Adana BAM, 5. HD., E. 2018/2118 K. 2020/861 T. 21.10.2020

İlgili TBK madde: TBK Madde 183

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :

SİLİFKE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVACI:

K1
– N1

VEKİLİ:

Av. K2

DAVALI:

K3
– N2A1

DAVANIN KONUSU :

MENFİ TESPİT
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN
DAVALI
:

K3

TALEP KONUSU :

Mahkeme Kararının Kaldırılması

İSTİNAF KARAR TARİHİ :

23/10/2020

KARAR YAZIM TARİHİ :

23/10/2020
Silifke 2. Asliye HukukMahkemesi’nin 08/05/2018 tarih ve 2017/819 Esas 2018/327 sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalının istinaf başvurusu Adana Bölge Adliye Mahkemesi’nin 9. Hukuk Dairesi’nin 25/09/2018 tarih 2018/972 Esas 2018/628 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dairemize gönderilmekle;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :

Davacı hakkında Silifke İcra Müdürlüğünün 2017/3539 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibin hiçbir belge ve dayanak olmaksızın yapıldığını, davacının tebligattan haberi olmaması nedeniyle itiraz edilmediğini beyanla davacının borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:

Davacının kimsesizliğinden faydalanarak elindeki herşeyi aldığını, yapılan takibin kesinleştiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :

İlk derece mahkemesince; davanın kabulüne, davacının Silifke İcra Müdürlüğünün 2017/3539 esas sayılı icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.

DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Dava dosyasında ispat yükünün davayı açan davacıda olduğunu, davacının davasını ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, her iki tarafın tanıklarının dinlenmediği, Mahkemece taraflara yemin hakkının hatırlatılmadığı, eksik inceleme ile verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER :

Yazılı beyanlar, Silifke İcra Müdürlüğü’nün 2017/3539 Esas sayılı icra takip dosyası ve tüm dosya kapsamı.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

İstinaf incelemesi
HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
6098 sayılı Borçlar Kanunu 183. maddesi “Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü kişiye devredebilir” hükmünü öngörmektedir. Alacağın temliki ile artık borçlu, yeni alacaklıya karşı ifa yükümlülüğü altına girmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Tam temlikte alacağın aslı ve fer’ileri temlik alana geçmekte olup, alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar. Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur.

Somut olayda; davalı alacaklı K4 tarafından davacı aleyhine Silifke İcra Müdürlüğünün 2017/3539 takip sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinde; davalı alacaklı, icra takibinden sonra takibe dayanak alacağı Silifke 3. Noterliğine ait 27/11/2017 tarih ve 9267 yevmiye numaralı “Alacağın Devri” sözleşmesi ile dava dışı K5 isimli kişiye temlik ettiği, buna ilişkin belgenin icra dosyasına sunulduğu, eldeki davanın temlikten kısa bir süre sonra 01/12/2017 tarihinde açıldığı, dava tarihi itibarı ile davalının alacağı temlik etmekle husumet ehliyetinin kalmadığı, dava konusu alacağın devredilmesi nedeni ile taraf sıfatı kalmayan kimse huzuru ile yargılamaya devam edilip karar verilemeyeceği, temlik alan, temlik edilen alacağı devreden davalı yerine geçmiş olduğundan temlik alan K5’a menfi tespit davasına konu alacak yönünden devralan davalı olarak tebliğ yapılıp taraf teşkilinin tamamlanması ve eğer bir alacak varsa devredilen alacak için devredilen kişi hakkında hüküm kurulması gerekir.

Her ne kadar dosya kapsamından alacağı temlik alan ile temlik eden davacı vekilinin aynı kişi olduğu anlaşılsa da mahkemece, karar başlığında devredilen kişinin gösterilmemesi ve hakkında hüküm kurulmamasının doğru olmadığı anlaşılmakla menfi tespit davasında alacağı temlik alan K5’ın davaya dahil edilerek usulüne uygun taraf teşkili sağlandıktan ve var ise delilleri toplandıktan sonra bir karar verilmesi gerektiği,
Açıklanan nedenlerle; Mahkemece deliller toplanmadan ve eksik inceleme ile karar verilmiş olması nedeniyle, mahkeme kararının HMK.’nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca esası incelenmeden kararın kaldırılmasına dairaşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 08/05/2018 tarih ve 2017/819 Esas 2018/327 sayılı kararının
Esası İncelenmeden
KALDIRILMASINA,

2-Dosyanın, gerekçede bahsedilen eksiklikler giderilerek, deliller toplanarak davanın yeniden görülüp, yeni bir karar verilmesi için mahkemesine
İADESİNE,

3-İstinaf başvurusu sırasında peşin alınan 512,16 TL istinaf karar harcının, talep halinde istinaf talebinde bulunana
İADESİNE,

4-İstinaf talebi sırasında alınan İstinaf başvuru harcı ve diğer istinaf giderlerinin yargılama masrafı olarak İlk Derece Mahkemesince değerlendirilmesine,

5-
Kararın tebliği, harç vb. hususların 6100 Sayılı HMK’nın 359/3 md. uyarınca
İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.’nın 353/1-a maddesi gereğince
KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.21/10/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 30 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!