Adana BAM, 6. HD., E. 2019/497 K. 2020/224 T. 9.3.2020

İlgili TBK madde: TBK Madde 474

DAVACI
: K1- N1
DAVALILAR
:

1-
K2- N2-A1
:

2-
K3- N3-A2

DAVANIN KONUSU : Tüketiciyi Koruma Kanunu (Hizmetin Ayıplı Olmasından Kaynaklanan)

Adana 4. Tüketici Mahkemesi’nin 12/12/2018 tarih ve 2017/468 Esas – 2018/450 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalılar vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan istinaf karar incelemesinde;

DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:

Müvekkili ile davalı F1 Prefabrik Yapı Sistemlerini temsilen K2 arasında 05/07/2014 tarihli Bina Üzeri Prefabrik Konut İnşası Sözleşmesi tanzim edildiğini, iş bu sözleşme gereğince yüklenici ile müvekkili arasında müvekkiline ait A3 adresinde kain iki katlı taşınmazının üst katının 65.000,00 TL bedel karşılığında yapılacağının imza altına alındığını, müvekkili tarafından da işin bedeli olan ücretin tamamını ödediğini, ancak konut inşasının ayıplı ve eksik olarak teslim edildiğini ve bu durumun müvekkili tarafından işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirildiğini ve bulunan ayıplar ve eksikliklerin derhal yükleniciye bildirildiğini, davalı yüklenicinin söz konusu ayıpları kabul ettiğini ve ayıpları gidermek amacı ile söz konusu taşınmaza defalarca geldiğini, ancak onarım aşamasında dahi yüklenici kendisinden beklenen özeni göstermediğini ve amacının yalnızca müvekkilinin iyi niyetinden yararlanarak zaman kazanmak olduğunu göstermek istercesine yalnızca küçük rötuşlar yapmakla yetindiğini ve söz konusu ayıpları gidermediğini, ancak söz konusu ayıbın büyük olması ve zamanla da yenilerinin çıkması neticesinde yüklenici tarafından sırf yapmış olmak için yaptığı küçük rötuşların bir ödeniminin olmadığını, müvekkilinin ayıpların zaman geçtikçe katlanılması güç duruma geldiğini, çevre güvenliğini bile tehdit eder hale geldiğini ve yine yüklenici tarafından herhangi bir önlem alınmaması neticesinde ayıpları ve eksiklikleri başka bir firmaya yaptırma yoluna gitmek zorunda kaldığını, en son çatının bir kısmının komşu evin üstüne uçtuğunu, acil ve tehlike arz eden eksik işlerin bir kısmı 10/04/2017 tarihinde 8.857,08 TL bedelle başka bir firmaya yaptırılmak zorunda kalındığını, yapım aşamasında daha da fazlası çıkacağı düşünülen bu eksik ve ayıplı işlerin yapımının piyasa fiyatı araştırıldığında bunun 15.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, yaşanılan bu olumsuz durumun giderilebilmesi adına müvekkili tarafından Adana 4. Noterliği’nin 11353 yevmiye no’lu ihtarnamenin 30/06/2017 tarihinde gönderildiğini, bu ihtarnamenin 17/07/2017 tarihinde tebliğ edildiğini, buna rağmen bir sonuç alınamadığını belirterek eksik ve ayıplı ifa nedeniyle eklik işlerin bedeli olarak ödenen 8.857,08 TL’nın ve yine yaptırılması gereken eksik ve ayıplı işlerin bedeli olan 500,00 TL’nın ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:

Davacının haksız davasının reddine, yargılama harç ve giderlerini davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:

Davacı tüketici ile davalılar arasında 05/07/2014 tarihinde bina üzerin prefabrik konut inşası sözleşmesi tanzim edildiği, iş bedilinin 65.000,00 TL olup bedelin ödendiği konusunda ihtilaf bulunmadığı, davacının yapılan işte ayıp ve eksik işler bulunduğunu, bunu davalı tarafa bildirmelerine rağmen davalıların zaman zaman küçük rötuşlar yaptığını, yapının çevre güvenliğini bile tehdit eder hale geldiğini, en son çatının uçtuğunu, bunu başka bir firmaya tamir ettirdiğini ileri sürerek iş bu davayı açtığı, davalıların kendilerini vekille temsil ettirmekle davalılar vekilinin müvekkillerinin işi tam ve eksiksiz olarak temsil ettirdiğini, teslim edildikten bir yıl kadar sonra bir kere su yalıtımı şikayetinde bulunulduğunu, başkaca da şikayetlerinin olmadığını, teslimden sonra 3 kış mevsimi geçtiğini, bu nedenle talebin zamanaşımına uğradığını, davacının çatı tamirini başkasına yaptırdığını ileri sürmüş ise de bunun çatı imalatı olduğunu ileri sürerek açılan davanın reddini istemiştir.

Mahallinde yapılan keşif ve uygulamalar ile keşif sonrası tanzim olunan bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere; Davalıların davaya konu bina üzerine prefabrik yapının tamamladıktan sonra aynı kış çıkan fırtınada prefabrik yapının tamamının uçtuğu, aynı zamanda her yağmur yağdığında su alma şikayeti olduğu, bu durum her defasında davalı tarafa bildirildiğinde çözüm olarak slikon vs. hep geçici tedbir önlemi alınarak tamirat yapılmaya çalışıldığı, sonuç alınamaması üzerine prefabrik yapı çatı işinin başka bir ustaya bedeli karşılığında yaptırıldığı, başka ustaya yapılan ödeme ile birlikte diğer eksik ve ayıplar için ise iş bu davanın açıldığı, dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere; İş bitiminden itibaren aynı kış içerisinde prefabrik yapıdaki eksik ve ayıplı işlerin ortaya çıktığı ve bu durumun davalılara bildirildiği, dava tarihine kadar da çözüm alınamaması üzerine iş bu davanın açıldığı, bu nedenlerle ihbar ve bildirimin süresinde yapılıp davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiği, bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere; 500,00 TL yağmur oluklarının değiştirilmesi, 3.000,00 TL teras balkonda bulunan çatının tamiri ve alçıpanın onarılması, boyanması bedeli, 200,00 TL banyo ve wc tavanlarının onarılması bedeli, 8.000,00 TL rüzgardan sökülen çatının yapılması bedeli, 500,00 TL pencerelere denizlik yapılması bedeli, 4.000,00 TL parkelerin sökülerek tekrar yapılması bedeli ve 400,00 TL tavanların boyanması bedeli olmak üzere toplam 16.600,00 TL eksik imalatın bulunduğu, bu rakam içerisinde başkasına yaptırılan ve dosya içerisine faturalandırılan rüzgarda sökülen çatının yapılması bedelinin de bulunduğu, davacı vekilinin fazlaya ilişkin hakkını sakıl tutarak dava açtığı, bilirkişi raporundan sonra bu bedeli ıslah yoluyla talep ettiği, davacının başkasına yaptırılan çatı tamirat bedeli ile birlikte eksik ve ayıplı iş olan 15.000,00 TL’nın ödenmesi istemine dayalı noterden ihtarname çektiği, ihtarnamede bu bedelin ödenmesi için 7 günlük süre verildiği, ihtarnamenin 17/07/2017 tarihinde tebliğ edildiği, verilen süreye rağmen bedelin ödenmemesi üzerine iş bu davanın açıldığı, bu haliyle temerrüdün 25/07/2017 tarihinde oluştuğu, bütün bunlardan dolayı davacının haklı olduğu anlaşıldığından Davanın kabulü ile,16.600,00 TL’nın temerrüt tarihi olan 25/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,, şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalıların davaya konu bina üzerine prefabrik yapının tamamladıktan sonra aynı kış çıkan fırtınada prefabrik yapının tamamının uçtuğu, aynı zamanda her yağmur yağdığında su alma şikayeti olduğu, bu durum her defasında davalı tarafa bildirildiğinde çözüm olarak slikon vs. hep geçici tedbir önlemi alınarak tamirat yapılmaya çalışıldığı, sonuç alınamaması üzerine prefabrik yapı çatı işinin başka bir ustaya bedeli karşılığında yaptırıldığı, başka ustaya yapılan ödeme ile birlikte diğer eksik ve ayıplar için ise iş bu davanın açıldığı, dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere; İş bitiminden itibaren aynı kış içerisinde prefabrik yapıdaki eksik ve ayıplı işlerin ortaya çıktığı ve bu durumun davalılara bildirildiği, dava tarihine kadar da çözüm alınamaması üzerine iş bu davanın açıldığı, bu nedenlerle ihbar ve bildirimin süresinde yapılıp davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiği, bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere; 500,00 TL yağmur oluklarının değiştirilmesi, 3.000,00 TL teras balkonda bulunan çatının tamiri ve alçıpanın onarılması, boyanması bedeli, 200,00 TL banyo ve wc tavanlarının onarılması bedeli, 8.000,00 TL rüzgardan sökülen çatının yapılması bedeli, 500,00 TL pencerelere denizlik yapılması bedeli, 4.000,00 TL parkelerin sökülerek tekrar yapılması bedeli ve 400,00 TL tavanların boyanması bedeli olmak üzere toplam 16.600,00 TL eksik imalatın bulunduğu, bu rakam içerisinde başkasına yaptırılan ve dosya içerisine faturalandırılan rüzgarda sökülen çatının yapılması bedelinin de bulunduğu, davacı vekilinin fazlaya ilişkin hakkını sakıl tutarak dava açtığı, bilirkişi raporundan sonra bu bedeli ıslah yoluyla talep ettiği, davacının başkasına yaptırılan çatı tamirat bedeli ile birlikte eksik ve ayıplı iş olan 15.000,00 TL’nın ödenmesi istemine dayalı noterden ihtarname çektiği, ihtarnamede bu bedelin ödenmesi için 7 günlük süre verildiği, ihtarnamenin 17/07/2017 tarihinde tebliğ edildiği, verilen süreye rağmen bedelin ödenmemesi üzerine iş bu davanın açıldığı, bu haliyle temerrüdün 25/07/2017 tarihinde oluştuğu, bütün bunlardan dolayı davacının haklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, şeklinde karar verilmiştir.

Davalılar vekilinin 05/02/2019 tarihli istinaf dilekçesinde;

1-Davacıya ait olan A3 adresindeki bulunan iki katlı taşınmazın üst katının 65.000,00-TL bedel karşılığında yapılacağı konusunda F1 Prefabrik Yapı Sistemleri ile K2 ile sözleşme yapıldığını, 40 iş gününde teslim edilmesine rağmen konut inşasının ayıplı ve eksik teslim edildiğini belirterek eksik işlerin başka bir firmaya 8.857,08-TL bedelle yaptırıldığını ve ayıplı işlerinde tahminen 15.000,00-TL piyasa bedeli ile yaptırılabileceğini, belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla davayı açtıklarını,

2-Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne ve 16.600,00-TL paranın müvekkillerinden tahsiline karar verildiğini, mahkemece yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini,

3-Müvekkillerden K3 adına kayıtlı olan F1 Prefabrik Yapı Sistemleri adına yetkili temsilcisi K2 ile davacı ile K1 arasında 05/07/2014 günlü bir sözleşme yapıldığını, ve sözleşmeye göre 40 gün içerisinde inşaatı, sözleşmeye uygun tam ve eksiksiz olarak teslim etmeyi taahhüt ettiklerini, yapılan anlaşma gereği müvekkiller edimlerini zamanında ifa ettiğini ve davcı da mezkur taşınır vasfındaki prefabrik yapıyı yaklaşık üç yılı aşkın süreyle kullanmış olup herhangi bir itirazda bulunmadığını,

4-Davanın ayıplı ve eksik ifa nedeniyle açılmasının yanında taraflar arasında yapılması kararlaştırılan işin eser sözleşmesi olarak kabul edilmesi durumunda da davacı tarafından yine ihbar şartına uyulmamış olup seçimlilik haklar ve tazminat talep sürelerinin geçtiğini ve yüklenici sorumluluğunu düzenleyen TBK 474’ncü madde ve devamı maddelere göre huzurdaki dava konusu taleplerinin zamanaşımına uğradığını,

5-Dava konusu prefabrik yapı sistemleriyle ilgili olduğundan bilirkişinin prefabrik işlerinden anlayan uzman bir bilirkişi tarafından incelenmesi gerekirken inşaat mühendisi bilirkişi tarafından incelenmesinin usule uygun olmadığını,
Sonuç itibariyle;Yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olarak verildiğinden mahkemenin kararının kaldırılmasını talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

Davacı vekilinin 20/02/2019 tarihli istinafa cevap dilekçesinde özetle;

Davalılarca istinaf dilekçesinde başka bir firmaya yaptırılan kısımların, onarım değil imalat olduğu öne sürülmüş ise de, ayıplı yapının tamiratının amaçlandığının , davalılarca zamanaşımı itirazında bulunularak 3 kış mevsimi geçtiğinden bahisle taşınmazın ayıpsız olduğu ve talebin zamanaşımına uğradığı iddia edilmiş ise de zamanaşımı iddiasının hukuki zeminde yeri bulunmadığının, davalıların usul ve yasaya aykırı istinaf taleplerinin reddi ile yerel mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.

DELİLLER :

İstinaf incelemesine esas;

Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
05/07/2014 tarihli “SÖZLEŞME” başlıklı belgenin incelenmesinde; sözleşme konusunun bina üzeri Prefabrik konut inşaası olduğu, binanın dış duvar, iç duvar, çatı, tavan, kapılar ve pencerelerde kullanıcak malzemelerin teknik özelliklerinin tek tek belirtildiği, elekrik tesisatı, sıhhi tesisat, sıvı boya, zemin döşemesi, mutfak ve diğer yerlerin hangi malzemeden yapılacağının belirtildiği, malzemelerin TSE belgeli olacağı, iş süresinin 40 gün, iş bedelinin 65.000,00 TL olduğu, 20.000,00 TL peşinat verileceği, karkas ve çatı kapandıktan sonra 15.000,00 TL, duvarlar örülüp elektrik ve su tesisatı sonrası 15.000,00 TL, sıva ve dış cephe sonrası 12.000,00 TL ve iş tesliminde 3.000,00 TL ödeneğinin kararlaştırıldığı, yüklenici F1 Prefabrik Payı Sistemleri adına K2, müşteri iş sahibi K1 tarafından imzalandığı,
Adana 4. Noterliği’nin 30/06/2017 tarih ve 11353 yevmiye nolu ihtarnamesinin incelenmesinde; Keşidecinin K1, muhatabın K3 ve K2 olduğu, ihtar konusunun 05/07/2014 tarihli sözleşme gereğince muhatapların yapmış oldukları eksik ve ayıplı işlerin bedelinin ödenmesi olduğu, eksik ve ayıplı iş bedeli olarak 23.857,08 TL’nin ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde ödenmesinin istendiği, ihtarnamenin muhataplara 17/07/2017 tarihinde tebliğ edildiği,
Adana 7. Noterliği’nin 24/07/2017 tarih ve 13951 yevmiye nolu cevabi ihtarnemenin incelenmesinde; Keşidecilerin K3 ve K2, muhatabın K1 olduğu, ihtarnamenin keşidecilere muhatap tarafında gönderilen ihtarnameye cevap olduğu, ihtarnameyi ve iddia edilen hususları kesinlikle kabul etmediklerini, eksik olduğu idda edilen imalatlarda eksiklik olmadığını, dava açıldığı takdirde filme çekilen imalatları mahkemeye sunacaklarını ihtaren bildirdikleri,
10/04/2017 düzenleme ve sevk tarihli irsaliyeli faturayı düzenleyenin K4, adına düzenlenenin K1 olduğu, içeriğinin 54 m2 çatı imalatı, birim fiyatının 139,00 TL, KDV dahil toplam tutarın 8.857,08 TL olduğu,
04/07/2014 tarihli tahsilat makbuzu ile 20.000,00 TL, 30/08/2014 tarihli tahsilat makbuzu ile 5.500,00 TL, 04/08/2014 tarihli tahsilat makbuzu ile 15.000,00TL, 19/08/2014 tarihli tahsilat makbuzu ile 5.000,00 TL, 24/07/2014 tarihli tahsilat makbuzu ile 14.000,00 TL, 25/07/2014 tarihli tahsilat makbuzu ile 6.000,00 TL’ nin davacı tarafından davalılarak ödendiği,
Davacı vekilinin 09/01/2018 tarihinde delil listesi sunduğu ve tanık bildirdiği,
Davalı vekilinin cevap dilekçesi ile birlikte delil listesi ve tanık bildirdiği,
Mahkemece mahallinde keşif yapıldığı, davacı tanıklarından K5, K6, K7, K8 ile davalılar tanığı K9’nın keşif mahallinde dinlendiği,
İnşaat Yüksek Mühendisi Bilirkişi K10’nın 01/06/2018 tarihli raporuna göre; Taraflar arasında 05/07/2017 (2014) tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşmede yapılacak imalatların tek tek belirlendiği, malzemelerin TSE belgeli olacağı, iş bedelinin 65.000,00 TL olduğu, 20.000,00 TL peşin, karkas çatı kapandıktan sonra 15.000,00 TL, duvarlar örülüp elektrik ve su tesisatı sonrası 15.000,00 TL, sıva ve dış cephe kaplaması sonrası 12.000,00 TL, iş tesliminde 3.000,00 TL ödeneceğinin kararlaştırıldığı, işe başlama tarihinin 05/07/2014 olup, iş süresinin 40 gün olduğu, davacının davalıya 65.000,00 TL ödeme yaptığı, dava konusu taşınmazda eksik imalatların bedelinin yağmur oluklarının değiştirilmesi 500,00 TL, teras balkonda bulunan çatının tamiri ve alçıpanın onarılması, boyanması 3.000,00 TL, banyo ve wc tavanlarının onarılması 200,00 TL, rüzgardan sökülen çatının yapılması 8.000,00 TL, pencerelere denizlik yapılması 500,00 TL, parkelerin sökülerek yeniden yapılması 4.000,00 TL, tavanların boyanması 400,00 TL olmak üzere toplam 16.600,00 TL olduğunun belirtildiği,
Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itiraz etmeleri üzerine bilirkişiden ek rapor alındığı,
22/10/2018 tarihli ek raporu ile ilk raporda belirlenen tespitlerin aynısının yapıldığı anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah talebinin ıslah ettiği,
Davalılar vekilinin 15/11/2018 tarihli dilekçe ile ek rapora itiraz ettiği,
Dava, hukuki niteliği itibariyle eser sözleşmesinde kaynaklanan alacak davasıdır
TBK’nun 470. Maddesinde;”Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.”

TBK’nun 480.maddesinde;”Bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez.Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar,taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir.
“……. sözleşmedeki tüm imalata göre davacı yüklenicinin yaptığı imalatın fiziki oranını hesaplatmak, bu oran götürü bedele uygulanmak suretiyle yüklenici alacağını bulmak, piyasa rayiç fiyatlarında KDV ekli bulunduğundan yeniden KDV eklememek, toplam iş bedeli bulunduktan sonra kanıtlanan ödemeleri mahsup etmek, davacının alacak talebinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebininde reddi gerektiği hususunu gözden kaçırmadan sonucuna göre karar verilmesi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen hukuki değerlendirmelerle eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru değildir……)(Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 23/05/2017 tarih ve 2016/2503E-2017/2194K sayılı ilamı)

Götürü bedelli işlerde hak edilen bedelin ya da fazla ödeme olup olmadığının tespiti için gerçekleştirilen imalatın sözleşmenin bütününe göre eksik ve kusurlarda dikkate alınarak fiziki oranının tespiti ve bu oranın götürü bedele uygulanıp yapılan ödemeyle karşılaştırılarak hesaplanması gerekir. (Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 14/04/2017 tarih ve 2016/3705 E., 2017/1719 K. sayılı kararı)

SOMUT OLAYDA;

Davacı ve davalılar arasında 05/07/2014 tarihinde bina üzeri prefabrik konut inşaatına ilişin sözleşme imzalandığı, bedelin 65.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, eserin yapılarak davacıya teslim edildiği, iş bedelinin davalıya ödendiği, davacının eserde eksik ve ayıplı imalat olduğu iddiasıyla eldeki davanın açıldığı sabittir.

Davalılar vekili eserin zamanında ve sözleşmeye uygun olarak yapılıp teslim edildiğini, davacının yapıyı yaklaşık 3 yılı aşkın süreyle kullanmış olup herhangi bir itirazda bulunmadığı, davacının teslimden yaklaşık 1 yıl sonra bir kere su yalıtımı şikayetinde bulunduğu, taraflarınca ayıbın giderildiği, ayıp ve eksiklikleri kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Sözleşmede götürü bedel kararlaştırılmıştır. Götürü bedelli işlerde hak edilen bedelin yada fazla ödeme olup olmadığının tespiti için gerçekleştirilen imalatın sözleşmenin bütününe göre eksik ve kusurlarda dikkate alınarak fiziki oranının tespiti ve bu oranın götürü bedele uygulanıp yapılan ödemeyle karşılaştırılarak hesaplanması gerekmektedir.

Yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporları bu hususlar dikkate alınmadan düzenlenmiştir. Gerekçeli ve denetime elverişli değildir.

Sonuç itibariyle;

Mahkemece, bilirkişiden ek rapor alınarak, eksik ve ayıplı olduğu belirtilen işlerin hangilerinin eksik, hangilerinin ayıplı olduğu, ayıplı işlerin gizli veya açık ayıp olup olmadığı, ayıplı işlerde davacı iş sahibinin teslim sırasında yükleniciye BK’nın 359. (TBK’nın 474.) maddesinde öngörülen şekilde süresinde ihbarda bulunup bulunmadığı, gizli ayıplarla ilgili olarak da ayıbın ortaya ne zaman çıktığı, çıkmasından sonra yüklenicinin BK’nın 362. (TBK’nın 477) maddesine uygun olarak haberdar edilip edilmediği hususları üzerinde durularak, eksik işlerin bedelinin ihbara gerek kalmaksızın her zaman istenebileceği, süresinde ayıp ihbarında bulunulması halinde ayıplı işler bedeli de talep edilebileceğinden, taraflar arasında 05/07/2014 tarihinde yapılan sözleşme dikkate alınarak imalatların miktarları ve nitelikleri belirlenerek gerçekleştirilen imalatın sözleşmenin bütününe göre eksik ve kusurlarda dikkate alınarak fiziki oranın tespiti, işin yüzde olarak ne kadarının tamamlandığının ve bu oranı götürü bedele uygulanıp iş bedelinin imalatın yapıldığı yıl dikkate alınarak belirlenmesi, davacı tarafından yapılan ödemelerin belirlenen bu bedelden düşülerek davacının alacağının belirlenerek yeni oluşacak duruma göre karar verilmesi gerektiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca
KABULÜ ile,

2-
Adana 4. Tüketici Mahkemesi’nin 12/12/2018 tarih ve 2017/468 Esas – 2018/450 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince
KALDIRILMASINA,

3-
Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine
GÖNDERİLMESİNE,

4-
İstinaf talebinde bulunan davalılar tarafından yatırılan 283,50 TL istinaf karar harcının (nispi) istek halinde, İlk Derece Mahkemesinceistinaf talebinde bulunan davalılara
İADESİNE.

5-
İstinaf talebinde bulunan davalılardan alınan 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye
İRAD KAYDINA,

6-
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalılar lehine vekalet ücreti takdirine
YER OLMADIĞINA,

7-
Kararın 6100 sayılı HMK’nın 353/3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi tarafından
TARAFLARA TEBLİĞİNE,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6 bendi gereğince
KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/03/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 29 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!