T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1228 – 2025/876
T.C.
ADANA
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1228
KARAR NO : 2025/876
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : …
ÜYE : …
ÜYE : …
KATİP : …
MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/02/2022
NUMARASI : 2019/491 ESAS 2022/91 KARAR
DAVACI :…
VEKİLLERİ : Av. …
Av. …
DAVALI : …
VEKİLLERİ : Av. …
Av. …
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/491 esas 2022/91 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında Karayoluyla Uluslararası Nakliye Sözleşmesi yapıldığını, nakliyeci anlaşmasına istinaden hangi araçların kullanılacağı hususunda … Noterliği’nin … yevmiye numaralı taahhütname alındığını, taşıma işi ile ilgili tüm edimlerinin yerine getirildiğini, taşıma bedeli ödemesi hususunda önemli sıkıntı yaşanmadığını, bekleme bedelinin davalı tarafından ödeme taahhüt edildiğini ancak ödenmediğini, 05/09/2019 tarih … NOLU 27.500 USD bedelli e-fatura elektronik ortamda davalı tarafa tebliğ edildiği, davalı tarafça yasal sürede itirazda bulunulmadığını, aynı taşıma işinden kaynaklı Büyükçekmece 2. İcra Dairesinin 2019/14458 Esas sayılı dosyasında 11/03/2019 tarih … Nolu 107.200 USD tutarlı bekleme faturasının da ödenmediğini, ihtiyati haciz , Mersin 1. İcra Dairesi’nin 2019/6401 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, davalının % 20′ den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davalı vekili, dava dilekçesinde talep edilen bekleme ücretinin hangi taşıma/taşımalara ilişkin olduğunun açıklanmadığını, delil eklerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, davacı yan tarafından talep edilen taşımaların taraflarınca bilinmediğini, zaman aşımı sebebi ile davanın reddini, taraflarlar arasında düzenlenen anlaşmada yükleme, boşaltma dışında bekleme ücreti, taşıma süresinin de belirtilmediğini, somut bir teslim tarihinin olmadığını, yoldaki gecikmeyi bekleme olarak sayılamayacağı, davacı yanın bekleme gün sayısını neye göre belirlediğinin belirsiz olduğunu, taraflar arasındaki anlaşma gereği 15/12/2018- 15/03/2019 tarihlerinde yapılan taşıma güzergahında yoğun kar sebebiyle yolların kapandığını, taşımalarda gecikmelerin olduğunun bilindiğini, bekleme ücreti talebinin bulunamayacağını, takibin yetkisiz icra dairesinde açılmış olması sebebi ile geçersiz takibe dayanılarak itirazın iptali davası açılamayacağından davanın usulden, zamanaşımı sebebi ile ve esastan reddini, davacının 9620 den az olmamak şartıyla kötü niyet tazminatı ödemesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Yerel mahkemece verilen karar ile; ” 6100 sayılı HMK madde 222 kapsamında taraf defterlerinin birbiri ile uyumlu kayıtlar içermediği görülmüş olup dava konusu fatura davacı defterinde kayıtlı olmakla birlikte davalı defterinde kayıtlı değildir. Öte yandan taraflar arasında imzalanan taşıma sözleşmesinin incelenmesinde sözleşmede bekleme müddetine ilişkin bir sürenin belirlenmediği görülmüştür. Uyuşmazlık konusu bekleme hususu, davacı tarafından gerçekleştirilen taşıma işi sırasında davacının sorumluluk alanı içerisinde gerçekleşmiştir. Taşıyıcı sıfatına sahip olan davacının CMR Konvansiyonu madde 17 çerçevesinde gecikmeden kaynaklı sorumluluğu kendi üzerinde olup gecikmenin dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden olumsuz kış şartlarından kaynaklandığı, gönderici konumunda olan davalıdan kaynaklanmadığı görülmektedir. Dolayısıyla gerek taraflar arasında imzalanan taşıma sözleşmesi gerekse CMR Konvansiyonu uyarınca davacının alacağın varlığını ispat edemediğine kanaat getirilmekle ispatlanamayan davanın reddine” şeklinde karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; 12/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda alacaklı olduklarının tespit edildiğini, Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/66 T.Numaralı dosyasında sunulan raporda 85 aracın bekleme süresini aştığının tespit edildiğini, e-faturalara tebliğ şerhinin olduğunu, yasal süre içerisinde itiraz edilmediğini, hukuka aykırı olarak ticari defterlere kayıt yapılmaması açısından hukuka aykırılığa ve durumun maddi hukuka etkisi hakkında değerlendirme yapılmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından, taraflar arasında karayoluyla uluslararası nakliye sözleşmesi yapıldığı, taşıma işi ile ilgili tüm edimlerinin yerine getirildiği, ancak, davalı tarafından taahhüt edilen bekleme bedeli faturasının ödenmediği iddia edilmiş, davalı ise, talep edilen bekleme ücretinin hangi taşımaya ilişkin olduğunun açıklanmadığını, sözleşmede yükleme, boşaltma dışında bekleme ücretinin ve taşıma süresinin belirtilmediğini, yoldaki gecikmenin bekleme olarak sayılamayacağı, 15/12/2018- 15/03/2019 tarihlerinde yapılan taşıma güzergahında yoğun kar sebebiyle yolların kapandığını, bu hususun bilindiğini, davacının bekleme ücreti talep edemeyeceğini, takibin yetkisiz icra dairesinde açıldığını, talebin zaman aşımına uğradığını, bu nedenle davanın usulden ve esastan reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK’nun 355.maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Davalı tarafından, icra müdürlüğünün ve Mahkemenin yetkisine itirazda bulunulmuş ise de, taraflar arasında akdi ilişki bulunduğu hususu sabit olup, İİK’nun 50.maddesi atfı ile HMK’nun 10 ve TBK’nun 89.maddesince alacaklının yerleşim yeri icra dairesi ve mahkemesi de yetkili bulunduğundan davalının icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine itirazının mahkemece reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygundur.
Somut olayda, taşıma işinin Türkiye-Afganistan arasında yapılması nedeniyle, uyuşmazlığın Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR) hükümleri gereğince çözümlenmesi gerekmektedir.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, taraflar arasında imzalanan taşıma sözleşmelerinde teslim sürelerinin kararlaştırılmadığı, ancak yüklemede serbest zamanın 72 saat, boşaltmada ise120 saat olarak belirlendiği, beklemenin bu süreleri aşması durumunda tır başına günlük 100,00 USD’nin davalı tarafça davacıya ödeneceğinin kararlaştırıldığı, somut olayda, alıcı tarafından, davacı taşıyıcı aleyhine gecikme ihbarı bulunmadığından, taşımanın makul süre içerisinde yapıldığının kabulü gerektiği, davacı tarafından, dava konusu 05/09/2019 tarih … nolu 27.500 USD tutarlı fatura içeriğinde yer alan 95 araç için belirlenen bekleme bedeli talep edilmiş ise de, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinde, bekleme müddetine ilişkin bir sürenin belirlenmediği, CMR 16. Maddesi gereğince, taşıyıcının, taşıtanın talimatı ile yapmış olması halinde ve bunu belgelendirmek kaydı ile masraflarını geri isteyebileceği, somut olayda böyle bir istemin yer almadığı, taşıyıcı olan davacının, CMR Konvansiyonu 17. maddesi gereğince, gecikmeden kaynaklı zarardan sorumluluğu bulunduğu, dosya kapsamına göre gecikmenin olumsuz kış şartlarından kaynaklandığı, bu durumun mücbir sebep olduğu, tarafların engelleyebileceği bir durum olmadığı, davalının gecikmeye meyden verilebilecek herhangi bir hareket, ihmal ve talimatı olmadığından, bekleme nedeniyle atfedilebilecek herhangi bir kusuru bulunmadığı, tarafların, mücbir sebepten kaynaklanan zarara katlanma yükümlülükleri olduğu, olumsuz hava şartları nedeniyle yolda beklemenin taşıma süresi içerisinde bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmede, taşımanın hangi güzergahtan yapılacağına dair bir hüküm bulunmadığı gibi, davalı tarafından bu hususta verilmiş bir talimatın da olmadığı, bu nedenle, davalının, sözleşmede belirtilen sürelerin dışındaki gecikmeler nedeniyle bekleme ücretinden sorumlu tutulamayacağı, mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 80,70.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 534,70.TL maktu istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-6100 sayılı HMK’nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK’nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
6-HMK’nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanunun 7’nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361’inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 07/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe