T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
OSMANİYE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ :
06/03/2018
NUMARASI :
2016/639 Esas 2018/59Karar
DAVACI:
K1 – N1
VEKİLİ:
Av. K2
A1
DAVALI:
K3 – N2
A2
DAVANIN KONUSU :
TAZMİNAT
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN
DAVACI
:
K1 – N1
VEKİLİ
:
Av. K2
TALEP KONUSU :
Mahkeme Kararının Kaldırılması
İSTİNAF KARAR TARİHİ :
14/07/2020
KARAR YAZIM TARİHİ :
14/07/2020
Osmaniye 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 06/03/2018 tarih ve 2016/639 Esas 2018/59 sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :
Davacı tarafından davaya bakmakla görevlendirilmiş davalı avukatın avukatlık görevini aksatarak ve özensiz davranarak müvekkilin davasını takip etmeden davanın sonuçsuz kalmasına neden olması nedeniyle davacı tarafından davalıya toplamda ödenen 20.000 TL vekalet ücretinin maddi tazminat olarak davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsilini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :
”
Davanın REDDİNE, ” şeklinde karar verildiği görülmüştür.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında davacının davalıya verilmiş bir vekaletinin bulunduğunu, davalı avukatın verilen vekaletin sadece ceza dosyasında kullanılmak üzere verildiği gibi bir savunmada bulunmadığını, mahkemece davalının davayı takip etmediği sebebinin yeterince araştırılmadığını, davacının davayı takip etmemesinin tamamen vekilinin davayı takip etmekte olduğu güvenine dayandığını, davacının davalıyı haklı olarak azlettiğini, davalı avukatın hesap verme yükümünü yerine getirmediğini, davacıdan aldığı paraları iade etmediği gibi bu paraları nerelere harcadığı hususunda da davacıya bilgi vermediğini, mahkemece gerekli dosyaların celp edilmeyerek incelenmediğini, ödeme belgelerinin hükme dahil edilmediğini, avukatlık sözleşmesinin olmasının geçerlilik şartı olmadığını, davacının okuması ve yazması olmayan yaşlı, bilgisiz bir kişi olduğunu, ücret sözleşmesi yapacak ve onu inceleyip anlayacak kapasitede olmadığını, azlin her zaman yapılabileceğini, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf dilekçesine beyan ve ek delil sunan davacı vekili dilekçesinde özetle;
Dava dilekçelerinde fazlaya dair haklarını saklı tutmalarının taraflarınca istenen hususun sadece davalı avukatça haksız şekilde iade edilmeyen vekalet ücretleri değil aynı zamanda davanın davalı tarafından takip edilmemesi nedeniyle davacının hak kaybının ve bunun miktarının tespiti ile taraflarına iadesi hususu olduğunu, davalı avukatın takip etmeyerek açılmamış sayılmasına yol açtığı ve kesinleşen Osmaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/577 Esas sayılı maddi ve manevi tazminat davasının taraflarınca açılan ve devam ettirilmekte olan ( destekten yoksun kalma tazminatı davası olan İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/254 Esas sayılı dosyasından alınan kök ve ek rapor örnekleri ) ile yine taraflarınca sonuçlandırılan manevi tazminat davası olan Osmaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/661 Esas sayılı dosyada verilen gerekçeli karar örneğinin davalının haksız eylemi ile zararları arasında uygun illiyet bağını kanıtlaması bakımından dosyaya sunduklarını, dosyada mübrez ibraname gereğince davalı hakkında düzenlenen 01.12.2016 tarihli ibraname davalıya tebliğ edildiğini, davalı hakkında meslekten uzaklaştırma kararı verilmiş bulunmasının ve taraflarınca davalı hakkında karar örneklerinin istendiği Trabzon Barosuna ve Türkiye Barolar Birliğine yazdıkları talep dilekçelerinde de görüleceği gibi davalı hakkında iddialarının da kanıtlandığını, davalıyı azil eden davacı gibi davacının kızı K4 da olmasına rağmen davalıya para ödemesi yapanın bizzat davacı olup kızının şikayeti ve davalıya verdiği bir bedel olmadığından bu hususu da beyan ettiğini, tüm dosya kapsamına göre reddedilen davalarına ait ret kararının kaldırılarak dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi’ne iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Yazılı beyanlar, bilirkişi raporu, azilname, vekaletname ve tüm dosya kapsamı.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, vekilin görevini yerine getirmediği iddiasına dayalı, ödenmiş olan vekalet ücretinin iadesi talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
Davacı vekili, 27/08/2015 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında müvekkilinin kendisinin ve kızının yaralandığını, eşinin ise vefat ettiğini, müvekkilinin davalı avukata trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davası açması için vekaletname verdiğini, Osmaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/577 E. sayılı dosyasında 23/11/2015 tarihinde dava açıldığını, ancak davalının davayı bir süre takip ettiğini, ancak 26/04/2016 tarihinde davayı takip etmemesi üzerine dosyanın işlemden kaldırıldığını ve 3 aylık süre içerisinde yenilenmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bunun üzerine müvekkilinin davalıyı azlettiğini beyan ederek, davalıya ödenen 20.000,00 TL vekalet ücretinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
İlk derece mahkemesince davalı avukatın Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2015/390 E. sayılı dosyasında davacıyı temsil ettiği, Osmaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/577 E. sayılı maddi tazminat talepli davanın davacı asil tarafından açıldığı, taraflar arasında bu davanın takip edileceğine dair sözleşme bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Avukatın, vekil olarak borçları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 505 ve devamı maddelerinde gösterilmiş olup, vekil, TBK’nun 506. maddesine göre müvekkiline karşı vekaleti sadakat ve özen ile ifa etmekle yükümlüdür. Vekil, sadakat borcu gereği olarak müvekkilinin yararına olacak davranışlarda bulunmak, ona zarar verecek davranışlardan kaçınmak zorunluluğundadır. Özen borcu ile ilgili Avukatlık Kanununun 34. maddesinde mevcut olan, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri, bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık ünvanının gerektirdiği saygı ve güvene yakışır bir şekilde hareket etmekle yükümlüdürler.” şeklindeki hüküm ise, avukatlık mesleğinin bir kamu hizmeti olması nedeniyle, TBK’nun 506. maddesinde düzenlenen vekilin özen borcuna göre çok daha kapsamlı ve özel bir düzenlemedir. Buna göre avukat, üzerine aldığı işi özenle ve müvekkili yararına yürütüp sonuçlandırmakla görevli olduğu gibi, müvekkilinin kendisi hakkındaki güveninin sarsılmasına neden olacak tutum ve davranışlardan da titizlikle kaçınmak zorundadır. Aksi halde avukatına güveni kalmayan müvekkilin avukatını azletmesi halinde azlin haklı olduğunun kabulü gerekir. Gerçekten de avukat, görevini yerine getirirken gerekli özen ve dikkati göstermemiş, sadakatle vekaleti ifa etmemiş ise, müvekkilinin vekilini azli haklıdır. (Yargıtay 13 HD 2016/21306 E. 2019/12633 K.)
Somut olayda, davacı tarafından davalı avukata Ceyhan 1. Noterliği’nde düzenlenen 14/01/2016 tarihli vekaletnamenin verildiği, vekaletnamenin davacının leh ve aleyhinde açılmış veya açılacak bilumum dava ve takipleri kapsadığı, somut bir mahkeme ya da dava dosya numarasının belirtilmediği, taraflar arasında ayrıca bir yazılı vekalet sözleşmesinin düzenlenmediği anlaşılmaktadır.
Osmaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/577 E. sayılı dosyasında davacı K1 tarafından davalılar (eldeki davada dava dışı) F1 Sigorta A.Ş., F2 Sigorta A.Ş. ve K5’e karşı 23/11/2015 tarihinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 10.000,00 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminat istemiyle dava açıldığı, davanın takipsiz bırakılması nedeniyle HMK’nın 150. maddesi uyarınca 26/04/2016 tarihinde işlemden kaldırıldığı, 19/09/2016 tarihinde ise yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, davalı avukatın bu dosyaya vekaletname sunmadığı gibi duruşmalara katılmadığı, yazılı beyanda da bulunmadığı, davalının taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçu nedeniyle açılan Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2015/390 E. 2016/152 K. sayılı dosyasında katılanlar K1 (eldeki davada davacı) ve K4 (eldeki davada dava dışı) vekili olarak görev yaptığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından eldeki dava, davalı avukatın Osmaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/577 E. sayılı dosyasını takipsiz bıraktığından bahisle, ödediğini iddia ettiği 20.000,00 TL vekalet ücretinin iadesi istemiyle dava açılmış ise de, taraflar arasında sözü edilen davanın takip edileceğine ilişkin yazılı bir vekalet sözleşmesinin mevcut olmamasına, davalı avukatın bu dosyaya vekaletname sunmamış olmasına, davacı tarafça davalı avukata sözü edilen bu dosyanın takip edilmesi hakkında gönderilmiş bir ihtarname ya da yazının mevcut olmamasına göre, davalı avukatın Osmaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/577 E. sayılı dosyasında davacıya karşı sadakat ve özen borcunun bulunduğu ve bu borcun ihlal edildiğinin kanıtlanamadığı anlaşıldığından,
İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ilişkin verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-
Davacının İstinaf Başvurusu’nun
HMK 353/1-b-1 md.si gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken istinaf karar harcı olan 54,40 TL maktu harcın peşin alınan 5.000.00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.945,60 TL talebi halinde davacıya iadesine,
3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-
Kararın tebliği, harç vb. işlemlerin 6100 Sayılı HMK’nın 302/5 ve 359/3 md. uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.’nın 362/1-a maddesi gereğince
KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.14/07/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe