Sözleşme tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıyla kurulduğundan, bir kimsenin sözleşmeyle borç altına girip girmediği imzayı hangi sıfatla attığına bakılarak belirlenir; sözleşmedeki edimi aracı sıfatıyla değil satıcı sıfatıyla imzalayan kişi, o edimi bizzat taahhüt etmiş ve yükümlülük altına girmiş sayılır.
Detaylı özeti gör
Davacı, davalı ile imzaladığı 22.02.2018 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesinde dükkanın 30.06.2018 tarihine kadar bitirilip eksiksiz teslim edileceğinin taahhüt edildiğini, eksikliklerin giderilmemesi yüzünden taşınmazı kiraya veremediğini ileri sürerek şimdilik 2.157,80 TL istemiştir. Davalı, sözleşmenin resmî şekilde yapılmadığını, kendisinin malik değil yalnızca emlak komisyoncusu olduğunu savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazı satanın dava dışı önceki malik olduğu ve davalının satışa yalnızca aracılık ettiği gerekçesiyle davayı pasif husumet yokluğundan usulden reddetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Özel Dairenin bozması üzerine İlk Derece Mahkemesi direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davalının sözleşmeyi kendi kaşesi üzerine satıcı sıfatıyla imzaladığını ve tapu devrinin gerçekleşmesiyle adi yazılı sözleşmenin geçerli sayılacağını belirterek direnme kararını oy çokluğu ile bozmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe