Adana BAM, 5. HD., E. 2018/1445 K. 2018/849 T. 5.7.2018

İlgili TBK maddeleri: TBK Madde 325, TBK Madde 347

T.C.

ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :

ADANA 4. SULH HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ :

03/04/2018

NUMARASI :

2017/1051 Esas 2018/558Karar

DAVACI:

F1
SİGORTA A.Ş.

VEKİLİ:

Av. K1

DAVALI:

K2
– N1

VEKİLİ:

Av. K3

DAVANIN KONUSU :

İTİRAZIN İPTALİ
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN
DAVALI
:

K2 – N1
VEKİLİ
:

Av. K3

TALEP KONUSU :

Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi

İSTİNAF KARAR TARİHİ :

05/07/2018

KARAR YAZIM TARİHİ :

05/07/2018
Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 03/04/2018 tarih ve 2017/1051 Esas 2018/858 sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :

Taraflar arasında 2006 tarihli kira sözleşmesi akdedildiğini, en son 01.10.2016-2017 kira dönemi için 63.034,51 TL kira bedeli ödendiğini, sözleşmenin 6. Maddesine göre 2 ay önceden haber vermek şartı ile kira sözleşmesini feshetme hakkına sahip olduğunu, taşınmazı tahliye edeceğini Adana 5. Noterliği’ nin 17.01.2017 tarih ve 913 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirerek 20.03.2017 tarihinde anahtar tesliminin ifa edildiğini, fazla ödenen kira bedeli olan 33.268,21 TL’ nin iadesi için Adana 7. İcra Müdürlüğü’ nün 2017/6815 Esas sayılı dosyasından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak borçlunun haksız yere itiraz ettiğini bildirerek itirazın iptaline ve en az %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama ve vekalet ücretlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:

Taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesi gereğince en son 01.10.2016-01.10.2017 dönemi için 63.034,51TL ödeme yapıldığını, ihtarname ile taşınmazın 20.03.2017 tarihinde boşaltılması hususunda mutabık kalındığı bildirilmiş ise de, bu hususta müvekkilinin onayı bulunmadığını, anahtarın iki ay sonra teslim edilmesine karşın imzalanan tutanakta tarihin 20.03.2017 olduğunu, sözleşmeye göre erken tahliye hakkı verilmiş ise de, bu durumda kira bedelinin ödeneceğine dair bir anlaşmanın olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :

Davanın kabulüne, Adana 7. İcra Müdürlüğüne ait 2017/6815 esas sayılı dosyada takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, Davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmiştir.

DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
5 yıl süreli kira kontratosunun üçüncü defa uzatıldığını, ödemelerin 01/10/2006 tarihinden itibaren bir yıl peşin ödeme şeklinde yapıldığını, kiracı 01/10/2006-01/10/2007 yıllık kira dönemi için 63.034,51 TL peşin ödediğini, müvekkilinin kiracı en az bir yıl daha oturacak diye parayı harcadığını ve ona göre kendi hesaplarını yaptığını, peşin ödenen kira döneminin herhangi bir ayında çıkacağını ihtar edip, ayın ortasında çıkması ve oturulmadığını iddia ettiği döneme ait 33.268,21 TL ‘nin tahsilini talep etmesinin, icra takibi açmak, kira kontratosunun özel şartına ve kanuna aykırı olduğunu, sözleşmenin tarafların ortak iradesi ile kurulan ve içeriğini uymak üzere belirledikleri taraflara haklar ve sorumluluklar yükleyen esaslar olduğunu, 5 yıllık süreli kira sözleşmesi esasları ile özel bölümdeki 6. Maddenin beraber mütelaa edilmesi gerektiğini, aksi halde davacıya üstün hak bahsedileceğini, kiracı üçüncü defa yenilenen 5 yıllık kira sözleşmesinin ilk yılının altıncı ayında kira sözleşmesini feshederek, müvekkiline ödediği yıllık kira bedelinden 33.268,21 TL ‘sini geri istemesi ve 5 yıllık esas süreyi nazara almaması, objektif hukuk esaslarına aykırı olduğunu belirtip, Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İstinaf dilekçesine cevap veren davacı vekili dilekçesinde özetle;

Karşı tarafın yapmış olduğu istinaf talebinin reddi ile yerel mahkeme tarafından verilen kararın onanmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER :

Yazılı beyanlar, Adana 7. İcra Müdürlüğü’nün 2017/6815 Esas sayılı icra takip dosyası, kira sözleşmesi, tahliye ihbarnamesi, anahtar teslim tutanağı, banka dekontları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.

DEĞERLENDİRME-GEREKÇE:

Dava, kiralananın erken tahliyesi sebebiyle peşin ödenen kira bedelinin tahliye tarihinden sonraki kısmının iadesine ilişkin itirazın iptali davasıdır.
6100 sayılı HMK. ‘nun 355. Maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu;

Davacı taraf, davalı kiralayan ile 2006 yılında davaya konu taşınmazı 5 yıllığına kiraladıklarını, kira sözleşmesinin 6.maddesinde iki ay önceden feshi ihbar ile kira sözleşmesinin feshedileceğinin yazılı olduğunu, buna istinaden Adana 5. Noterliği’ nin 17.01.2017 tarih ve 913 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirerek 20.03.2017 tarihinde anahtar tesliminin ifa edildiğini, fazla ödenen kira bedeli olan 33.268,21 TL’ nin iadesi için Adana 7. İcra Müdürlüğü’ nün 2017/6815 Esas sayılı dosyasına davalının yaptığı itirazın iptalini talep etmiştir.

Davalı, kira sözleşmesinin uzadığını, davacıya erken tahliye nedeniyle ödemeleri gereken bedelin bulunmadığını ve davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı süresinde yukarıda yazılı gerekçelerle istinaf talebinde bulunulmuştur.

Davacı ile davalı arasında 01.10.2006 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğu ve bu sözleşmede iki ay önceden bildirilmek suretiyle kira sözleşmesinin feshedileceğinin yazılı olduğu, 01.10.2016-01.10.2017 dönemi kira bedelinin peşin ödendiği konusu tartışmasızdır.

Davalı kiracı tarafından Adana 5. Noterliği’ nin 17.01.2017 tarih ve 913 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kira sözleşmesinin 2 ay sonra feshedileceği bildirilerek 20.03.2017 tarihinde anahtarı kiralanana teslim etmiştir.

Bu durumda erken tahliye nedeniyle davacı kiracı tarafından peşin ödenen kira bedelinin bakiyesinin istenip istenemeyeceği, tahliyeden sonra makul süre kira bedelinden sorumlu olup olmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekir.
6098 sayılı TBK’nın 325. Maddesinde kiracının sözleşme süresine veya fesih bildirimine uymaksızın kiralananı geri verdiği takdirde kira sözleşmesinden doğan borçları, kiralananın koşullarla kiraya verilebileceği makul bir süre için devam eder hükmü mevcuttur.
6098 sayılı TBK’nın 347/2. Maddesinde ise kiracının kiracının her zaman, aynı maddenin 3. Fıkrasında, genel hükümlere göre fesih hakkının kullanılabileceği durumlarda kiracı ve kiralayanın sözleşmeyi sona erdirebileceği düzenlenmiştir.

Taraflar arasındaki kira sözleşmesi üçüncü döneme uzayarak belirsiz süreli hale dönüşmüştür. Bu durumda taraflar 347/2. Maddeye göre sözleşmeyi son erdirebilirler. Nitekim, davacı kiracı, sözleşmenin 6. Maddesine göre fesih bildirimine uyarak sözleşmeyi feshetmiş, anahtarı kiralayana teslim etmiş, bu hususa ilişkin kiralayanın imzasını içeren belgeyi dosyaya sunmuştur. Böylece taraflar arasındaki sözleşme herhangi bir ihtizari kayıt içermeksizin sona ermiştir. Bu durumda aşağıda yazılı Yargıtay kararında da belirtildiği gibi kiracı peşin ödediği kira bedelinden sözleşmenin fesih tarihinden sonraki kısmının iadesini talep edebilir.

Davacı kiracı, 16/04/2013 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile kira sözleşmesinin 18/b maddesi gereğince feshedildiğini bildirmiş; Apartman Yönetimi adına gönderilen ihtarname 19/04/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Mahkemece, 19.04.2013 tarihinde tebliğ edilen fesih ihtarının 1 ay sonra yani 20.05.2013 tarihinden itibaren sonuçlarını doğuracağı, fesih ihtarı 13.07.2012-13.07.2013 tarihleri arasındaki dönemde yapıldığından davacı-karşı davalı taraf ilk iki döneme ilişkin kira bedelini talep edemeyeceği, son döneme ilişkin olan 7.496,31 TL’yi talep hakkı olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; fesih ihtarının tebliğinden itibaren taraflarca bir ay olarak belirlenen makul kira süresinden sonraki aylar için kiracının kira bedellerinden sorumlu olamayacağı hususu gözetilerek, fesih ihtarının tebliğ edildiği 19.04.2013 tebliğ tarihine bir ay ilave edildiğinde 20.05.2013-13.07.2014 tarihleri arasında kalan süre için peşin ödenmiş olan kira bedellerinin iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kira bedelinin noksan olarak iadesine karar verilmesi doğru değildir
. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2017/2448 esas, 2018/572 karar sayılı ilamı.)”

Dolayısıyla, davalının bu yöndeki istinaf talepleri yerinde değildir. Diğer taraftan peşin ödenen kira bedeli, sözleşmenin fesih tarihi belli olduğuna göre, davalı kiralayanın da iade etmesi gereken kira bedeli bellidir. Bu nedenle davalının icra inkar tazminatı yönünden yapmış olduğu istinaf talebi de yerinde değildir.

Her ne kadar kira sözleşmesi F2 Sigorta A,Ş. Tarafından yapılmış olsa da dava dilekçesinde davacının F1 Sigorta A.Ş olduğu, eski ünvanının F2 Sigorta A.Ş olduğu, kira bedelinin F1 Sigorta A.Ş tarafından yatırıldığı, davalının gerek icra takibine, gerekse dava dilekçesine verdiği cevapta bu hususta itiraz ileri sürmediği anlaşıldığından davacın aktif husumet ehliyetinin bulunduğu ve kira sözleşmesinin tarafı olduğu anlaşılmasına göre davalının bu yöndeki istinaf talepleri de usul ve yasaya aykırıdır.

Ancak Yerel Mahkemenin kararının gerekçesinde davacı tarafın davalıyı temerrüde düşürmediği ve buna göre takibe konu asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, asıl alacak miktarı olan 33.268,21 TL üzerinden davanın kabulüne ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Bu yerinde olan gerekçeye göre davanın kısmen kabul edilmesi yönünde hüküm kurulması gerekirken davanın tamamının kabulüne dair hüküm kurulması hatalı olmuştur.

İstinaf talebi bu konuda yerindedir.

HMK.’nın 5. Kısmının 1. Bölümünde 294. Maddeden itibaren hüküm ve kapsamı düzenlenmiştir. 297/2. Maddeye göre hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Oysa Yerel Mahkeme kararı gerekçe ve hüküm kısmı arasında çelişki mevcuttur. Bu husus kamu düzenini de ilgilendirdiğinden;

Yerel Mahkeme kararının HMK. ‘nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılarak tarafların iddia ve savunmalarına, alınan bilirkişi raporuna göre mahkemenin dosya kapsamına uygun gerekçesi yerinde olmakla, asıl alacak yönünden davanın kabulüne, işlemiş faiz yönünden davanın reddine, dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:

Davalının İstinaf başvurusunun
KISMEN KABULÜNE,
İlk derece mahkemesi kararının HMK. 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak, yeniden esas hakkında aşağıdaki hükmün kurulmasına;

1-Davanın
KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
Davalı borçlunun Adana 7.İcra Müdürlüğü’nün 2017/6815 Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak olan 33.268,21 TL açısından iptali ile takibin 33.268,21 TL alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek devamına,
Fazlaya ilişkin (648,05 TL işlemiş faize yönelik) talebin reddine,

2-Asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Alınması gereken 2.272,55 TL harçtan peşin alınan 579,21 TL’ den mahsubu ile bakiye 1.693,34 TL harcın davalıdan alınarak hazineye ödenmesine,

4-Davacı vekili için AAÜT 13. Maddesi uyarınca hesaplanan 3.992,18 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davalı vekili için AAÜT13. Maddesi uyarınca hesaplanan 648,05 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Davacı tarafından yatırılan 14,50 TL başvurma harcı ve 579,21 TL peşin harç olmak üzere toplam 593,71 TL’ nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

7-İstinaf karar harcı olarak yatırılan 579,25 TL ‘nin talep halinde davalı tarafa iadesine,

8-Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 78,35 TL ve bilirkişi ücreti 300,00 TL olmak üzere toplam 378,35 TL giderin kabul ve ret oranlarına göre takdiren 371,12 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

9-Davalı tarafın yaptığı (31,00 TL posta masrafı, 14,00 TL tebligat gideri, 98,10 TL istinaf başvurma harcı olmak üzere) toplam 143,10 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak takdiren 2,73 TL ‘sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
10
-Karar tebliği, harç, gider avansı iadesi vb işlemlerin
, 6100 Sayılı HMK’nın 302/5 ve 359/3 md. uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.’nın 362/1-a-b maddesi gereğince
KESİN olarak 05/07/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 29 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!