Adana BAM, 2. HD., E. 2019/1732 K. 2020/169 T. 23.1.2020

İlgili madde: TMK Madde 56

İ S T İ N A F K A R A R I
DAVA KONUSU
:Velayetin Değiştirilmesi- Nafaka
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP:

Davacı vekili özetle; Tarafların Silifke 2. Asliye Hukuk(Aile) Mahkemesi’nin 2016/24-18 E-K sayılı ilamı ile 12/01/2016 tarihinde anlaşmalı olarak boşandıklarını, müşterek çocukları 2012 d.lu K1’in velayetinin davalı babaya verildiğini, çocuğun boşanmadan sonra ve halen müvekkilinin yanında kaldığını, onun yanında anaokuluna gittiğini, çocuğun tüm bakım ve masraflarının müvekkili tarafından karşılandığını, davalının yaşam tarzının ve evinin durumunun çocuğun velayetini almaya elverişli olmadığını yine davalının adli sicil kaydının çocuğun velayetini almaya uygun olmadığı, müvekkilinin esnaf olup aylık 4000-5000 TL gelirinin bulunduğunu beyanla, velayeti davalı da olan müşterek çocuk K1’in velayetinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ayrıca çocuk için dava tarihinden itibaren aylık 1500 TL tedbir- iştirak nafakasının da davalıdan tahsiline karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.

SAVUNMA:

Davalı vekili özetle; Tarafların Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/24-18 E-K sayılı ilamı ile boşandıktan sonra Mart 2017 tarihine kadar birlikte kalmaya devam ettiklerini, sonrasında davacının çocuğu bırakarak evi terk ettiğini, çocuğun bakım ve günlük ihtiyaçlarının müvekkili tarafından karşılandığını, çocuğun davacı anne ile sık sık bir araya gelmesi için çaba sarfettiğini, müvekkili hakkındaki iddiaların doğru olmadığını, adli sicil kaydında da velayet ile ilgili bir durum bulunmadığını, tarafların daha öncede bir kez boşanıp çocuğun menfaatleri için tekrar evlendiklerini, her iki boşanmada davacının çocuğa zaman ayıramayacağını belirterek velayetini müvekkiline bıraktığını, davacının ruhen rahatsız olduğunu, Bursa Tıp Fakültesi Hastanesi ve İstanbul Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde müşahade altında tutulduğunu, davacının ” Histrionik kişilik bozukluğu ve davranı bozukluğu” bulunduğunu, bu tür hastaların ne zaman ne yapacağının kestirelemediğini, tedavisinin de mümkün olmadığını, böyle birine velayetin verilmesinin doğru olmayacağını beyanla davanın reddine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Silifke 3. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 18/04/2019 tarih ve 2017/218 Esas 2019/133 Karar sayılı ilamında özetle ; Davacı vekilinin velayete yönelik davasının kabulü ile müşterek çocuk 24/07/2012 d.lu K1 Güçlü’nün velayetinin davalı babadan alınarak davacı anneye verilmesine, çocukla baba arasında kişisel ilişki kurulmasına, davacı vekilinin iştirak nafakasının kısmen kabulü ile dava tarihinden itibaren aylık 750 TL iştirak nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine ayrıca AAÜT uyarınca 2725 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili , istinaf dilekçesinde özetle; davacı asıl ile ilgili alınan sağlık kurulu raporunda, şahsın altı ay boyunca her ay psikiyatri poliniklik kontrollerine gelmesinden sonra karar verilmesinin uygun olacağını belirtilmesine rağmen, mahkemenin bunu dikkate almadığını, davacının şu anda evlendiği kişinin yetmiş yaşına yakın olduğunu, bu durumun çocukla o şahıs arasında kuşaklar arası tartışmaya yol açma ihtimalinin bulunduğunu yine tarafların ekonomik sosyal durumları dikkate alındığında, çocuk için verilen nafaka miktarının da yüksek olduğunu beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE

GEREKÇE:

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava; Velayetin değiştirilmesi ve iştirak nafakasına istemine ilişkindir.

Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları, 6100 sayılı HMK nun m.114/1-d’de belirtilen dava şartlarından olup kamu düzeni ile ilgilidir. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında re’sen araştırmakla yükümlüdür. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Dava dosyasında davalı taraf, davacı asılın psikolojik rahatsız olduğunu ileri sürmüş ve bu iddiası ile ilgili dosya içerisine hastane tedavi evrakları ve davacıya verilen ilaçlarla ilgili belgeleri ibraz etmiştir. Her ne kadar ilk derece mahkemesi bu iddia karşısında davacı hakkında Mersin Üniversitesi Hastanesinde 29/01/2019 tarihli Sağlık Kurulu raporu almış oraporda da; “şahıstan ve yakınından alınan öykü, yapılan ruhsal muayene neticesinde sorulan hususlarda cevap verilebilmesi için 6 ay boyunca poliklinik muayenelerine gelmesi ile karar verilebilmesinin mümkün olduğu tıbbi kanaatine varıldığı” belirtilmiş ise de kurul raporunda belirtilen, altı ay boyunca poliklinik muayene hususunun gerçekleşmesi beklenmeden dava dosyasının sonuçlandırılmasının hüküm kurulması hatalı olmuştur.

Bu durumda iddialar da dikkate alınarak, mahkemece TMK’nun 405. maddesi ve TMK nun 56/1 maddeleri uyarınca davacı kadının öncelikle vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin araştırılması ve bu hususun bir ön mesele olarak sayılması, sonucuna göre yargılamanın bekletilmesi yine davacının kısıtlanmasının gerekmediği rapor edildiği takdirde de mevcut durumunun ,velayetin kendisine verilmesine engel teşkil edip etmeyeceği konusunda da rapor aldırılarak toplanan deliller doğrultusunda karar verilmesi gerekmektedir. Bu yönler göz önünde tutulmadan yargılamaya devam olunarak hüküm verilmesi doğru olmamıştır.

Bu durumda, dava şartlarına aykırılık nedeniyle istinaf başvurusunun kabulüyle istinaf başvurusunun kabul sebebine göre kararın esası ve diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının tamamen kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davalı tarafın istinaf başvurusunun usulden
KABULÜ İLE
Silifke 3. Asliye (Aile) Hukuk Mahkemesinin 18/04/2019 tarih ve 2017/218 E. 2019/133 K. sayılı kararının esası incelenmeksizin, 6100 sayılı HMK nun 353/1-a-4 ve 1-a-6 maddeleri gereğince
KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için
DAVA DOSYASININ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
2
– İlk derece mahkemesi kararının kaldırılması sebebine göre davalının diğer istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

3-
Davalı tarafından yatırılan 44,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya
İADESİNE,

4-
Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

5-
Kararın 6100 sayılı HMK nun 359-(3) maddesi gereğince ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK nun 353/1-a-4 ve 1-a-6 maddesi uyarınca
KESİN olmak üzere OY BİRLİĞİYLE karar verildi.23/01/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!