Adana BAM, 9. HD., E. 2022/958 K. 2025/523 T. 24.3.2025

İlgili TBK madde: TBK Madde 584

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/958 – 2025/523
T.C.

ADANA

9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/958

KARAR NO : 2025/523

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : …

ÜYE : …

ÜYE : …

KATİP : …

MAHKEMESİ : İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 08/12/2021

NUMARASI : 2020/25 ESAS 2021/721 KARAR

DAVACI : …

VEKİLİ : Av. …

DAVALI :…

VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali( Kredi Çerçeve Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ
İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/25 esas 2021/721 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili, müvekkili bankanın İskenderun şubesi ile kredili müşterilerinden … İn ve Tic. Ltd Şti’nin 05.06.2017 tarihine 3.000.000,00.TL, 16.11.2017 tarihinde 1.000,000,00.TL bedelli iki adet kredi sözleşmesi imzalandığı ve sözleşmeler çerçevesinde kredi kullandırıldığını, borçlulardan …’ın sadece 16.11.2017 tarih ve 1.000.000,00.TL bedelli kredi sözleşmesinde kefalet imzası bulunduğunu, kefalet miktarı ve kendi temerrüdünden sorumlu olduğunu, borçlu firmaya kullandırılan kredi geri ödenmediğinden, borçlulara … Noterliği’nin 03/06/2019 Tarih … Yevmiye nolu Hesap Kat İhtarnamesi keşide edilerek 30/05/2019 tarihi itibariyle kredi hesaplarının kat edildiğini, davalı tarafından 02/01/2020 tarihli itiraz dilekçesi ile yetkiye, faize, borca ve takibe itiraz ettiğini, söz konusu itirazlar üzerine icra takibinin durduğunu, davalının ileri sürdüğü itirazlar haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup, takibin devamını engelleme amacını taşıdığını beyan ederek Davalı-borçlunun İskenderun İcra Müdürlüğü’nün 2019/… Esas sayılı dosyasında yaptığı yetkiye, borca, faize ve takibe ilirazının iptali ile takibin devamına, % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davalı vekili, yetki itirazında bulunduğunu, yetkili mahkemenin Kırıkhan mahkemeleri olduğu, kredi sözleşmesini geçerli bir sözleşme olmadığını, eş muvafakatinin daha sonraki bir tarihte olması nedeniyle geçerli olmadığını, faiz miktarının fahiş miktarda olduğunu beyan ederek davanın reddine, % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :

Yerel mahkemece verilen karar ile;” davacı bankanın davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, İskenderun İcra Dairesi’nin 2019/… esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 1.000.000,00.TL asıl alacak üzerinden iptali ile, takibin davalı yönünden 1.000.000,00.TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Takibe konu asıl alacak miktarının likid ve belirlenebilir olması dikkate alınarak 1.000.000,00 TL’nin % 20’sine tekabül eden icra inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesine” şeklinde karar verilmiştir.

DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; dava dışı borçlu firmaya kullandırılan kredi geri ödenmediğinden borçlulara …Noterliği’nin 03/06/2019 tarih … yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesi keşide edildiğini, ihtarname davalının kredi çerçeve sözleşmesinde belirtilen adresine ve davalı bankada kayıtlı bulunan iş adresine tebliğine çıkarıldığını, tebligatların iade edildiğini, davalının adres değişikliği yapması durumunda yeni adresine bankaya yazılı şekilde bildirmesi gerektiğini, davalının daha önce bankaya bildirmiş olduğu adrese yapılan tebligatlar tebliğ edilmiş sayılacağını, davalıya yapılan hesap kat ihtarnamesi tebliği usulüne uygun olduğundan, mahkeme ilamında belirtilen temerrüdün takip tarihinde başlaması gerektiği hükmü usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir.

DELİLLER :

Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı.

GEREKÇE :

Dava, Kredi Çerçeve Sözleşmesi’ne dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı tarafından, dava dışı … İn ve Tic. Ltd Şti. ile 05.06.2017 ve 16.11.2017 tarihli Kredi Sözleşmeleri imzalandığı ve sözleşmeler çerçevesinde kredi kullandırıldığı, davalının 16.11.2017 tarihli, 1.000.000,00.TL bedelli kredi sözleşmesinin kefili olduğu, sözleşmeden kaynaklanan kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği ve borçlulara ihtarname gönderilmesine rağmen borcun ödenmediği, bu hususta başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu iddia edilmiş, davalı ise, mahkemenin yetkisiz olduğunu, kredi sözleşmesindeki kefaletin geçersiz olduğunu, eş muvafakatinin, sözleşme tarihinden daha sonraki bir tarihte alındığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

İstinaf incelemesi, HMK’nin 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
6098 sayılı TBK.nun 583. maddesine göre, “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefaletin tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısı ile belirtmesi şarttır. TBK’nın 584/1.maddesinde; Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.” hükmü bulunmaktadır.

Somut olayda, davalının, davacı banka ile dava dışı … İn ve Tic. Ltd Şti. arasında imzalanan 16.11.2017 tarihli kredi çerçeve sözleşmesinin 1.000.000,00.TL limitle müteselsil kefili olduğu, davalı tarafından, kefaletteki imzaya itiraz edilmeyip, eş rızasının, sözleşme tarihinden sonra alındığı, bu nedenle kefaletin geçersiz olduğunun savunulduğu, ancak, davalının kefil olduğu kredi sözleşmesinin imzalanma tarihin 16/11/2017 olup, eş rızasının da aynı tarihte alındığı, bu nedenle kefaletin TBK’nun 583. ve 584. Maddelerinde belirtilen koşulları taşıdığı ve geçerli olduğu, davalının kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere borçtan sorumlu olduğu, davacı banka tarafından, hesabın 30/05/2019 tarihinde kat edildiği, hesap kat ihtarının davalı kefile tebliğ edilemediği, davalının, takip tarihi olan 24/12/2019 tarihinde temerrüde düştüğü, davacı banka tarafından başlatılan icra takibinde 1.085.260,63.TL asıl alacak ile 283.870,10.TL, 17/06/2019-24/12/2019 tarihleri arasındaki işlemiş %57 temerrüt faizi ile 14.193,50.TL BSMV olmak üzere toplam 1.383.324,23.TL üzerinden talepte bulunulduğu, davalının takip tarihinde temerrüde düşmesi nedeniyle, davacı banka lehine temerrüt faizine hükmedilmemiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, mahkemece, bilirkişi raporunda hesaplanan alacak tutarı ile takip talebinde talep edilen miktarlar değerlendirilerek, taleple bağlı kalınarak hüküm kurulduğu, sonuç olarak, mahkemece verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1-6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 80,70.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 534,70.TL maktu istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

3-6100 sayılı HMK’nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,

4-6100 sayılı HMK’nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

5-6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,

6-HMK’nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanunun 7’nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361’inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 24/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan
Üye
Üye
Katip

  • İlk yayınlanma tarihi: 29 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!