İ S T İ N A F K A R A R I
DAVANIN KONUSU : Tapu İptali Ve Tescil (Zilyetliğe Dayalı)
Aydıncık Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/11 Esas, 2018/53 Karar sayılı dosyasında verilen 12.04.2018 tarihli karara karşı davacı-karşı davalı K1 vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti:
Davacı-karşı davalı
K1 vekilinin dava dilekçesinde özetle;
Mersin İli, A3 İlçesi, A1 Mahallesi, 1822 ile davalıya ait olan ve üzerinde cam seralar ile duvar ile çevrili alanın yaklaşık olarak 20 yıl önce müvekkilinin zilyet olduğunu, kadastro geçerken müvekkilinin kullanımında olan ve 1821 parsel üzerinde bulunan seraların bir kısmı ile sınır duvarlarının davalı adına tescil edildiğini, kadastro geçerken müvekkilinin seraları ve iki parsel arasındaki sınıra dikkat edilmediğinden müvekkilinin kullandığı seraların bir kısmı ve müvekkilinin ördüğü duvarın davalı parseli içinde kaldığının bu nedenle 1821 parsel üzerinde yer alan ve içinde seralar ve sınırları belirleyen duvar ile sabit olan kısmın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı-karşı davalı
K2 cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olan 1821 numaralı parseli Maliye Hazinesi’nden satın aldığını, devraldığı günden bu yana taşınmaza zilyet ve malik olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı-karşı davalı
K2 vekili dava dilekçesinde özetle;
Mersin İli, A3 İlçesi, A2 mevkii 1821 parsel sayılı tapulu taşınmazın müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı tarafın davacı müvekkile ait olan arazisinin üzerine sera yaptığını, davalının haksız işgalinin devam ettiğini, davalı tarafın sözlü uyarılara rağmen eski hale getirmediğini, davalı tarafın Aydıncık Asliye Hukuk Mahkemesinde 2017/11 esas dosyası ile tapu iptal ve tescil davası açtığını, davalının yaptığı haksız işgalden doğan bugünden geriye doğru hesaplanacak 2000 TL ecrimisilin davalıdan alınmasına, davalı tarafın açmış olduğu 2017/11 esas sayılı dava ile müvekkili tarafından açılan dava arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması tarafların aynı olması gözütelerek usul ekonomisi de dikkate alınarak davanın birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı-karşı davalı
K1 vekili cevap dilekçesinde özetle:
1822 parselin müvekkili tarafından satın alındığını, akabinde davalılara ait 1821 parsel ile aralarında tamamen iki tarafında anlaşması doğrultusunda duvar sınırı örüldüğünü ve bu sınırın içine de müvekkili tarafından seralar yapıldığını, kadastro geçerken müvekkilin serası ve iki parsel arasındaki sınıra dikkat edilmediğini, müvekkilinin kullandığı seraların bir kısmı ve müvekkilinin ördüğü duvarın davacının parselinde kaldığını, davacının haksız bir şekilde kendi kullanımında olmayan yeri satın aldığını, davacı tarafından defalarca sınırın düzeltilmesinin istendiğini, ancak davacının buna bir türlü yanaşmadığını, müvekkilin iş bu hatanın düzeltilmesi için Aydıncık Asliye Hukuk Mahkemesi’ne 2017/11 E. Sayılı davayı açtığını, davacının tüm taleplerinin ve kötüniyetli davasının öncelikle usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Aydıncık Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/11 ve 2017/93 esas sayılı dosylarının birleştirilmesine ve yargılamaya 2017/11 esas sayılı dosya üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Yapılan yargılama neticesinde;
A) 2017/11 Esas Sayılı Dosyası;
Asıl davanın davacısının davasının
REDDİNE,
B)Birleşen Dava Yönünden 2017/93 Esas Sayılı Dosyası;
Birleşen Davanın Davacısının El Atmanın Önlenmesi ve Kal davasının
KABULÜ İLE
;
Mersin İli, A3 İlçesi, A3 Mahallesi, A2 Mevkii, 1821 parsel içinde bulunan ve fen bilirkişisi K3 tarafından düzenlenen 26/12/2017 hakim havale tarihli krokili raporda; Birleşen davanın davacısının parseli olan 1821 parsel içerisinde kalan ve raporda kırmızı renkle taralı, Sera-1 olarak gösterilen seranın 50,99-m2’lik kısmının, Sera-2 olarak gösterilen seranın 41,05-m2’lik kısmının ve Sera-3 olarak gösterilen seranın 27,49-m2’lik kısmına yönelik birleşen davanın davalısının
EL ATMASININ ÖNLENMESİNE ve bu kısımların
KAL’İNE
,
2)Birleşen Davanın Davacısının Ecrimisil davasının
KISMEN KABULÜ ile, 468,13-TL’nin birleşen davanın davalısı olan K1’dan alınarak birleşen davanın davacısı K2’a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin
REDDİNE, karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı-karşı davalı K1 vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Haklı davalarının kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe veya tapusunun iptaline yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın Hazine’ye yöneltilerek açılması gerektiğini, müvekkilinin dava konusu taşınmazını 2005 yılında 3.şahıstan devralmış akabinde davalı-birleşen dosya davacısı ile taşınmazlarının sınırlarını belirleyerek, halen taşınmaz üzerinde bulunan seraları yaptırmış olduğunu, seraların bulunduğu kısımda dava öncesinde ve dava tarihi itibariyle zilyetliği devam etmekte olduğunu, seraların bulunduğu kısmı davalı-birleşen davacı 2014 yılında 2/b güncellemesi sonucu Hazineden satın almış olduğunu ancak müvekkilinin ise 2005 yılından önce 2/b güncellemesi söz konusu olmadan önce yapılmış olduğunu, davalı-karşı davacı taşınmazın bir kısmına ev yaptığı ve taşınmazın müvekkilinin zilyetliğinde bulunan kısmına yol yaparak kendi kullanımına geçirmiş olduğunu bu hususun bilirkişi raporu ile sabit olduğunu Davalı-karşı davacı kendi yaptığı haksız eylemden dolayı ecrimisil talebinin yerinde olmadığını bu nedenle mahkemece Müdahalenin Men’ine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı-karşı davacı
K2 vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı karşı davalı K1’ın daha öncesinden 2-B tespite bir itirazı mevcut olmadığı müvekkilinin söz konusu parsel 2 B 6292 sayılı yasanın verdiği hak ile aldığını yeni malike karşı zilyetlik iddiası ileri sürülemeyeceğinden dinlenme olanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğundan davacı karşı davalı istinaf başvurusu yerinde olmadığından yerel mahkeme kararının onanmasını karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava Tapu iptali tescil, Meni Müdahale Kal ve Ecrimisil talebine ilişkindir.
Dairemizce HMK’nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere yapılan inceleme neticesinde;
Davaya konu olan taşınmazların tapu kayıtlarının incelenmesinde;
1821 parselin
4.573,99-m2 yüzölçümlü, tarla vasfında, malikinin K2, edinme sebebinin 14/03/2014 tarihli 6292 sayılı kanun gereği satış işlemi (2/B) olduğu,
1822 parselin
4.078,00-m2 yüzölçümlü, tarla vasfında, malikinin Hazine kullanıcısının K1 olduğu görülmüştür.
İlk derece mahkemesince mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporları alınmıştır.
İlk derece Mahkemesince asıl dava (2017/11-E) yönünden davanın reddine, birleşen dava (2017/93-E) yönünden müdahalenin meni ve kal açısından kabul ecirimil açısından kısmen kabul kararı verilmiştir.
Tüm dosya kapsamının hep birlikte değerlendirilmesi neticesinde; Asıl davanın davacısı dava dilekçesi ile davaya konu Mersin ili, A3 İlçesi, A3 Mahallesi, 1821 parselin 523,14-m2’lik kısmının tapusunun iptal edilerek adına tesciline karar verilmesini, asıl davanın davalısı ise taşınmazın bedelini ödeyerek Hazine’den satın aldığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davaya konu 1821 parsel 6292 sayılı yasa uyarınca 14/03/2014 tarihinde dava dışı Maliye Hazinesi tarafından asıl davanın davalısı K2’a satış suretiyle devredilmiştir.Taşınmazın mülkiyetinin birleşen davanın davalısına devredilmesinden önce Hazine’ye ait olduğu, Hazine’nin 6292 Sayılı Kanun gereğince söz konusu taşınmazların mülkiyetini, taşınmazların beyanlar hanesinde kullanıcı olarak belirlenen kişiye satabileceği, Yargıtay içtihatlarına göre; kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe veya tapusunun iptaline yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın, 6292 Sayılı Yasa uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte ve Hazine’ye yöneltilerek açılması gerektiği, taşınmazın 3. şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra şerhe ve tapusunun iptaline yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, somut olayda; 1821 parselin satışı ile ilgili olarak taşınmazın 2/B vasfında olduğu ve satış işleminin bizzat Maliye Hazinesi tarafından yapıldığı dosya içerisinde bulunan tapu kayıtlarından anlaşıldığından ve 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satıştan ve davalı adına tapu kaydı oluştuktan sonra davacı tarafından iş bu dava açıldığından, yeni malike karşı zilyetlik iddiası ileri sürülemeyeceğinden dinlenme olanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu,
Birleşen davanın davacısı, birleşen davanın davalısının 1821 parsele sera yapmak suretiyle el attığını, bu nedenle birleşen davanın davalısının el atmasının önlenmesine, seraların kal’ine ve birleşen davanın davalısının el atması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00-TL ecrimisilin birleşen davanın davalısınından tahsiline karar verilmesini, birleşen davanın davalısı ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dava, 4721 Sayılı TMK.nın 683/2 maddesi uyarınca açılmış el atmanın önlenmesi ve haksız ve hukuka aykırı olarak yapılmış seranın kal’i davası olup; davacı taraf, mülkiyet hakkına dayanmaktadır. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ve tanıkların beyanları ve alınan bilirkişi raporunda birleşen davanın davalısının birleşen davanın davacısına ait 1821 parsel sayılı taşınmazın toplam 523,14-m2’lik kısmınamüdahale ettiğinin anlaşıldığı, birleşen davanın davalısının elatmasını haklı kılacak bir sebep bulunmadığı anlaşıldığından, birleşen davanın davacısının el atmanın önlenmesi ve kal talebinin kabulüne karar verilmesinde yine 16/02/2018 tarihli ek bilirkişi raporunda 2.048,91-TL olarak ecrimisil bedeli tespit edilmiş ise de, ek raporda asıl davanın davacısının tapu iptal ve tescil davasına konu ettiği 523,14-m2’lik kısmın ecrimisil değeri hesaplanmış, birleşen davanın davacısının ecrimisile ilişkin talebinin el atılan seraların bulunduğu kısma ilişkin olduğu görülerek, ilk derece mahkemesince hesaplama yapılmak suretiyle 1821 parsele tecavüzlü olan seralar üzerinden ecrimisil hesaplaması yapılarak ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle sonuç olarak ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda vicdani kanaatin oluştuğu, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, kararın dayandığı deliller ile kanuni sebepler ve gerekçe içeriğine göre, davanın esası ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, Davacı-karşı davalı K1 vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davacı-karşı davalı K1 vekilinin Aydıncık Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 12.04.2018 tarih, 2017/11 Esas, 2018/53 Karar sayılı kararına karşı yapmış olduğu istinaf kanun yolu başvuru isteğinin HMK’nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca
ESASTAN REDDİNE,
2-
Davacı-karşı davalı K1 tarafından yatırılan 35,90 TL karar harcından alınması gereken 44,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 8,50 TL harcın davacı- karşı davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-
İstinaf kanun yoluna ilişkin yapılan yargılama giderlerinin istinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı-karşı davalı üzerinde bırakılmasına,
4-
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-
HMK nın 359/3. maddesi gereğince tebliğ işlemlerinin yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine,
Dair; dosya üzerinden tarafların yokluğunda oy birliğiyle
KESİN olmak üzere karar verildi.20/05/2019
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe