T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
DAVACI
: K1
VEKİLİ : Av. K2
DAVALI
: K3
VEKİLİ : Av. K4
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 22/11/2018 tarih ve 2017/452 Esas – 2018/953 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan istinaf karar incelemesinde;
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :
Müvekkilinin davalıya 15/12/2015 tarihinde 10.000,00 TL, 15/02/2016 tarihinde 10.000,00 TL, 23/02/2016 tarihinde 4.000,00 TL borç verdiğini, bu hususun F1 bankasına ait dekontlarla sabit olduğunu, borçlunun uzun süredir borcunu ödemediğini ve hakkında başlatılan icra dosyasına haksız surette itiraz ettiğini belirterek davalının Mersin 2. İcra Müdürlüğünün 2017/7955 esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 14.000,00 TL’lik kısmının iptali ile % 20 den az olmamak üzere tazminat ödetilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davayı kabul etmediklerini, araç satın almak isteyen davacının piyasayı iyi bilen müvekkiline 25-30 bin fiyat aralığında araç bulmasını istediğini ve bunun üzerine borç olarak yazdığı 14.000 TL’yi gönderdiğini, müvekkilinin de K5a ait N1 plaka sayılı aracı bulduğunu, davalının bu aşamada ihtiyacı olduğunu söyleyerek gönderdiği 14.000 TL’den 1.000 TL’sini geri istediğini, davalının 1.000 TL’yi geri gönderdiğini, araç alım satım konusunda müvekkili ile dava dışı K5 arasında 27/04/2016 tarihli araç satış protokolü ve 19/05/2016 tarihli araç satış sözleşmesinin imzalandığını, buna göre araç sahibinin 27.000,00 TL satış bedelini müvekkilinden aldığını, davacının vekili aracılığı ile söz konusu aracı Mersin 9. Noterliğinin 20/05/2016 tarih ve 148595 yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile K5’dan devir aldığını, davacının araç sahibi ile hiç görüşmediğini, aracın bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, davacının borç olarak verdiğini iddia ettiği paranın gerçekte araç alınması için verildiğini, müvekkilinin kendisine gelen bu parayla K5’a ödeme yaptığını, hatta araç alımında eksik kalan kısımlarında müvekkili tarafından karşılandığını, davacının araç satışından bakiye kalan 14.000 TL’lik borcunu hale müvekkiline ödemediğini, bu alacağa ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, bütün bu para transferlerinin banka hesapları ile sabit olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini ve kötü niyetli olarak takip başlatılan davacı aleyhine % 20’den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
Subut bulmayan davanın reddine, davalının % 20 kötü niyet tazminatı talebinin reddine, şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili 12/02/2019 tarihli istinaf dilekçesinde;
1-Davalı ile araç sahibi arasında yapıldığı iddia edilen hiçbir sözleşmeden müvekkilinin bilgisi ve imzasının bulunmadığını, davalı borç para vermeyle uzaktan yakından ilgisi olmayan bir araç mevzusunu ortaya atarak savunma yaptığını,
2-Müvekkilinin açıkça davalıya borç nakit para vermiş olup bu hususu da dekontlara not düştüğünü, davalı ise müvekkiline ödeme yaptığına ilişkin dekont sunamadığını, dekontların dosya içinde mevcut olduğunu,
3-Müvekkilinin borç verdiğini kanıtlamadığı şeklinde bir gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu,
Sonuç itibariyle;Yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olarak verildiğinden mahkemenin kararının kaldırılmasını talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesine karşı beyanda bulunmamıştır.
DELİLLER :
İstinaf incelemesine esas;
Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava;
İtirazın İptali (Ödünç Sözleşmesinden Kaynaklanan ) davasıdır.
Mersin 2. İcra Müdürlüğü’nün 2017/7955 E. Sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Alacaklının K1, borçlunun K3 olduğu, takibin ilamsız, takip dayanağının 25/12/2015 faiz başlangıç tarihli 24.000,00 TL tutarındaki (F1 Bankasının 25/12/2015 tarih ve 657602 sıra, 15/02/2016 tarih 257507 sıra ve 23/02/2016 tarih 088553 sıra numaralı 3 adet EFT işlem dekontu) olduğu, takibin 24.000,00 TL asıl alacak, 3.581,26 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 27.581,26 TL üzerinden başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 08/06/2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun vekili vasıtasıyla 12/06/2017 tarihinde ” borca ve fer’ilerine, faize ve takibe itiraz ettiği, 14/06/2017 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mersin 9. Noterliği’nin 20/05/2016 tarih ve 14895 yevmiye nolu “Araç Satış Sözleşmesi”nin incelenmesinde; Satışa konu aracın N1 olduğu, satıcının K5, alıcının K1 vekili K6 olduğu, satış bedelinin 27.000,00 TL olduğu,
27/04/2016 tarihli “araç satış protokolü”nün incelenmesinde; Satıcının K5, komisyoncunun K3 olduğu, protokole konu aracın N1 plakalı olduğu, satış bedelinin 27.000,00 TL olup, 5.000,00 TL kaparo alındığı,”nın belirtildiği,
19/05/2016 tarihli “araç satış sözleşmesi” başlıklı adi belgenin incelenmesinde; Satıcını K5, komisyoncunun K3, “Satıcı K5, komusyoncu K3 ile 27/04/2016 tarihli aralarında yaptıkları protokol gereği, N1 plaka sayılı 2010 model fiat marka kaplı kasa kamyoneti komisyoncunun bulduğu alıcı K1 veya vekili K6’a noterde devir edecektir. Satıcı araç satış bedeli olan 27.000,00 TL’nin daha önce 5.000,00 TL’sinin aldığı için bakiye 22.000,00 TL’sini komisyoncu K3’dan nakden ve elden teslim almıştır. Satıcının komisyoncudan hak ve alacağı kalmamıştır. Satıcı, aracı devir edeceği alıcıdan para almayacaktır.” denildiği,
F1 Bankası Elazığ Şubesinin 21/04/2017 düzenlenme tarihli dekontunun incelenmesinde; İşlem tarihinin 25/12/2015, işlem tipinin EFT “borç verme”, gönderenin K1, alıcının K3, EFT tutarının 10.000,00 TL olduğu,
F1 Bankası Elazığ Şubesinin 21/04/2017 düzenlenme tarihli dekontunun incelenmesinde; İşlem tarihinin 23/02/2016, işlem tipinin EFT “BORÇ VERME”, gönderenin K1, alıcının K3, EFT tutarının 4.000,00 TL olduğu,
SOMUT OLAYDA;
Davacı vekili müvekkilinin davalıya 25/12/2015 tarihinde 10.000,00 TL, 15/02/2016 tarihinde 10.000,00 TL ve 23/02/2016 tarihinde 4.000,00 TL borç verdiğini, borcun ödememesi nedeniyle Mersin 2. İcra Dairesinin 2017/7955 E. Sayılı takip dosyası ile takip yapıldığı, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacının itirazın 14.000,00 TL’lık kısmın yapılan itirazın iptaline karar verilmesi talebi ile eldeki davanın açıldığı sabittir.
Davalı vekili, davacının davalı müvekkilinin bulduğu N1 plaka sayılı aracı satın aldığını, aracın devrinin aracın kayıt maliki tarafından davacıya devredildiğini, davacının yerine müvekkilinin araç sahibine ödeme yaptığını, davacının davalıya 14.000,00 TL borcu olduğunu, davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Havale bir ödeme vasıtası olup, var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerekir. Tarafların delil olarak dayandığı banka havalesinde paranın gönderiliş nedenine ilişkin herhangi bir şerh bulunmamaktadır. Hal böyle olunca TMK.’ nun 6. maddesi ve HMK hükümleri gereğince, paranın ödünç olarak verildiğini ispat yükü davacıya ait olup, davacı ödünç ilişkisini müddeabihin miktarı itibariyle kesin delillerle kanıtlamakla yükümlüdür. Bu durumda mahkemece, somut olayda davacının iddiasını ispatlar nitelikte her hangi bir yazılı,somut ve kesin delili olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 14/09/2015 gün ve 2014/32140 E., 2015/26810 K.sayılı kararı).
6098 sayılı TBK.117.(mülga 818 sayılı BK.101) maddesi uyarınca sözleşmeden kaynaklanan alacaklarda temerrüt faizi uygulanabilmesi için, alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, kararlaştırılan kesin vadede borcun ödenmemiş yada alacaklanın usulüne uygun ihtarı ile temerrüde düşürülmüş olması zorunlu olup, somut olayda kesin vade kararlaştırılmadığı gibi, davacı yüklenicinin davadan önce alacağının ödenmesi talebini içeren davalıyı temererüde düşürücü ihtarı bulunmadığından, davada istenen talep için dava tarihinden, ıslahla attırılan tutar yönünden ise ıslah tarihi “15/07/2016″ gününden itibaren faiz uygulanması gerekirken, hüküm altına alınan tüm alacağa dava tarihinden faiz işletilmesi doğru olmamıştır. (Yargıtay 15.HD.sinin 01/11/2018 tarih ve 2018/3157 E., 2018/4223 K. Sayılı ilamı).
İcra İflas Kanunu 67/2. maddesi uyarınca, alacak yargılamayı ve hesaplamayı gerektirmiş, bilirkişi raporuyla belirlenmiş ise icra inkâr tazminatı koşulları oluşmamıştır. Alacak likit değilse icra inkar tazminatı hükmedilmez.(Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 27.11.2017 tarih ve 2016/5446 E.-2017/4132 K.sayılı kararı)
Davacı, dosyaya sunduğu F1 Bankası Elazığ Şubesinin 21/04/2017 tarihinde düzenlenen dekontları ile davalıya 25/12/2015 tarihinde 10.000,00 TL, 23/02/2016 tarihinde ise 4.000,00 TL borç para gönderdiğini ” dekontlardaki eft tipi “borç verme” kaydı ile ispatlamıştır. Davalı, davacıdan aldığı borcu ödediğini ispat etmelidir. Davalı aynı kuvvette deliller borcunu ödediğini ispat etmemiştir.
Asıl alacağın bilirkişi raporu ile belirlenmesine gerek yoktur. Belirlenebilir ve likittir.
İlk derece mahkemesinin davanın ispat yükünün davacıda olduğu, davacının davalıya borç para verdiğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir.
Sonuç itibariyle;
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden yeniden hüküm kurularak davacının davasının kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun
KABULÜ İLE,
2
–
Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 22/11/2018 tarih ve 2017/452 Esas – 2018/953 Karar sayılı kararının6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.2 maddesi uyarınca
KALDIRILMASINA ve DÜZELTİLMEK SURETİYLE YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
DAVANIN KABULÜ İLE,
Mersin 2. İcra Müdürlüğünün 2017/7955 esas numaralı icra takibine yapılan itirazın iptali ile 14.000,00 TL asıl alacak üzerinden takibin DEVAMINA,
Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile 14.000,00 TL asıl alacağın %20 si oranından icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya
VERİLMESİNE
,
Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından AAÜT gereğince 2.180,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan 65,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Karar tarihi itibarı ile alınması gereken 956,34 TL harçtan peşin alınan 239,90 TL’nin mahsubu ile bakiye 716,44 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Artan gider avansı bulunması halinde, dosya kesinleştiğinde talep halinde ilgilisine iadesine,
İstinaf incelenmesi yönünden;
1-
Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL Maktu istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya
İADESİNE
,
2-
Davacı tarafından yatırılan 121,30 TL istinaf kanunu yoluna başvurma harcının hazineye
İRAD KAYDINA,
3-
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, istinaf yoluna başvuran davacı lehine vekalet ücreti takdirine
YER OLMADIĞINA,
4-
Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 121,30 TL harç ile 39,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 160,30 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya
VERİLMESİNE
,
5-
İstinaf aşamasında kullanılmayan gider avansının ilk derece mahkemesince istinaf talebinde bulunan davacıya
İADESİNE
,
6-
Kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359/3.maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından
TARAFLARA TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/06/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe