İ S T İ N A F K A R A R I
DAVA KONUSU
: İştirak Nafakası
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet ile; Davalı ile Müvekkilin 2019 yılında gayri resmi evli olarak yaşamaya başladıklarını, birliktelikten 2011 doğumlu K1 ile 2016 doğumlu K2’nın dünyaya geldiğini, davalı tarafından müşterek çocukların tanındığını ve nüfus kayıtlarına işlendiğini, müşterek çocukların velayetinin annede olduğunu, müvekkilinin ev hanımı olduğunu, babasın dolayı aylık 600,00.TL dul ve yetim aylığı aldığını, başkaca da bir gelirinin bulunmadığını, davalının X1 Hastanesinde faaliyet gösteren taşören firmada şef olarak çalıştığını, yaklaşık aylık 3.500,00.TL civarında net ücret aldığını, davalının kendine adına kayıtlı 3 yıl önce satın alınan gayrımenkulde ikamet ettiğini, davalının adına kayıtlı takbiren piyasa rayiç bedeli 13-14 bin TL olan N1 plakalı araç bulunduğunu, davalının 13 Ekim 2018 tarihinde müvekkilini Feke ilçesine getirdiğini, annesine teslim dahi etmeden, hiçbir açıklama yapmadan bırakıp gittiğini, o günden bu yana da müvekkili ve müşterek çocuklar K1 ve K2′ ile maddi ve manevi olarak ilgilenmediğini, arada resmi nikah olmadığı için müvekkili için nafaka talebinde bulunamadıklarını, ancak müşterek çocuklar için aylık 750,00.şer TL iştirak nafakasının davalıdan alınarak, davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı yazılı beyanında özet ile; Davacı ile gayri resmi olarak birlikte yaşadıklarını, davacının, babasından kalan yetim maaşını alabilmek için resmi nikah yapmak istemediğini, davacının, kendisine yönelik aylık 3.500,00.TL maaş aldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, kendisinin X1 Hastanesinin yemek hizmetlerini veren F1 Hazır Yemek Üretim ve Hizmet A.Ş isimli şirketten aylık 2.250,00. TL civarında ücret aldığını, dava dilekçesinde iddia edilenin aksine müşterek konutu terk edenin, ayrılmak isteyen ve evlilik birlikteliğinin devam ettirmeyenin davacının kendisi olduğunu, iddia edildiği gibi müşterek çocuklara herhangi bir nafaka ya da yardımda bulunmadığının tamamen gerçek dışı olduğun, her ay bir kısmını elden bir kısmını banka kanalıyla 500,00.-600,00.TL para gönderdiğini, evinin değerinin 90.000,00.-100.000,00. TL ciavarında olduğunu aylık 653,81 TL kredi ödediğini, şahsı adına ait olan aracın değerinin 8.000-9.000 TL civarında olduğunu, kendisinin tüm giderleri çıktığında kendisine aylık 500,00 TL’ye yakın bir para kaldığını, kendisinin nişanlandığını ve yeni bir evlilik arefesinde olduğunu, davacının evi terk etmesi de göz önüne alınarak tüm bu nedenler ile açılan davanın reddini karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Feke Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 02/10/2019 tarih 2019/139-111 esas karar sayılı ilamında özet ile;TMK nun 337 maddesi uyarınca velayet hakkı davacı annede bulunan 27/07/2010 d.lu K1 ve 07/06/2016 d.lu K2 isimli müşterek çocuklar için iştirak nafakasına ilişkin davasının kısmen kabulü ile dava tarihi olan 09/08/2019 tarihinden geçerli olmak üzere müşterek çocuk K1 için aylık 350,00.TL, K2 için aylık 250,00.TL iştirak nafakasının davalı babadan alınarak, davacı anneye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, takdir edilen nafakaların her yıl TÜİK tarafından açıklanacak ÜFE oranında artırılmasına, ilk artırımın kararın kesinleşmesine müteakip gelecek bir yıldan sonra yapılmasına, davacı lehine, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet üçretine karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özet ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın takdir edilen nafaka miktarının yetersiz olması nedeni ile usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının beyanlarının esas alınarak hüküm kurulduğunu, davalının Kayseri Devlet Hastanesinde faaliyet gösteren şirkette işçilerin amiri statüsünde çalışan kişi olduğunu, asgari ücretin üzerinde ücret aldığını, beyan edilenden yüksek gelirinin olduğunu, kendi adına kayıtlı taşınmazının olduğunu, aracı olduğunu, müşterek çocuklarının 3 ve 8 yaşlarında olduklarını, davacının babadan aldığı aylık 600,00.TL yetim maaşı dışında gelirinin bulunmadığını, kirada yaşadığını, anne ve komşularının yardımı ile geçindiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak, talep gibi nafakaya karar verilmesini istinaf kanun yolu ile talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE
GEREKÇE :
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, İştirak nafakası davasına ilişkindir.
Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; tarafların davadan önce belli bir süre gayri resmi evli olarak birlikte yaşadıkları, birliktelikten 27/07/2010 d.lu K1 ve 07/06/2016 d.lu K2 isimli iki müşterek çocuklarının olduğu, baba tarafından nüfus müdürlüğünde tanındıkları ve babanın nüfus hanesine kayıt edildikleri, davacı annenin vekili aracılığı ile, TMK nun 337 maddesi gereğince velayet hakları kendisinde bulunan ve kendisi ile birlikte yaşayan müşterek çocuklar için aylık 750,00.şer TL iştirak nafakası talep ettiği, davalı babanın, yasal iki haftalık cevap süresinden sonra sunduğu yazılı beyan ile, açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasına göre, davacı annenin; ev hanını olduğu, babadan dolayı aylık 700,00.TL maaş aldığı, babasına ait evde müşterek çocuklar ile birlikte yaşadığı, başkaca gelirinin ve mal varlığının olmadığı, davalı babanın da; Kayseri ilinde taşeron yemek şirketinde aylık 2500,00.TL ücret ile çalıştığı, üzerine kayıtlı evi 1996 model şahin marka arabasının olduğu, aylık 600,00.TL kira ödediği, karar tarihinden sonra 20/02/2020 tarihinde başka bir bayan ile resmi olarak evlendiğinin belirlendiği İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının özeti bölümünde açıklandığı üzere, davacı annenin, müşterek çocuklar için iştirak nafakasına ilişkin davasının kısmen kabulüne karar verildiği, verilen kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edildiği, davalı babanın istinaf kanun yoluna başvurmadığı, davacı annenin , yasal istinaf başvuru süresi içersinde istinaf dilekçesi özeti bölümünde açıklandığı üzere; takdir edilen iştirak nafakası miktarının yetersiz olduğu gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
TMK.182/2 maddesine göre ” velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişki düzenlenmesinde çocuğun özellikle sağlık eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur. Bu eş çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.”
Aynı yasanın 328/1 maddesine göre de; ” ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar devam eder.Nafaka miktarı çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur.” (TMK. Madde 330/1)
Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve davacı erkek tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; taraflarca gösterilen, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm deliller ve İlk Derece Mahkemesince verilen karar, taraflarca ileri sürülen vakıalar, dosyaya toplanan tüm bilgi ve belgeler, ve davacı annenin istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde; tarafların bu davadan önce belli bir süre gayri resmi evli olarak birlikte yaşadıkları, bu birliktelikten 27/07/2010 d.lu K1 ve 07/06/2016 d.lu K2 isimli iki müşterek çocuklarının olduğu, baba tarafından nüfus müdürlüğünde tanındıkları ve babanın nüfus hanesine kayıt edildikleri, davacı annenin vekili aracılığı ile, TMK nun 337 maddesi gereğince velayet hakları kendisinde bulunan ve kendisi ile birlikte yaşayan müşterek çocuklar için aylık 750,00.şer TL iştirak nafakası talep ettiği, davalı babanın, yasal iki haftalık cevap süresinden sonra sunduğu yazılı beyan ile, açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, toplanan tüm deliller, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri, yaşantıları, müşterek çocukların yaşı birlikte değerlendirildiğinde İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamanın, müşterek çocuklar için takdir edilen iştirak nafakası miktarının toplanan tüm delillere, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına, müşterek çocukların yaşına ve olası gider durumuna, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacının İlk Derece Mahkemesince verilen kararda; müşterek çocuklar için takdir edilen iştirak nafakası miktarlarının yetersiz olduğuna yönelik istinaf başvurusun 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine oy birliği ile karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H
ÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-
Davacı vekilinin, Feke Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 02/10/2019 tarih 2019/139-111 esas karar sayılı ilamında, ” müşterek çocuklar için takdir edilen iştirak nafakası miktarlarının yetersiz olduğuna
” yönelik isti naf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2-
Davacının,istinaf başvurusu nedeni ile istinaf karar tarihi itibari ile alınması gerekli 54,40.TL İstinaf karar ilam harcından peşin alınan 44,40.TL harcın mahsubu ile kalan 10,00.TL harcın, davacıdan alınarak, Hazineye irad kaydına,
3-
Davacı tarafından, istinaf başvurusu nedeni ile yapılan yargılama giderinin, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verildiğinden kendi üzerinde bırakılmasına,
4-
Davacı tarafındanistinaf nedeniyle yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının kendisine iadesine,
5-
Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK.’nun 362/1-a maddesi uyarınca
OY BİRLİĞİ ile KESİN olarak karar verildi. 05/06/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe