T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
DAVACI BORÇLU : K1 – -N1
VEKİLİ : Av. K2
DAVALI ALACAKLILAR : 1-K3 – N2
2-K4 – N3
3-K5 – N4
4-K6 – N5
5-K7 – N6
6-K8 – N7
7-K9 – N8
8-K10 – N9
9-K11 – N10
10-K12 – N11
11-K13 – N12
12-K14 – N13
13-K15 – N14
14-K16 – N15
15-K17 – N16
16-K18 – N17
17-K19 – N18
VEKİLİ : Av. K20 – [N19] UETS
DAVANIN KONUSU : İhalenin Feshi
Hatay İcra Hukuk Mahkemesi’nin 09/07/2020 tarih 2020/100 esas 2020/347 karar sayılı mahkeme kararının süresi içinde istinaf yolu ile tetkiki davacı vekili tarafından istenmesi üzerine dosya dairemize gönderilmekle dava dosyası için düzenlenen inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
DAVA: Davacı borçlu dava dilekçesinde özetle;
Hatay İcra Dairesi’nin 2014/41158 esas sayılı dosyasından 08/04/2016 günü 301 ada 1 parsel, 6 parsel, 12 parsel sayılı sayılı taşınmazların satışının Yargıtayda olan bir kararın sonucunun beklenmeden yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek ihalenin feshinekarar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; şikayetin süresinde yapılmaması sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini,bahse konu icra takibine dayanak Hatay 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/392 esas 2012/480 karar sayılı ilamının kesinleştiğini, 17/10/2012 tarihinde Hatay 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/392 esas sayılı dosyasında tescil yapılması hususunda müzekkere yapıldığını, kararın kesinleşmesinin ardından davacının Hatay 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/136 esas sayılı dosyası ile yargılamanın yenilenmesi davası açtığını, yargılamanın yenilenmesine konu dava kesinleşmemiş olsa yargılamanın yenilenmesinin istenemeyeceğini, yargılanmanın yenilenmesine ilişkin davanın reddedildiğini, red kararının davacı tarafından kararın bozulması istemiyle temyiz edilerek dosyanın yargıtaya gittiğini ve hükmün onandığını, ardından davacının karar düzeltme talebinde bulunmuş ise de karar düzeltme talebinin de reddedildiğini beyan ederek öncelikle davanın hak düşürücü süre sebebiyle reddine, yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece İİK.nun 134/2. maddesi hükmüne göre ihalenin feshinin, ihale tarihinden itibaren 1 yıl içinde istenmesi gerektiği, ihalenin 08/04/2016 tarihinde gerçekleştiği ve ihalenin feshi istemine yönelik şikayetin ise 13/02/2020 tarihinde yapıldığı şikayetin süresinde olmadığı anlaşılmakla şikayetin süreden reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılar vekilinin icraya konan kararı kendi vekili ile yargıtaydan bozma geldiği halde kesinleşmiş gibi hileli işlemlerle icra işlemlerini başlattıklarını, davalılar ve vekillerinin hile yaparak Hatay 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’ni yanılttıklarını, icra dairesini de yanılttıklarını, her iki avukat hakkında da tazminat davası açtığını, davalının süre itirazında bulunmadığını, hile ile alınan karar ile satış yapılamayacağını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Uyuşmazlık, ilamların icrası yoluyla takipte taşınmaz ihalesinin feshi talebine ilişkindir.
Hatay İcra Dairesinin 2012/9313 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklılar K12, K15, K14, K9, K19, K5, K16, K4, K10, K17, K3, K18, K8, K7, K13, K11, K6 tarafından borçlu K1 hakkında 16/11/2012 tarihinde ilamlı takip yoluyla 28.313,11 TL’nin tahsili için takip başlatıldığı anlaşılmıştır.
Davacı 01/12/2016 tarihinde yapılan ihalenin feshini 13/02/2020 tarihinde yedi günlük süreden sonra talep edilmiştir.
İİK’nun 134/2. maddesinde; “İhalenin feshini, Borçlar Kanunu’nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yoluyla ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, ihalenin feshini isteme süresi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 281. maddesindeki (mülga 818 sayılı BK.’nun 226.maddesi) yazılı sebepler de dahil olmak üzere yedi gündür. Anılan süre hak düşürücü nitelikte olup, icra mahkemesi tarafından re’sen nazara alınmalıdır. Aynı maddenin 6. fıkrasında ise; “Satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet müddeti ıttıla tarihinden başlar. Şu kadar ki, bu müddet ihaleden itibaren bir seneyi geçemez” düzenlemesi yer almaktadır.
Açık yasa hükmü uyarınca ihalenin feshi, kural olarak ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde istenebilir. Ancak, kendisine satış ilanı tebliği gerekip de satış ilanı tebliğ edilmeyen veya usulsüz tebliğ edilen ilgili açısından şikayet süresi ihaleyi öğrendiği tarihten başlar.
İhalenin 1 yıllık şikayet süresinden sonra açıldığı anlaşıldığından ihalenin feshi şikayetinin süresinde yapılmadığından reddine dair verilen kararda hukuka aykırı yön bulunmamaktadır.
Yukarıda belirtilen nedenlerle; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı ve hükümde kamu düzenine aykırılık da bulunmadığı anlaşıldığından davacı ve vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı ve vekilinin Hatay İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2020/100 esas 2020/347 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
İstinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
İstinaf yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların istinaf yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına,
HMK’nın 333. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Kararın mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda İİK’nun 365/1-3 maddesi uyarınca
KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe