T.C.
ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : OSMANİYE İCRA HUKUK MAHKEMESİ
DAVACI : K1 – -N1
VEKİLİ : Av. K2- [N2] UETS
DAVALI : F1 ÖZEL SAĞLIK HİZMETLERİ LİMİTED ŞİRKETİ-
VEKİLİ : Av. K3- [N3] UETS
DAVANIN KONUSU : İtirazın Kaldırılması Ve Tahliye
Osmaniye İcra Hukuk Mahkemesi’nin 20.01.2022 tarih 2021/353 esas 2022/45 karar sayılı mahkeme kararının süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine işin gereği görüşülüp düşünüldü:
DAVA: Davacı
K1 vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkilinin Osmaniye 2. İcra Müdürlüğünün 2009/4850 esas sayılı dosyasından yapılan taşınmaz satışına iştirak ederek Osmaniye ili A1 Mah. 310 Ada, 87 Parsel sayılı taşınmazı satın aldığını, satış yapılan dosyada kira tespiti talebinde bulunduklarını, müdürlüğün kira bedelini tespit ettiğini, ancak, icra mahkemesince, ihalesi yapılan taşınmazın kira bedelinin icra müdürlüğünce tespit edilemeyeceği gerekçesiyle icra müdürlüğünün kira bedeli tespiti işleminin iptaline karar verildiğini, sonrasında Osmaniye 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/33 D. İş sayılı kararıyla kira bedeli tespiti yaptırdıklarını, ihale yapılan dosyadan davalıya tahliye emri gönderildiğini, davalının tahliye emrine yönelik şikayetinin reddedildiğini, kararın istinaf edilmesi üzerine ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve tahliye emrinin iptaline karar verildiğini, bu nedenle davalı aleyhine Osmaniye 1. İcra Dairesinin 2021/4296 esas sayılı dosyasıyla kira alacağının tahsili ve tahliye istemiyle ilamsız takip yaptıklarını, davalının takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 2021/819-870 esas ve karar sayılı ilamı ve Yargıtay onamasıyla kira ilişkisinin kurulduğunu, davalı borçlunun kira miktarına açıkça itiraz etmediğini belirterek davalının itirazının kaldırılmasına, takibin devamına ve davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
İtirazın kaldırılması ve itirazın iptali davaları hakkında genel bilgi verildikten sonra, ihale yapılan dosyadan gönderilen tahliye emrinin iptaline karar verildiğinden bu davanın reddinin gerektiğini, davacının mülkiyet hakkının ihtilaflı olduğunu, Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/360 esas sayılı dosyasıyla davacının müvekkili aleyhine el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebiyle dava açtığını, müvekkilinin de davacıya karşı taşınmaza yapılan masraf ve bakım bedellerinin ödenmesi için karşı dava açtığını, kira bedelinin belirlenmesine ilişkin Sulh Hukuk Mahkemesi kararının kaldırıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Davacı tarafından yazılı kira sözleşmesi sunulmadığı, sözlü kira sözleşmesinin varlığından da bahsedilmediği, davalı tarafından kira ilişkisi bulunduğu iddiasının reddedildiği, uyuşmazlığın genel mahkemelerde hallinin gerektiği, icra mahkemesinin açılan davayı görmekte yetkili ve görevli olmadığı, taraflar arasında tapu iptal ve tescil davasıyla el atmanın önlenmesi ve ecri misil davaların açıldığı ve açılan davaların halen derdest olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Davalı borçlunun kira ilişkisini kabul ettiğinin, yüksek mahkeme tutanaklarıyla ve başka dava dosyalarındaki savunmaları ve beyanlarıyla sabit olduğunu, örneğin Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/360 esas sayılı dosyasında borçlunun kira ilişkini kabul ettiğini, hatta kiracı olarak fazla masraf yaptığını belirterek karşı dava açtığını, taraflar arasındaki kira ilişkisinin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 2021/819-870 esas ve karar sayılı ilamı ve Yargıtay onamasıyla kurulduğunu, davalının ikrarını içeren mahkeme kararlarının İİK’nun 68.maddesi anlamında belge olduğunu, mahkeme içi ikrarın başka davada kesin delil teşkil ettiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;
Takibin belgeye dayanmaması nedeniyle bu davanın icra mahkemesinde görülemeyeceğini belirterek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Uyuşmazlık, itirazın kaldırılması ve tahliye talebine ilişkindir.
Osmaniye 1. İcra Müdürlüğünün 2021/4296 E sayılı dosyası incelendiğinde; Davacı alacaklı tarafından Adana BAM 10. Hukuk Dairesinin 2021/819 Es. 2021/870 Kararı ile Osmaniye 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/33 D.İş dosyasına dayanılarak 06/01/2019-06/07/2021 tarihleri arasında işleyen 1.100.800,00 TL miktarlı kira alacağının tahsili için davalı aleyhine haciz ve tahliye istemiyle ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin 05/08/2021 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, davanın 11/09/2021 tarihinde açıldığı görülmüştür.
İİK’nun 269 ve devamı maddelerine göre, icra takibi yapılabilmesi için, icra takibinin adi kira ve hasılat kirasına dayanması gerekir.
TBK’nun 1.maddesine göre, sözleşmeler tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur.
Kira sözleşmesinin kurulması herhangi bir şekil şartına bağlanmadığından yazılı veya sözlü bir irade beyanıyla kurulabilir.
Somut olayda, icra takibinin yazılı veya sözlü bir kira sözleşmesine dayanmadığı, dava dilekçesinde, kira ilişkisinin yargı kararıyla kurulduğu belirtilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere, kira sözleşmesinin, tarafların iradelerinin karşılıklı birbirlerine uygun olarak açıklanmasıyla kurulabileceği, yine, davacı istinaf dilekçesinde, Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/360 esas sayılı dosyasına verilen cevap dilekçesinde kira ilişkisinin kabul edildiğini ileri sürmüş ise de, anılan davanın dava dilekçesinde (eldeki davanın da davacısı olan) davacı tarafından kira ilişkisi reddedilerek davalının (borçlunun) “hiç bir hakka dayanmadan taşınmazı işgal eden” olarak nitelendirildiği, ayrıca, genel mahkemedeki bu davanın içinde açılan karşılık davaya verilen cevap dilekçesinde, davalının önceki malikle yapıldığını belirttiği kira sözleşmelerinin sahte olduğunun ileri sürdüğü, bu durumda tarafların iradelerinin karşılıklı birbirlerine uygun olarak açıklanmasıyla kurulmuş bir kira sözleşmesinden bahsedilemeyeceği anlaşıldığından davacı vekilinin bildirdiği istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Dairemizce yapılan değerlendirmeler neticesinde; HMK.nın 355.maddesine göre istinaf incelemesinin dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılabileceği, ancak kamu düzenine aykırılık görülmesi halinde bu hususun resen nazara alınabileceği, somut olayda dosya kapsamı, mevcut delil durumu dikkate alındığında, mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükümde kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediği anlaşıldığından, davacı alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin Osmaniye İcra Hukuk Mahkemesi’nin 20.01.2022 tarih 2021/353 esas 2022/45 karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL’nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye GELİR KAYDINA,
3-İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, istinaf eden üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kararın taraflara TEBLİĞİNE,
5-HMK.nun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının talep halinde yatırana İADESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK’nın 361 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 02.01.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe