T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
DAVACI : K2 – N1
VEKİLİ : Av. K3
[16233-32688-74700] UETSDAVALI : K4 – -N2
A2
DAVANIN KONUSU : İtirazın Kaldırılması Ve Tahliye
Mersin 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 19/12/2019 tarih ve 2019/632 Esas 2019/748 Karar sayılı mahkeme kararının süresi içinde istinaf yolu ile tetkiki davalı K4 tarafından istenmesi üzerine dosya dairemize gönderilmekle dava dosyası için düzenlenen inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
DAVA:Davacı K2 Vekili dava dilekçesinde özetle;
Davalının müvekkilinin taşınmazında (dükkanında) kiracı olarak bulunduğunu, söz konusu dükkanın 01/05/2019 tarihinde davalıya kiralandığını, ancak davalının kira bedelini ve apartman aidatını ödememesi, aidatın davacıdan tahsil edilmesi üzerine borçlu hakkında Mersin 5. İcra Müdürlüğü’nün 2019/12304 Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattıklarını, takipte kira sözleşmesinin dayanak belge olarak sunulduğunu ve ödenmeyen kira alacakları ve davalının ödemesi gerekmesine rağmen ödemediği için davacıdan tahsil edilen aidat borcunun talep edildiğini, davalının ise takip başlatıldıktan, ancak ödeme emri tebliğ edilmeden önce bir kısım ödemeler yaptığını belirterek kısmi itirazda bulunduğunu, davalı tarafından taahhütnamedeki imzaya itiraz edilmeyerek takibe itiraz edildiğini, davalının taahhütnameyi baskı altında imzaladığını iddia ettiğini ancak, mesnetsiz iddiasını ispata yarar delil sunulmadığını beyan ederek, icra takibinin devamına ve akabinde borçlunun kiralanan taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; kira ödemesinin yarısı olan 2.000,00-TL’yi icra takibi yapılmadan ödediğini, tahliye ile ilgili olarak da 01/05/2020 tarihine kadar sözleşmesinin devam ettiğini, tahliye taahhüdünü baskılar nedeniyle imzaladığını, beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI;
Mahkemece, davacı tarafça tahliye taahhüdünün yasal süresi içinde takibe konu edildiği, davalının gerek itiraz dilekçesinde gerekse yargılama aşamasında kiracılık ilişkisine ve dayanak taahhütnamedeki imzaya açıkça itiraz etmediği, sözleşmenin yenilendiğine dair yazılı bir belge de ibraz etmediği belirtilerek, davanın kabülü ile Mersin 5. İcra Müdürlüğünün 2019/12304 esas sayılı takip dosyasında davalı/borçlunun itirazının kaldırılmasına, takibin devamına, tahliyeye ilişkin davanın kabülü ile davalının A1 adresinden tahliyesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı K4 dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, herhangi bir icra işlemi yapılmadan önce kira ödemesinin büyük bir kısmının yapıldığını, bu durumun davacı tarafından da kabul edildiğini, ödemenin yapılmış olması nedeniyle Mersin 5. İcra Müdürlüğüne yapılan itirazının da kabul edildiğini ve takibin durdurulduğunu, yerel mahkemece taşınmazın tahliyesine karar verildiğini ancak davacı ile aralarındaki kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin 01.05.2019 olduğunu, kira sözleşmesinin süresinin 1 yıl olduğunu, davacı ile aralarındaki kira sözleşmesinin 01.05.2019 tarihinde sona ereceğini, henüz bu süre bitmeden baskı ve tehdit ile tahliye taahhütnamesi imzalatıldığını, verilen tahliye taahhüdünün hatalı olduğunu, halen oturmakta olduğu taşınmazın tahliyesine ilişkin olarak iradesi dışında imzalatılan taahhütnamenin hükme esas alınmasının açıkça esas ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı K2 Vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığını, davalının istinafa başvuru süresini kaçırdığını, yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın kesinleştiğini, davalının istinaf başvurusunda esasa ilişkin açıklamaların yersiz olduğunu, davalının kira bedelini ve apartman aidatını ödememesi, aidatın müvekkilinden tahsil edilmesi sebebiyle Mersin 5. İcra Müdürlüğü 2019/12305 Esas Sayılı dosya ve Mersin 1. İcra Müdürlüğü 2019/12516 Esas Sayılı dosyaları ile takip başlatıldığını, davalının takip başlatıldıktan sonra ödeme emri tebliğ edilmeden önce kısmi ödemede bulunduğunu, davalının taahhütnamedeki imzaya itiraz etmediğini, ödemelerini süresinde yapmadığını, yapılan ödemelerin ise kısmi ödeme olduğunu, davalının taahhütnameyi baskı altında imzaladığını iddia ettiğini, ancak bu mesnetsiz iddiasını ispata yarar delil sunamadığını beyan ederek, davacı tarafın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Taşınmazın 30.09.2019 tarihinde tahliye edileceğine dair 26.08.2019 tarihli ,yazılı tahliye taaahhüdüne dayalı (örnek 14) takipte borçlunun tahliyesi talep edilmiş olup örnek 14 tahliye emrinin 24.10.2019 tarihinde borçluya tebliğ edilmesi üzerine borçlu 31.10.2018 tarihinde UYAP’a taranan dilekçesi ile itiraz etmiştir. İtiraz dilekçesinde özetle, kira süresinin henüz dolmadığını, 01.05.2020 tarihinde dolacağını, kira akdinin 1 yıllık yapıldığını, tahliye taaahhüdünü baskı altında imzaladığını zira kira süresi devam ederken tahliye taahhütnamesini imzalaması için sebep olmadığını, kira süresinin aylık kararlaştırılmadığını beyan etmiştir. İtiraz dilekçesi ekindede kira sözleşmesini sunmuştur.
Bunun üzerine alacaklı vekilince 15.11.2019 tarihinde icra mahkemesine başvurularak, özetle borçlu hakkında kira ve aidat alacağı için Mersin 5. İcra Müdürlüğü’nün 2019/12305 E. ve Mersin 1. İcra Müdürlüğü’nün 2019/12516 E. sayılı dosyalarıyla takip başlattıklarını, aynı zamanda iş bu davaya konu Mersin 5. İcra Müdürlüğü’nün 2019/12304 E. sayılı dosyası ile de takip başlattıklarını, davalının taahhütnamedeki imzaya itiraz etmediğini, kira ve aidat borcunu ödemediğini, taahhütnamenin baskı ile alındığına dair savcılığa şikayette bulunulmadığını, taahhütnamedeki imzaya itiraz edilmediği için İİK.nun 68. maddesi gereğince itirazın kaldırılması gerektiğini, beyan ederek itirazın kaldırılmasına ve borçlunun taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince itirazın kaldırılmasına ve tahliyeye karar verilmesi üzerine borçlu tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davalının süre tutum dilekçesi 30.12.2019 tarihinde UYAP’a tarandığından istinaf başvurusu süresindedir.
“Konut ve çatılı işyeri niteliğinde olmayan taşınmazla ilgili , süreli ve yazılı kira sözleşmesinin bulunması halinde
YA DA konut ve çatılı iş yeri niteliğindeki bir taşınmazla ilgili geçerli yazılı tahliye taaahüdü varsa ; kiralayan, kiracıya karşı icra dairesinde ilamsız tahliye takibi yapabilir. Takip talebinde , yazılı kira sözleşmesinin
VEYA tahliye taahhüdünün aslı veya onaylı örneğini eklemesi gerekir.”(Yargıtay Üyesi Mahmut Coşkun Açıklamalı İçtihatlı İİK. C:4 syf; 4591)
Y.6. HD.nin 29.01.2007 tarih ve 11993-434 E.K. sayılı emsal içtihadında belirtildiği üzere ;”Kira sözleşmesinin bir yıl süreli olması ve bu sürenin henüz dolmamış olması taahhüdü geçersiz kılmaz. Sözleşme yapıldıktan sonra tarafların bir araya gelerek süre dolmadan da kiralananın tahliyesi için anlaşmaları mümkündür.”
Davalı istinaf dilekçesinde, kira ödemesinin büyük bir kısmının yapıldığını, taahhütnamenin baskı ve tehditle alındığını iddia etmiş ise de , davalı gerek itiraz dilekçesinde gerekse yargılama aşamasında kiracılık ilişkisine ve dayanak taahhütnamedeki imza ve tarihlere açıkça itiraz etmemiştir. Bu durumda taşınmazda kiracı olduğu anlaşılan davalının sözleşme süresi içerisinde ve herhangi bir tarihte tahliye taahhüdü vermesinde bir usulsüzlük yoktur. Y.6. HD.nin 12.6.2007 tarih ve 5643E.7472 K. sayılı emsal içtihadında özetle ; “Davalı Borçlar Kanununun 31.maddesi gereğince hata, hile veya ikrah nedeniyle tahliye taahhüdünün iptali için bir dava açmadığına göre soyut iddiasına değer verilemez.” denilmiştir. Bu durumda somut olayda borçlu TBK.nun 37. maddesine dayalı tahliye taahhüdünün iptali davası açtığını iddia ve ispat etmediğinden anılan baskı ,tehdit iddialarına itibar edilemez. Tahliye taahhüdüne dayalı takip başlatıldığından kısmi ödeme de tahliyeye engel olmaz.
Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararı isabetlidir.
Dairemizce yapılan değerlendirmeler neticesinde; HMK.nın 355.maddesine göre istinaf incelemesinin dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılabileceği, ancak kamu düzenine aykırılık görülmesi halinde bu hususun resen nazara alınabileceği, somut olayda dosya kapsamı, mevcut delil durumu dikkate alındığında, mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükümde kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediği anlaşıldığından, davalının istinaf başvurusunun HMK.nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının Mersin 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2019/632 E. 2019/748 K. sayılı kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 59,30 TL istinaf karar harcından peşin alınan 54,40 TL’nin mahsubu ile bakiye 4,90 TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan 24,50TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-HMK.nun 333. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana İADESİNE,
5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda İİK’nın 364/1 maddesi uyarınca
KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 23/09/2021
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe