MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2520 E., 2024/2853 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2018/274 E., 2023/249 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkili …’ın 13.01.2018 tarihinde oğlu müteveffa … ve komşuları ile birlikte davalı şirkete ait kapalı yüzme havuzuna gittiğini, lavabo ihtiyacı için 3-5 dakika ayrılıp geri döndüğünde oğlu müteveffa …’yı göremediğini ve havuzun altında bir çocuk olduğunun söylenmesi üzerine arkadaşları ile havuza atlayarak müteveffayı çıkardığını, ilk müdahalelerin havuzda bulunan diğer kişiler tarafından yapıldığını, davalı şirketin gerekli güvenlik önlemlerini almadığı gibi havuzda görevli olan dava dışı cankurtaranın da dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek müteveffanın ölümüne neden olduğunu, müvekkillerinin desteklerinin ölümü ile maddi ve manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik baba … ve anne … için 100,00’er TL maddi ve 60.000,00’er TL manevi, kardeşler için 25.000,00’er TL olmak üzere olmak üzere toplam 195.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep arttırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini baba için 269.597,02 TL’ye, anne için 354.443,54 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; işletmenin kurallarının havuz girişinde davacılardan … ve beraberindeki şahıslara anlatıldığını ve uyarıcı levhaların gösterildiğini, akabinde davacı …’ın müteveffa oğlu … ve arkadaşı ile birlikte havuza girdiğini, 140 cm ve 50 cm derinliğinde olan 2 havuzda eğlendiklerini, kaydıraktan kaydıklarını, kısa süre sonra havuzda bulunan diğer şahıslarin birinin boğulduğunu söyleyince havuzda görev yapan cankurtaranın müteveffayı havuzdan çıkardığını ve ilk yardım uyguladığını, meydana gelen olayda müvekkili şirkete atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, müteveffanın babasının asli kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporlarına göre, davacıların desteği …’nın davalı şirkete ait havuzda boğularak vefat ettiği ve olayın meydana gelmesinde davalı şirketin gerekli güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle %55 oranında asli kusurlu olduğu, dava dışı cankurtaran 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 116. maddesine göre yardımcı kişi konumunda bulunduğundan davalı şirketin kendi kusuru yanında yardımcı kişinin kusuru ile birlikte davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davacıların meydana gelen ölüm olayı nedeniyle manevi olarak da zarara uğradıkları, davacıların desteklerinin ölümü nedeniyle oluşan zarardan davalı şirketin 6502 sayılı Tüketici’nin Korunması Hakkında Kanun’un (6502 sayılı Kanun) 15 ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 53. maddesi gereğince kusuru oranında sorumlu olduğu, desteğin yaşadığı yer, sosyal ve ekonomik durumu dikkate alındığında daha yüksek gelir elde edebileceğine ilişkin yeterli olgu ve delil bulunmadığından asgari ücret düzeyinde gelir elde edeceğinin kabulü gerektiği, her ne kadar bilirkişi raporunda anne için 354.443,54 TL, baba için ise 269.597,02 TL destekten yoksun kalma tazminatı belirlenmiş ise de, tarafların dava konusu olayda müterafik kusurları da göz önüne alınarak indirime gidildiği ve tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile hakkaniyet ilkesinin gözetildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davacı … için 212.666,12 TL maddi tazminatın 100,00 TL’sinin dava tarihinden, 212.566,12 TL’sinin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, 25.000,00 TL manevi tazminatın ise olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, davacı … için 161.758,21 TL maddi tazminatın 100,00 TL’sinin dava tarihinden, 161.658,21 ıslah tarihi tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, 25.000,00 TL manevi tazminatın ise olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, davacılar …, … ve … için 12.500,00’er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı,taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece yargılama sırasında uzman bilirkişilerden alınan gerekçeli, detaylı, taraf ve yargı denetimine elverişli kusur ve tazminat raporları esas alınarak davacıların desteği …’nın davalı şirkete ait havuzda boğularak hayatını kaybettiği ve olayın oluşumunda davalının gerekli güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle %55 oranında asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacıların desteğinin ölümü nedeniyle oluşan zarardan, davalı şirketin 6502 sayılı Kanunun 15. ve 6098 sayılı Kanunun 53. maddesi gereğince kusuru oranında sorumlu olduğu, tarafların dava konusu olayda müterafik kusurları da göz önüne alınarak Mahkemece indirime gidilerek ve tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile hakkaniyet ilkesi gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; meydana gelen olayda müvekkili şirkete atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, olayın meydana geldiği havuzda cankurtaran ve ilk yardım hizmetinde sertifikalı olan çalışan bulunduğunu, havuz girişinde mutlaka müşterilere havuz kuralları ve ebeveynleri ile havuza girmelerine müsaade edilen 18 yaş altındaki çocukların havuz içerisinde yalnız bırakılmaması gerektiği hususlarının anlatıldığını, farklı dillerde bulunan uyarıcı levhaların müşterilere özellikle gösterildiğini, dosyaya sunulan fotoğraflarda da uyarıcı levhaların, gerek olay öncesinde gerek olay tarihinde gerekse de olay sonrasında müvekkile ait işletmede bulunduğunun görüleceğini, hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporlarına itirazlarının Mahkemece gerekçesiz şekilde reddedildiğini, meydana gelen olayda asıl kusurlu olan tarafın destek ve babası olduğunu, 13 yaşındaki yüzme bilmeyen çocuğunu havuzda yalnız bırakmaması gerektiği ihtar edilmesine rağmen hiç kimseye emanet etmeden tuvalete gittiğini, Mahkemece asli kusurun müvekkili şirkete verilerek bu doğrultuda hüküm tesis edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili şirketin tüm kurallara uygun davrandığını, Mahkemece kusur değerlendirmesinin hatalı yapıldığını, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının da yüksek olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacıların desteğinin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişli olup hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, olayın oluşumu ve davalı şirketin gerekli güvenlik önlemlerini almaması da dikkate alındığında Mahkemece davalı şirkete izafe edilen kusur oranının yerinde bulunmasına, davacıların desteğinin ölümü nedeniyle oluşan zarardan müterafik kusurları da gözetilerek indirime gidilip hüküm altına alınan tazminatlar ile meydana gelen olayın oluşumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve tarafların kusur oranları da gözetildiğinde hüküm altına alınan manevi tazminatların da usul ve yasaya uygun olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe