T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/902
KARAR NO : 2025/683
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : … (…)
ÜYE : … (…)
ÜYE : … (…)
KATİP : … (…)
MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/03/2022
NUMARASI : 2020/…ESAS 2022/… KARAR
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. ..
DAVALI : …
VEKİLİ : Av. ..
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Bonodan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/… esas 2022/… karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili, Davalı ile müvekkilininin oğlu dava dışı … arasında alacak ilişkisinden kaynaklı 200.000,00.TL tutarında, 06.01.2017 tanzim, 25.04.2017 vade tarihli senet imzalandığını ve bu senette kefil olarak müvekkilinin gösterildiğini, müvekkilin söz konusu senetten hiçbir şekilde haberi olmadığını, senet üzerinde kefil olarak atılan imzanın da müvekkiline ait olmadığını, söz konusu senede dayalı olarak Mersin 3. İcra Dairesi Müdürlüğü’nün 2017/… E. (yeni 2019/… E.) Sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, Mersin 3. İcra Dairesi’nin 2017/… E. (yeni 2019/…) Sayılı dosyası 28.09.2019 tarihinde işlemden kaldırıldığını, 08.11.2019 tarihinde yenileme talebinde bulunulduğunu, söz konusu icra takibine istinaden müvekkiline ait … plakalı araç ve … İli, … Ada, … Parselde bulunan bağımsız bölüm ve posta çeki üzerine haciz şerhi konulduğunu, söz konusu icra takibine ilişkin durumu, müvekkili aracına ait vergiyi ödediği sırada bilgi sahibi olduğunu, senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, menfi tespit davası açılabilmesi için, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunması, kesin hükmün bulunmaması ve takibin sona ermemiş (borcun alacaklıya ödenmemiş) olması gerektiğini, bu nedenle müvekkilinin borçlusu olmadığı bir senede bağlı olarak aleyhine başlatılan icra takibinin müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, Mersin 3. İcra Müdürlüğü’nün 2019/… esas sayılı takibin teminatsız veya nakit ya da banka teminat mektubu karşılığında, vezneye giren paranın alacaklıya ödenmemesi ve takibin durdurulması adına ihtiyati tedbir talebinin kabulünü, %20 den aşağı olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf cevap beyanında bulunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Yerel mahkemece verilen karar ile; ” inceleme konusu senette … adına altta atılı iki adet kefil imzası ile …’in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptanmadığından; söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla …’in eli ürünü olmadığını tespit etmiştir. Her ne kadar davalı vekili davacı taraf dava konusu senetteki imzaların dava dışı asıl borçlu … tarafından atıldığından bahisle Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde “Resmi Evrakta Sahtecilik ve Dolandırıcılık” suçundan suç duyurusunda bulunulduğunu ve bu dosyanın bekletici mesele yapılması talep edildiği belirtilmiş olsa da dava konusu bonodaki imzanın davacı tarafa ait olmadığı Adli Tıp Kurumu raporu ile sabit olup davacı ilgili bonodan sorumlu tutulamayacağından usul ekonomisi de gözetilerek bekletici mesele talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. İzah edilen gerekçelerle davacının davasını ispatladığına kanaat getirilerek davanın kabulü ile dava konusu bonodan kaynaklı olarak davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine” şeklinde karar verilmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; dava dışı … ile babası Mersin İlinde emlak işi yaptıklarını, müvekkilinin eşinin trafik kazası sonucu vefatı nedeni ile sigorta şirketinden aldıkları ve destekten yoksun kalma tazminatının 200.000,00.TL’lik ksımını … müvekkiline kendisine daire alacığını belirterek aldığını, bunun için güvence olarak bu senedi düzenlediklerini, bu senet düzenlendiği sırada … babasının kimliğini alarak TC’sini yazdığını ve babası ile birlikte imzaladıklarını belirterek müvekkiline teslim ettiğini, aradan geçen süre boyunca müvekkilini oyaladığını, müvekkili ile birçok şikayet ve ceza davalarına konu eylemlerinin olduğunu, daha sonra icra takibi yapıldığını, ve davalı imza inkarında bulunduğunu, fakat davasını takip etmediğini, davalı adına kayıtlı taşınmaza haciz konulması ile bu kez davalı tüm bu olaylardan haberi olduğu halde kendisi yerine imza atan oğlunun bu durumunun rahatlığı ile imza inkarını kullandığını, ortada müvekkilini yanıltmaya yönelik hile ve desiseli eylemlerle dolandırıcılık fiilinin söz konusu olduğunu, davalı hakkında Mersin C.Başsavcılığı’nın 2021/… esas sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın halen derdest olduğunu, davalının bu sebeple bekletici mesele yapılmasına yönelik taleplerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, bonodan kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkindir.
Davacı tarafından, dava konusu bononun, dava dışı oğlu … ile davalı arasında alacak ilişkisinden kaynaklı olarak düzenlendiği, bilgisi dışında bonoya kefil olarak adının yazıldığı, ancak, bonodaki imzanın kendisine ait olmadığı iddia edilerek, Mersin 3. İcra Müdürlüğü’nün 2019/… sayılı dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti talep edilmiş, davalı ise, keşideci … tarafından, bonodaki kefil imzasının atılı halde kendisine verildiğini, keşideci ve kefilin baba-oğul olup, fikir ve eylem birliği içerisinde bonoyu düzenlediklerini, haklarında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan soruşturma bulunduğunu, soruşturma dosyasının sonucunun beklenerek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK’nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dava, bonodaki imza itirazına dayalı olarak açılan menfi tespit davası olup, dava konusu bonodaki imzaların davacıya ait olduğunu kanıtlama yükümlülüğü, alacaklı olduğunu iddia eden davalıya aittir.
Dava konusu, 06/01/2017 tanzim , 25/04/2017 vade tarihli, 200.000,00.TL bedelli bonoda davalının alacaklı, dava dışı …’in keşideci, davacı …’in ise kefil olarak yer aldıkları, … ATK Fizik İhtisas Dairesinin 18/10/2021 tarihli raporunda, dava konusu bonoda, davacı … adına atılı kefil imzasının davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Hukuk hakimi kural olarak ceza mahkemesi kararlarına karşı bağımsız isede, mahkumiyet ve suçun sanık tarafından işlenmediğine dair aklama kararları ile eylemin hukuka aykırılığını ve nedensellik bağını saptayan maddi olgular hukuk hâkimini bağlar. Ceza Mahkemesi’nin, uyuşmazlık konusu olayın maddi nedensellik bağını tespit eden kesinleşmiş hükmünün, hukuk hâkimini bağlamasına 6098 sayılı TBK’nun 74. maddesi engel değildir. Özelikle mahkumiyet kararlarının maddi olguya ilişkin tespiti, hukuk hakimini bağlar. (Yargıtay 19. HD’nin 2019/3812 esas 2020/958 karar, 2018/3989 esas 2020/80 karar, 23 HD 2016/2367 esas 2018/5366 karar, 3. HD 2020/1509 esas 2020/3883 karar vs.)
Tüm dosya kapsamından, davacı tarafından dava konusu bonodaki imzanın tarafına ait olmadığının ileri sürüldüğü, bu durumda, dava konusu bonodaki imzaların davacıya ait olduğunu kanıtlama yükümlülüğünün, alacaklı davalıya ait olduğu, … ATK Fizik İhtisas Dairesinin 18/10/2021 tarihli raporunda, dava konusu bonoda, davacı … adına atılı kefil imzasının davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, mahkemece, bonodaki imzanın davacıya ait olduğu ispatlanamadığından davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı tarafından, bonodaki keşideci dava dışı … ile kefil olan davacının baba-oğul olup, tarafların fikir ve eylem birliği içerisinde bonoyu düzenlediklerinin, haklarında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan Mersin C. Başsavcılığı’nın 2021/… sayılı dosyada soruşturma bulunduğunun belirtildiği, 6098 sayılı TBK’nun 74. maddesi hükmü uyarınca, ceza mahkemesince verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı, soruşturma dosyası sonucunda açılmış ceza dosyası kapsamında, davaya konu bononun, kanuna aykırı olarak suç teşkil eden fiil nedeniyle düzenlenmiş olduğunun ceza mahkemesi kararı ile ortaya çıkması halinde, davalının artık soyut bir iddiasından bahsetmenin mümkün olmayacağı, tüm bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince, soruşturma dosyasının akibetinin beklenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, tüm deliller toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi için, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2)-Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/… esas 2022/… karar sayılı kararının HMK.’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3)-Dava dosyasının yeniden yargılama için Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’ne GÖNDERİLMESİNE,
4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 5.189,89.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya İADESİNE,
5)-Davalı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte ilk derece mahkemesince karara BAĞLANMASINA,
6)-6100 Sayılı HMK’nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesine İADESİNE,
7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8)-6100 sayılı HMK’nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 15/04/2025 tarihinde karar verildi.
…
Başkan
…
¸e-imzalıdır
…
Üye
…
¸e-imzalıdır
…
Üye
…
¸e-imzalıdır
…
Katip
…
¸e-imzalıdır
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe