Adana BAM, 2. HD., E. 2020/33 K. 2020/128 T. 20.1.2020

İlgili madde: TMK Madde 337

İ S T İ N A F K A R A R I
DAVA KONUSU
: Velayetin Düzenlenmesi-İştirak Nafakası
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP
:

Davacı vekili özetle; müvekkilinin davalı ile 2006 yılında imam nikahlı olarak evlendiklerini, bu birlikteliklerinden 2007 doğumlu, Ferhat isimli bir çocuklarının olduğunu, davalının resmi nikah kıymak vaadi ile müvekkilini kandırdığını, davalının diğer evliliğinden de üç çocuğu olduğunu, müvekkilinin ise iki çocuğunun bulunduğunu , davalının müvekkilinin diğer evlilğinden olan çocuklarını istemediğini, çocukları azarladığını, şiddet uyguladığını, müvekkilinin de sürekli şiddete maruz kaldığını, 2017 yılı Haziran ayında davalının evi terk ettiğini, eski eşinin yanına döndüğünü, onunla yaşadığını, öz çocuğunu arayıp sormadığını, davalının ekonomik durumu iyi olmasına rağmen müşterek çocuk Ferhat’ın ihtiyaçlarını karşılamadığını beyanla, çocuğun velayetinin müvekkiline verilmesine ayrıca müşterek çocuk için dava tarihinden itibaren aylık 750 TL iştirak nafakasının davalıdan tahsilini vekaleten talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA :

Dava dilekçesinin davalıya tebliğine rağmen davalının cevap dilekçesi sunmadığı, duruşmalara da katılmadığı görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Mersin 8.Aile Mahkemesinin 01/11/2019 tarih ve 2019/276 Esas 2019/195 Karar sayılı ilamında özetle; küçüğün velayetinin davacı annede bulunması sebebi ile velayet konusunda karar verilmesine yer olmadığına, nafaka talebinin kısmen kabulü, kısmen reddi ile, tarafların müşterek çocukları Ferhat yararına dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 350 TL iştirak nafakasının çocuk için harcanmak üzere davalı babadan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ayrıca A.A.Ü.T. Uyarınca 2.725 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin açılan davadan haberdar olmadığını, tebligatın usulsüz yapıldığını, gerekçeli kararın tebliği ile davadan haberdar olduğunu, savunma hakkının kısıtlandığını , çocuğun velayet konusunda görüşünün alınmadığını, bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını yine hüküm altına alınan iştirak nafaka miktarının fazla olduğunu beyanla, kararın kaldırılmasını vekaleten talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE

GEREKÇE :

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava; velayetin değiştirilmesi ve iştirak nafakası talebine ilişkindir.

Dosyanın incelenmesinde; taraf asılları gayri resmi olarak bir araya geldikleri, bu birlikteliklerinden 2007 doğumlu K1 isimli bir çocuklarının olduğu, davalının bu çocuğu nüfusta 09/02/2007 tarih ve 1468 no’lu tanıma senedi ile nüfusta tanıdığı, davalının 1994 yılından bu yana resmi olarak F1 isimli başka bir bayanla evli olduğu, F1 isimli resmi nikahlı eşinden üç reşit çocuğunun olduğu, zabıta araştırmasına göre davacının işsiz olduğu, ailesinin yardımıyla geçindiği, kirada oturduğu, adına kayıtlı evden dolayı aylık 700 TL kira gelirinin bulunduğu, davalının ise çalışmadığı, eşinin bakkal işlettiği, üzerine kayıtlı ev ve 2008 model F2 marka otosunun bulunduğu, davaya konu çocuğun davalı tarafından tanınmasından sonra velayet değişikliği ile ilgili dosya içerisinde herhangi bir belgenin bulunmadığı, TMK.m.337/f.1uyarınca küçüğün velayetinin davacı annede olduğu, davacı vekili,” davalının önceki eşten çocuklarını istememe, hakaret , tehdit, fiziksel şiddet, evlilik vaadi ile müvekkilini kandırma, evi terk ve çocuğu arayıp sormama ” vakıalarını ileri sürerek iş bu velayetin değiştirilmesi ve çocuk için aylık 750 TL tedbir-iştirak nafaka davasını açtığı, yapılan tebligatlara rağmen davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, yukarıda karar özeti bölümünde belirtildiği şekilde karar verildiği, bu karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine dava dosyasının dairemize gönderildiği görülmüştür.

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; her ne kadar davalı vekili dava dilekçesinin müvekkiline tebliğinin usulsüz olduğunu, müvekkilinin davadan, gerekçeli kararın tebliğ ile birlikte haberi olduğunu, savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürmüş ise de, dosya içerisinde mevcut dava dilekçesinin davalıya tebliği ile ilgili evrakın incelenmesinde, dava dilekçesinin tensip zaptının ve ön inceleme duruşma günü ve saatini bildirir ihtarlı tebligatın davalıya 22/10/2019 tarihinde bizzat tebliğ edildiği görüldüğünden davalı vekilinin bu konudaki istinaf başvurusunun reddi gerekmekmiştir.

Yine TMK.m.337/f.1’de; ” ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda, davaya konu küçük 2007 doğumlu K1 tarafların gayri resmi birlikteliklerinden dünyaya gelmiş, davalı baba tarafından sadece nüfusta tanıma işlemi yapılmıştır. Dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerden çocuğun tanınması sonrası velayetin değiştirilmesine ilişkin herhangi bir dava açıldığına ilişkin bir ibareye rastlanamamıştır. Dolaysıyla davaya konu küçüğün velayetinin doğuran kadın olan davacı anneye aittir. Dosyada davalı tarafın velayetin değiştirilmesi ile ilgili bir davası olmadığından davalı vekilinin bu konudaki istinaf başvurusunun da reddi gerekmekmiştir.

Davalı vekili, çocuk için hüküm altına alınan aylık 350 TL nafaka miktarının fazla olduğunu ileri sürmüş ise de,nafakanın kesinlik sınırının belirlenmesinde hükmedilen nafakanın yıllık nafaka miktarı değerlendirilir. Davaya konu çocuk için kabul edilen nafakanın yıllı miktarı 350×12=4.200 TL’dir. Dolayısıyla bu rakam, karar tarihindeki 4.400 TL olan kesinlik sınırının altındadır ve karar istinaf talebinde bulunan davalı taraf yönünden HMK nun 341/4 maddesi gereği kesin niteliktedir.

HMK nun 346 maddesi gereğince kesin olan karara karşı istinaf dilekçesi ilk derece mahkemesince reddedilebileceği gibi 352-(1)-b madde gereğince Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf isteminin reddine karar verilebilir. Bu nedenle davalı tarafın çocuğa verilen nafakaya yönelik istinaf kanun yoluna başvurma talebinin kesin karara ilişkin olması nedeniyle HMK nun 341/4 ve 352-(1)-b maddeleri gereğince reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davalı tarafın velayetin değiştirilmesine ve tebligatın usulsüz yapıldığına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2
-Davalı tarafın çocuk için hüküm altına alınan nafaka miktarı kesinlik sınırı altında kaldığından, davalı vekilinin kesin karara yönelik istinaf başvurusunun, HMK nun 352-(1)-b maddesi gereğince
USULDEN REDDİNE,

3-
Alınması gereken 54,40 TL istinaf karar-ilam harcından peşin alınan 44,40 TL’nin mahsubu ile kalan10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

4-
İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafın yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-
Davalı tarafın istinaf nedeniyle yatırmış olduğu gider avansından varsa kullanılmayan kısmının davalı tarafa iadesine,

6-
Kararın HMK 359-(3) maddesi gereği ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK.’nun 341/4, 352-(1)-b ve 362/1-a maddeleri uyarınca
OY BİRLİĞİ ile KESİN olarak karar verildi. 20/01/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!