İ S T İ N A F K A R A R I
DAVANIN KONUSU :
Tapu İptali Ve Tescil (Devletin Hüküm Ve Tasarrufu Altındaki Yer İddiasına Dayalı)
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK’nun 352 ve devamı maddeleri uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili ilk derece mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle;
Hasanbeyli tapu müdürlüğü görev alanında bulunan taşınmazlarda evrakta sahtecilik yapılmak sureti ile işlemler yapıldığını, konu ile ilgili Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/757 soruşturma numarası ile soruşturma yürütüldüğünü, Osmaniye İli, Hasanbeyli İlçesi, A1 Mahallesi, 257 ada, 8 parsel sayılı taşınmaz kütükte maliye hazinesi adına kayıtlı iken, elektronik kayıtta ve takbis veri tabanında yolsuz işlem yapıldığını, Tapu ve Kadastro Müfettişlerince rapor hazırlandığını, düzenlenen raporda K1 tarafından 13/11/2014 tarihinde takbis veri düzeltme işlevi kullanılarak Maliye Hazinesi olan malik kaydının K2 olarak değiştirildiğini, bu düzeltmenin kütükte kalemle yazımının yapılmadığı, değişikliğin yapıldığı günlerde tescili devam eden yeni kütük yazımlarında bu parsel yerine A1 Mahallesi 257 ada 8 parsel olarak 144 numaralı yeni sayfa açıldığı ve kütük yazımının da elektronik olarak yapıldığı; kütük yazımında usulsüz işlemden önce derlenen malik ismi esas alındığı için yeni açılan kütükte Maliye Hazinesinin adı görünmesine karşın takbiste K2 adının göründüğünü,yeni parselin elektronik sicilinde K2 adı görünmekte iken, yine K1 tarafından, takbis veri düzeltme işlevi kullanılarak K2 olan malik isminin yeniden gerçek malik olan Maliye Hazinesi olarak değiştirildiğini, usulsüz işlemler sırasında K2’e sahte tapu senedi verilip verilmediğinin, ifadesinin alınması ve varsa elindeki tapu senetlerinin ibraz etmesiyle belirlenebileceğini, inceleme tarihi itibarı ile taşınmazın, kütükte ve elektronik sicilde Maliye Hazinesi olarak göründüğünü, tarafına yolsuz tescil işlemi gerçekleştirilen davalı tarafa ulaşılamadığını, taşınmazın kısa süre içinde birçok el değiştirmesi, taşınmaz bedelinin düşük olması, işlemlerde belirtilen tarih ve yevmiye numaralarının bu taşınmaz ve işlemle hiçbir ilgisinin bulunmaması, yazımların tümüyle yolsuz olması arşivde bu işleme ait ıslak imzalı bir belgenin bulunmaması, buna benzer aynı yerde farklı taşınmazlar hakkında benzer işlemlerin yapılması, işlemi yapan memur hakkında soruşturma açılması, işlemlerde harç ödenmemesi, mal edinme üzerinde ciddi kuşku uyandıran güçlü ve eylemli bir karine olduğunu, bu şekilde birden fazla taşınmazlar hakkında benzer yolsuzlukların yapılmasının davalıların iyi niyetli olmadığının açıkça göstergesi olduğunu, bu nedenlerle Osmaniye İli Hasanbeyli İlçesi A1 Mahallesi 257 ada 8 parsel sayılı taşınmazda 13/11/2014 tarihinde TAKBİS veri düzeltme işlevi ile davalı üzerine usulsüz olarak kayıt ve tescil edilen mezkur taşınmazdaki yolsuz işlemlerin iptaline, gerçek malikin Maliye Hazinesi olduğunun tespiti ve tesciline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı tarafa çıkartılan dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli tebligat usulünce tebliğ edilmiş, davalı taraf davadan haberdar edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda;
Tüm dosya kapsamı, Dava, Osmaniye İli, Hasanbeyli İlçesi, A1 Mahallesi, 257 ada, 8 parsel sayılı taşınmazda yapılan işlemin yolsuz tescil nedeni ile iptaliistemine ilişkindir.
Dava konusu taşınmazın tapu kayıtları, tapu kütüğü, krokisi, Hasanbeyli Tapu Müdürlüğü inceleme raporu, Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/757 soruşturma sayılı dosya sureti dosyamız arasına alınmıştır.
Mahallinde keşif yapılmış, keşif sonrası düzenlenen 16/07/2019 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda özetle; dava konusu taşınmazın yer zeminde ekli krokide kırmızı renk boya ile boyalı ve yol kenarı olup içinde muhtelif ağaçların olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Ziraat bilirkişisinin düzenlemiş olduğu 09/07/2019 havale tarihli raporunda özetle; dava konusu taşınmazın Hasanbeyli İlçesinde olup belediye hizmetlerinden faydalanan yerlerden olması vs. gibi nedenlerden dolayı dava tarihi itibarı ile m2 bedelinin 50,00 TL olacağı, parsel bedelinin 141.329,5 TL olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporları, toplanan deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; Dava konusu Osmaniye ili, Hasanbeyli ilçesi, A1 Mahallesi 257 ada, 8 parsel sayılı taşınmazın 13/11/2014 tarihinde dava dışı K1 tarafından Takbis veri düzeltme işlevi kullanılarak Maliye Hazinesi olan malik kaydının K2 olarak taşınmaz cinsinin tarla iken arsa olarak değiştirildiği 17/11/2014 tarihinde Takbis veri düzeltme işlevi kullanarak malik kısmının yeniden Maliye Hazinesi olarak değiştirildiği, tapu kütüğünde herhangi bir işlem yapılmadığının anlaşıldığı, tapunun davalı K2 adına tapu kütüğünde ıslak imza ile devrin yapılmadığı, sistemde yapılan elektronik işlemin tapu sicil müdürlüğünce iptal edildiği malikin Maliye Hazinesi olduğu anlaşıldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, yargılama giderleri açısından ise davalının bu işlemin yapılmasına iştirak ettiğine dair somut delil bulunmadığından davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, dava konusu taşınmazın tapu kaydının eski hale getirilmesi sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, mahkemece verilen kararın eksik inceleme neticesinde verilmiş bir karar olup, hukuka uygun bulunmadığından istinaf yoluna başvurduklarını, tapu sicilinin tutulmasına hakim olan ilkelerden biri de illilik, yani tescilin hukuki sebebe bağlılığı ilkesidir. TMK madde 1024 te bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan tescilin yolsuz olacağı belirtilmiş olduğunu, anılan yasal düzenlemeler uyarınca, tescile esas teşkil eden hukuki işlem; yasanın öngördüğü şekle uygun olarak yapılmamışsa, tescilin dayanağı olan belgeler sahte veya usulsüz olarak düzenlenmişse veya hiç düzenlenmeksizin tescil işlemi yapılmışsa, işlemin yolsuz tescil niteliğinde olacağı aşikar olduğunu, her ne kadar tapu kaydı sonradan gerçek malik adına kaydedilmiş ise de tapu kütüğünde ve TAKBİS veri sisteminde yapılan bu değişiklikler hukuki sebeplen yoksun olduğundan bu işlemler de yolsuz tescil hükmünde olduğunu, dolayısıyla dava konusu taşınmazın üzerinde yapılan işlemler tümüyle yolsuz olduğundan ve taşınmazın tapu kaydının en son ihalinde yolsuz nitelikte işlemler bulunduğundan taşınmaz tapu kaydındaki yolsuzluklar giderilebilmesi için mahkemece usulüne uygun bir şekilde kurulan tescil kararı gerekmekte olduğunu, dava konusu taşınmaz hakkında esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına İlişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı K2, Hasanbeyli İlçesinde tapuda yapılan yolsuz işlemlere konu birçok dava dosyasında davalı olarak isimleri geçmekte olup, çok sayıda yolsuz işlemlerde adları geçmesi hayatın olağan akışına aykırı olup tapu kayıtlarının yolsuz hale gelmesinde kusurlarının açık olacağını, yargılama giderlerinden sayılan ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. Avukatlık Kanununun 169 ve Avukatlık Ücret Tarifesinin I. maddelerinde düzenlenen, ancak müstakil bir varlığı olmayan ve ait olduğu davanın konusunu teşkil eden hak ve alacağa sıkı sıkıya bağlı bulunan avukatlık ücretinin, haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerekir. Zira haksız davranışta bulunan bir kimsenin bu haksız davranışının bütün sonuçlarından sorumlu tutulması hukukun genel kurallanndandır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun, yargılama giderlerinin haksız çıkan tarafa yükletilmesine ilişkin 326. maddesi de bu ilkeye dayanmaktadır. Tapu kayıtları davalarının haksız davranışları ile yolsuz hale geldiğinden bunun bir sonucu olarak aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti yükletilmesi gerektiğini, izah edilen nedenlerle usul ve yasa ile yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 04/10/2019 tarih, 2017/295 Esas ve İ2019/609 Karar sayılı kararının istinafen incelemesi, inceleme neticesinde kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak talebimiz doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE:
Taraflar arasındaki dava, Yolsuz Tescil Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil, İpoteğin Terkini istemine ilişkindir.
Somut olayda; Dava dosyasında bulunan Tapu Ve Kadastro Genel Müdürlüğü Müfettişleri tarafından hazırlanan rapor ve dava dilekçesinde, Osmaniye ili, Hasanbeyli ilçesi, A1 Mahallesi 257 ada, 8 parsel sayılı taşınmazın 13/11/2014 tarihinde dava dışı K1 tarafından Takbis veri düzeltme işlevi kullanılarak Maliye Hazinesi olan malik kaydının K2 olarak taşınmaz cinsinin tarla iken arsa olarak değiştirildiği 17/11/2014 tarihinde Takbis veri düzeltme işlevi kullanarak malik kısmının yeniden Maliye Hazinesi olarak değiştirildiği, tapu kütüğünde herhangi bir işlem yapılmadığının anlaşıldığı, tapunun davalı K2 adına tapu kütüğünde ıslak imza ile devrin yapılmadığı, sistemde yapılan elektronik işlemin tapu sicil müdürlüğünce iptal edildiği malikin Maliye Hazinesi olduğu, elektronik sicilde davalı K2 adına kaydedildiği, daha sonra ise yeniden gerçek malik Maliye Hazinesi adına kayıtlı hale getirildiği yolsuz tescilin düzeltilerek taşınmazın gerçek malik Hazine adına tescilinin yapıldığı, yapılan inceleme de davalının ıslak imzasını taşıyan herhangi bir belgenin ele geçirilemediği, davalının taşınmaz ile ilgili herhangi bir tasarruf işlemi de yapmadığı bu haliyle yapılan yolsuz tescile iştirak ettiğine ve kötü niyetli olduğuna dair somut delil bulunmadığından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bilindiği gibi; ayni haklar, kütüğe tescil ile doğar, sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır” (TMK. m. 1022/1). “Kurulması kanunen tescile tabi ayni haklar, tescil edilmedikçe varlık kazanamaz” (TMK. m. 1021/1). değinilen yasa hükümlerinde öngörüldüğü üzere, hukukumuzda ayni hakkın doğumu veya ortadan kaldırılması tescil işleminin yapılmış olmasına bağlı olup başka bir deyişle bir hak tescil edilmedikçe ayni hak niteliğini kazanamayacağından (mülkiyetin nakledildiğinden söz edilemeyeceğinden )
Dava; Medeni Kanun’un 1024. maddesi gereğince yolsuz tescile dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır.
Madde 1024.- Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz. Bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur. Böyle bir tescil yüzünden aynî hakkı zedelenen kimse, tescilin yolsuz olduğunu iyiniyetli olmayan üçüncü kişilere karşı doğrudan doğruya ileri sürebilir. (
1. Hukuk Dairesi Esas No:2014/12936 Karar No:2015/789)
Tapu Sicil Tüzüğü’nün 85. maddesi “Kütük üzerinde belgelere aykırı tescil veya yazımın düzeltilebilmesi için ilgililerin yazılı olurunun alınması ve yevmiye defterine kaydedilmesi gerekir. Belgeye aykırı yazımın veya tescilin düzeltilmesine, ilgililerden birisinin yazılı oluru olmazsa, müdür defterdarlık veya mal müdürlüğünden düzeltme için dava açılmasını, talep eder. Hazine avukatı bulunmayan yerlerde bu düzeltmeler için müdürlük tarafından re’sen dava açılır. İkinci ve üçüncü fıkralardaki durum, ayrıca kütük sayfasının beyanlar sütununda belirtilir. (Değişik son fıkra: 8/11/2004-2004/8109 K.) Kütük, yevmiye defteri ve yardımcı sicillerde belgesine aykırı olarak basit yazım hatası yapıldığının tespit edilmesi halinde, müdür tarafından nedeni düzeltmeler sicilinde açıklanarak, re’sen düzeltme yapılır” şeklinde olup, doğrudan dava açmaya engel bir yasal düzenleme içermemektedir. Hazinenin Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan sorumlu olacağı, TMK.nın 1007. maddesinde düzenlenen sorumluluğun kusursuz sorumluluk olup, bu madde kapsamında Hazinenin tazminat davasına muhatap ve tazminata mahkum olabileceği gözetildiğinde, eldeki davanın açılmasında ve sonuçlandırılmasında davacı idarenin hukuki yararının bulunduğu kuşkusuzdur.(1. Hukuk Dairesi Esas No:2012/1785 Karar No:2012/2199)
Dava dosyasında taşınmazın kaydında veri düzeltme işlevi kullanılarak değiştirildiği, her iki kayıt değişikliğinin de sadece TAKBİS-elektronik veri tabanında yapıldığı, kütük sayfasına herhangi bir yazım, düzeltme yapılmadığı, taşınmazın Maliye Hazinesi adına olduğu davalı tarafın herhangi bir katılımının olmadığı, tasarruf işleminde kullanılmadığı düzeltme işleminin idarece yapıldığı anlaşılmakla mahkemece verilen karar dosya içeriğine, toplanan delillere, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355. maddesi gereği istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re’sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesine ait kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-
Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 04/10/2019 tarih ve 2017/295 Esas, 2019/609 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun,
6100 Sayılı HMK’nın
353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-
Davacı Hasanbeyli Tapu Sicil Müdürlüğü harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3-
Talep eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-
Dairemizce celse açılmadan gerekli inceleme yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
5-
Kararın, yerel Mahkemece taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca,
KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.01/06/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe