Adana BAM, 6. HD., E. 2020/1483 K. 2024/1303 T. 23.10.2024

İlgili TBK madde: TBK Madde 470

BAŞKAN : … (…)

ÜYE : … (…)

ÜYE : … (…)

KATİP : … (…)

MAHKEMESİ : …. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ : 20/10/2020

NUMARASI : … E. – … K.

DAVACI : … -…

VEKİLLERİ : Av. …

DAVALI :

VEKİLLERİ : Av. ….

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit -İstirdat

İSTİNAF TALEP TARİHİ : 26/11/2020

İSTİNAF KARAR TARİHİ : 23/10/2024

KARARIN YAZIM TARİHİ : 23/10/2024

…. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 20/10/2020 tarih ve … E. -… K. sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede;

DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davalı tarafından …. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyasında müvekkili adına başlatılan icra takibinde müvekkiline gönderilen ödeme emrinin usulsüz şekilde tebliğ edildiğini ve takibin usulsüz olarak kesinleştiğini, müvekkilinin söz konusu takipten maaşına gelen haciz ihbarnamesi ile haberdar olduğunu, söz konusu icra nedeniyle gönderilen tebligatın iptali için …. İcra Hukuk Mahkemesi’nin … esas sayılı dosyasında dava açıldığını, kesinleşen takip nedeniyle müvekkilinin evine hacze gelindiğini ve eşyalarının haczedildiğini, müvekkilinin de itibarının zedelenmesi ihtimali nedeniyle, haciz zaptına dava açma hakkı saklı kalmak kaydı ile haciz baskısı altında olduğunu beyan ederek 200.000,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, icra dosyasında alacaklı görünen şirket tarafından … …. Noterliği’nin takibe konu miktar olan 189.174 EURO + KDV talep edildiğini, müvekkili tarafından …. Noterliği’nin 22/12/2017 tarih ve … yevmiye nolu cevabi ihtarname ile müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin İran’da ortaklığı bulunduğu şirkete teknik servis sağlaması amacıyla davalı şirket ile irtibata geçtiğini, davalı şirket ile teknik servis desteği hususunda sözlü olarak anlaştıklarını, davalı şirket tarafından yapılacak olan bu iş ve hizmetlerin tamamımın karşılığı olan KDV dahil 112.000 EURO’nun tamamının davalı şirkete ödendiğini, müvekkilinin borcunun bulunmadığını aksine davalı şirket tarafından yapılması gereken işin tam yapılmadığını, bu nedenle bu parayı iade etmesi gerektiğini beyan ederek, …. İcra Müdürlüğü’nün … sayılı icra dosyasında müvekkilinin karşı tarafa borçlu olmadığının tespitini, haciz baskısı altında takip alacaklısına ödenen 200.000 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, icra takibinin açılmasında kötü niyetli olduğu açık olan davalının takibe konu miktarın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini ve ödenen 200.000 TL’nin %20 sinden aşağı olmamak üzere davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Müvekkilinin, davacı ile yapmış olduğu anlaşma kapsamında İran’daki Üniversite Hastanesi’ne kurulacak olan laboratuvar için gerekli olan “teknik servis hizmeti, LIS hizmeti, su sistemleri hizmeti, yan ekipman kurulum hizmeti” ilişkin gerekli işleri yaparak davacıya teslim ettiğini, işlerin eksik yapıldığı iddiasına ilişkin hiçbir belge veya bilgi sunulmadığını ve işin görüldüğü esnada müvekkili şirketçe yerine getirilen hizmete ilişkin, davacı tarafından ihtarat veya bildirimde bulunulmadığını, ayrıca sunulan hizmetler ve işlerin İran Merkezli Şirket Yöneticileri tarafından onaylandığını, bu nedenle eksik iş yapılması iddialarının doğru olmadığını, müvekkili şirket tarafından icra takibi açılmadan önce davacı ile birçok kez görüşerek mail, ihtarname ve fatura gönderildiğini, bu nedenle borçtan davacının daha önceden haberinin bulunduğunu, davacı tarafından 112.000 EURO ödeme gerçekleşmiş ise de, bakiye bedelin ödenmediğini, bakiye bedelin sağlanan teknik servis hizmeti, LIS hizmeti, su sistemleri hizmeti ve yan ekipman kurulum hizmeti olduğunu, davacının bu hizmetlerin karşılığı olarak düzenlenen faturaların ihtirazi kayıt sunmaksızın kabul edildiğini, davacı hakkında başlatılan takibin bu hizmetlerin karşılığı olarak düzenlenen 749.248,17 TL tutarlı fatura ve davacı tarafından kabul edilen 112.000 EURO tutarlı ödenmiş faturanın KDV’ sine ilişkin olduğunu, davacı ile mail ortamında gerçekleşen ve sözleşmenin detayları ile bakiye borcu gösterir yazışmalardan, … tarafından şirkete yapılan ödemeleri gösteren banka kayıtlarından, davacıya gönderilmiş olan faturalardan, müvekkili şirketin işi yaptığına dair fotoğraf ve raporlardan, müvekkilinin yüklendiği hizmeti ifa ettiğini, ayrıca davacı hakkında …. Başsavcılığı’nın … sayılı dosyasında dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanmak suçlarından suç duyurusunda bulunduklarını belirterek, davanın reddine ve davacının dava değerinin %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: “Davanın, İİK.nun 72. maddesi gereğince, icra takibinden sonra açılmış menfi tespit ve istirdat davası olduğu, …. İcra Müdürlüğü’ne ait … sayılı dosyada, davalı (alacaklı) tarafından, davacı (borçlu) aleyhine ilamsız icra takibine başlandığı, takibin dayanağının faturadan kaynaklanan bakiye alacak olarak belirtildiği, taraflar arasında davacı …’ın İran’da ortaklığı bulunduğu şirketin aldığı ihale kapsamında laboratuvar kurulumu ve teknik servis desteği konusunda şifahi eser ve hizmet sözleşmesi bulunduğu, sözleşmenin varlığı hususunda ihtilaf olmayıp, tarafların, sözleşmenin kapsam ve bedeli ile teslimi yapılan işlerin ayıplı olup olmadığı hususunda ihtilaflı oldukları, davacı tarafından sözleşme kapsamının ” teknik servis hizmeti” olarak belirtilip, bu işe karşılık olarak belirlenen 112.000 euronun (KDV dahil) tamamının davalıya ödendiği, ancak teknik servis desteğinin davalı tarafından tam olarak yerine getirilmediğinin iddia edildiği, davalının ise, taraflar arasındaki sözleşmenin kapsamının “teknik servis hizmeti, LIS hizmeti, su sistemleri hizmeti, yan ekipman kurulum hizmeti” olarak belirlendiğini savunduğu, davacı tarafından, davalının eksik ifasının ispatına yönelik cevaba cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulan 3 adet tutanak içeriğinden ve soruşturma dosyası kapsamında alınan ifadelerden, taraflar arasındaki sözleşme kapsamının cihaz, personel desteği, teknik servis eğitimi, cihaz kurulumu, yedek parça ve bakım onarım hizmetleri, internal ve external Qc ürünlerinin teminini de kapsayan teknik servis hizmeti olarak belirlendiğinin kabulü gerektiği, eser sözleşmelerinde yapılan işin miktar ve değerinin ispat yükünün yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini veya eserin ayıplı olduğunun ispat yükünün ise iş sahibinde olduğu, yüklenicinin tamamladığı eseri sözleşmeyi ifa etmek niyetiyle iş sahibinin hakimiyetini geçirmesi halinde eserin teslim edilmiş sayılacağı, eserin teslim edildiği vakıasının hukuki işlem değil, hukuki fiil olduğundan, kural olarak tanık dahil her türlü delille ispatlanacağı, mahkememizce dinlenen davalı tanıkları tarafından, laboratuvar kurulumu için İran’a gidildiği, Türkiye’den gelen cihazların kurulumunun sağlanarak kontrollerinin yapıldığı, kullanıcılara gerekli eğitimin verildiği ve laboratuvarın çalışabilir vaziyette teslim edildiği, İran’da bulundukları süre içerisinde ayıp ihbarında bulunulmadığının belirtildiği, TBK.nun 474/1.maddesine göre açık ayıplarda bildirimin, işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz, 477.maddede ise gizli ayıbın öğrenilir öğrenilmez gecikmeksizin yapılması, aksi halde eserin kabul edilmiş sayılacağının belirtildiği, davacı tarafından, eserin ayıplı ve eksik ifa edildiğine yönelik olarak yargılama sırasında dosyaya ibraz edilen 3 adet tutanağın haziran 2017 tarihinde düzenlendiği, davalının bakiye alacağının ödenmesi için davacıya gönderdiği 18/12/2017 tarihli ihtarnamenin tebliğine kadar davacı tarafından herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığı, bu nedenle süresinde yapılmış bir ayıp ihbarının bulunmadığının kabulü gerektmiş, eser sözleşmesinin varlığının tartışmasız, ancak ne kadar iş yapıldığı ve bedeli konusunda ihtilaf varsa ve yüklenici tarafından düzenlenen faturalar iş sahibine tebliğ edilmesine rağmen süresinde itiraz edilmemiş ise fatura bedelinin esas alınmasının gerektiği, davalı tarafından sözleşme kapsamında düzenlenen 01/02/2018 tarihli faturaların davacıya tebliğine rağmen bedelinin ödenmediği, faturada yazılı mal ve hizmetin davalı tarafından davacıya teslim edildiği, davalı tarafından …. İcra Müdürlüğü’ne ait … sayılı dosyada 12/12/2017 tarihli bedeli ödenmiş faturaya istinaden tahakkuk eden KDV ve 01/02/2018 tarihli bedeli ödenmemiş fatura nedeniyle ilamsız icra takibine başlandığı, davacı tarafından icra takibinden sonra, dava tarihinden önce 200.000,00 TL ödeme yapıldığı, davalının usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacıdan 832.534,58 TL alacağının bulunduğu, davacı tarafından borcun ödendiğini gösterir bir belgenin dosyaya sunulmadığı ve yemin deliline de dayanılmadığı anlaşıldığından, davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine, davalı alacaklının bu dava nedeniyle alacağını almakta herhangi bir gecikme yaşamadığı anlaşıldığından kötü niyet tazminat talebine yönelik talebin reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın REDDİNE,

2-Davalının kötüniyet tazminatına yönelik talebinin REDDİNE,” şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili 26/11/2020 tarihli istinaf dilekçesinde;

1-Hükme esas alınan bilirkişi raporun eksik inceleme ile kaleme alındığını iş bu rapora dayalı hükmün hatalı olduğunu, davalı tarafça İran’da yapılıp tamamlandığı iddia edilen işe ilişkin gümrük kayıtlarının celbedilerek dosyanın alanında uzman bilirkişilere tevdii ile davanın menfi tespit ve istirdat istemi içerdiği de dikkate alınarak davalı şirketin taahhüt ettiği edimini tam ve ayıptan ari bir şekilde yerine getirip getirmediğinin tespiti şeklinde olması gerektiğini bu kapsamda ilgili Gümrük Müdürlüğü’nden davalı şirket adına düzenlenmiş ihracat beyanmameleri, var ise beyanname ekinde kati ihracat yapıldığını tevsik edici belgeler, teknik servis hizmeti ve buna bağlı malzemelerin İran’a gönderildiğini ispatlayacak Türkçe fatura ve İran yetkili makamlarının onayını taşıyan ticari belgeler, gümrük kayıtlarında yeralan malzeme listesi ve ilgili diğer belgelerin ve davalı şirketin tamamladığını iddia ettiği işe dair kayıtların celbi gerektiğini, mahkemece bu konuda hiçbir araştırma yapılmadığını, teknik bilgi ve uzmanlık gerektiren bir konuda yalnızca mali müşavir bilirkişiden alınan raporla yetinilerek hatalı karar verildiğini, ayrıca bilirkişi de raporunda, gerek tespit ve değerlendirmeler başlıklı bölümde gerekse de sonuç kısmında tevdi edilen dosyada yapılan işin kapsamının ne olduğu, ayıplı bir iş olup olmadığı konusunda tespit yapmasının mümkün olmadığını, zira konunun uzmanlık alanı dışında olduğunu beyan ettiğini, davanın esasını etkileyecek nitelikteki bilgilerin, bilirkişi tarafından hesaplanamayacağını mahkemeye bildirilmesine rağmen eksik raporla dosyanın karara çıkartılmasının hatalı olduğunu,

2-Dava konusu faturaların muhatabının … değil davalı şirketin iş yapmayı üstlendiği İran mezkezli … isimli şirketin olması gerektiğini, zira ortaklık tüzel kişiliklerinde şirket ortaklarının tacir vasfı bulunmadığını, sermaye şirket ortaklarının tüzel kişiliğinin borçlarından sorumlu tutulması mümkün olmadığından şirkete yapılan işler nedeniyle fatura muhatabı olarak gösterilmelerinin Vergi Usul Kanunu ve TTK hükümlerine aykırı olduğunu, müvekkilinin TBK hükümlerine uygun bir kefilliği de bulunmadığından faturanın ve icra takibinin muhatabı olmasının hukuken hatalı olduğunu,

3-Dava konusu fatura süresinde düzenlenmediğinden ve muhatap bilgisi yanlış yazıldığından VUK.m.231.5.55 gereği hiç düzenlenmemiş sayıldığını, geçersiz bir faturaya dayanılarak icra takibi başlatılmasının hukuka aykırı olduğunu,

4-Davalı şirketin ….Noterliği’nin 18.12.2017 tarih ve … yevmiye nolu ihtarnamesi ile müvekkilinden talepte bulunduğunu, müvekkilinin ise ise ….Noterliği’nin 22.12.2017 tarih ve … yevmiye nolu ihtarı ile borca itiraz ederek faturayı iade ettiğini, müvekkilinin, işbu davanın cevap dilekçesi ile davalı yanın ….Noterliği’nin 02.02.2018 tarihli … yevmiye nolu ihtarnamesi ile de aynı iddialara ilişkin faturayı noter kanalı ile kendisine tebliğe çıkardığını öğrendiğini, usulüne uygun tebliğ edilmeyen faturaya süresi içerisinde ….Noterliği’nin 17.05.2018 tarihli … yevmiye nolu ihtarnamesi ile ayrıca itirazda bulunduğunu ve ihtar eki 01.02.2018 tarihli A seri … seri nolu faturayı ihtar ekinde iade ettiğini, ayrıca davalının …. Noterliği’nin 18/12/2017 tarih ve … yevmiye no’lu ihtarnamesi ve eki faturaya yazılan itirazın, davalının aynı sebebe dayalı …. Noterliği’nin 02/02/2018 tarihli … yevmiye nolu ihtarnamesi ve eki faturaya da itiraz iradesi taşıdığından ortada kesinleşmiş bir fatura bulunmadığını, bu yönüyle davalının TTK.m.21’de yeralan kanuni karineden faydalanmasının düşünülemeyeceğini, açılan menfi tespit ve istirdat istemi içerdiğinden ispat yükünün davalı şirkete ait olduğunun açık ve net olduğunu, ancak mahkemece bu hususların dikkate alınmadan ispat yükünün müvekkili üzerinde olduğuna dair değerlendirilmede bulunmasının hatalı olduğunu,

5-Açılan davanın menfi tespit ve istirdat davası olduğu dikkate alındığında ispat yükü ortada kesinleşmiş bir fatura olup olmadığına bakılmaksızın davalı şirket nezdinde devam ettiğini, davalının bu hususta tanık dinletmesinin mümkün olmadığını,

6-Davalı şirketin davaya konu hususta bedel içeren ve akit niteliği taşıyan hiçbir belge ibraz edemediğini,

7-Dava konusu icra takibine dayanak gösterilen faturaların, müvekkilinin borçlu olarak kabul edilmesini sağlayacak belge niteliği taşımadığını,

8-Davalı taraf varlığını iddia ettiği eser sözleşmesini, her iki tarafın da imzasını taşıyan yazılı belge ile ispatla yükümlü olduğunu, bu hususta uyuşmazlığa uygulanması gereken HMK.m.200 kapsamında yazılı delil vasfı taşımayan mail kayıtlarının hukuki ilişkinin varlığını ispata yeterli olmadığını, kaldı ki davalı tarafın düzenlenmiş olan ve icra takibine dayanak yapılan fatura incelendiğinde, bedelin büyük kısmının teknik servis hizmet bedeli olarak düzenlendiğini, faturadaki diğer kalan bedelin ise çeşitli sarf malzemeleri olduğunun görüldüğünü, bu da davalının alacak taleplerinin dayanağının eser sözleşmesine dayanmadığını, teknik servis hizmetine dayandığını gösterdiğini,

9-Davalı şirket tarafından müvekkili …’a teslim edilmiş bir eser olmadığı gibi müvekkili tarafından dava dosyasına sunulan tutanaklarda kararlaştırılan işin eksik bırakıldığının sabit olduğunu, bu nedenle mahkemece ortada eser sözleşmesi bulunduğuna ve müvekkilinin ayıp ihbarı ile yükümlü olduğuna dair değerlendirmenin de hukuka aykırı olduğunu,

10-Taraflar arasındaki işin eser sözleşmesi olduğu kabul anlamına gelmemek kaydıyla aksi kanaat halinde 32 sayılı Türk parasının korunması hakkında kanun kapsamında davalı şirketin yabancı para cinsini esas alarak müvekkilinden talepte bulunmasının mümkün olmadığını ancak bu hususun da mahkemece dikkate alınmadığını belirterek,
Sonuç itibariyle; Yerel mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olarak verildiğinden mahkeme kararının kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesine karşı beyanında özetle; Davacı yanın, yalnızca zaman kazanmak ve müvekkili şirketin alacağını semeresiz bırakmak kastıyla temelsiz, farklı farklı, delili olmayan iddialar ileri sürdüğünü; bunların ispatını da mütemadiyen müvekkili şirkete yüklediğini, işbu halde “menfi tespit davalarında ispat yükü takip alacaklısındadır” savını öne sürerek hukuki delil vasfı dahi taşımayan belgelerin aksinin ispatını müvekkili şirkete yüklemenin Türk Medeni Kanun’un 2. maddesi uyarınca, iyi niyete aykırı olduğunu, ayrıca yerel mahkemede görülen menfi tespit davasında davacının borcu olmadığını ispat edilemediği gibi, müvekkilinin davacıdan takip tarihi itibariyle 832.534,58 TL alacağının bulunduğunun ispat edildiğini, davacı tarafından borcun ödendiğini gösterir bir belge de dosyaya sunulmadığını, ispat yükünün menfi tespit davasında davalıya ait olduğu ifade edilmekle yetinildiğini, dolayısıyla davacı tarafından ispatlanamayan, ancak taraflarınca mevcut tüm deliller ortaya konularak iddiaları ispat edilmiş olduğundan davanın reddi kararının yerinde olup yerel Mahkemenin usule, yasaya ve hakkaniyete uygun olan kararının onanmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER : İstinaf incelemesine esas;

Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; hukuki niteliği itibariyle eser ve hizmet sözleşmesinden kaynaklanan Menfi Tespit ve İstirdat davasıdır.
…. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyasının incelenmesinde: Alacaklının … … Sistemler ve İlaç İnş. San. Tic. Ltd. Şti., borçlunun … olduğu, 12/12/2017 tarihli bedeli ödenmiş … seri numaralı faturaya istinaden tahakkuk eden 79.188,48 TL KDV alacağı ve 1.036,50 TL işlemiş faizi, 01/02/2018 tarih … seri numaralı 749.248,17 TL bedelli fatura alacağı ve 1.601,13 TL işlemiş faizi, 18/12/2017 tarihli … yevmiye nolu ihtar ile 02/02/2018 tarih … yevmiye numaralı ihtar gideri nedeniyle toplam 832.481,18 TL üzerinden ilamsız icra yolu ile takip yapıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, takibin kesinleşmesi sonrası borçlunun alacaklı tarafından bildirilen adresine 21/03/2018 tarihinde hacze gidildiği, işbu haciz sırasında ihtirazı kayıtla (tüm yasal hakları ile menfi tespit ve istirdat vs. her türlü davası açma hakkı saklı kalmak kaydı ile ) alacaklı vekilinin … Bankası … Şubesi’ne borçlu tarafından 200.000,00 TL yatırılması üzerine haciz işlemine son verildiği, borçlu tarafından …. İcra Hukuk Mahkemesi’nin … Esas sayılı dosyası üzerinden 21/03/2018 tarihinde ödeme emri tebliğ usulsüzlüğüne ilişkin şikayette bulunduğu, adı geçen Mahkemece takibin yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulduğu, 21/06/2018 tarih ve … Karar sayılı karar ile şikayetin kabulü ile borçluya ilgili takip dosyasından yapılan ödeme emri tebliğ tarihinin 20/03/2018 olarak düzeltilmesine karar verildiği, işbu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun da Adana BAM 10. H.D.’nin 31/12/2019 tarih … E.-… K. sayılı ilamı ile esastan reddine karar verildiği, bu kararın da temyiz incelemesi sonucu Yargıtay 12. H.D.’nin … E.-… K. sayılı, 07/12/2020 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
… ….Noterliği’nin 18/12/2017 tarih ve … yevmiye nolu ihtarnamesinde: Keşidecinin … … Sistemler ve İlaç İnş. San. Tic. Ltd. Şti., muhatabın …, ilgililerin …, … Tarımsal Kimya San. ve Tic. A.Ş. ile … Özel Sağlık Hizm. Gıda Tur. Tekn. Sis. ve Yazılım San. Tic. Ltd. Şti. olduğu, ihtarname ile İran ‘da bir hastane ve laboratuvar kurulumu için verilen teknik ve tıbbi desteğe karşılık keşideci ile ilgili şahıs ve firması aracılığıyla …’ a İran’da yapılmış toplam 301.174 EURO +KDV ‘lik iş ve hizmetlere karşılık olarak keşideci şirkete 112.000 EURO (KDV’si hariç ) ödeme yapıldığı, işbu 112.000 EURO ‘ya karşılık KDV dahil olarak ekteki Seri A … no.lu 12/12/2017 tarihli 519.124,48 TL bedelli faturanın parayı gönderen …’a kesilerek ihtar ekinde …’a ve … ile birlikte ilgililere tebliği ile 189.174 EURO+ KDV’lerine ilişkin bakiye alacağın ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 iş günü içerisinde ödenmesinin istendiği, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, ihtarnameye Seri A … no.lu 12/12/2017 tarihli 519.124,48 TL bedelli fatura aslının ekli olduğu görülmüştür.
…. Noterliği’nin 22/12/2017 tarih ve … yevmiye nolu cevabi ihtarnamesinde: Keşidecinin …, muhatabın … … Sistemler ve İlaç İnş. San. Tic. Ltd. Şti., olduğu, ihtarnamenin keşideciye muhatap tarafında gönderilen …. Noterliği’nden gönderilen 18.12.2017 tarih ve … yevmiye nolu ihtarnameye cevap olduğu, içeriğinde ihtarnamede belirtilen hususların kabul edilmediği, söz konusu ihtarnamede yapıldığı iddia edilen iş ve hizmetler nedeniyle keşideci şirkete herhangi borç ve sorumluluğun bulunmadığı, adına düzenlenip ihtarname ekinde tarafına gönderilen faturanın da iade edildiğinin ihtaren bildirildiği, ihtarname sureti üzerinde, ihtarnamenin muhatap şirket daimi işçisi ve vekiline 16/02/2018 tarihinde ayrı ayrı tebliğ edildiğinin de el yazısı ile şerh düşüldüğü görülmüştür.
….Noterliği’nin 02/02/2018 tarihli … yevmiye nolu ihtarnamesinde: Keşidecinin … … Sistemler ve İlaç İnş. San. Tic. Ltd. Şti., muhatabın …, ilgililerin … Tarımsal Kimya San. ve Tic. A.Ş. ile … Özel Sağlık Hizm. Gıda Tur. Tekn. Sis. ve Yazılım San. Tic. Ltd. Şti. olduğu, ihtarname ile keşideci şirket tarafından muhataba ve ilgililere tebliğ edilen 18/12/2017 tarihli … yevmiye no.lu ….Noterliği’nin ihtarnamesi ile keşideci şirketten alınan hizmet desteğinin halen 135.632 EURO’sunun ödenmediği, İran’da bir hastane- laboratuvar kurulumu için alınan bu teknik ve tıbbi desteğe karşılık … tarafından 112.000-EURO (KDV.Sİ hariç) ödeme yapıldığı, bakiye alacak için ekteki fatura tanzim edildiği ve keşideci tarafından 01/02/2018 ‘tarihli A SERİ … SIRA NO.LU 132.632 EURO+ KDV.sine karşılık 749.248,17-TL’nin ve bir önceki ihtarname ile tebliğ edilen faturanın KDV alacak bedeli olan 79.188,48-TL’nin toplamı 828.436,65-TL’ nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 10 iş günü içerisinde ödenmesinin istendiği, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, ihtarnameye Seri A … no.lu 01/02/2018 tarihli 749.248,17 TL bedelli fatura aslının ekli olduğu, ihtarnamenin muhatap …’a ve ilgili … Tarımsal Kimya San. ve Tic. A.Ş. ‘ne 07/02/2018 tarihinde tebliğ edildiğinin de ihtarname altına şerh düşüldüğü görülmüştür.
….Noterliği’nin 17/05/2018 tarihli … yevmiye nolu cevabi ihtarnamesinde: Keşidecinin …, muhatabın … … Sistemler ve İlaç İnş. San. Tic. Ltd. Şti., olduğu, ihtarnamenin keşideciye muhatap tarafında gönderilen ….Noterliğinin 02/02/2018 tarihli … yevmiye nolu ihtarnameye cevap olduğu, içeriğinde ihtarnamede belirtilen hususların kabul edilmediği, söz konusu ihtarnamede yapıldığı iddia edilen iş ve hizmetler nedeniyle keşideci şirkete herhangi borç ve sorumluluğun bulunmadığı, adına düzenlenip ihtarname ekinde tarafına gönderilen faturanın da iade edildiğinin ihtaren bildirildiği görülmüştür.
-Dosya arasındaki … Bankası/… Şubesi’nin 25/04/2017 tarihli “Havale ” başlıklı DEKONTUN incelenmesinde; Gönderenin …, alıcının … … Sistemler ve İlaç İnş. San. Tic. Ltd. Şti., havale miktarının 50.000,00 EURO olduğu, açıklamanın ” TEKNİK HİZ. SÖZL. İSTİNADEN AVANS ÖDEMESİ ” şeklinde olduğu anlaşılmıştır.
-Dosya arasındaki … Bankası/… Şubesi’nin 23/06/2017 tarihli “Havale ” başlıklı DEKONTUN incelenmesinde; Gönderenin …, alıcının … … Sistemler ve İlaç İnş. San. Tic. Ltd. Şti., havale miktarının 50.000,00 EURO olduğu, açıklamanın ” TEKNİK HİZMETLER SÖZL.İST.AVANS ÖDEMESİ ” şeklinde olduğu anlaşılmıştır.
-Dosya arasındaki … Bankası/… Şubesi’nin 06/07/2017 tarihli “Havale ” başlıklı DEKONTUN incelenmesinde; Gönderenin …, alıcının … … Sistemler ve İlaç İnş. San. Tic. Ltd. Şti., havale miktarının 12.000,00 EURO olduğu, açıklamanın ” … PROGRAMCI ÖDEMESİ ” şeklinde olduğu anlaşılmıştır.
-Dosya arasına davacının cevaba cevap dilekçesi ekinde sunulduğu 21/06/2017 TARİHLİ “TUTANAKTIR” başlıklı belgede : “İş bu tutanak İran’ ın … şehrinde … şirketine bağlı … projesi kapsamında … firması tarafından taahhüt edilen cihazlar teslim edilememiş olup çok az sayıda teslim ettikleri cihazların da iç aksamları boş çıkmıştır.” ifadelerinin yazılı olduğu, belgenin altında da … ve supervizor … (isminin üstünde Türkçe biliyorum, okudum, anladım ) yazıları ile adı geçenlerin ıslak imzalarının bulunduğu görülmüştür.
-Dosya arasına davacının cevaba cevap dilekçesi ekinde sunulduğu 29/06/2017 TARİHLİ “TUTANAKTIR” başlıklı belgede : “İş bu tutanak İran’ ın … şehrinde … şirketine bağlı … projesi kapsamında … firması tarafından taahhüt edilen Teknik servis eğitimi, Cihaz kurulumu, Yedek Parça ve Bakım Onarım hizmetlerini, İnternal ve External OC ürünleri teminini kapsayan teknik servis hizmetini hiçbir şekilde sağlayamamıştır.” ifadelerinin yazılı olduğu, belgenin altında da … ve supervizor … (isminin üstünde Türkçe biliyorum, okudum, anladım ) yazıları ile adı geçenlerin ıslak imzalarının bulunduğu görülmüştür.
-Dosya arasına davacının cevaba cevap dilekçesi ekinde sunulduğu 29/06/2017 TARİHLİ “TUTANAKTIR” başlıklı belgede : “İş bu tutanak İran’ ın … şehrinde … şirketine bağlı … projesi kapsamında … firması taahhüt ettiği personeli sağlayamamıştır.” ifadelerinin yazılı olduğu, belgenin altında da … ve supervizor … (isminin üstünde Türkçe biliyorum, okudum, anladım ) yazıları ile adı geçenlerin ıslak imzalarının bulunduğu görülmüştür.
….Başsavcılığı’nın … soruşturma sayılı dosyası ile hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma , tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçundan şüpheli olarak …, …, …, … ve … hakkında müşteki … … Sistemler ve İlaç İnş. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından şikayette bulunulduğu, soruşturma sonucu verilen 19/12/2018 tarih ve … karar sayılı karar ile şüpheliler hakkında uyuşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde oluğu gerekçesi ile KYOK kararı verildiği görülmüştür.

Davalı tanığı … 17/07/2019 tarihli talimat duruşmasında; ” Ben davalı şirkette 2017 Nisan ayından beri teknik servis koordinatörü olarak çalışmaktayım ancak Mayıs ayı itibariyle sigortam yapılmıştır, dava konusu edilen İran’daki hastane laboratuvar imalatında Nisan 2017-Eylül 2017 tarihleri arasında fiilen görev yaptım, biz şirket olarak İran’daki hastanenin laboratuvarının kurulumunu gerçekleştirmek için orada bulunduk, 27 Nisan 2017 tarihinde 8 arkadaşla birlikte İran’daki laboratuvarının kuruluşu için İran’a gittik, orada Türkiye’den gelen cihazların kurulumunu yaptık, eğitimini verdik, hastanenin surverine da hasta sonuçlarının aktarılmasını sağladık, teslim edilen cihazlar hastanede verilen tahlil sonuçlarını inceleyip tespit eden cihazlardır, cihazlar da biz İran’a gittikten sonra 1-2 gün malların gümrükten çekilmesini bekledik, mallar geldi, İran’daki hastanedeki doktorlar geldi, cihazların muayene kabulleri yapıldı, yapıldıktan sonra da biz cihazların kurulumuna başladık, bu başlama tarihimiz de Mayıs 2017 de başladık, Eylül 2017 ye kadar orada kaldık ve işi bitirdik, Gümrükten gelen malların tümü teslim edildi, bütün mallar devreye alındı, hasta sonuçları alındı, hatta Temmuz ayında yandaki bir çocuk hastanesinden 300 tane hemogram kan sayımı geldi ve sonuçlar alındıktan sonra cihaz üzerinden hastanelere gönderildi, biz orada bulunduğumuz süre içinde herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadı, daha sonra da bir ayıp ihbarında bulunulmadı, ben davalı firmada teknik servis koordinatörü olarak görev yapıyorum, biz cihazların montajını yapıyoruz, kalibrasyonlarını, kontrollerini yapıyoruz, müşterimize eğitimlerini verip hastaneye veriyoruz bahsettiğim gibi İran’a gittiğimiz 8 arkadaşın arasında su arıtma cihazı personeli ve yazılım programı personeli de vardı, biz İran’daki işi … adına yaptık, … Mayıs ve Haziran 2017 yılına ait teknik servis bedelini aylık 50.000 Euro olarak toplam 100.000 Euro ödedi, 12.000 Euro yazılım bedelini ödedi, Temmuz -Ağustos aylarına ait ve dışardan alınan hizmetlerin bedeli olarak 135.000 Euroyu da ödemedi, bu nedenle benim çalıştığım firma dışarıdan alınan hizmetlerin bedelini şirket itibarını zedelememek için ödemiştir,” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davalı tanığı … 17/07/2019 tarihli talimat duruşmada; ” Ben davalı şirkette teknik servis olarak görev yapmaktayım, Nisan 2017 ile Eylül 2017 arasında İran’da bulunan … Laboratuvar isimli laboratuvarın kurulumunda görev yaptık, oraya gelen biyokimya, hormon , hemogram tetkiklerini yapan cihazların kurulumunu yaptık, kullanıcılara eğitimlerini verdik, biz bunları … adına yaptık, kurulum yapılıp eğitim verildikten sonra da hasta sonuçları alındı, bizim orada bulunduğumuz süreç içinde ve sonra da davacı tarafından herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadı çünkü biz tüm kurulumu ve kullanıcılara eğitimi verip laboratuvarı çalışır vaziyette teslim ettik,bu teslim de yukarıda bahsettiğim gibi 2017 yılının Nisan ayından Eylül ayına kadar yaptık, 8 kişi o dönemde devamlı olarak oradaydık daha doğrusu birkaçımız Türkiye’ye döndü , teknik servis olarak bahsettiğim dönemlerde devamlı orada kalındı, ben 4 ay İran’da kaldım, bilgim bu kadardır.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davalı tanığı … 17/07/2019 tarihli talimat duruşmada; ” Ben davalı şirkette 2,5-3 yıl boyunca finans ve idari işler yöneticisi olarak çalıştım, bundan 2 ay öncesinde çocuğumun eğitimi dolayısıyla işten ayrıldım, … şirketiyle … arasında … Laboratuvar kurulumu işi için anlaşma yapılmıştı teknik servis destek bedeli olarak aylık 50.000 Euro bedelle ile anlaşma yapılmıştı, bir de sözleşme dışındaki hizmetler için de sözleşmede ayrı bir rakam belirtilmişti, sözleşme dışındaki hizmetler ise dışardan yazılım, yan ekipman tedarikli, su sistemleri ve solüsyon tedariki gibi hizmetlerdi, bunlar sözleşmede dışarıdan sağlanacak hizmet bedelleri olarak belirtilmişti onların bedeli ayrıydı, … adına İran’da 2017 yılı Nisan ayında kurulacak … Laboratuvar işi için anlaşma sağlandı, bizim …’ın başında olduğu toplam 8 kişilik teknik ekibimiz İran’a gitti, 2017 yılı Nisan sonunda İran’a gitti, toplam 4 ay boyunca davacı adına teknik destek hizmeti verildi, yine laboratuvar da kuruldu, bunun karşılığı olarak davacı Mayıs – Haziran ücreti olarak 50.000 Eurodan 100.000 Euro verdi, 12.000 Euro yazılım hizmeti için verdi,onun KDV sini de ödemedi, ayrıca Temmuz-Ağustos ücretini ödemedi, yine dışarıdan sağlanan yazılım hizmet bedelini de ödemedi, bununla ilgili davacıya bizzat kendim telefonla ulaşmaya çalıştım, ulaştım ancak ödeme gerçekleşmedi, bir süre sonra da iletişim kuramadık, yukarıda bahsettiğim ödenmeyen bedeller KDV hariç 135.000 Eurodur, davacı tarafça yapılmış herhangi bir ayıp ihbarı yoktur, daha sonraki süreçte dışarıdan alınan hizmet bedeli çalıştığım şirket tarafından şirketin itibarı zedelenmemesi açısından ödendi, yukarıda bahsettiğim laboratuvar aktif olarak teslim edildi, benim bilgim bundan ibarettir,” şeklinde beyanda bulunmuştur.

İlk derece mahkemesince talimat yoluyla davalı şirket defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu bilirkişi … tarafından sunulan 05/03/2019 havale tarihli raporunda özetle; İcra dosyası, dava doyası ve davalı şirkete ait 2017-2018 yıllarına ait defterler üzerinde yapılan inceleme neticesinde, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içinde yapıldığını, yevmiye defteri kayıtları ile kebir defterlerinin uyumlu olduğunu, davalı şirket ile davacı … arasında … Üniversitesi Hastanesi Laboratuvarı Teknik Ekipman ve Servis işi ile ilgili yazılı olmayan ticari bir ilişki kurulduğunu, davalı şirketin yasal defterlerine göre işbu ticari ilişkiye istinaden davacı …’ın cari hesabının 02/03/2018 icra takip tarihi itibari ile 828.490,05 TL tutarında borç bakiyesi verdiğini, icra takibinden sonra dava tarihinden önce davacı … tarafından 200.000 TL tutarında ödeme yapıldığı, iş bu ödemenin davalı yasal defterlerinde 182.000 TL olarak kayıt altına alındığını, şirketin yasal defterlerine göre davacının cari hesabının 23/03/2018 dava tarihi itibariyle 646.490,05 TL tutarında borç bakiyesi verdiğini, davacı …’ın icra dosyasına istinaden takip sonrası yapmış olduğu 200.000TL tutarındaki ödeme gözönünde bulundurularak, …. İcra Müdürlüğünün … E. Sayılı dosyasına istinaden davacı …’ın davalı … … Sis. İlaç İnş. San. Tic. Ltd. Şti’ne 02/03/2018 icra takibi tarihi itibari ile 832.534,58 TL borcun bulunduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.
-“Eser sözleşmesi taraflara karşılıklı haklar ve borçlar yükleyen bir iş görme aktidir. Yüklenici yapımını üstlendiği eseri sözleşmeye, teknik ve sanatsal ilkelere ve amaca uygun olarak imâl edip iş sahibine teslim etmekle, iş sahibi de kararlaştırılan bedeli ödemekle mükelleftirler.”( Yargıtay nin 16/06/2014 tarih ve 2013/6078 Esas-2014/4131 K.sayılı kararı)
“Eser sözleşmesine dayanan işlerde, yapılan işin fen ve sanat kurallarına uygun olarak imal edildiğinin ispat yükümlülüğü yükleniciye, iş bedelinin ödendiğini ispat yükümlülüğü ise iş sahibine aittir.” (Yargıtay nin 24.06.2013 tarih ve 2012/4820 E.-2013/4133 K.sayılı kararı)
“….Somut olaya gelindiğinde taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamaktadır.
… Eser sözleşmesinin varlığı halinde teslim edildiğinin tanıkla ispatı mümkün olmasına rağmen akdi ilişkinin varlığının tanıkla ispatı mümkün değildir. Bu halde ispatlanamayan davanın reddi yerine kabulü doğru olmadığından…..” (Yargıtay 15.HD 16/04/2015 tarih ve 2014/3560 Esas- 2015/1982 Karar sayılı ilamı)
“…. Eser sözleşmesi niteliği gereği tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme türüdür. Eserde iş sahibinin borcu, bedelin yükleniciye ödenmesi, yüklenicinin borcu ise, iş sahibinin amacına, fen ve sanata uygun imal ve teslim yükümlülüğüdür. İşin tam ve eksiksiz yapıldığının ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğinin ispat yükü de iş sahibindedir. Eser sözleşmelerinden kaynaklanan ihtilâflarda Dairemizin yerleşik içtihat ve uygulamalarında sözleşme feshedilmediği ya da taşeron-yüklenici tarafından iş tamamlanmaksızın iş sahası terkedilmedikçe gerçekleştirilen iş ve imalâtların yüklenici tarafından yapıldığı karine olarak kabul edilmektedir. Bu karinenin aksinin iş sahibi tarafından yasal, yeterli ve inandırıcı delillerle kanıtlanması mümkündür. Eser sözleşmelerinde eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırılan işlerden bir ya da bir kaçının yapılmamasıdır. Ayıplı iş ise, sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan ya da olmaması gereken bazı bozukluk ve özellikleri taşıyan eserdir. Ayıplı iş ile eksik işi karıştırmamak gerekir. Ayıplı iş yukarıda belirtildiği gibi vasıf noksanlığını ifade ettiği halde, noksan iş yapılmayan işi ifade eder… “(Yargıtay 6. H. D.’nin 01/02/2023 tarih 2021/5735 Esas, 2023/361 Karar sayılı kararı)
“4721 sayılı TMK’nın 6. maddesi uyarınca kural olarak bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran; iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur. İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu, ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin varlığını kanıtlamak durumundadır.” (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 18/02/2015 tarih, 2013/19 – 1362 E-2015/826 K. sayılı, 20/04/2016 tarih, 2014/13-856 E-2016/523 K.)
“Menfi tespit davalarında kural olarak alacaklı alacağını ispat etmek zorunda olduğundan ispat yükü, davalı-alacaklı üzerindedir.”(Yargıtay nin 30.11.2015 tarih ve 2014/42117 E.-2015/34744 K.sayılı kararı)

SOMUT OLAYDA :

Davacı taraf, İran’da ortaklığı bulunan şirkete teknik servis desteği sağlaması amacıyla davalı şirket ile irtibata geçerek sözlü olarak anlaşmaya varıldığını, davalının yapacağı tüm iş ve hizmetlerin tamamının bedeli olarak da KDV dahil 112.000 Euro’nun kararlaştırıldığını, söz konusu bedelin değişik tarihlerde eksiksiz olarak davalı şirket hesabına ödendiğini, ancak teknik servis desteğinin davalı tarafından tam anlamı ile yerine getirilmediğini, ödenen bedelin iadesi gerekirken bir de haksız olarak aleyhe takip başlatıldığını, takip dosyasında haciz baskısı altında davalı tarafa 200.000,00 TL de ödeme yapmak zorunda kaldığını belirterek, …. İcra Müdürlüğü’nün … sayılı icra dosyasında davalı tarafa borçlu olmadığının tespitini, haciz baskısı altında takip alacaklısına ödenen 200.000,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve icra takibinin açılmasında kötü niyetli olduğu açık olan davalının takibe konu miktarın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiş, davalı taraf ise, davacı ile yapmış olduğu anlaşma kapsamında İran’daki Üniversite Hastanesi’ne kurulacak olan laboratuvar için gerekli olan “teknik servis hizmeti, LIS hizmeti, su sistemleri hizmeti, yan ekipman kurulum hizmeti”‘ne ilişkin gerekli işleri eksiksiz yaparak davacıya teslim ettiğini, işlerin eksik yapıldığı iddiasına ilişkin hiçbir belge veya bilgi sunulmadığını ve işin görüldüğü esnada taraflarınca yerine getirilen hizmete ilişkin, davacı tarafından ihtarat veya bildirimde bulunulmadığını, icra takibi açılmadan önce davacı ile birçok kez görüşerek mail, ihtarname ve fatura gönderildiğini, davacı tarafından 112.000 EURO ödeme gerçekleşmiş ise de, bakiye bedelin ödenmediğini, bakiye bedelin sağlanan teknik servis hizmeti, LIS hizmeti, su sistemleri hizmeti ve yan ekipman kurulum hizmetine ilişkin olduğunu, davacının bu hizmetlerin karşılığı olarak düzenlenen faturaları ihtirazi kayıt sunmaksızın kabul ettiğini, davacı hakkında başlatılan takibin bu hizmetlerin karşılığı olarak düzenlenen 749.248,17 TL tutarlı fatura ve davacı tarafından kabul edilen 112.000 EURO tutarlı ödenmiş faturanın KDV’ sine ilişkin olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği görülmüştür.

Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu hususunda ihtilaf olmayıp, uyuşmazlık sözleşmenin kapsamı, bedeli ile teslimi yapılan işlerin eksik olup olmadığı hususundadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470. Maddesi; “Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.”
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 471/1 maddesi “Yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır”
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 480.maddesi;”Bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez”
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 481. maddesi uyarınca iş bedelinin, varsa eksik ve ayıpları da düşülerek yapıldığı yılın mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi gerekir.

Tüm dosya kapsamı, taraflarca dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile soruşturma dosyasındaki beyanlara göre, davalı yüklenici ile iş sahibi davacı arasında, davacı …’ın İran’da ortaklığı bulunduğu şirketin aldığı ihale kapsamında laboratuvar kurulumu ve teknik servis desteği konusunda götürü bedelli şifai eser ve hizmet sözleşmesi bulunduğu, varlığı ihtilaf konusu olmayan bu sözleşmenin kapsamına cihaz, personel desteği, teknik servis eğitimi, cihaz kurulumu, yedek parça ve bakım onarım hizmetleri, internal ve external Qc ürünlerinin temininin girdiği, davaya konu olan bu mal ve hizmetin teslimine ve edimin ifasına ilişkin dinlenen davalı tanık beyanlarına göre de işin eksiksiz teslim edildiği, ancak davacı iş sahibi tarafından davalının edimini eksik ve ayıplı yerine getirdiği iddia olunsa da bu hususta resmi kurumlara herhangi bir tespit yaptırılmadığı gibi, davalı yükleniciye çekilmiş bir ihtarname ibrazında da bulunulmadığı, yine hali hazırda takip tarihi öncesinde taraflar arasında karşılıklı çekilen ihtarnameler içeriğinde de davacının eksik ve ayıplı iş iddiasında bulunulmadığı görülmekle, yüklenici imzasını taşımayan, her zaman tek taraflı düzenlenebilecek nitelikteki 21/06/2017 ve 29/06/017 tarihli tutanak başlıklı belgelerin davacının davalı tarafından edimin gereği gibi yerine getirilmediği iddiasını ispata yarar olmadığı, kaldı ki davacı tarafından ihtirazı kayıtsız yapılan kısmi ödemelerin de 25/04/2017, 23/06/2017 ve 06/07/2017 tarihli olduğu ve ayrıca davacının miktar belirterek bedel iadesine yönelik hali hazırda bir dava açmamış olduğu da gözetildiğinde bu yöndeki davacı iddiasının ispatlanamadığı, davalının ise usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterleri ve dosya arasına alınan BS formları ile talep ettiği miktarda iş ve mal teslimini yaptığı ve davacıdan alacaklı olduğu kabul edilmelidir.

Bu durumda edimini ifa eden davalının sözleşme bedeline hak kazandığı, yani alacaklı olduğunu ispatladığı, davacı tarafından ise takip konusu borcun ödendiğini gösterir bir belgenin dosyaya sunulmadığı, yemin deliline de dayanılmadığı gözetildiğinde, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararı yerindedir.

Sonuç itibariyle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf talep eden davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 54,40-TL mahsubu ile bakiye 373,20 TL’nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,

3-İstinaf talep eden davacıdan peşin alınan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye İRAD KAYDEDİLMESİNE,

4-İstinaf masraflarının, başvuran davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 359/4. maddesi uyarınca, kararın DAİREMİZCE TARAFLARA TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1, 361/1 ve 365/1 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Dairemize veya hükmü veren ilk derece Mahkemesine veya temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine verilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.23/10/2024

Başkan

*e-imzalıdır*

Üye

*e-imzalıdır*

Üye

*e-imzalıdır*

Katip

*e-imzalıdır*
” Bu Belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa Göre Elektronik Olarak İmzalanmıştır. “

  • İlk yayınlanma tarihi: 29 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!