Adana BAM, 2. HD., E. 2019/2264 K. 2020/702 T. 5.6.2020

İlgili madde: TMK Madde 176

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
DAVACI
:K1
VEKİLLERİ
: Av. K4, Av. K3 , Av. K2
DAVALI
:K5
DAVA KONUSU
:Yoksulluk Nafakası Kaldırılması
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP
:

Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özet ile; tarafların Kadirli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27/11/2015 tarihli 2015/672 -723 E.K.sayılı kararı ile boşandıklarını, bu karar ile davalı lehine aylık 800,00.TL yoksulluk nafakası hükmedildiğini, müvekkilinin harita teknisyeni olduğunu, aynı zamanda çalışıp ek kazancının da bulunduğunu, ancak bazı sağlık sorunları nedeni ile 2018 yılı Nisan ayın içerisinde iki ameliyat geçirdiğini ve çalışmayı bırakmak zorunda kaldığını, boşanma kararı sonrası müvekkilinin evden ayrılarak babasına ait eve taşındığını ve yıllarca kira ödemeden oturduğunu, sağlık sebepleri ve ilerleyen yaşı sebebiyle çalışamaz hale gelen müvekkilinin 2018 yılında Alanya’ya taşındığını ve orada bir ev tutmak zorunda kaldığını, kiraladığı eve aylık 1.000,00.TL ödeyen müvekkilinin giderindeki bu artışla beraber hayatını idame ettirebilmesinin iyice zorlaştığını, davalı adına kayıtlı üç gayrimenkulun bulunduğunu, Adana ili Çukurova ilçesindeki evden bugün itibariyle yılık takriben 12.000,00.TL kira geliri elde ettiğini, Kadirli ilçesindeki evden de takriben yıllık 7.000,00.TL kira gelirinin olduğunu, üçüncü evinde ise davalının oturduğunu, tarafların evlilikleri döneminde davalıya ait çiftçi bağkur/emeklilik primlerini birlikte ödediklerini, müvekkilinin de yıllarca süren desteği ile davalı tarafın boşanma davası kesinleştikten bir süre sonra emekli olduğunu ve emekli maaşının bağlandığını, buradan da takriben 1.500,00.TL civarı bağkur primi de ödendiğini, tarafların ekonomik koşullarında müvekkilinin aleyhine çok ciddi bir değişim yaşandığını belirterek ödenmekte olan yoksuluk nafakanın kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA :

Davalı kadın yazılı beyanında özet ile; davacının kötüniyetli olarak dava açtığını, kendisi ile geçen kırk yıllık evlilikleri süresince çektirmediğinin kalmadığını, türlü düzenbazlık ve hileler ile bir takım kazanımlar elde etmeye çalıştığının açık olduğunu, bu hile ve düzenbazlıkları evvelce açmış olduğu boşanma davaları sürecinde de yaptığı için daha önceki taleplerinin reddolunduğunu, sonrasında davacı ile hayatı daha fazla çekmesinin mümkün olmadığını gördüğü için anlaşarak boşandığını, bu anlaşmalı boşanma ile davacının kendisine aylık 800,00.TL nafaka ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davacının gayrimenkul zengin olduğunu, boşanma davalarının öncesinde kendisinden mal kaçırmak kastıyla bu gayriımenkullerini çocuklarına ve babasına ve kardeşlerine devrettiğini ancak gelirlerini kendisinin aldığını, ayrıca F1 işhanında bir de büro adına kayıtlı olduğunu, gerçek dışı yalan beyan ile Alanya’da yabancı uyruklu kadınlar ile yaşamakta iken ve adresi belli şekilde Alanya gibi tatil ve turizm beldesinde gününü gün ederken geçinememekten bahsedip sadece emekli maaşı aldığını beyan etmesinin gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Kadirli 3. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nin
19/07/2019 tarih,
2019/104 Esas ve 2019/203 Karar sayılı ilamında özet ile; davacı erkeğin, davalı kadına ödenmekte olan yoksulluk nafakasının kaldırılmasına ilişkin davasının reddine, davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özet ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, sağlık sorunları nedeni ile müvekkilinin ekonomik durumunda aleyhinde ciddi durumlar yaşandığını, adına olan tapu kayıtlarının, boşanma davasından önce pasife geçtiğini, davacının bugünkü durumu ön göremediğini, yapılan yargılamada hata yapıldığını, sözlü yargılama aşamasına geçilmesinden sonra, müvekkilinin ekonomik yönden araştırılmasının yeniden yapıldığını, müvekkilinin gelirinde azalma, davalının gelirinde artış olduğunu belirterek, istinaf incelemesinin duruşmalı yapılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, açılan davanın kabulüne, olmadığı takdirde nafaka miktarının indirilmesine, karar verilmesini istinaf kanun yolu ile talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE

GEREKÇE :

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava,Yoksulluk nafakasının kaldırılmasıdavasına ilişkindir.

Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; tarafların, 03/12/1977 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden, 2 ergin müşterek çocuklarının olduğu, tarafların Kadirli 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 2015/672-723 esas ve karar sayılı 16/12/2015 tarihinde kesinleşen ilamı ile erkek tarafından açılan dava ile anlaşmalı olarak boşanmalarına, anlaşma gereğince kadın yararına aylık 800,00.TL yoksulluk nafakası ödenmesine karar verildiği, davacı erkek tarafından ekonomik durumunda aleyhine azalmalara olması, davalı kadının da ekonomik yönden lehine artışlar olması vakalarını ileri sürerek ödenmekte olan yoksulluk nafakasının kaldırılmasının talep edildiği, davalı kadına, dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, davalı kadının yasal iki haftalık cevap verme süresinde cevap dilekçesi sunmadığı, sonradan sunduğu yazılı beyan ile iddiaları kabul etmediğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasına göre, davacı erkeğin; belediyede harita teknisyeni olarak görev yaparken, emekli olduğu, aylık 3.000,00.TL emekli maaşı aldığı, üzerine kayıtlı Gaziantep ilinde bağımsız bir evinin olduğu, tapu kayıtlarına göre üzerine kayıtlı iken pasif duruma geçen taşınmazlar olduğu, davalı kadının da; aylık 1.099,00.TL emekli maaşı aldığı, kendi evinde kira vermeden yaşadığı, tapu kayıtlarına göre üzerine kayıtlı Adana İlinde bir, Osmaniye/ Kadirli ilçesinde iki evinin ve iki adet arsasının olduğu, aylık 700,00.TL kira gelirinin olduğunun belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının özeti bölümünde açıklandığı üzere, davacı erkeğin yoksulluk nafakasının kaldırılmasına ilişkin davasının reddine karar verildiği, verilen kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edildiği, davalı kadının istinaf kanun yoluna başvurmadığı, davacı erkeğin, yasal istinaf başvuru süresi içersinde istinaf dilekçesi özeti bölümünde açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.

Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve davacı erkek tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; taraflarca gösterilen, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm deliller ve İlk Derece Mahkemesince verilen karar, taraflarca ileri sürülen vakıalar, dosyaya toplanan tüm bilgi ve belgeler ve davacı erkeğin istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde; tarafların resimi olarak evli iken, Kadirli 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 2015/672-723 esas ve karar sayılı 16/12/2015 tarihinde kesinleşen ilamı ile erkek tarafından açılan dava ile anlaşmalı olarak boşandıkları, anlaşma gereğince kadın yararına aylık 800,00.TL yoksulluk nafakası ödenmesine karar verildiği, karadan sonra davacı erkeğin Belediyede Harita Teknisyeni olarak çalışırken emekli olduğu, emekli maşı aldığı, üzerine kayıtlı aktif gözüken Gaziantep ilinde bir konutunun olduğu, davalı kadınında, karadan sonra bağ-kur emeklisi olduğu ve düzenli emekli maaşı almaya başladığı, kendi evinde kira vermeden yaşadığı, tapu kayıtlarına göre üzerine kayıtlı Adana İlinde bir, Osmaniye/ Kadirli ilçesinde iki bağımsız konutunun ve iki adet arsasının olduğu, taşınmazlardan düzenli kira gelirlerinin olduğu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, davalı kadının, lehine takdir edilen yoksulluk nafakası kararından sonra Bağ-kur emeklisi olması düzenli emekli maaşı ile taşınmazlardan kira geliri elde etmesi, üzerine kayıtı üç bağımsız ev ve iki adet arsa olması, davacı erkeğin de çalışmaktayken emekli olması, kadın lehine yoksulluk nafakasının takdir edilmesinden sonra gelirinde azalma olması birlikte değerlendirildiğinde, davalı kadının düzenli emekli maaş alması, düzenli gelirinin ve mal varlığının, TMK nun 175-176 maddelerinde düzenlenen yoksulluğunu ortadan kaldıracak durumda olduğu, davacı tarafından gösterilen deliller ile ileri sürülen vakıaları ve davasının ispat edilmesine rağmen, İlk Derece Mahkemesince hatalı değerlendirme yapılarak davacının ödenmekte olan yoksulluk nafakasının kaldırılmasına ilişkin davasının reddine karar verilmesinin toplanan tüm delillere, usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından, davacının, İlk Derece Mahkemesince verilen karar karşı istinaf başvurusun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın tüm sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-2 maddesi de dikkate alınarak açılan dava hakkında yeniden karar verilmesi gerektiğinden, davacının, Kadirli 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nin 2015/672-723 esas ve karar sayılı 16/12/2015 tarihinde kesinleşen ilamı ile davalı kadına ödenmekte olan yoksulluk nafakasının kaldırılmasına ilişkin davasının kabulü ile, ödenmekte olan yoksulluk nafakasının dava tarihinden itibaren kaldırılmasına oy birliği ile karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H
ÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-
Davacı vekilinin, Kadirli 3. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nin 19/07/2019 tarih, 2019/104 Esas ve 2019/203 Karar sayılı ilamına yönelik istinaf başvurusunun
KABULÜ ile;Kadirli 3. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nin 19/07/2019 tarih, 2019/104 Esas ve 2019/203 Karar sayılı kararının tüm sonuçları ile birlikte ortadan
KALDIRILMASINA,
6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince bu konuda ve eksik kalan yönden yeniden düzenleme yapılması gerektiğinden, a-
Davacının,Kadirli 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nin 2015/672-723 esas ve karar sayılı 16/12/2015 tarihinde kesinleşen ilamı ile davalı kadına ödenmekte olan aylık 800,00.TL yoksulluk nafakasının kaldırılmasına ilişkin davasının
KABULÜ ile, davacı tarafından, davalı kadına ödenmekte olan yoksulluk nafakasının, dava tarihi olan
06/07/2019 tarihinden itibaren
KALDIRILMASINA, b
-Davacı tarafından, açılan davada alınması gerekli 109,24.TL karar ilam harcından peşin alınan 44,40.TL harcın mahsubu ile verilen karar gereği eksik alındığı anlaşılan 64,84.TL eksik harcın davacının davasının kabulüne karar verildiğinden, davalıdan alınarak, hazineye irad kaydına, c
-Davacı tarafından, İlk Derece Mahkemesi yargılaması için yapıldığı anlaşılan 44,40.TL başvuru harcı, 44,40.TL peşin harç, 153,00.TL tebligat gider olmak üzere toplam 241,80.TL yargılama giderinin, davacının davasının kabulüne karar verildiğinden, davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, d-
Davacı, İlk Derece Mahkemesi yargılamasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davada lehine kabuül ile sonuçlandığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 3.400,00.TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, e-
Taraflarca İlk Derece Mahkemesi yargılaması için yatırılan avanstan kullanılmayan kısmının ilgilisine ödenmesine,

2-
Davacının, istinaf başvurusunun kabulüne karar verildiğinden, davacıdan peşin alınan 44,40.TL karar ilam harcının, davacı tarafa iadesine,

3-
Davacının, istinaf nedeni ile yapmış olduğu 121,30.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 45,40.TL posta ve tebligat gideri ve 42,40.TL dosya gidiş-dönüş masrafı olmak üzere toplam 209,10.TL istinaf yargılama giderenin, davacının istinaf başvurusunun kabulüne karar verildiğinden, davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine,

4-
Davacının istinaf nedeniyle yatırmış olduğu gider avansından kullanılmayan kısmın kendisine iadesine,

5-
İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından takdiren davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6
-Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK.’nun 362/1-a maddesi uyarınca
OY BİRLİĞİ ile KESİN olarak karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!