı tarafından havale ile davacıya yapılan ödemeler düşüldükten sonra bakiye alacak miktarının 6.943,49.TL olduğu anlaşılarak ilk derece mahkemesince bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddi kararının doğru olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde kurulması uygun görülmüştür.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun
KABULÜNE,
2-
Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 07/03/2019 tarih, 2018/110 Esas, 2019/99 Karar sayılı kararının usul ve esas yönünden yasaya uygun bulunmaması nedeniyle
KALDIRILMASINA,
HMK. 353/1-b-3 maddesi gereğince
YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,
3-DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;
a)-
Silifke İcra Müdürlüğü’nün 2017/5508 Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 6.943,49.TL alacak yönünden
İPTALİ ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA
Kabul edilen asıl alacak miktarı olan 6.943,49.TL üzerinden davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilerek 1.388,69.TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Fazlaya ilişkin talebin
REDDİNE,
b)-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 474,30.TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 291,58.TL harcın mahsubu ile bakiye
182,72.TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
c)-
6100 sayılı HMK.nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 35,90.TL başvurma harcı ve 291,58.TL peşin harç olmak üzere toplam 327,48.TL harç nedeniyle yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
d)-
6100 sayılı HMK.nun 326/2 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 84,00.TL tebligat gideri, 36,00.TL müzekkere gideri, 54,00.TL talimat gideri ve 350,00.TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 524,00.TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 213,10.TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
e)-
6100 sayılı HMK’nın 330 maddesi gereğince davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan
3.400,00.TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
f)-
6100 sayılı HMK’nın 330 maddesi gereğince davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen dava değeri üzerinden hesaplanan
3.400,00.TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
İstinaf yargılaması yönünden;
4
–
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacıdan peşin alınan 44,40.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,
5-
6100 sayılı HMK’nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 121,30.TL istinaf başvuru harcı, 37,00.TL tebligat gideri ve 27,38.TL posta gideri olmak üzere toplam 185,68.TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6
–
6100 sayılı HMK’nun 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine
YER OLMADIĞINA,
4
-6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince
İADESİNE
,
5-
6100 sayılı HMK’nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/3 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK’nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 72.070,00.TL’nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere 11/11/2020 tarihinde karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe