T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: SİLİFKE 2. ASLİYE HUKUK (AİLE)MAHKEMESİ
TARİHİ
: 13/09/2018
NUMARASI
: 2017/807 E 2018/645K
DAVACI-DAVALI
:K1-TC.NO:N1 A1
VEKİLLERİ
: Av. K2 A2
Av. K3 A3
DAVALI-DAVACI
:K4-TC.NO:N2 A4
VEKİLİ
: Av. K5 A5
DAVANIN KONUSU
: Boşanma- Boşanma
KARAR TARİHİ
: 11/09/2020
KARAR YAZMA TARİHİ
: 11/09/2020
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davalı karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.Gereği düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 08/01/2015 tarihinde evlendiklerini, bu evliliklerinden müşterek çocukları bulunmadığını, tarafların ikinci evlilikleri olduğunu, taraflar arasındaki anlaşmazlık nedeniyle ortak yaşamın çekilmez hale geldiğini, davalının davacının ilk eşinden olan oğlunu istemediğini, çocuklarına soğuk davrandığını, tarafların artık ayrı yaşadıklarını, davacının üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmediğini beyan ederek tarafların boşanmalarına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; iddiaların doğru olmadığını, davalının davacının çocuklarına hiçbir zaman kötü davranmadığını, davacının oğlu olan K6’ın babasının evlenmesini istemediği için davalıya kötü davrandığını, davalının davacının oğlundan şiddet gördüğünü, tüm üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, davacının evi sebepsiz yere terk ettiğini beyan ederek tarafların boşanmalarına, asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne, manevi tazminata ve nafakaya hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; taraflarca açılan boşanma davalarının kabulüne, tarafların TMK.’nun 166/1 maddesi gereğince boşanmalarına, davalı karşı davacının manevi tazminat ve yoksulluk nafakası talebinin reddine, ara karar ile takdir edilen aylık 200 TL tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devamına karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı karşı davacı vekili özetle; asıl davanın kabulü kararının hatalı olduğunu, davacının savunma ve iddialarını ön inceleme aşamasından sonra genişlettiğini, mahkemenin davacının savunma ve iddialarını genişletmesine yönelik bu beyanlara itibar ederek davacının davasını kabul ettiğini, kusurun davacıda olduğunu, asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu yine açmış oldukları davada manevi tazminat ve nafaka taleplerinin reddine karar verilmesinin de hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava ve karşı dava; TMK.’nun 166/1 maddesine dayalı evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamına göre; tarafların 2015 yılında evlendikleri, bu evlilikten müşterek çocuklarının olmadığı, her iki tarafında ikinci evliliği olduğu, önceki evliliklerinden çocuklarının bulunduğu, davacının davalı aleyhine davalının davacının ilk evliliğinden olan çocuklarını istemediği, soğuk davrandığı, davacının çocukları ile ilgilenmesini kabullenemediği, görüşmesine engel olmaya çalıştığı, müşterek konutun anahtarını oğlundan geri alması talebinde bulunduğu, sorumluluklarını yerine getirmediği iddiasıyla boşanma talep eder dava açtığı, davalının iddiaları ve davayı kabul etmediği, davacının oğlu evliliği istemediği için davalıya karşı hep kötü tutum içerisinde olduğu, sürekli davalıyı tehdit ettiği, şiddet uyguladığı, küfür ettiği, davacıya bu durumu söylemesine rağmen davacının oğlundan yana tavır sergilediği, davacının oğlunun psikiyatrik sorunları olduğu, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediği, en son evden eşyalarını toplayarak evi terk ettiği iddiasıyla karşı boşanma davası açtığı, manevi tazminat ve tedbir-yoksulluk nafakası talebinde bulunduğu, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, tarafların önceki evliliklerinden olma çocuklarına yeterli ilgi, özen ve anlayışı göstermedikleri, tarafların eşit kusurlu oldukları belirtilerek taraflarca açılan boşanma davalarının kabulüne, tarafların TMK.’nun 166/1 maddesi gereğince boşanmalarına, davalı karşı davacının manevi tazminat ve yoksulluk nafakası talebinin reddine, ara karar ile takdir edilen aylık 200 TL tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devamına karar verildiği, karara karşı davalı karşı davacı tarafın asıl davanın kabulü kararının hatalı olduğu, kusurun davacıda olduğu, manevi tazminat ve nafaka taleplerinin reddi kararının hatalı olduğundan bahisle kararın kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.
Davalı karşı davacı tarafın istinaf başvurusunun incelenmesinde
; davacı karşı davalı tarafın açmış oldukları davada davalı karşı davacının ilk evliliğinden olan çocuklarını istemediği, soğuk davrandığı, görüşmesine engel olduğu, müşterek konutun anahtarını oğlundan geri alması talebinde bulunduğu, sorumluluklarını yerine getirmediği vakıalarına dayandığı, dinlenen davacı tanıklarının davalı karşı davacının, davacı karşı davalıya küfür ve hakaret ettiğini beyan ettikleri ancak davacı karşı davalı tarafın bu vakıaya dayanmaması nedeniyle bu hususların davalıya kusur olarak yüklenemeyeceği, diğer davacı tanıklarının beyanlarının soyut olduğu, zaman bilgisinin bulunmadığı, her ne kadar bir kısım tanıklar davalı kadının davacının önceki evliliğinden olma çocuklarını istemediğini beyan etmiş ise de davalı karşı davacı kadının TMK.’nun 338.maddesi uyarınca ancak ergin olmayan üvey çocuklarına özen ve ilgi göstermekle yükümlü bulunduğu, davacının ilk evliliğinden olan çocukların 18 yaşından büyük olduğu, üstelik bu çocuklardan büyük olan Yasin isimli çocuğun dosya içerisinde bulunan Asliye Ceza Mahkemesi dosya içeriğine göre ceza ehliyetinin bulunmadığı, davalı karşı davacı kadının özellikle bu çocuğu saldırgan olması nedeniyle istememesinin davalı karşı davacı kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, davalı karşı davacı kadının yükümlülüklerini yerine getirmediğinin davacı karşı davalı tarafça ispatta edilmediği, davacı karşı davalı tarafından açılan boşanma davasının ispat edilemediğinden reddine karar verilmesi gerekirken tarafların eşit kusurlu görülerek kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu anlaşıldığından asıl davanın kabulü yönünden verilen kararın kaldırılmasına, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davalı karşı davacı tarafından açılan boşanma davasında, davacı karşı davalının psikiyatrik sorunları olan oğlunun davalı karşı davacı kadına karşı olumsuz tutum ve davranışlarına karşı sessiz kaldığı, davalının en son evlilik birliğini yürütmemek amacıyla eşyalarını alıp evi terk ettiği, boşanmaya yol açan olaylarda tam kusurlu olduğu anlaşıldığından davalı karşı davacının eşit kusurlu olduğu kabul edilerek manevi tazminat ve yoksulluk nafakası talebinin reddi kararının hatalı olduğu, bu yönlerden kararın kaldırılması gerektiği, önceki evliliğinden olan oğlunun eşine kötü davranmasına sessiz kalan, evlilik birliğini yürütmemek amacıyla evi terk eden kocanın davranışlarıyla davalı karşı davacı kadının kişilik haklarının ihlal edildiği, asgari ücretin altında geliri bulunan kadının boşanmayla yoksulluğa düşeceği anlaşıldığından tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, kusur durumu ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak davalı karşı davacı kadın yararına manevi tazminat ve yoksulluk nafakası takdirine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davalı karşı davacı tarafın asıl davanın kabulüne istinaf başvurusunun kabulü ile; Silifke 2.Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 13/09/2018 tarih ve 2017/807 Esas 2018/645 Karar sayılı ilamının 1 no’lu ”
Davanın ve karşı davanın AYRI AYRI KABULÜ İLE;
Mersin ili Silifke ilçesi A6 mah/köyü Cilt No: 35 Hane No: 15 BSN: 28’de nüfusa kayıtlı N1 T.C. nolu K7 ve K8 oğlu, K9 01/05/1964 doğumlu K1 ile aynı yer BSN: 78’de nüfusa kayıtlı N2 T.C. Nolu, K10 ve K11 kızı, Mersin 10/10/1967 doğumlu K4’ın TMK 166/1 maddesi uyarınca BOŞANMALARINA,” şeklindeki hüküm fıkrasının asıl davanın kabulüne ilişkin kısmı ile asıl davada alınması gereken harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkralarının
KALDIRILMASINA,
6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince bu konuda yeniden düzenleme yapılması gerektiğinden; a-
Davacı karşı davalı Adlan Bal tarafından açılan boşanma davasının
REDDİNE, b-
Davacı karşı davalı taraftan alınması gereken 54,40 TL karar-ilam harcından peşin alınan 31,40 TL’nin mahsubu ile kalan 23 TL harcın davacı karşı davalı taraftan alınarak hazineye irad kaydına, c
-Davacı karşı davalı tarafın ilk derece mahkemesi yargılaması için yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, d-
Asıl davada kendisini vekil ile temsil ettirden davalı karşı davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.uyarınca takdir olunan 3.400 TL vekalet ücretinin davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine, e-
Davacı karşı davalı tarafın ilk derece mahkemesi yargılaması için yatırmış olduğu gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacı karşı davalıya iadesine,
2-
Davalı karşı davacının manevi tazminat ve yoksulluk nafakası talebinin reddine ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile; Silifke 2.Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 13/09/2018 tarih ve 2017/807 Esas 2018/645 Karar sayılı ilamının 2 no’lu hüküm fıkrasının
KALDIRILMASINA,
6100 sayılı hmk.’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince bu konuda yeniden düzenleme yapılması gerektiğinden; a-
Davalı karşı davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin
KISMEN KABULÜ İLE; boşanma kararının kesinleşme tarihinden itibaren aylık 300 TL yoksulluk nafakasının davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine, b
-Davalı karşı davacı kadının manevi tazminat talebinin
KISMEN KABULÜ İLE;
10.000 TL manevi tazminatın davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin takdiren reddine,
3-
Davalı karşı davacı tarafın istinaf nedeniyle yatırmış olduğu 35,90 TL istinaf karar-ilam harcının karar kesinleştiğinde davalı karşı davacı tarafa iadesine,
4-
Davalı karşı davacı tarafın istinaf nedeniyle yapmış olduğu 98,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı , dosyanın gidiş-dönüş masrafı 25,88 TL, 1 adet tebligat gideri 14 TL olmak üzere toplam 137,98 TL yargılama giderinin davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine,
5-
Davalı karşı davacı tarafın istinaf nedeniyle yatırmış olduğu gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davalı karşı davacı tarafa iadesine,
6-
Kararın taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’ nun 361. Maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 11/09/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe