Adana BAM, 6. HD., E. 2025/854 K. 2025/948 T. 16.7.2025

İlgili TBK madde: TBK Madde 479

T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/854 – 2025/948
T.C.

ADANA

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/854

KARAR NO : 2025/948

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

MAHKEMESİ : ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 28/03/2025

NUMARASI : … Esas (Derdest)

DAVACI : …-

VEKİLİ : Av.

DAVALI : … Mühendislik Makina San. ve Tic. Ltd. Şti.

VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU :İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 26/03/2025

İSTİNAF TALEP TARİHİ : 17/04/2025

İSTİNAF KARAR TARİHİ : 16/07/2025

KARARIN YAZIM TARİHİ : 16/07/2025

Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 28/03/2025 tarih ve … Esas (Derdest) sayılı ara kararı nedeniyle ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede:

DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davacının, davalı şirket ile karşılıklı imzalanmış 29.05.2023 tarihli sözleşme gereğince yapılan işi tamamladıktan sonra, 30.007.992 TL tutarındaki alacağını davalı şirketten peyder pey gecikmeli de olsa tahsil ettiğini, ancak davalı şirketin, mali sıkıntı içine düştüğünü belirterek bakiye 4.192.293,00 TL tutarındaki borcunu ödemediğini, davacının da tüm iş karşılığı tutar olan 30.007.992,00 TL tutarında 02.12.2024 tarih ve … nolu E-faturayı tanzim ettiğini ve dijital vergi sistemine gönderdiğini, davalı şirketin bu faturaya sistemde itiraz etmemiş ve kendi E-defter sistemine de geçirmiş olduğunu, bu fatura bedelinden bakiye kalan 4.192.293,00 TL tutarın aylarca ödenmesi için davalı şirket ile karşıklı görüşmeler yapılmış ise de, ödemenin yapılmaması üzerine 20.02.2025 tarihinde bu faturadan ödenmeyen bakiye 4.192.293,00 TL’nin tahsili için borçlu aleyhine Adana. 2. Genel İcra Müdürlüğü’nün … sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını,

Alacağın tahsili için Adana 2. Genel İcra Müdürlüğü’nün … sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız takibin, davalı tarafın itirazı ile durdurulduğunu, davalı firmanın şu anda tamamen batık hale gelmek üzere olduğunu, bu şirketin, dava dilekçesinde bahsettikleri gübre fabrikası ihalesi için kurulmuş, geçmişi olmayan bir şirket olduğunu, dilekçe ekinde sunulan vergi levhasından da anlaşılacağı üzere davalı şirketin **.**.2023 tarihinde kurulduğunu, davalı firmanın Adana Organize Sanayide bulunan fabrikası ve işletmesinin kapalı durumda olduğunu, davalı şirketin üzerine şu an sadece 2017 model 400.000 TL değerinde … pikap bulunduğunu, üzerine kayıtlı bir taşınmaz bulunmadığını, davalı şirketten tahsil imkanı olacak tek hususun, davacının da alt yüklenici olarak iş yaptığı ve ihale makamının … Tarım Teknoloji San ve Tic. A.Ş. bünyesinde çok az miktarda olduğunu düşündükleri bakiye istihkak alacağı olduğunu, davalı şirketin, ihale makamı … Tarım şirketi için yapmakta olduğu gübre fabrikası inşaatını tamamladığı taktirde bu şirketten alacaklarının ve istihkaklarının tamamını alacağını, bu durumda davalı şirkete yönelik icrai işlemin uzun sürecek işbu dava dosyasında karar verilmesinin beklenmesi halinde, davacı müvekkilinin alacağını alamayacağını ve mağdur olacağını belirterek, 4.192.293,00 TL’lik alacağı karşılayacak şekilde, davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesi talep edilmiştir.

DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Kurulumdan itibaren yaklaşık 6 ay sonra gizli ayıpların çoğaldığını, davacıya şifahen uyarılarda da bulunulduğunu, havalandırma sisteminin tamir edilmediğini, fatura tutarının % 90’ının ödenmiş olup dava konusu faturanın dayanağı olan havalandırma ve iklimlendirme tesisinin sağlıklı çalışmamasından ötürü ayıp itirazı uyarınca muhtemel ayıp oranında bedel indirimi yapılması gerektiğinden ötürü söz konusu ödemenin yapılmadığını, kalan miktarın gizli ayıp oranında mahsup edildiğini belirterek, ihtiyati haciz talebinin reddiyle birlikte davanın reddine karar vermesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN 28/03/2025 TARİHLİ ARA KARARI İLE:
“İhtiyati haciz istenebilmesi için öncelikle muaccel bir para borcunun varlığının ispatlanması gerekmektedir. Para borcunun varlığını ve ihtiyati haciz sebeplerini yaklaşık düzeyde ispat yükü 6100 HMK 190. İİK 258/1. maddesi uyarınca alacaklı düşmektedir. Buradaki ispat yükümlüğü yargılama sonucunda verilen hükümde aranan tam ispat şartı değil, ihtiyati tedbir kurumunun amacına uygun olarak yaklaşık ispat düzeyidir.

Alacağın varlığı, miktarı, bundan davalının sorumluluğu yargılamayı gerektirmektedir. Bir başka ifadeyle bu hususlar yaklaşık düzeyde ispatlanamadığı,” gerekçesiyle, “Davacı tarafın ihtiyati haciz isteminin REDDİNE,” şeklinde karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili 17/04/2025 tarihli istinaf dilekçesinde:

Dava dilekçesinde beyan ettiği hususları tekrarla, davalı tarafın fatura bedelinin 4.000.000,00.-TL tutarında bir kısmını ödemediklerini kabul ve ikrar ettiğini, bu 4 milyonluk kısmı da davacı müvekkilinin yaptığı işte gizli ayıp olduğundan dolayı mahsup etmiş olduklarını belirttiklerini, bu iddianın farazi, hiç bir bilimsel incelemeye, bir bilirkişi raporuna, mahkeme kararına dayanmayan sırf davayı uzatmaya yönelik bir iddia olduğunu, kaldı ki müvekkilinin alacak tutarının 4.192.293,00 TL olup, davalı tarafın beyanının yuvarlama yapılarak detay içermeyen iddialar olduğunu,
Sözleşmeye göre yapılan işlerin davacı tarafından garanti edilmiş olup, davacının yaptığı işlerde bir aksaklık olduğu, gizli ayıp olduğu hususunda davacıya yapılmış bir yazılı ihtar, ihtarname, whatshap yazışması olmadığı gibi, davacının teknik olarak davalı tarafça yapılması gereken hususlara yönelik davalı tarafa gönderdiği e-maillere cevap verilmediğini, istinaf dilekçesi ekinde sunmuş oldukları 02.12.2024 tarihli iş teslim tutanağının her iki tarafça imzalandığını, bu iş bitirme tutanağında; “…Yukarıda açıklaması yapılan işle ilgili projede ve sözleşmede belirtilen maddelere göre yerinde imalatları yapılarak … Mühendislik San ve Tic. Ltd. Şti firmasına çalışır durumda eksiksiz teslimi yapılmıştır …” ifadesine yer verildiğini, işbu belge ile davacının, sözleşme konusu tüm yükümlülükleri yerine getirdiğinin açık olduğunu,
Davalı şirketin, bir kaç işçi hariç tüm işçilerin SGK ‘dan çıkışını verdiğini, bu hususun SGK kayıtlarının araştırılması ile ortaya çıkabileceğini, işbu davanın sonuçlanıp kesinleşmesine kadar davalı firmanın müvekkilinin alacağını ödeme imkanının ortadan kalkabileceğini,
İhtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılarak ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

DELİLLER : İstinaf incelemesine esas:

Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali, talep ise, ihtiyati haczin reddi kararının kaldırılması isteğidir.

Davacı taraf, davalı tarafla imzalanmış olan 29.05.2023 tarihli eser sözleşmesi kapsamında işin tamamlanarak davalıya teslim edildiğini, fatura düzenlenerek davalı tarafa gönderildiğini, davalı tarafça faturaya itiraz edilmediğini ve ticari defterlerine kaydedildiğini, fatura bedelinin 4.192.293,00 TL’sinin ödenmediğini iddia etmiş, davalı taraf ise gizli ayıp nedeniyle ödeme yapmadığını ileri sürmüş, ayıp ihbarına ilişkin herhangi bir belgeyi cevap dilekçesi ekinde sunmamıştır.

Davacı vekili istinaf dilekçesi ekinde, işin eksiksiz teslim edildiğine ilişkin 02/12/2024 tarihli iş teslim tutanağının bir örneğini dosyaya sunmuştur.

Taraflarca sunulan dilekçelerin içeriğine göre; işin teslim edildiği her iki tarafın da kabulündedir.

Eser sözleşmelerinde bedelin muacceliyetini düzenleyen, 6098 sayılı TBK’nın 479/1. maddesi; “İşsahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur.” hükmünü içermektedir.

Bu durumda işin teslimiyle alacak muaccel hale gelmiştir.

Somut olayda, ihtiyati haciz talep eden davacının ileri sürdüğü alacağın rehinle temin edilmediği sabittir. Yukarıda yer verilen kanun maddesi kapsamında, işin teslimiyle alacağın muaccel hale geldiği görülmüştür.
“2004 sayılı İİK’nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ”alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterlidir. Mahkemenin ”alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından” anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır. Bu hükümdeki yaklaşık ispat kuralından hareketle, somut olayda ihtiyati haciz talep eden vekilince sunulan sözleşme, ihtarname ve kat ihtarının tebliğine ilişkin PTT çıktıları, ihtiyati haciz kararı vermeye elverişlidir. İhtiyati hacze itiraza dayanak olan sair hususların genel yargılamada değerlendirilebilecek hususlar olduğu gözetilerek, ihtiyati hacze itiraz edenlerin itirazlarının reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.” (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 12/12/2019 tarih ve 2019/2300 Esas-2019/5531 Karar)

İhtiyati haciz talep tarihi itibariyle alacak muaccel olup, İİK’nın 257. maddesinde belirtilen şartların gerçekleştiği ve İİK 258. maddesi kapsamında ihtiyati haciz sebepleri hakkında yaklaşık ispata yönelik davacı tarafça yeterli delillerin sunulduğu anlaşılmıştır.

İhtiyati haciz koşullarının oluşmuş olması nedeniyle, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.

Davacı vekilinin istinaf sebepleri yerindedir.

Sonuç olarak: HMK nın 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı vekili istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından düzeltilmek suretiyle yeniden hüküm kurulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile, Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 28/03/2025 tarih ve … Esas (Derdest) sayılı kararının KALDIRILARAK, YENİDEN YARGILAMA YAPILMASINA GEREK BULUNMADIĞINDAN DÜZELTİLMEK SURETİYLE YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,

2-Davacının ihtiyati haciz talebinin, İİK 257 ve devamı maddeleri uyarınca kabulüne, 4.192.293,00 TL alacak miktarıyla sınırlı olmak üzere, alacağın %15’i oranında (628.8443,00 TL nakit veya süresiz banka teminat mektubu) teminat verilmesi karşılığında, davalı … Mühendislik Makina San. ve Tic. Ltd. Şti adına kayıtlı taşınır, taşınmaz mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına,

3-Harç peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,

4-Sair işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İstinaf incelenmesi yönünden:

1-İstinaf başvurusu sırasında davacı tarafından yatırılan 1.230,8‬0 TL istinaf karar harcının talebi halinde DAVACIYA İADESİNE,

2-İstinaf talep eden davacıdan peşin alınan 1.683,1‬0 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,

3-İstinaf başvurusu sırasında davacı tarafından sehven 2. kez yatırıldığı anlaşılan 1.683,1‬0 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından DAVACIYA İADESİNE,

4-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 430,00 TL posta masrafı toplamı 2.113,1‬0 TL’nin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,

5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6-İstinaf aşamasında kullanılmayan gider avansının ilk derece mahkemesince istinaf talebinde bulunan tarafa İADESİNE,

7-Kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359/4. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından TARAFLARA TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 ve 362/1-f bendi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda KESİN olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi. 16/07/2025
Başkan e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Katip e-imzalıdır
” MUHALEFET ŞERHİ ”

Dava, hukuki niteliği itibariyle eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye bedel nedeniyle itirazın iptalidir.

Somut olayda; davacı yüklenici, davalı ise işveren olup taraflar arasında 29.05.2023 tarihli anahtar teslim mekanik tesisat ve iklimlendirme sözleşmesi düzenlenmiştir. Sözleşme bedeli 680.000 Euro+KDV’dir. Sözleşmeye göre yüklenicinin kullandığı bütün ürünler malzeme ve imalat hatalarına karşı 1 yıl garantilidir. 02.12.2024 tarihinde taraflar arasında işin eksiksiz teslim edildiğine dair tutanak düzenlenmiştir.

Davacı isteği, bakiye iş bedeli nedeniyle itirazın iptalidir.

Davalı savunması ise, işin gizli ayıplı yapılması nedeniyle iş bedelinden mahsup yapılması gerektiğidir.

Taraflar arasında düzenlenen 16.02.2015 tarihli sözleşmede işin tesliminden itibaren 1 yıl süre ile garanti şartı bulunduğundan ayıplar yönünden davacının ihbar mükellefiyeti bulunmamaktadır. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 20.02.2018 tarih ve 2016/5009 E.-2018/676 K. sayılı kararı)

Somut olayda da; yüklenicinin verdiği 1 yıllık garanti süresi söz konusu olduğundan işverenin bu süre içerisinde ihbar yükümlülüğüne uymaması, yüklenici tarafından düzenlenen faturayı ticari defterlerine işlemesi yaklaşık ispatı sağlamayacaktır.

Davacı her ne kadar davalı işverenin tüm işçilerinin SGK’dan çıkışını verdiğini iddia etmiş ise de bu konuda herhangi bir delil sunmamıştır. Keza mal kaçırdığına dair de herhangi bir delil sunulmamıştır.

Yaklaşık ispat şartları oluşmadığından çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
( KARŞI OY )

Başkan-
*e-imzalıdır.*
” Bu Belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa Göre Elektronik Olarak İmzalanmıştır.”

  • İlk yayınlanma tarihi: 30 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!