T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
DAVACI:
K1
VEKİLİ:
Av. K2
DAVALI:
K3
VEKİLİ:
Av. K4
DAVANIN KONUSU :
Tazminat (Ayıp araç satışından kaynaklanan)
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVACI :
K1
VEKİLİ
:
Av. K2
TALEP KONUSU :
Yerel mahkeme kararının kaldırılması
Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 19/09/2017 tarih 2016/345 Esas 2017/523 sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. H.D. sinin 05.01.2018 tarih 2017/63 Esas 2018/22 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dairemize gönderilmekle;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE ;
Davalı tarafın Mayıs 2016 tarihinde Erdemli 2. Noterliğinin 04391 yevmiye nolu ve 17/05/2016 tarihli araç satış sözleşmesiyle 2011 model X1 marka otomobili davacıya 78.678,00 TL’ye sattığını, satıcının alışveriş esnasında araçdaki arızalı ve boyalı kısımları alıcıdan gizlediğini, araçtaki arıza ve ayıpların davacı tarafından sonradan tespit edildiğini, davalının aracın sağ arka kapısının boyalı olduğunu söylediğini, aracın sağ ön kapı ile sağ arka çamurluğunun darbeli ve boyalı olduğunu, ayrıca araçtaki partikül filtresi ile turbonun arızalı olduğunu gizlediğini, davacının davalıya aracını geri alması ve araç bedelinin iadesi için defalarca telefonla bildirdiği halde davalının buna yanaşmadığını, bu nedenlerle N1 (satıştan önceki plaka N2) palakalı araç üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak, ayıpların değerinin ve araca etkisinin kaç TL olduğunun tespiti ile tespit edilecek kadar tazminatın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE;
Davacının araç konusunda uzman ve yetkili servis olan biri olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranmadığını, kötü niyetli olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARINDA ÖZETLE;
Dosya kapsamı tarafların iddia ve itirazları, alınan bilirkişi raporları ve tüm belgeler birlikte değerlendirildiğinde davacının eşinin yetkilisi olduğu F1 Şti.’ne ait X1 servisinde çalıştığı, dava konusu aracın satış tarihi itibari ile basiretli bir tacir olarak satın aldığı araçtaki ayıp ve kusurları bilebilecek durumda olduğu, kaldı ki dosyaya davalı vekilince sunulan 2013, 2014, 2015 ve 2016 tarihli F1 tarafından düzenlenen faturalarda dava konusu aracın bakımlarını davacının servisinde yapılmış olduğu, bu nedenle TMK’nın 2. Maddesi uyarınca dava konusu aracın gizli ayıplı olduğunun ileri sürmesinin iyi niyet kurallarına aykırı olduğu kanaatine varılarak davanın reddine kararı verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAF TALEBİNDE ÖZETLE;
Mahkemece davacı tanıklarının beyanlarının gözardı edildiği, davacının satın aldığı aracın ayıplarını öğrenince davalıyı arayarak araçların takasından vazgeçtiğini telefonla bildirdiğini, mahkemenin bu delili değerlendirmeden eksik inceleme ile hüküm verdiğini belirterek İstinaf taleplerinin kabulü ile Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 19/09/2017 tarih 2016/345 Esas 2017/523 sayılı kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, araç satış sözleşmesi, faturalar, bilirkişi raporu, ek bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DEĞERLENDİRME – GEREKÇE :
Dava,
TBK’nın 219, 222, 223 ve 227 maddelerine dayalı, ayıplı araç satışından kaynaklanan tazminat davasıdır.
İstinaf incelemesi
HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkilinin davalıdan 2011 model X1 marka otomobili 78.678,00 Tl’ye satın aldığını, satıcının araçtaki arızalı ve boyalı kısımları alıcıdan gizlediğini, alıcının bu ayıpları bilmesi durumunda aracı satın almayacağını, satıcı davalıya aracı geri alması ve araç bedelini iade etmesi için telefonla bildirildiği halde davalının buna yanaşmadığını, fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere araçtaki ayıpların neler olduğunun tespiti ile tespit edilecek kadar tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili davalının, davaya konu aracın bakım ve onarımını yaptırmak üzere davacının sahibi olduğu F1 Ltd. Şti’ isimli X1 özel servisine götürdüğünü, bu esnada davacının kendisinin kullandığı N3 plakalı araç ile takas yapmak için görüştüklerini, yapılan anlaşma üzerine müvekkilinin aracını vererek üste 47.000,00 TL para aktardığını, ertesi gün devir işlemlerinin gerçekleştirildiğini, müvekkilinin aracı kontrol ettirdiğinde kaporta ve mekanik aksamda ayıp olduğunu öğrendiğini, bunun üzerine davacıya ihtarname çektiğini, davaya konu aracın bakım ve onarımının iki yıldır davacının eşinin sahibi olduğu özel serviste yapıldığını, bu durumda davacının araçtaki kusurları bilmemesinin mümkün olmadığını, aracın takasla değil 78.800,00 TL’ye alındığını belirttiğini, basiretli bir tacir gibi davranmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davaya konu araç üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi asıl ve ek raporunda; davaya konu aracın toplam 885,72 TL onarım bedeli tespit edildiği, turbo şarzın değişmesi gerektiği ancak partikül filtrenin piyasada temizlenerek tekrar işlevini görebileceği, davacının özel X1 servisi olması nedeniyle aracın satın alındığı tarihteki arızalarını bilmesi gerektiği, gizli ayıbın olmadığı, Mersin 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/222 esas sayılı dosyasında tespit edildiğine göre davaya konu araca ait periyodik bakımların davacıya ait serviste yapıldığının tespit edildiği yönünde rapor tanzim edilmiştir.
Yapılan yargılama neticesinde, davacının, eşinin yetkilisi olduğu F1 Şti’ne ait X1 servisinde çalıştığı, davaya konu araçtaki ayıp ve kusurları bilebilecek durumda olduğu, ayrıca dosyaya sunulan faturalara göre davaya konu aracın geçmiş bakım ve tamiratlarının davacının servisinde yapıldığı, bu nedenle TMK’nun 2. maddesine göre davacının aracın gizli ayıplı olduğunu ileri sürmesinin iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili süresinde verdiği istinaf dilekçesinde; mahkemenin davacının tanıklarının beyanlarını gözardı ettiği, davacının aracın ayıplı olduğunu öğrenince davalıyı arayıp takastan vazgeçtiğini telefonda bildirdiği, davalının bu teklifi kabul ettiği, mahkemenin bu delili incelemeden karar verdiği, bilirkişi ek raporunun gerçeği yansıtmadığını delillerle ortaya koyduklarını ancak mahkemenin bu beyanları dikkate almadığını, Mersin 4.Asliye Hukuk mahkemesinin dosyaların birleştirilmesi yönündeki görüşü ile ilgili karar verilmediğini bu nedenle bahse konu mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
TBK.’nun 222. Maddesinde”
Satıcı satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir.
Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da , ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur.
” hükümleri düzenlenmiştir.
Dosya bir bütün olarak ele alınıp incelendiğinde;Aracın satıştan önceki bakım ve onarımlarının davacının eşine ait oto servisinde yaptırılması,aracın incelenerek geçmişi bilinerek alınması nedeniyle, davacının dava konusu satın alınan araçtaki açık, gizli tüm ayıpları bildiğinin kabulü gerekmektedir.
Diğer taraftan Mersin 4.Asliye Hukuk mahkemesindeki davanın taraflarının sıfat değişikliği ile bu dosyanın tarafları olduğu, dosyanın birleştirilmesinin esas ve usul yönünden bir fayda sağlamayacağı anlaşılmakla, yerel mahkemece davanın reddedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu; Davacı tarafın istinaf başvurusu yerinde olmadığından, HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince başvurunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin
19/09/2017 tarih
2016/345
Esas
2017/523 sayılı kararı usul ve yasaya uygun olmakla
, davacı tarafın
İstinaf Başvurusu’nun
HMK 353/1-b-1 md.si gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken istinaf karar harcı olan 35,90 TL harçtan, peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 4,50 TL harcın davacı tarafdan alınmasına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın tebliği, harç vb. işlemlerin
6100 Sayılı HMK’nın 359/3 md. uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.’nın 362/1-a maddesi gereğince
KESİN olarak
05/02/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe