Adana BAM, 6. HD., E. 2019/931 K. 2020/754 T. 6.11.2020

İlgili TBK madde: TBK Madde 167

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Rücuen Tazminat)

Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 23/01/2019 tarih ve 2017/1349Esas – 2019/84 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı-davalılar vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede;

DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:

Davalı şirketlerin müvekkil kurum tarafından yapılan ihalelerin yüklenicisi olduğunu, ihale ile iş alan şirketlerin müvekkili kurumdan iş aldıkları dönemlerde çalıştırdıkları işçilerden dolayı doğan ve belediyelerince ödenmek zorunda kalınan her türlü hak ve alacaktan ihale sözleşmeleri ve borçlar kanununun hükümleri doğrultusunda sorumlu olduklarını, davalı şirketlerin müvekkili belediyeden ihale yoluyla almış olduğu işler kapsamında çalışanı olan K1 tarafından belediyeleri aleyhine Adana 3. İş Mahkemesinin 2015/396 Esas sayılı dosyası ile açılan dava neticesinde davanın kabulüne karar verildiğini, mahkeme kararındaki alacakların Adana 7. İcra Müdürlüğünün 2017/332 Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, ilama konu alacakların 01/02/2017 tarihinde icra dosyasına toplam 41.449,65 TL olarak ödendiğini, ödenen miktarın davalı şirketlerden tahsili gerektiğini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 41.449,65 TL müvekkili kurum zararının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketlerden tahsiline, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALI
F1
SAĞLIK A.Ş. VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE;

Dava dışı işçinin müvekkili şirketten hiçbir işçi alacağının bulunmadığını, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, müvekkili şirket tarafından dava dışı işçiye hak ve alacaklarının düzenli olarak ödendiğini belirterek , müvekkili şirket adına açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALI
F2
İNŞAAT VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE;

Davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davada talep edilen alacaklardan bütün olarak müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALI
F4
PEYZAJ VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE;

Süresi içinde açılmamış davanın reddi gerektiğini, davacının asli görevlerinden olan temizlik hizmetini taşeronlara devretmesinin gerçek bir devir sayılmadığını belirterek, öncelikle zamanaşımı itirazlarının kabulüne, kabul görmediği takdirde zamanaşımı itirazları saklı kalmak üzere davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALI
F3
TEMİZLİK LTD.ŞTİ. VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE;

Davacının dava ve talebinin haksız olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:

Davacı belediye ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmeleri düzenlendiği, dava dışı işçi K1’in davacı belediyede işçi olarak çalıştığı dönemler için işçi alacaklarının tam olarak ödenmemesi sebebiyle Adana 3. İş Mahkemesi’nde dava açtığı ve bu dava sonucunda işçiye işçi alacaklarının kısmen ödenmesine karar verildiği, dava dışı işçi K1’in alacağının davacı belediye tarafından Adana 7. İcra Dairesi’nin 2017/332 Esas sayılı takip dosyasında yapılan icra takibi sonucunda 02/02/2017 tarihinde ödendiği, bu suretle davacı belediyenin ödediği miktarı davalı şirketlere rücu hakkının doğduğu, davalı ile davacı belediye arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmelerinde İş Kanunu’ndan doğan yükümlülüklerin ve işçi haklarından doğan sorumluluğun yüklenicilere ait olduğu hususunda açık düzenlemelerin mevcut olduğu, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporunda davalılar yönünden dava dışı işçinin çalıştığı dönem kapsamında hesaplama yapıldığı ve bu açıdan bilirkişi raporunun denetime ve karar vermeye elverişli olduğu, 6098 sayılı BK’nın 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusunun, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olacağı, dava konusu olayda davalı şirketlerin işçilik alacaklarına dair dava dışı işçinin açmış olduğu davada ihbar olunan sıfatıyla yer aldıkları ve davalılar yönünden hükmedilen rücuen tazminat alacağına ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 23/05/2017 tarih ve 2016/7377 E. 2017/6152 K. sayılı kararı), dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporunda her bir davalı yönünden dava dışı işçinin çalıştığı dönem kapsamında hesaplama yapıldığı ve bu açıdan bilirkişi raporunun denetime ve karar vermeye elverişli olduğu, davalılar nezdinde çalışma kaydı bulunmayan dönemlere ilişkin olarak dava dışı işçiye yapılan ödemelerin ise davalılara rücu edilemeyeceği anlaşıldığından, davanın kısmen kabulüne, şeklinde karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı Vekilinin 13/03/2019 Tarihli İstinaf Dilekçesinde Özetle;

1-Dava dışı K1’in söz konusu dönemler arasında çalışmış olduğunu, davalı şirketlerin müvekkili belediyeden ihale yolu ili almış olduğu işler kapsamında çalışanı olan K1’in emekli olması nedeniyle iş akdinin sona erdiğini,

2-Dava dışı K1’in söz konusu dönemler arasında çalışmış olduğu kesinleşmiş olan Adana 3. İş Mahkemesinin 2015/396 esas-2016/763 karar sayılı mahkeme kararı ile sabit iken, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,

3-Dava dosyasına sundukları ihale ve şartnameler gereği davalı şirketlerin, müvekkili belediye tarafından yapılan ihalelerin yüklenicisi olduğunu, ihale alan şirketlerin müvekkili belediyeden iş aldıkları dönemlerde çalıştırdıkları işçilerden dolayı doğan ve belediye tarafından ödenmek zorunda kalınan her türlü hak ve alacaktan mevzuat hükümleri doğrultusunda sorumlu olduklarını, iç ilişkide B.K hükümleri uyarınca müvekkili belediyenin rücu etme hakkının bulunduğunu,
Sonuç itibariyle;Yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olarak verildiğinden mahkemenin kararının kaldırılmasını talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

Davalı F3 Temizlik İnşaat…Ltd.Şti vekilinin 19/03/2019 tarihli istinaf dilekçesinde özetle;

1-Taraflarına 11/03/2019 tarihinde tebliğ edilen Yerel Mahkemenin 23.01.2019 tarihli kararında “4.556,77-TL nin 02.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı F3 Temizlik Ltd Şti den alınarak davacıya ödenmesine” şeklinde hüküm kurulduğunu, kurulan hükmün ise hatalı olduğunu,söz konusu kararın ortadan kaldırılarak davanın müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini,

2-Müvekkili şirketin söz konusu davada sorumluluğu bulunmamasına rağmen mahkeme tarafından tüm sorumlulukların müvekkili şirkete yüklendiğini ve hatta ödeme tarihi itibari ile faiz ödenmesine hükmedildiğini,

3-Davaya konu rücuen alacak miktarına ilişkin olarak, davacı kurum tarafından müvekkili şirkete ihtar çekilmediğinden ve müvekkili şirket temerrüde düşürülmediğinden, ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ve kararın bu yönü ile de ortadan kaldırılması gerektiğini,

4-Mahkeme kararında dayanak yapılan bilirkişi raporunda; dava dışı işçinin açtığı davada ödenmiş olan vekalet ücreti ve icra masraflarının rücu miktarları hesaplanırken, davalı şirketlerin sayısına bölünmek sureti ile hesaplama yapılmış ise de, bu şekilde rücu hesabı yapılmasının mümkün olmadığını, Yerel Mahkemece Kararın bu yanlış hesaba dayalı olarak verilmiş olması nedeni ile de kararın ortadan kaldırılması gerektiğini,
Sonuç itibariyle;Yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olarak verildiğinden mahkemenin kararının kaldırılmasını talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

Davalı F4 Peyzaj Temizlik İnş…Ltd.Şti vekilinin 19/03/2019 tarihli istinaf dilekçesinde özetle;

1- 22/02/2019 tarihinde yayınlanıp yürürlüğe giren 7166 sayılı kanunu’ nun 12. maddesi gereğince, ilk derece mahkemesince davanın konusuz kaldığına ilişkin karar verilmesi gerekirken, davalı müvekkili şirket yönünden davanın kısmen kabul kısmen red kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,

2- Davacı Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından dava dışı işçiye ödenen tazminat miktarının ödendiği tarihte, dava dışı işçinin, davalı yükleniciler ile çalıştığı dönemleri tespit edilmeden o dönemlerle sınırlı olarak sorumluluk oranları ve miktarları henüz belirlenmeden ve müvekkili şirketin BK’ nın 101. maddesi (TBK m. 117) gereğince ihtar edilerek temerrüde düşürülmedendavacı Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığıtarafından, dava dışı işçiye tazminatı ödendiği tarihten itibaren faiz talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,

3- Davacı Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı iddiasının kabul edildiği düşünülse dahi tüm davalılar aleyhine müştereken ve müteselsilsen şeklinde karar verilmesinin yasaya ve Yargıtayın yerleşik içtihatlarına açıkça aykırılık teşkil ettiğini,

4-Ayrıca davacının davasının reddi halinde her davalıya ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini,
Sonuç itibariyle;Yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olarak verildiğinden mahkemenin kararının kaldırılmasını talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

Davalı F5 Tem.İnş….Ltd.Şti vekilinin 20/03/2019 tarihli istinaf dilekçesinde özetle;

1-Müvekkili şirketin, taşeron çalıştıran alt işveren olduğunu, asıl işverenin ise davacı kurumun kendisi olduğunu, şirketler değişse bile çalışanları belirleyen, onlara çalışma süresi içerisinde emir ve talimatları veren, çalışanlar ile muvazaalı bir ilişki içerisinde olanın davacı olduğunu, ancak, davacının dava dilekçesinde sanki çalışanları hiç tanımıyormuş gibi, dava konusu özlük haklardan hiç sorumluluğu yokmuş gibi beyanda bulunmasının doğru olmadığını, Bu durumun işçi açısından değerlendirilebileceği gibi taşeron çalıştıran şirketler açısından da aynı mahiyette değerlendirilmesi gerektiğini, nitekim taşeron çalıştıran şirketlerin, çalışanların maaşlarını, fazla çalışmalarını vb çalışmalarından doğan hak ve alacaklarının yanında özlük haklarının tamamını ilgili kurumdan alıp çalışana vermekle yükümlü olduğunu, müvekkili şirkete kurum tarafından maaş dışında ek bir ödeme yapılmadığını, bu durumun netleştirilmesi gerektiğini, aksi takdirde davacıya karşı bir ödeme yapma yükümlülüklerinin bulunmadığını

2-Dava dışı işçinin müvekkili şirkette çalıştığı dönemler dikkate alındığında, dava dışı işçiye ödendiği tarihte 2 yıllık süreler dolmuş olduğundan bu alacakların müvekkili şirketten talep edilemeyeceğini, bu yönü ile mahkemece verilmiş olan kararın hukuka aykırı olduğunu,

3-Dosya kapsamında tanzim edilmiş olan bilirkişi raporu incelendiğinde müvekkili şirkete ait sözleşmenin hiç bir şekilde incelenmediğini, bu nedenle bilirkişi tarafından eksik inceleme yapılan rapor esas alınarak verilmiş olan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Sonuç itibariyle; Yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olarak verildiğinden mahkemenin kararının kaldırılmasını talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

DELİLLER :

İstinaf incelemesine esas;

Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava;

Rücuen
Tazminatdavasıdır.

Dava dilekçesinde, davalı şirketlerin, davacı kurum tarafından yapılan ihalelerin yüklenicisi oldukları, ihale ile iş alan şirketlerin davacı kurumdan iş aldıkları dönemde çalıştırdıkları işçilerden dolayı doğan ve davacı tarafça ödenmek zorunda kalınan alacakların tahsilinin talep edildiği görülmüştür.

Adana 3. İş Mahkemesinin 24/11/2016 tarih 2015/396 esas-2016/763 karar sayılı dosyasının incelenmesi sonucu; dava dışı işçi K1’in bir kısım işçi alacağına dayalı olarak Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhine dava açtığı, dava sonunda 12.581,92-TL kıdem tazminatı, 13.853,11-TL fazla mesai ücreti alacağı, 742,36-TL genel tatil ücreti alacağı ile yargılama harç ve giderleri ve vekalet ücretine hükmedildiği, davanın bu dosya davalılarına ihbar edildiği görülmüştür.

Adana 7. İcra Müdürlüğünün 2017/332 esas sayılı dosyasının incelenmesi sonucu; Adana 3. İş Mahkemesinin 2015/396 esas-2016/763 karar sayılı ilamına istinaden toplam 35.335,80-TL üzerinden K1 tarafından Adana Büyükşehir Belediyesi aleyhine icra takibi yapıldığı, Adana Büyükşehir Belediyesince 41.449,65-TL’nin icra dosyasına ödendiği anlaşılmıştır.

Mahkemece davanın kısmen kabulü ile;
– 4.556,77-TL’nin davalı F3 Temizlik..Ltd.Şti ‘nden
– 9.753,64-TL’nin davalı K2’dan
– 7.018,44-TL’nin davalı F4 Peyzaj…Ltd.Şti ‘nden
– 3.781,80-TL’nin davalı F5 Temizlik…Ltd.Şti ‘nden
– 6.152,31-TL’nin davalı F1..Ltd.Şti ‘nden
– 7.998,56-TL’nin davalı F2 İnş….Ltd.Şti ‘nden
Alınarak davacıya verilmesine davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verildiği, reddedilen kısmın 2.188,13-TL’ye tekabül ettiği görülmüştür.

HMK’nun 341/2 maddesinde
“Miktar veya değeri 3.000,00-TL’sını geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir…..”

HMK’nun 341/4 maddesinde
“Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü 3.000,00-TL’sını geçmeyen taraf istinaf yoluna başvuram az.” hükümleri düzenlenmiştir.

HMK’nun istinaf kanun yoluna başvuru yönünden kesinlik sınırını düzenleyen bu maddelerdeki miktarların her yıl yeniden değerleme oranında artırılması sonucunda yerel mahkemenin kararını verdiği 23/01/2019 tarihi itibariyle istinaf kanun yoluna ilişkin yerel mahkemenin kesinlik sınırı 4.400,00-TL’dir.

Bu yönüyle davanın reddedilen kısmı ve davalılardan F5 Temizlik…Ltd.Şti yönünden verilen karar miktar itibariyle kesindir.

Diğer davalılar F3 Temizlik…Ltd.Şti ve F4 Peyzaj…Ltd.Şti’nin istinaf talepleri yönünden yapılan değerlendirmede ise;

Dosya arasında bulunan hizmet alım sözleşmelerinde, işçiye ödenecek tazminatlardan taraflardan birinin tamamen sorumlu olduğuna dair herhangi bir hükme yer verilmediği görülmüştür.

Asıl işveren ile alt işverenler arasında yapılan hizmet alım sözleşmelerine dayalı olarak iş kanunu kapsamında işçiye asıl işverence ödenen tazminat vb. ödemelerin alt iş verenden rücuen tahsiline yönelik olarak açılan davalarda Yargıtay 13. Hukuk Dairesi ile 23. Hukuk Dairesi arasında, taraflar arasında yer alan sözleşmelerde sorumluluğun taraflardan birine yüklenmesine yönelik özel hüküm bulunup bulunmadığı hususu ile ilgili olarak görüş ayrılığı bulunmaktadır.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi uygulamalarında
, sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı takdirde müteselsil borçlulardan (İş Kanunu Yönünden İşciye Karşı) her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı, Türk Borçlar Kanununun 167. maddesi kapsamında genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları kabul edilmektedir. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 24/01/2019 tarih 2016/5969 esas-2019/542 karar, 26/06/2018 tarih 2016/16052 esas-2018/7329 karar )

Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin uygulamalarında ise
; İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması halinde, davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden, ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu kabul edilmektedir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 02/03/2020 tarih 2019/1267esas-2020/1418 karar, 13/07/2020 tarih 2019/1052 esas-2020/2581 karar )

Yargıtay daireleri arasında yapılan iş bölümüne göre bu tür rücuen alacak davaları nedeniyle verilen kararların temyiz incelemesi bundan sonra 23. Hukuk Dairesi tarafından yapılacağından, 23. Hukuk Dairesinin içtihatları doğrultusunda uygulama yapılması gerektiği kanaatine varılmakla, işçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenicinin işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede özel bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden, ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.

Mahkemece, davalı alt işverenlerin, işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak ödenmesi gereken tutarın tamamından sorumlu oldukları kabul edilerek hüküm kurulmuş olması yerindedir.

Sonuç İtibariyle; Davacı ile davalılardan F5 Temizlik…Ltd.Şti’nin istinaf taleplerinin, 6100 sayılı HMK’nun 341/2,4 maddeleri ve HMK’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca usulden reddine, diğer davalıların istinaf taleplerinin HMK’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1

Davacı ile ve davalılardan F5 Temizlik…Ltd.Şti’nin Vekilinin istinaf başvurusunun6100 Sayılı HMK 341/2,4 maddesi ve HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
USULDEN REDDİNE,

2-
Diğer davalıların istinaf taleplerinin HMK’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca
ESASTAN REDDİNE,

2-
İstinaf talep eden davacıdan alınan 500,00-TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya
İADESİNE,
3

İstinaf talep eden davacıdan peşin alınan 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıya
İADESİNE,

4-
İstinaf talep eden davalılardan F5 Temizlik…Ltd Şti’den alınan 63,34-TL istinaf karar harcının (nispi) talep halinde ilk derece mahkemesince bu davalıya
İADESİNE,

5-
İstinaf talep eden F5 Temizlik…Ltd Şti’nin peşin alınan 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının bu davalıya
İADESİNE,
6

İstinaf talep eden davalı F3 Temizlik İnşaat…Ltd.Şti’den alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı 311,273-TL olmakla peşin alınan 77,82-TL nispi harcın mahsubu ile bakiye 233,453-TL istinaf karar ve ilam harcının bu davalıdan alınarak hazineye
İRAD KAYDEDİLMESİNE,

7-
İstinaf talep eden F3 Temizlik İnşaat…Ltd.Şti’den peşin alınan 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının bu davalıya
İADESİNE,

8-
İstinaf talep eden davalı F4 Peyzaj Temizlik İnş…Ltd.Şti’den alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı 479,42-TL olmakla peşin alınan 44,40-TL nispi harcın mahsubu ile bakiye 435,02-TL istinaf karar ve ilam harcının bu davalıdan alınarak hazineye
İRAD KAYDEDİLMESİNE,
9
-İstinaf talep eden F4 Peyzaj Temizlik İnş…Ltd.Şti’den peşin alınan 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının bu davalıya
İADESİNE,

10-
İstinaf masraflarının, başvuran taraflar üzerinde
BIRAKILMASINA
,

11-
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine
YER OLMADIĞINA,
12

Kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359/3. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından
TARAFLARA TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-f bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/11/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 29 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!