Adana BAM, 1. HD., E. 2021/106 K. 2021/1111 T. 10.9.2021

İlgili madde: TMK Madde 611

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :

MUT SULH HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ :

09/09/2020

NUMARASI :

2020/185 Esas, 2020/407Karar

DAVACILAR:

1 -K1 – N1 – A1

DAVACI:

2 -K2 – N2 – A2

DAVACI:

3 -K3 – N3 – A3

DAVALI :

HASIMSIZ

MÜTEVEFFA:

K4
– N4

DAVANIN KONUSU :

Mirasın Gerçek Reddi
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, davacılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK’nın 352 ve devamı maddeleri uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacılar ilk derece mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; murisi bulundukları K4’nın 23.01.2020 tarihinde vefat ettiğini, murisin vefatına müteakip süresi içinde mirası kayıtsız ve şartsız olarak reddettiklerini belirterek, murisin terekesinin borca batık olduğunun tespitine ve mirası reddettiklerine karar verilmesini talep etmişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; muris K4’nın 23.01.2020 tarihinde vefat ettiğini, davacılar K2, K1 ve K3’ın mirasçılar arasında yer almadığını gerekçe olarak belirtip aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddine yönelik karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

İstinaf yoluna başvuran davacılar ayrı ayrı vermiş oldukları istinaf dilekçelerinde özetle; kararın usul ve yasalara, ilgili içtihatlara aykırı olduğunu, muris K4’nın dayıları olduğunu ve dayılarının 23/01/2020 tarihinde vefat ettiğini, mirasçılarından biri olan anneleri K5’ın yasal süresi içerisinde (dava tarihi 11/02/2020) başvurarak mirasın reddi talebinde bulunduğunu, mahkemenin 13/02/2020 tarihli kararı ile davasının kabul olduğunu, yasal mirasçı olan annelerinin mirası reddetmesinden sonra söz konusu mirasın alt soy olarak taraflarına intikal edeceğinin kanun hükmünde açık olduğunu, yasal mirasçı olarak annelerinin mirası reddetmesinden sonra mirasın taraflarına murisin mirasçısı olarak intikal edeceği sebebi ile ilgili kanun maddeleri ve yargıtay kararları sebebi ile yerel mahkemeye başvurduklarını, ancak taraflarınca açılan mirasın reddi taleplerinin mahkeme tarafından reddedildiğini, aynı konuyu içeren Mut Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2020/275 Esas numaralı dosyasında davanın kabul edildiğini ve davacının mirası reddettiğinin tespit edildiğini, ilgili dosyada aynı konu ve yakınlık derecesine sahip (Mut Sulh Hukuk Mahkemesi 2020/275 E.) davacı sıfatında muris K4’nın mirasçısı, kız kardeşinin kızına ait olduğunu, taraflarınca 30/04/2020 tarihinde yapılan taleplerinin reddedildiğini, mirasçıların tamamının mirası reddettiği durumda terekenin TMK m.6l2’ye göre tasfiye edileceğinden alt soy mirasçısı olarak taraflarına intikal etmeyeceğini ancak bu hususa ilişkin mevcut dosyada bir inceleme yapılmadığını, gerekçeli kararda da bu hususa değinilmediğini belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesi talebinde bulunmuşlardır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE:

Taraflar arasındaki dava, Mirasın Gerçek Reddiistemine ilişkindir.

Somut olayda
; davacıların muris K4’nın 23/01/2020 tarihinde vefat ettiğini belirterek, murisin mirasını kayıtsız şartsız reddettiklerine yönelik karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece tarafların aktif dava ehliyeti olmadığı gerekçesi ile davanın reddine yönelik kararın verildiği, davacılar tarafından kararın istinafa taşındığı görülmektedir.

Benzer bir olayda Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2015/8040 Esas, 2015/6945 Karar sayılı kararında;
“…

Davacılar, dedeleri
K6
‘nın 24.05.2014 tarihinde vefat ettiğini, yasal mirasçılarından anneleri
K7
‘in Ankara 2. Sulh hukuk Mahkemesinin 01.07.2014 tarihli 2014/792 Esas, 914 Karar sayılı ilamı ile muris
K6
‘nın mirasını kayıtsız ve şartsız reddettiğini, annelerinin mirası reddettiğine dair kendilerine herhangi bir tebligat yapılmadığını, mirasçı olabileceklerini 13.04.2015 tarihinde öğrendiklerini, öğrenme tarihinden itibaren 3 aylık yasal süre içinde murisin mirasını kayıtsız ve şartsız reddettiklerini bildirmişlerdir.

Mahkemece, muris K6’nın 24.05.2014 tarihinde vefat ettiği, Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 02.07.2014 tarih ve 2014/940 Esas, 919 Karar sayılı mirasçılık belgesinde K6’nın mirasçılarının belirlendiği, davacıların mirasçı olmadıkları anlaşılmıştır. En yakın yasal mirasçıların mirası reddi, kendilerinden sonra gelen mirasçılar yararına olmadıkça ve bunlar kanunun 614. maddesinde gösterilen usul çerçevesinde mirası açıkça kabul etmedikçe miras, sonra gelen mirasçılara geçmez. Bunlar, murisin borçlarından sorumlu da tutulamaz.

Somut olayda miras, murisin en yakın yasal mirasçısı olan K7 tarafından, sonra gelen mirasçılar yararına olmaksızın reddedilmiştir. Zaten TMK’nın 611. maddesi uyarınca mirası reddeden mirasçının payı kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer. Tüm yasal mirasçıların mirası reddi halinde ise tereke TMK’nın 612 ve devamı maddeleri uyarınca tasfiyeye tabi tutulur. Davacıların talebinin, kendilerine miras geçmediğinden ret haklarının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davacılar temyiz etmiştir.

Yasal mirasçılardan birinin mirası reddetmesi durumunda TMK’nın 611/1 maddesine göre “yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer” aynı kanunun 608/son maddesine göre “ret sonucunda miras daha önce mirasçı olmayanlara geçerse bunlar için ret süresi önceki mirasçılar tarafından mirasın reddedildiğini öğrendiklerine tarihten işlemeye başlar” dosya arasında bulunan nüfus kayıtlarına göre davacılar dedeleri
K6
‘dan gelen mirası reddeden anneleri
K8 kızı
K7
‘in altsoyudur (çocuklarıdır). Muris
K6
‘nın mirası tüm mirasçılar tarafından reddedilmesi halinde terekenin TMK’nın 612. maddesine göre tasfiye edileceğinden ret hakkı altsoya yani davacılara geçmez. Öncelikle deliller toplanıp bu husus araştırıldıktan sonra muris
K6
‘nın tüm mirasçıları tarafından mirası reddedilmemişse davacıların annesi
K7
‘in miras payı kendisi hayatta değilmiş gibi miras açıldığı anda geçerli olacak şekilde kendi altsoyuna intikal edeceğinden bu husus gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
” şeklinde karar vermiştir.

Somut olayda; davacılar tarafından murisin yasal mirasçısı anneleri K5’ın 11/02/2020 tarihinde mirası reddettiği bildirilmektedir. Yukarıdaki karar içeriğinde de belirtildiği şekilde murisin yasal mirasçılarının tamamı tarafından miras reddedilmeyip sadece bir kısmı tarafından reddedilmesi halinde mirası reddeden kişinin payı miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi hak sahibine geçer. Mahkemece bu yönde gerekli araştırma yapılmadan eksik incelemeyle karar verilmiştir.

O halde mahkemece yapılması gereken iş, muris K4’nın mirasının yasal mirasçıların tamamı tarafından reddedilip reddedilmediği hususu araştırılarak yukarıda belirtilen Yargıtay kararı içeriğindeki hususlar dahilinde karar verilmesinden ibarettir.

Bu nedenlerle davacıların istinaf başvurularının, 6100 sayılı HMK. nun 353/1-a-6 bendi uyarınca, kabul edilip kararın kaldırılması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M :

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-
Mut Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 09/09/2020 tarih ve 2020/185 Esas, 2020/407 Karar sayılı kararına karşı davacıların istinaf başvurularının
, 6100 Sayılı HMK’nın
353/1-a-6 bendi uyarınca KABULÜNE,

2-
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının
ORTADAN KALDIRILMASINA,

3-
Davanın yeniden görülmesi için
DOSYANIN MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

4-
İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılanistinaf peşin karar harcının talebi halinde kendilerine iadesine,

5-
İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda değerlendirilmesine,

6-
Kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK’nun 353/1-a maddesi uyarınca
KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/09/2021

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!