İ S T İ N A F K A R A R I
DAVA KONUSU
: Velayetin Değiştirilmesi
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP :
Davacı vekili özetle; tarafların Bor Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nin 2016/338-552 E-K. Sayılı ilamı anlaşmalı olarak boşandıklarını, müşterek çocuk 2012 d.lu K4’un velayetinin davalı babaya bırakıldığını, müvekkilinin o dava sırasında gördüğü baskı ve tehditler nedeniyle velayetin babaya bırakılmasını kabul ettiğini, çocuğun anne sevgisine muhtaç olduğunu, müvekkilinin çocuğunu özlediğini, çocuğu sadece görüş günlerinde görebildiğini, son görüş gününde davalının çocuğu davacıya teslim etmediğini, boşanma sonrası davalının yeniden evlendiğini, çocuğun akşama kadar üvey anne yanında kalacağını yine davalının düzensiz bir hayat sürdüğünü, sürekli alkol aldığını, çocuğa babannesinin baktığını, davalının velayet sorumluluklarını yerine getirmediğini beyanla değişen şartlar karşısında çocuğun velayetinin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili özetle; davacı tarafın iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, çocuğun velayetinin taraflar arasında yapılan protokol ve anlaşmalı boşanma kararı uyarınca müvekkiline bırakıldığını, baskı iddialarının gerçek dışı olduğunu, boşanma sonrası tarafların ve çocuğun durumunda esaslı bir değişikliğin olmadığını, davacının boşanma sonrası hızlıca boşanmaya neden olan sevgilisiyle evlendiğini, çocuğun alıştığı ortamı değiştirmenin çocuğun menfaatine aykırı olduğunu, müvekkilinin düzenli bir aile yapısına sahip bulunduğunu, çocuk ile davacının görüşmesine engel olmadığını, çocuğa babanne tarafından bakıldığı iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkilinin çocuk ile bizzat ilgilendiğini, müvekkilinin yeni evlendiği eşinin kişisel gelişim uzmanı olduğunu, çocuğun müvekkili ile kalmak istediğini, davacının boşanma davası devam ederken çocuğu bırakarak sevgilisiyle kaçtığını, çocuğun velayetini istemediğini, müşterek çocuğu darp ettiğini, davacının şu anda evli olduğu şahsın pek çok sabıkasının bulunduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Bor Asliye ( Aile) Hukuk Mahkemesi’nin 28/11/2018 tarih ve 2017/331 E 2018/486 K. Sayılı ilamında özetle; davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine ayrıca AAÜT uyarınca 2.180 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararda çocuğun üstün menfaatinin gözetilmediğini, müvekkilinin Niğde Merkez’de , davalının ise Bor ilçesinde yaşadığını, imkanların merkezde daha fazla olduğunu, müvekkilinin babasının maddi durumunun da iyi olduğunu, çocuğun velayeti verildiği taktirde özel okula gönderileceğini, davalının davranışlarının çocuğun fiziksel ve psikolojik gelişimini olumsuz etkileyeceğini, davalının yeniden evlendiğini beyanla, kararın kaldırılarak talepleri gibi karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE
GEREKÇE :
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava; TMK m.349 uyarınca değişen şartlar nedeniylevelayetin değiştirilmesine yöneliktir.
Dosyanın incelenmesinde; tarafların 2004 yılında evlendikleri, müşterek 2012 d.lu K4 isimli bir çocuklarının bulunduğu, Bor Asliye Hukuk( Aile) Mahkemesi’nin 12/12/2016 tarih ve 2016/338-552 E-K. Sayılı ilamı ile boşandıkları, müşterek çocuğun velayetinin babaya verildiği, anne ile şahsi ilişki kurulduğu , kararın 31/10/2016 tarihinde kesinleştiği, boşanma sonrası tarafların her ikisinin de başkalarıyla yeniden evlendikleri, davacı kadının yeni eşinden 2017 dl.u K1 isimli bir çocuğunun olduğunu, zabıta araştırmasına göre davacının perde üzerine eşi ile birlikte esnaf olduğu, aylık 4.000 TL kazancının bulunduğu, kirada oturduğu, davalının ise emlakçılık yaptığı, aylık 8.000 TL gelirinin olduğu, yeni eşi ve çocuk ile birlikte kirada oturdukları, davacı vekilinin, ” çocuğun yaşının küçük olması, anne sevgisine muhtaç olması, boşanma davasında müvekkilinin baskı üzerine velayeti babaya bırakması, çocuğa babannenin bakması, çocuğu göstermeme, davalının alkol kullanması ve velayet sorumluluklarını yerine getirmeme” vakıalarını ileri sürerek iş bu davayı açtığı, davalı vekilinin da ; ” boşanma sonrası velayetin değiştirilmesini gerektirecek tarafların ve çocuğun durumunda esaslı bir değişikliğin olmadığını, talebin çocuğun menafaatine aykırı olduğunu, çocuğun babada kalmak istediğini, davacının başka erkekle kaçtığını, çocuğa fiziksel şiddet uyguladığını, yeni eşine çok sayıda sabıkasının olduğunu ” ileri sürerek davanın reddini talep ettiği, dosya içerisinde mevcut Niğde 3.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 30/05/2018 tarih ve 2017/929 Esas 2018/ 605 Karar sayılı ilam suretinin incelenmesinde; davacının kamu hukuku, mağdurun K4, müştekinin K5,sanıkların K2, K3, suçun basit yaralama, suç tarihinin 26/08/2017 olduğu, yargılama sonunda her iki sanığa basit yaralamadan ceza verilip hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı ve kararın kesinleştiği görülmüş yine çocuğun velayet değişikliğinin gerekip gerekmediği hususunda mahkemece konusunda uzman kişilerden oluşan sosyal inceleme raporları alınmış yapılan yargılama soncunda da; yukarıda karar özeti bölümünde belirtilen şekilde davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı, davacı tarafın istinaf kanun yoluna başvurusu üzerine dava dosyasının dairemize gönderildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde
;Velayetin düzenlenmesinde, göz önünde tutulması gereken temel ilke, çocukların üstün yararıdır. Bu duruma, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin m.3, Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi’nin m.1, TMK’nın m.339/1, 346/1 ‘de de yer verilmiştir.
Somut olayda; yapılan yargılama, tarafların ekonomik sosyal durumları, sosyal inceleme raporları ve toplanan diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesi kararında usul ve esasa ilişkin herhangi bir aykırılığın bulunmadığı, davanın esası ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin dava dosyası içerisinde toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, çocuğun üstün menfaati gereğince davanın reddi kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından, davacı tarafın, istinaf isteminin HMK m. 353/1-b-1 esastan reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davacı tarafın, istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2-
Davacı taraftan, alınması gereken 54,40’TL istinaf karar ilam harcından, peşin alınan 44,40′ TL’nın mahsubu ile kalan 10’ TL harcın, davacı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-
İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafın yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-
Davacı tarafın istinaf başvurusu nedeniyle yatırmış olduğu istinaf gider avansından varsa kullanılmayan kısımın davacı tarafa iadesine,
5-
İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından davalı taraf lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
6
-Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’nun 382/2-b-13 ve 362/1-ç maddesi uyarınca
KESİN olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 02/01/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe