T.C.
ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
MERSİN 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ :
23/09/2021
NUMARASI :
2019/85 Esas, 2021/322Karar
DAVACI – MÜTEVEFFA:
K1
– N1
MİRASÇILAR:
1 -K2 – N2 – A1
:
2 -K3 – N3 – A2
:
3 -K4 – N4 – A3
:
4 -K5 – N5 – A4
VEKİLLERİ:
Av. K6 – [N6] UETS
Av. K7 – [N7] UETS
DAVALI:
K8
– N8 – A5
VEKİLLERİ:
Av. K9 – [N9] UETS
Av. K10 – [N10] UETS
DAVANIN KONUSU :
Elatmanın Önlenmesi (Yıkım Ve Ecrimisil)
DAVA TARİHİ :
07/03/2019
DAİRE KARAR TARİHİ :
02/05/2023
KARAR YAZIM TARİHİ :
02/05/2023
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK’nın 352 ve devamı maddeleri uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili ilk derece mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı K1’in maliki ve hissedarı olduğu, Mersin ili, Akdeniz ilçesi, A6 Mahallesi, 330 (yeni 136 ada 151 parsel) parsel sayılı taşınmazı üzerinden, davalı K8 tarafından davalı kullanımında ve mülkiyetinde olan Mersin İli, Akdeniz İlçesi, A6 Mahallesi, 136 Ada 152 Parsel sayılı taşınmazına özel enerji nakil hattı çekildiğini, ancak davalının mülkiyetinde olan taşınmazına çektiği elektrik tellerinin davacıya ait bahçenin üzerinden geçmekle kalmayıp davacıya ait ağaçların içine kadar girdiğini, mevcut durumda elektrik tellerinin değdiği ağaçların davacı tarafından kullanılamadığını, meyvelerin toplanıp bakımının yapılamadığını, ayrıca hayati tehlike de oluşturduğunu, davacının hukuki yararı gereğince ve ileride doğacak daha büyük zararlardan korunmak amacıyla Mersin 3.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/22 Değişik İş sayılı dosyasında tespit yaptırıldığını, 03/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda da davacıya ait taşınmaz üzerinden geçmekte olan yüksek gerilim hattının bahçenin kullanımına ve insan hayatına olumsuz etkisinin olduğunun belirtildiğini, bu durumda, davalının davacının taşınmazı üzerinden elektrik teli geçirmek suretiyle el attığının Mersin 3.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin tespitiyle de sabit olduğunu, davalının, davacının taşınmazına vaki müdahaleleri ve üzerinden encrji nakil hattı geçirmek suretiyle taşınmaz üzerindeki ağaçlara zarar vermesi, bakımlarının yapılamaması ve hayati tehlike oluşturması sebebiyle tamamen mesnetsiz ve hiçbir yasal dayanağı olmayan, tamamı ile davacıyı haklarından mahrum bırakma, zor duruma sokma amacı güden bir hareket olduğunu belirterek davacıya ait taşınmaza davalı tarafından yapılan haksız müdahalenin kal’i suretiyle el atmanın önlenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ilk derece mahkemesine vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen hususları ve davayı kabul etmediklerini, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde ayrıca tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere davacı tarafın iddialarının yersiz olduğunu, davalının davacı tarafın taşınmazına herhangi bir tecavüzü ve müdahalesinin bulunmadığını belirterek haksız ve mesnetsiz davanın usul ve esastan reddine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda;
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeye, mahkememizce yapılan yargılama, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; davacı K1’in 330 (136 ada 151 parsel) parsel maliki olduğu, yargılama sırasında vefat ettiği, mirasçılarının davaya katıldıkları, davayı takip ettikleri, yapılan keşif alınan bilirkişi raporu ile davalının davacıların maliki oldukları taşınmaza elektrik direği dikmek ve elektrik teli geçirmek suretiyle müdahalede bulunduğu, davacıların mülkiyet hakkı bulunduğu, davalının müdahalesinin daha üstün bir hakka dayanmadığı, davacıların murisinin rıza göstermiş olmasının müdahaleyi meşru hale getirmeyeceği, tecavüzün iyi niyetli kabul edilemeyeceği, müdahalenin men’i ve kâl kararı verilmesi gerektiği tespit ve kanaatine ulaşılmış olmakla; -Davanın
KABULÜNE,
Mersin ili Akdeniz ilçesi A6 Mahallesinde bulunan 330 parsel (yeni 136 Ada 151 parsel) nolu taşınmazda dosya arasında mevcut fen bilirkişi K11 tarafından düzenlenen 01/03/2021 tarihli krokili ek raporda sarı renkle taranan A1-A2 harfi ile gösterilen ve aynı krokili raporda kırmızı renkle taranan ve D1 harfi ile gösterilen direk yerine yönelik davalının müdahalesinin menine,
– Fen bilirkişinin 01/03/2021 tarihli krokili ek raporun kararın eki sayılmasına,
– Taşınmazdaki elektrik direğinin ve enerji nakil hattının Kal’line, yönelik karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Yerel mahkemeninusul ve yasaya aykırı kararını kabul etmediklerini, yerel mahkeme dosya içeriği, dosyadaki bilgi ve belgeler, mahallinde yapılan keşif ve dinlenilen tanıkların beyanları dikkate alındığında, davacıların murisi K1 dava konusu taşınmaz olan kendi arazisinden davalı müvekkilinin enerji nakil hattı geçirmesi yönünde muvafakat etmiş ve bunun üzerine davalı müvekkilinin davacının müsaadesi ile enerji nakil hattını inşa ettirdiğini,
-Yerel mahkeme dosyasında dinlenen tanıkların beyanlarında, davacıların murisi K1’in davalı K8’a kendi arazisinden enerji nakil hattı geçirmesine müsaade ettiği, hatta kendi arazilerinden davalı K8’un enerji nakil hattı geçirmesi talebine muvafakat ettiklerini beyan ettiklerini, bütün bu hususlara rağmen yerel mahkemenin her ne kadar davacıların murisinin muvafakati olmasına rağmen bunun iyi niyetli olarak değerlendirilemeyeceğini, yerel mahkemenin bütün bu hususların varlığına rağmen davanın kabulüne karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararını kabul etmediklerini, usul ve yasaya aykırı kararının istinaf incelemesi neticesinde bozularak ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini, dosyanın yerel mahkemeye iade edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE:
Taraflar arasındaki dava, mülkiyet hakkına dayalı müdahalenin önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir.
Somut olayda; davacı vekilinin, mülkiyet hakkına dayalı müdahalenin önlenmesi ve kâl talebinde bulunduğu, yerel mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının davasının kabulüne karar verildiği, verilen kararın davalı tarafından istinafa taşındığı görülmüştür.
**
Yargıtay kararlarında da belirtildiği şekilde; elatmanın önlenmesi davası, mülkiyet hakkına dayanan ve kaynağını TMK’nın 683. maddesinden alan bir dava türüdür. Müdahalenin men’i davasında amaç, mülkiyet hakkına olan saldırının veya müdahalenin ortadan kaldırılmasıdır. Böylelikle malına haksız olarak müdahalede bulunulan malik, içinde bulunduğu durumdan kurtulmuş olur. Bahsi geçen müdahale maddi olabileceği gibi farklı şekillerde de ortaya çıkabilmektedir.
El atmanın önlenmesi davası açabilmek için dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. Bu dava bir eda davası olup taşınmaza haklı bir sebep olmadan kişi el atmış ya da tecavüz etmiş olmalıdır. Davacı olan mutlaka malın maliki ya da zilyeti konumunda olmalıdır.
Müdahalenin men’i davası hukukumuzda geniş bir yere sahiptir. Haksız el atmanın önüne geçebilmek için değişik sebeplerle el atmanın önlenmesi davası açmak mümkündür. Bunlardan bazılarını; malikin, malik olduğu taşınmaza karşı yapılan el atmanın önlenmesi için açılan dava, malikin sahip olduğu malı haksız olarak elinde bulunduran ya da ona saldıran kişiye karşı açılan el atmanın önlenmesi davası, malikin maliki olduğu şeyin doğal ürünlerine karşı yapılmış olan el atmanın önlenmesine karşı açılan dava, malikin karşılaşabileceği sınır tecavüzlerine karşı açabileceği el atmanın önlenmesi davası, malikin arazi kayması nedeniyle vaki el atmalara karşı açabileceği dava, malikin zilyetliğe saldırı olması nedeniyle açabileceği dava ve malikin geçit hakkı sebebiyle el atmalara karşı açabileceği dava, şekilde sıralayabiliriz. Davaların isimleri farklı olsa da hepsinin açılmasının ortak nedeni haksız el atmanın ve tecavüzün ortadan kaldırılmasıdır ve böylece malikin mülkiyet hakkının muhafaza edilmesidir.
** Türk Medeni Kanununun 684. maddesi uyarınca, taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın (yapının) arzın mütemmim cüzü olacağı ve arzın mülkiyetine tabi olduğu tartışmasızdır. Bu itibarla dava dışı malikin bulunduğu gözetildiğinde, yıkım istekli davalarda tüm kayıt maliklerinin davada yeralmaları zorunludur.
Ancak davalı taşınmazda davalı K8 dışındaki hissedarların davada yer almadıkları, davalı olarak gösterilmediği ve davaya dahil edilmediği anlaşılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.6.1984 tarih ve 1982/358 Esas, 1984/710 Karar sayılı, yine 26.10.2005 tarih 2005/14-587 Esas, 2005/609 Karar sayılı, 2010/4-4 Esas, 2010/56 Karar sayılı ilamlarında açıklandığı üzere el atmanın önlenmesinin yanı sıra yıkım isteminin de söz konusu olduğu hallerde tüm müşterek maliklerin davada yer almaları gereklidir.
(Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin
2007/5254
Esas,
2007/7846
Karar sayılı ilamı, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin
2018/3666
Esas,
2019/2944
Karar sayılı ilamı)
”
Elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkin bu tür davalarda, davalı taşınmazların tüm kayıt maliklerinin davada davalı olarak yer alması zorunludur. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun (13.6.1984 tarih ve 1982/358 Esas, 1984/710 Karar sayılı, yine 26.10.2005 tarih 2005/14-587 Esas, 2005/609 Karar sayılı, 2010/4-4 Esas, 2010/56 Karar sayılı ilamlarında) açıklandığı üzere elatmanın önlenmesinin yanı sıra yıkım isteminin de söz konusu olduğu hallerde tüm maliklerin davada yer almaları gereklidir.”
(Yargıtay 14.H.D.
2016/18821
Es.
2020/7133
Karar
)
(Bknz. Yargıtay 14.H.D.
2016/15478
Es.
2020/4432
Karar
)
”
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve yıkım, karşı dava ise temliken tescil istemlerine ilişkindir. ………
O halde mahkemece, 400 parsel sayılı taşınmazın güncel tapu kaydının ilgili tapu müdürlüğünden getirtilerek davalı dışındaki paydaşlarının, ölü olmaları halinde ise yasal mirasçılarının davada yer almaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.”
(Yargıtay 14.H.D.
201
5
/
15922 Es.
20
18
/
4215 K arar
)
Bu açıklamalardan sonra tekrar somut olaya gelince
; davacı/davacılar kendilerinin de hissedar olduğu 136 ada 151 parsel üzerinden davalının hissedar olduğu ve davalının kullandığı 136 ada 152 parsel (eski 330 parsel) sayılı taşınmaza izin alınmadan Enerji Nakil Hattı Çekildiği iddiasıyla elatmanın önlenmesi ve kal istemli (enerji nakil hattı ve direk) işbu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan Yargıtay içtihatlarına göre kal istemli davalarda davalı taşınmazın tüm maliklerin davada yer alması zorunludur. Mahkemece davacı vekiline tüm maliklerin davaya katılımı için süre verilmediği gibi davacı tarafından da davaya dahil edilmedikleri anlaşılmıştır. Yine, enerji nakil hattı özel olarak çekildiği ileri sürülmüş ise de bu hususun F1 Elektrik Dağıtım A.Ş.’den sorulmadığı, sahibinin özel şahıs mı, yada F1 Elektirik Dağıtım A.Ş. olup olmadığının araştırılmadığı, projesi olup olmadığı araştırılmamıştır.
Dava şartları ve dava şartlarının incelenmesi 6100 sayılı HMK.’nın 114 ve 115.md. Düzenlenmiştir. (
Madde 114
–
(1) Dava şartları şunlardır:
a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması. c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e) Dava takip yetkisine sahip olunması. f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.
Madde 115
– (1)
Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.
)
İDM yapılan yargılama sonucunda “açılan davanın kabulüne” karar verilmiş ise de, eksik inceleme ile ve taraf teşkili sağlanmadan karar verildiği anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca; öncelikle dava konusu olan ve davalının da hissedar olduğu 136 ada 152 parsel sayılı taşınmazın diğer hissedarlarının davaya dahil edilmesi (ölü iseler mirasçılarının) yönünde davacı tarafa süre verilmeli, taraf teşkili sağlanmalı, dahili davalıların varsa delilleri toplanmalı ve değerlendirilmeli, F1 Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye müzekkere yazılarak davaya konu Enerji nakil hattının projesi bulunup bulunmadığı, kime ait olduğu hususları araştırılmalı, gerekirse TEDAŞ davaya dahil edilmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu nedenlerle istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6 bendi uyarınca, kabul edilerek kararın kaldırılması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-
Mersin 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 23/09/2021 tarih ve 2019/85 Esas, 2021/322 Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun
, 6100 Sayılı HMK’nın
353/1-a-6 bendi uyarınca KABULÜNE,
2-
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının
ORTADAN KALDIRILMASINA,
3-
Davanın yeniden görülmesi için
DOSYANIN MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-
İstinaf yoluna başvuran tarafça yatırılanistinaf peşin karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
5-
İstinaf yoluna başvuran tarafça yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda değerlendirilmesine,
6-
Kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK’nun 353/1-a maddesi uyarınca
KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.02/05/2023
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe