T.C.
ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
HATAY 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ
ASLİMÜDAHİL:
K1
– N1
KISITLI:
K2
– -N2
VASİ:
K3
-N3
DAVANIN KONUSU :
VESAYET
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN
ASLİ
MÜDAHİL
:
K1 – N1
TALEP KONUSU :
Mahkeme Kararının Kaldırılması
Hatay 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 03/02/2021 tarih ve 2020/1018 Esas 2021/236 sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle asli müdahil K1’in istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :
Kısıtlı adayının annesi olduğunu, annesinin kendini ve işlerini idare edemeyecek derecede sağlık sorunları olduğunu, bu durumun doktor raporu ile de sabit olduğunu, bu nedenlerle annesinin işlemlerini görebilmesi için vasi tayini kararı verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :
”
Talebin kabulü ile, Hatay ili Antakya ilçesi A3 Mahallesi/Köyü cilt no:64 hane no:14 bsn:11 K4 ve K5’dan olma 01/07/1933 Antakya doğumlu N2 TC Kimlik numaralı K2’in Türk Medeni Kanununun 405. Maddesi gereğince yasal kısıtlılık altına alınmasına, Kendisine Hatay ili Antakya ilçesi A3 Mahallesi/Köyü cilt no:64 hane no:14 bsn:17 K6 ve K2’den olma 16/01/1965 Antakya doğumlu N3 TC Kimlik numaralı K3’in vasi olarak tayinine,
” şeklinde kararverildiği anlaşılmıştır.
ASLİ MÜDAHİL K1
TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Mahkemece K3’e vasi kararı verilmeden e-devlet üzerinden Web Tapu üzerinden kısıtlı K2 adına beyanda bulunduğunu, yine kısıtlı K2’in hisseli bulunan evini kiraya verilmesi, kira gelirinin kısıtlının sağlığı ve ihtiyaçları için kullanılması yönünde ailece karar alınmasına rağmen K7, K3, K8 ve K9’in bu karara uymadığını, kısıtlı K2’in Hatay/Antakya A4 2208 Ada, 6 parsel sayılı taşınmazında K9 ve K8’in icra takip dosyalarında şahsi borçlarından dolayı icra takipleri olduğunu, taşınmaz üzerine de haciz konulduğunu, Mahkemece bu konuda hiç bir araştırma ve değerlendirme yapılmadığını, kısıtlı K2’in vefat eden babası K4’dan kendisine intikal edebilecek Hatay/Antakya A5 Mahallesinde gayrimenkul malları ve kendisine intikal eden Hatay/Antakya A4 2208 Ada, 6 parsel sayılı taşınmazda hisseli evi olduğunu, Mahkeme gerekçeli kararının 5. Maddesinde kısıtlının hiç bir mal varlığının olmadığını belirtildiğini, 18/01/2021 tarihinde bilirkişi raporuna itirazların mahkemece değerlendirmeye alınmadığını, vasi K3’in ve diğer kardeşlerin kısıtlı K2 üzerinde menfaati anlamda çıkar çatışması, anlaşmazlık olduğu, çekişmeli olduğu ifade edilmesine rağmen mahkemece bu konuda hiç bir inceleme ve araştırma yapılmadığını,18/11/2020 tarihindeki celsede davaya asli müdahil olarak kabulüne karar verilmesine rağmen mahkemece beyanının alınmadığını, adil yargılanma ilkesine aykırı davranıldığını, kısıtlı K2 ile kardeşler arasındaki maddiyata dayalı çıkar çatışması gerçeğinin kendilerinden kaynaklı olduğunun ortaya çıkması için tanıkların dinlenmediğini, diğer kardeşlerin ve vasi K3’in yasaya uygun olmayan eylemlerini ve girişimlerini desteklemeleri nedeniyle bunun tespiti için hiç bir resmi kuruma yazı yazılmadığını, asli müdahil olarak davacı K3’in kısıtlı K2’in mal varlığı ve maaşı üzerinden menfaat veya çıkar çatışması olup olmadığı yönünde hiç bir araştırma yapılmadığını, Türk Medeni Kanunu’nun 418/3 maddesinde belirtilen hususlara açıklık getirilmediğini, asli müdahil olarak, kısıtlı K2’in dosyada sunulan mevcut doktor raporlarına göre temyiz kudretinden yoksun, aldatılmaya müsait olduğunu, kısıtlının halen davacı K3’in yanında kaldığını, davacı K3’in 18/11/2020 tarihli ifadesinde kısıtlının maaşını birlikte tasarruf edip kullandıklarını, mahkeme kararı kesinleşmeden ilan işleminin yapıldığını belirtip, TMK’nun 420 maddesi göz önünde bulundurularak kısıtlıya ait taşınmaz ile emekli maaşına tedbir konulmasına, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Yazılı beyanlar, sosyal inceleme raporu ve tüm dosya kapsamı.
DEĞERLENDİRME-GEREKÇE:
Dava, Türk Medeni Kanunu 405. Maddesi gereğince kısıtlama kararı verilmesi isteminden ibarettir.
İstinaf incelemesi; Hukuk Muhakemeleri Kanunu 355. Madde gereğince istinaf sebepleri ile re’sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
Türk Medeni Kanunu’nun 397. maddesine göre Sulh Hukuk Mahkemesi Vesayet Makamı, Asliye Hukuk Mahkemesi ise Denetim Makamıdır.
Türk Medeni Kanunu’nun 461. ve 488. maddelerine göre Vesayet Makamının (Sulh Hukuk Mahkemesi) kararlarına karşı 10 gün içinde denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemelerine itiraz edilebilir.
Yine vasi atanması kararına yönelik olarak, atanan vasi tarafından veya ilgililer tarafından; Türk medeni Kanunu’nun 422. Maddesindeki “Vasiliğe atanan kişi, bu durumun kendisine tebliğinden başlayarak on gün içinde vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir. İlgili olan herkes, vasinin atandığını öğrendiği günden başlayarak on gün içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu ileri sürebilir. Vesayet makamı, vasilikten kaçınma veya itiraz sebebini yerinde görürse yeni bir vasi atar, yerinde görmediği takdirde, bu konudaki görüşü ile birlikte gerekli kararı vermek üzere durumu denetim makamına bildirir.” düzenlemesine uygun olarak ancak itiraz yoluna başvurulabilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 424. Maddesinde ise “Denetim makamı, vereceği kararı vasiliğe atanmış olan kimseye ve vesayet makamına bildirir. Vasiliğe atananın görevden alınması hâlinde vesayet makamı, hemen yeni bir vasi atar.” düzenlemesi bulunmaktadır. Yine TMK’nın 488. Maddesine göre, denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesinin itiraz üzerine vereceği kararlar kesindir.
İstinaf dilekçesiyle vasinin şahsına ilişkin itiraz edildiği anlaşılmakla, davada vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesince, vasinin vasilik yapmaya uygun olmadığına yönelik itiraz söz konusu olup, bu itirazın denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesine yapılarak, itirazın Asliye Hukuk Mahkemesince değerlendirilip kesin olarak karara bağlanması gerekmekle; istinaf talebinin HMK’nın 352/1-ç md. gereğince usulden reddine dair aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-
İstinaf talebinin
HMK’nın 352/1-ç md. gereğince
USULDEN REDDİNE,
2-İtirazın denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesince değerlendirilmesinin sağlanması için, dosyanın İlk Derece Mahkemesine İADESİNE,
3-Davanın mahiyeti gereği harç alınmasına yer olmadığına,
4-İstinafta yapılan masrafların istinaf talebinde bulunan üzerinde bırakılmasına,
HMK’nın 352/1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu HMK’nın 362/1-b md uyarınca
KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 14/09/2021
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe