İ S T İ N A F K A R A R I
DAVANIN KONUSU :
KİRA BEDELİNİN UYARLANMASI
X1 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 22/02/2018 tarih ve 2015/89 Esas 2018/184 sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :
Dava konusu okul kantininin 03/11/2014 tarihinde 5 yıllığına müvekkili tarafından kiralandığını, bir yıllık kira bedeli olan 36.000,00 TL’nin 03/11/2014 – 03/11/2015 tarihleri arasında 9 taksit halinde ödeneceğinin belirtildiğini, müvekkili davacının bu kantin işletmeciliğinde sadece içecek satmadığını, içeceğin yanında döner, hamburger, cips, patates kızartması, tost, simit, poğaça ve benzeri öğle yemeği olarak öğrencilerin ilk tercihi olan yiyeceklerin de satıldığını, bu ürünlerin kantin işletmecisinin en büyük kar getiren satış kalemlerini oluşturduğunu, bahse konu protokol imzalandığında okulda sürekli olarak bulunan ve öğle yemeklerini de bu nedenden dolayı okul kantininde yemek zorunda olan 1.220 öğrenci olduğunu, okul kantin sözleşmesinin bu öğrenci rakamları ve öğle yemeklerinin de okul kantininde yiyileceği düşünülerek hesaplandığını ve bu kadar yüksek bedelle kiralandığını, kira sözleşmesinin imzalanmasından sonra, okuldaki 1.220 öğrencinin 530’undan fazlasına devlet tarafından ücretsiz olarak öğle yemeği verilmeye başlandığını, bu öğrencilerin taşımalı öğrenciler ve evlerinin uzak olması sebebiyle öğle yemeklerini okul kantinin de yemek zorunda olan öğrenciler olduğunu, ücretsiz verilen yemekten sonra müvekkilin işlerinde büyük düşüş olduğunu ve zarar ettiğini, söz konusu kira sözleşmesinin 6. maddesinde beklenmeyen olağanüstü durumlarda, kira bedelinden indirim yapılacağından bahsedildiğini, bu madde gereği kira bedeli üzerinden makul bir indirime gidilmesi gerektiğinin zorunlu olduğunu belirterek kira kontratı imzalandıktan sonra yapılan değişiklik ve kiralanan işletmenin gelirinin büyük oranda düşmesi nedeli ile kira bedelinde hakkaniyete uygun olarak aylık 1.000,00 TL’den olmak üzere yıllık toplam 9.000,00 TL indirim yapılmasına, taşımalı öğrencilere yemek verildiği tarihten karar tarihine kadar verilmiş bulunan aylık 1.000,00 TL kira bedelinin de ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALILAR İSKENDERUN İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ VE MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇELERİNDE ÖZETLE:
X1 İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün tüzel kişiliğinin olmaması sebebiyle davanın husumetten reddi gerektiğini, davacının iddilarının yerinde olmadığını, sözleşmenin 6. maddesi gereği ilk yıl kira bedelinin ihale bedeli olduğunu, bundan sonraki yıllarda ancak kira bedelinin düşürülüp artırılacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :
Davacının davasının kısmen kabulüne; 03/11/2014 tarihli kira sözleşmesinde belirlenen Şubat 2015, Mart 2015, Nisan 2015 ve Mayıs 2015 dönemine ilişkin kira bedellerinin aylık 3.000,00 TL olduğunun tespitine, İndirim yapılan aylar nedeniyle fazla ödenen 4.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Milli Eğitim Bakanlığından tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, X1 İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, karar verilmiştir.
DAVACI
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI
VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacının iddia ettiği gibi kendisini zora düşürecek bir artış meydana gelmediğini, olağanüstü beklenmeyen bir durumunda oluşmadığını, sözleşmenin 6. Maddesinde öğrenci mevcudunda %25 oranında azalış veya artış olması durumunda ancak muhammen bedelin yeniden tespit edilerek mevcut kiracıya aynı usulle ihale edilerek yeniden sözleşme düzenleneceğinin yazılı olduğunu, bu madde gereği kira sözleşmesindeki kira bedelinin değiştirilebileceğinin, 6. Madde gereği ilk yıl kira bedelinin ihale bedeli olduğu bundan sonraki yıllarda ancak kira bedelinin düşürülüp ya da arttırılacağının 6. madde de yazılı olduğunu, Yerel Mahkeme karanının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip, istinaf kanun yolu ile kaldırılmasına yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Yazılı beyanlar, kira kontratı, taşımalı öğrenici listesi, banka dekontları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, kantin kiralanmasından kaynaklanan kira bedelinin uyarlanması davasıdır.
İstinaf incelemesi HMK. 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin X1 Anadolu İmam Hatip Lisesi okul kantini 03/11/2014 tarihinde 5 yıllığına kiraladığını, ilk bir yıllık kira bedelinin 36.000,00 TL olduğunun ve 9 taksit halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, kantinde içeceğin yanında döner, hamburger vb. yiyeceklerin de satıldığını, sözleşme imzalandığında okulda sürekli olarak bulunan ve öğle yemeklerini de okul kantininde yemek zorunda olan 1.220 öğrenci olduğunu, sözleşme bedelinin bu nedenle yüksek belirlendiğini, ancak sözleşmenin imzalanmasından sonra 530’dan fazla öğrenciye devlet tarafından ücretsiz olarak öğle yemeği verilmeye başlandığını, bu nedenle davacının işlerinde büyük düşüş olduğunu ve zarar ettiğini, sözleşmenin 6. maddesinde beklenmeyen olağanüstü durumlarda, kira bedelinden indirim yapılacağından bahsedildiğini, bu madde gereği kira bedeli üzerinden makul bir indirime gidilmesi gerektiğini, kira bedelinde hakkaniyete uygun olarak yıllık 9.000,00 TL indirim yapılmasına, taşımalı öğrencilere yemek verildiği tarihten karar tarihine kadar verilmiş bulunan aylık 1.000,00 TL kira bedelinin de ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; X1 İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün tüzel kişiliğinin olmaması sebebiyle davanın husumetten reddi gerektiğini, sözleşmenin 6. maddesinde öğrenci mevcudunda %25 oranında artış ya da açalış olması halinde muhammen bedelin yeniden tespit edilerek mevcut kiracıya aynı usulle ihale edilerek yeniden sözleşme düzenleneceğinin yazılı olduğunu, ilk yıl kira bedelinin ihale bedeli olduğunu, kira bedelinde değişikliğin ancak sonraki yıllar için yapılabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Yerel mahkemece; davanın kısmen kabulüne, kira sözleşmesinde belirlenen Şubat 2015, Mart 2015, Nisan 2015 ve Mayıs 2015 dönemine ilişkin kira bedellerinin aylık 3.000,00 TL olduğunun tespitine, indirim yapılan aylar nedeniyle fazla ödenen 4.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Milli Eğitim Bakanlığından tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, İlçe Milli Eğitim Bakanlığı’na karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davalı Milli Eğitim Bakanlığı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Hukukumuzda “sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa)” ve “sözleşme serbestliği” ilkesi gereğince sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır. Ancak, bu ilke özel hukukun diğer ilkeleriyle sınırlandırılmıştır. Sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında mevcut olan denge, sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle büyük ölçüde tarafların biri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulabilir. İşte bu durumda sözleşmeye bağlılık ve sözleşme adaleti ilkeleri arasında bir çelişki oluşur ve artık bu ilkeye sıkı sıkıya bağlı kalmak, adalet, hakkaniyet ve objektif hüsnüniyet (TMK. md. 4,2) kaidelerine aykırı bir durum yaratır. Hukukta bu zıtlık (Clausula Rebüs Sic Stantibus-Beklenmiyen hal şartı- sözleşmenin değişen şartlara uydurulması) ilkesi ile giderilmeye çalışılmaktadır. Tarafların iradelerini etkileyip sözleşmeyi yapmalarına neden olan şartlar daha sonra önemli surette, çarpıcı, adaletsizliğe yol açan olayların gerçekleşmesi ile değişmişse, taraflar artık o akitle bağlı tutulamazlar. Değişen bu koşullar karşısında M.K. 2. maddesinden yararlanılarak sözleşmenin yeniden düzenlenmesi gerekir.
Sözleşmenin edimleri arasındaki dengeyi bozan olağanüstü hallere harp, ülkeyi sarsan ekonomik krizler, enflasyon grafiğindeki aşırı yükselmeler, şok devalüasyon, para değerinin önemli ölçüde düşmesi gibi, sözleşmeye bağlılığın beklenemeyeceği durumlar örnek olarak gösterilebilir.
Karşılıklı sözleşmelerde edimler arasındaki dengenin olağanüstü değişmeler yüzünden alt üst olması, borcun ifasını güçleştirmesi durumunda “işlem temelinin çökmesi” gündeme gelir. İşte bu bağlamda hakim, somut olayın verilerine göre alacaklı yararına borçlunun edimini yükseltmeye veya borçlu yaranına onun tamamen veya kısmen edim yükümlülüğünden kurtulmasına karar verilebilir ve müdahale ederek sözleşmeyi değişen koşullara uyarlar. Sözleşmenin yeni durumlara uyarlanması yapılırken önce sözleşmede, daha sonra kanunda bu hususta intibak hükümlerinin bulunup bulunmadığına bakılır. Sözleşmede ve kanunda hüküm bulunmadığı taktirde sözleşmenin değişen hal ve şartlara uydurulmasının gerekip gerekmeyeceği incelenir.
Sözleşmeye müdahale için, gerekli olan esaslara gelince; Sözleşme kurulduktan sonra ifası sırasında ortaya çıkan olaylar olağanüstü ve objektif nitelikte olmalıdır. Değişen hal ve şartlar taraflar bakımından önceden öngörülebilir, beklenebilir, olağan ve hesaba katılabilir nitelikte olmamalı veya olaylar, öngörülebilir olmakla beraber bunların sözleşmeye etkileri kapsam ve biçim bakımından bu derece tahmin edilmemelidir. Sözleşmeye bağlılık esas olduğundan, uyarlama daima yardımcı bir çözüm olarak düşünülmelidir. Sözleşmeye yazılan özel hükümler yorumlanıp, bunların taraflara sağladığı hak ve yararlar ile ekonomik değişikliklerin etkileri, kiralananın nitelikleri gibi somut olayın özelliği ile belirlenecek tüm objektif ve subjektif hal ve koşullar değerlendirilmeli, uyarlama yapılması kanaatine varılırsa, sözleşmedeki intibak boşluğu, hak ve nesafet, doğruluk, dürüstlük kuralları (TMK. md.4, 2/1) ışığında yasa boşluğunda olduğu gibi TMK.md 1’deki yetki kullanılarak hakim tarafından doldurulmalıdır. Sonuçta verilecek her türlü karar, az yukarıda açıklanan esaslara aykırı olmamalı, dayanaklarını içerir şekilde gerekçeli ve Yargıtay denetimine uygun olmalıdır. (Yargıtay 6. H.D. 2013/10586 Esas, 2014/5814 Karar.)
Somut olayda, X1 İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce düzenlenen 27/10/2014 tarihli İhale Komisyonu Kararı uyarınca davacı ile X1 Anadolu İmam Hatip Lisesi Okul Aile Birliği Başkanlığı arasında 03/11/2014 tarihli kantin kiralama sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede öğrenci mevcudunun 1.220 olduğunun belirtildiği, sözleşmenin 4. maddesinde 9 ay üzerinden belirlenen aylık kira bedelinin 4.000,00 TL ve yıllık kira bedelinin 36.000,00 TL olduğu, her aya ilişkin kira bedelinin o ayın 5-15. günleri arasında ödeneceği, 6. maddesinde kira süresinin 1 yıl olduğu, ilk yıl kira bedelinin ihale bedeli olduğu, ikinci ve izleyen yıllar kira bedellerinin TÜİK tarafından yayınlanan ÜFE oranında arttırılacağı, Ancak kira bedelinin tespitine ilişkin unsurlarda önemli ölçüde farklılaşma (öğrenci mevcudunda en az %25 oranında azalış ve artış, kiracının cirosunu önemli derecede etkileyecek Bakanlık tarafından getirilen kısıtlayıcı düzenlemeler) olması halinde muhammen bedelin yeniden tespit edilerek mevcut kiracıya aynı usulle ihale edilerek yeni sözleşme düzenleneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
X1 Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürlüğü’nün 03/03/2015 tarihli yazısında 2014-2015 eğitim-öğretim yılında 01/12/2014 tarihinde 137 kişilik, 15/01/2015 tarihinde ise 311 kişilik yemek sözleşmelerinin yapıldığının bildirildiği, 02/06/2015 tarihli yazıda ise taşımalı öğrenim gören öğrenci sayısının 448 kişi olduğunun ve velisinin izni ile öğle arası eve giden öğrenci sayısının 150 olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece hukukçu bilirkişiden alınan bilirkişi raporunda, öğrencilerin en fazla harcamayı öğlen yemeklerinde yaptığı, toplam 598 öğrencinin öğlen yemeklerinde kantinden yararlanmadığı, 1.220 öğrenciye öğlen yemeği hizmeti vereceğini düşünen davacının 598 öğrenciye öğlen yemeği hizmetini veremediği, kazancında 0,49 oranında düşüş olduğu, bu oranın yıllık kira bedeli olan 36.000,00 TL’ye uygulandığında davacının 17.640,00 TL zararının bulunduğu, davacının ise 9.000,00 TL indirim talebinde bulunduğu belirtilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin eki olduğu anlaşılan ve okul müdürünün mühür ve imzasını taşıyan belgede okul mevcudunun 1.220 olarak gösterildiği, ne bu belgede ne de sözleşmede okulda taşımalı eğitim gören ve okul tarafından ücretsiz yemek verilen öğrenci olup olmadığı, var ise sayısı hususlarında bilgi yer almadığı, davacının kantin kira sözleşmesini imzalamasından sonra taşımalı eğitim gören öğrenciler için 01/12/2014 tarihinde 137 kişilik, 15/01/2015 tarihinde ise 311 kişilik yemek sözleşmelerinin yapıldığı, bu nedenle davacının gelirinde düşüş meydana geleceği açıktır. Kira sözleşmesi imzalandıktan sonra taşımalı öğrenciler için yemek sözleşmeleri imzalanması nedeniyle sözleşmenin 6. maddesinde belirtilen “kira bedelinin tespitine ilişkin unsurlarda önemli ölçüde farklılaşma koşulunun gerçekleşmiş sayılması gerekir.
İlk yıl 36.000,00 TL olan kira bedelinden 9.000,00 TL indirim yapılarak 27.000,00 TL olduğunun kabulü ile kira bedelinin 03/11/2014 tarihinden başlayarak 9 taksitle aylık 4.000,00 TL yerine 3.000,00 TL olması gerektiği, ancak dava tarihine kadar olan aylar için iade talep edilemeyeceği dikkate alınarak dava tarihinden sonraki ödemeler için 27.000,00 TL üzerinden aylık kalan kira taksitlerinin indirimli olarak 4.000,00 TL yerine 3.000,00 TL’den ödenmesinin tespitinde usul ve yasaya aykırılık yoktur.
Mahkemenin Milli Eğitim Bakanlığı’na karşı açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin vermiş olduğu kararda yukarıda açıklandığı üzere usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davalı Milli Eğitim Bakanlığı’nın istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b-1 maddeleri uyarınca uyarınca reddine dair aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-
Davalının İstinaf Başvurusu’nun HMK’nın 353/1-b-1 md.si gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2-
Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3-
İstinaf yargılama giderlerinin davalı Milli Eğitim Bakanlığı üzerinde bırakılmasına,
4-
Kararın tebliği, harç vb. işlemlerin 6100 Sayılı HMK’nın 302/5 ve 359/3 md. uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.’nın 362/1-a-b maddesi gereğince
KESİN olarak 14/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe