T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
DÖRTYOL 2. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ :
19/09/2018
NUMARASI :
2016/33 -2018/150E.K.
DAVACI:
K1
– N1 T.C. Nolu
VEKİLİ:
Av. K2- A1
DAVALI:
F1
MAKİNE DEMİR ÇELİK MAMULLERİ TURİZM İNŞAAT İTHALAT SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ. – A2
VEKİLİ:
Av. K3- A3
DAVANIN KONUSU :
Alacak (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ :07/11/2019
KARAR YAZIM TARİHİ :08/11/2019
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı iş yerinde 25/10/2010 tarihinden 31/10/2016 tarihine kadar işçi olarak kesintisiz çalıştığını, müvekkilin müvekkilin iş akdinin istifa iradesi olmaksızın sonlandırıldığı ancak müvekkile alacaklarının ve tazminatlarının ödenmediğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla alacaklarının davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :”
1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,KISMEN REDDİNE,
2-Davacınınihbar tazminatı talebinin reddine,
3-Davacının yıllık izin alacağınınkabulü ile; net 3.515.00 TL’nin dava tarihi olan 22/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının bakiye ücret alacağının talebinin kabulü ile; net 1.850,00 TL’nin dava tarihi olan 22/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacının fazla çalışma alacağının kısmen kabulü ile; net 1.625,93 TL’nin dava tarihi olan 22/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
” şeklindedir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı F1 Makine demir vekili istinaf dilekçesinde; Bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, fazla mesai ücretleri alacağından takdiri hakkaniyet indirimin yapılmamasının haksız olduğunu, davacıya yıllık izin ücreti alacağının ödendiği banka dekontu ile sabit iken yıllık izin alacağı hesaplanırken bu hususun dikkate alınmamasının haksız olduğunu, davacının tüm ücret alacaklarının ödendiğini, davacıya ödendiği ortada olan ve davacının da zimnen kabul etmiş olduğu avans ödemelerinin mahsup edilmemesinin haksız olduğunu beyan ederek verilen kararın yıllık izin, ücret alacağı ve fazla mesai alacakları yönünden bozulmasını davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Şeklinde istinaf sebeplerine dayanmıştır.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Yerel Mahkemece ihbar tazminatı talepleri ile fazla mesai alacağı taleplerinin kısmen reddine karar verildiğini, yerel Mahkemenin kısmen red kararının usul ve yasaya uygun olmadığını, kararın kaldırılarak tüm talepleri yönünden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Şeklinde istinaf sebeplerine dayanmıştır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dairemizce istinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılmıştır.
Dava ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti ve ücret alacakları tahsiline ilişkindir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 132, 190.,4857 Sayılı İş Kanununun 17, 19. 20 / 2. 120 ve geçici 1/2. Maddeleri yollaması ile 1475 Sayılı İş Kanununun 14. ve 14/11.ve 4857 Sayılı İş Kanunun 32 maddeleri gereğince iş akdinin haklı yada geçerli bir nedenle feshedildiğinin ispat yükü işveren üzerindedir. İşverence dosyaya sunulan 18.10.2016 tarihli istifa dilekçesi, tanık beyanları dikkate alınarak davacının iş akdini kendisi feshettiği anlaşılmakla mahkemeninihbar tazminatı talebinin reddine ilişkin kurduğu hüküm yerindedir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 141, 119/1-e, 194 ve 319 maddeleri, dava ve cevap dilekçelerinde tüm vakıaların bildirilmesi gerektiğini, karşı yanın muvafakati olmaksızın iddia ve savunmaların genişletilemeyeceğini, iddiaların somutlaştırılması gereğini ve basit yargılama usulünde iddianın ve savunmanın genişletilmesi yasağının davanın açılmasıyla ve cevap dilekçesinin verilmesiyle başlayacağını düzenlemektedir.
6098 Sayılı Borçlar Kanununun 139.maddesinde İki kişinin, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu olmaları halinde, her iki borç muaccel ise her birinin alacağını borcuyla takas edebileceği, alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebileceği, zamanaşımına uğramış bir alacağın takasının ancak takas edilebileceği anda henüz zamanaşımına uğramamış olması koşuluyla ileri sürülebileceği bildirilmiştir.” Davalının, dava dayanağı olayı ve borcun varlığını inkâr etmeden, borçlu bulunduğu edimi, özel bir sebebe dayanarak yerine getirmekten kaçınmasına imkân veren hakka defi denir. Defiler, dava dilekçesine cevap verilirken ileri sürülmelidir. Aksi halde, davalı “savunmanın genişletilmesi yasağı” ile karşılaşabilir.
Somut uyuşmazlıkta ; SGK kayıtları, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre davacının davalı işyerinde25.10.2010-31.10.2016 tarihleri arasında çalıştığı ,yıllık izin ücreti ve ücret alacaklarının ödendiği hususunun işverence ispatlanamadığı her ne kadar davalı taraf cevap dilekçesi ile banka kanalı ile yaptıkları fazla mesai ücretine ilişkin 25.000 TL ödemenin fazla kısmının bu alacaklar yönünden takas yapılmasını talep etmiş ise de süresinde ileri sürülmüş takas def’i bulunmadığı anlaşılmakla davalı tarafın bu hususa ilişkin istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir.
Davacı taraf bilirkişi raporunda belirtildiği gibi fazla mesai yapıldığını, kanıtlamıştır.Davalı tarafından banka kanalı ile davacıya Fazla Mesai ücreti olarak 25.000 TL ödeme yapıldığı , davacının iddialarına göre bu ödemenin elden geri alındığı idida edilmiş ise de bu hususun dosya kapsamına göre ispatlanamadığı, bilirkişi tarafından tanık beyanlarına göre 26.625,93 TL Fazla çalışma ücreti alacağı tespit edilmiş ise de mahkeme hükmünde takdiri indirim yapılmadığı, %30 takdiri indirim yapıldığında 18.638,15 TL fazla mesai ücreti olduğu ve banka kanalı ile yapılan ödeme mahsup edildiğinde davalı şirketin Fazla çalışma ücreti alacağı kalmadığı anlaşılmakla tarafların diğer hususlara yönelik istinaf taleplerinin reddine, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında davalının istinaf talebinin kısmen kabulü ile HMK 353/1-b.2 maddesine göre ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
I-HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince
DÖRTYOL 2. İŞ MAHKEMESİ’NİN 2016/33 -2018/150 E.K. Sayılı kararının
KALDIRILMASINA ,
II-
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
-Davacının ihbar tazminatı ve Fazla Mesai Ücreti Alacağına ilişkin taleplerinin reddine,
-Davacının yıllık izin alacağınınkabulü ile; net 3.515.00 TL’nin dava tarihi olan 22/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davacının bakiye ücret alacağının talebinin kabulü ile; net 1.850,00 TL’nin dava tarihi olan 22/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
–
Alınması gerekli 366,48TL harcın, davacının peşin olarak yatırdığı (ıslah dahil) 570,41 TLden düşülmesi sonucu artan
203,93 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
–
Davacı tarafça yapılan 1.407,00 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre hesaplanan 235,22 TL’si ile 366,48 TL harç olmak üzere toplam 601,70 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
–
Davalı tarafından yapılan 156,00TL yargılama giderinden kabul red oranına göre 129,91TL’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
–
Davacı lehine hesap ve takdir edilen karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre hesaplanan 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
–
Davalı lehine hesap ve takdir edilen karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre hesaplanan 3.207,11 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
III
-İstinaf karar harcı bakımından;
-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf harcının talebi halinde iadesine,
-Alınması gereken 44,40 TL istinaf karar harcından, peşin olarak alınan 35,90 TL nin mahsubu ile bakiye 8,50 TL nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-Kararın taraflara tebliği ile harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerininilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda miktar itibari ile kesin olmak üzere 07/11/2019 tarihinde oy birliğiile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe