Adana BAM, 2. HD., E. 2018/2750 K. 2020/1348 T. 30.9.2020

İlgili madde: TMK Madde 166

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: MERSİN 1. AİLE MAHKEMESİ
DAVACI-DAVALI
:K1-TC.NO: -N1 A1
VEKİLLERİ
: Av. K2 A2
Av. K3 A3
DAVALI-DAVACI
:K4-TC.NO: -N2 A4
VEKİLLERİ
: Av. K5- Av. K6- Av. K7 A5
DAVANIN KONUSU
: Boşanma-Boşanma
KARAR TARİHİ
: 30/09/2020
KARAR YAZMA TARİHİ
: 30/09/2020
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.Gereği düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:

Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı ile 27/11/1998 tarihinde evlendikleri, 04/09/2000 doğumlu K8 ve 18/09/2003 doğumlu K9 adlı iki çocukları bulunduğunu 3 yıldan beri ayrı yaşadıklarını eşinin Belçika’da, kendisinin Türkiye’de yaşadığını birlikte olmak için çaba sarf ettiğini ancak olumlu netice alamadığını ortak hayatın idame kalmadığından boşanma kararı verilerek çocukların velayetin annelerine verilmesini talep ederek maddi, manevi tazminat ve nafaka talebi olmadığını belirttiği görülmüştür.

Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacının Belçika’da ikamet ettikleri sırada Türkiye’de iş yapacağını belirterek Belçika’dan ayrıldığını ve ailesiyle irtibatını kopardığını müvekkilinin Belçika’da ev hanımı olup hayatını eşi ve çocuklarına adadığını tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini belirterek davanın reddini istemiş ayrıca karşı dava olarak, karşı davalının alkol bağımlısı olup ailesine fiziki şiddet ve hakaretlerde bulunduğunu alkol almadığı zamanlarda pişmanlık duyarak bir daha yapmayacağını belirtsede eylemlerinin sürdüğünü evde olduğu zamanlarda alkol alarak bilgisayar başında zaman geçirdiğini ayrıca ortak hesaplarındaki parayı Türkiye’de iş yapacağını söyleyip, çekip ailesiyle irtibatını kestiğini Türkiye’den çıplak kadın fotoğrafları göndererek eşinin onurunu rencide ettiğini hayatına başka bir kadının girdiğini böylelikle sadakat yükümlülüğünün ihlal edildiğini müvekkili ve çocuklarının Belçika devletinin yardımı ile hayatını sürdürdüğünü belirterek boşanma kararı verilmesini çocukların velayeti ile çocuklar için 1000 TL tedbir nafakası yanı sıra kendisi içinde 1000 TL tedbir ve kararın kesinleşmesi ile 2000 TL yoksulluk nafakası ve 100.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle ile birlikte tahsilini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; her iki tarafça açılan davaların kabulü ile tarafların TMK.’nun 166/1 maddesi gereğince boşanmalarına, müşterek çocuk 2000 doğumlu K8’in reşit olmakla velayeti konusunda ve nafaka talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına, müşterek çocuk 2003 doğumlu K9’nin velayetinin davalı karşı davacı anneye verilmesine, müşterek çocuk K9 için aylık 500 TL tedbir-iştirak nafakası, davalı karşı davacı kadın için aylık 500 TL tedbir-yoksulluk nafakası takdirine, 20.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacı kadına verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı karşı davalı vekili özetle, yerel mahkemenin karşı tarafın boşanma davasının, nafaka ve tazminat taleplerinin kabulü kararının hatalı olduğunu, müvekkilinin eşinin hayatını çekilmez hale getirecek kadar alkol tüketimi olmadığını, hiçbir şekilde eşine ne fiziki ne de manevi baskı uygulamadığını, buna dair dosyada delil olmadığını, Belçika’da verilen karar uyarınca nafaka yükümlülüğüne bağlandığını ayrıca bu yükümlülüğün getirilmesinin hatalı olduğunu, bu durumu araştırmadan eksik inceleme ile karar verdiğini, kusur tespitinin hatalı olduğunu, maddi-manevi tazminata , hükmedilmeyeceğini belirterek karşı davanın kabulü, nafaka ve tazminatlar yönünden kararın kaldırılması talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Davalı karşı davacı vekili özetle; davacı karşı davalının boşanma davasının kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemenin verdiği tazminatlar ve nafaka miktarlarının cüz’i olduğunu belirterek davacı karşı davalının davanın kabulü, nafaka, maddi-manevi tazminat yönünden kararın kaldırılması talepleri doğrultusunda karar verilmesi talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava ve karşı dava; TMK.’nun 166/1 maddesine dayalı evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma talebine ilişkindir.

Tüm dosya kapsamına göre; tarafların 1998 yılında evlendikleri, bu evlilikten 2000 doğumlu K8 ve 2003 doğumlu K9 isminde iki müşterek çocuklarının olduğu, davacının davalı aleyhine üç yıldan beri ayrı yaşadıkları, aile ilişkilerinin bittiği, davalının kendisi ile ilgilenmediği, birlikte olmak için sarf ettiği çabadan sonuç alamadığı iddiasıyla boşanma talep eder dava açtığı, davalının iddiaları kabul etmediği, davacının Türkiye’de iş yapacağım diyerek Belçika’dan ayrıldığı, davalıyla irtibatını kopardığı, defalarca Türkiye’ye bizde gelelim demelerine rağmen kendilerini istemediği, sürekli alkol alıp kendisine ve çocuklara kötü muamelede bulunduğu, hakaret ettiği en son davacı hakkında Belçika Savcılığına şikayet dilekçesi verdiği, davacı eve geldiğinden bilgisayarla uğraştığı, gece gezmelerine, başka ülkelere gezmeye gittiği, davalı ve çocuklarını götürmediği, ortak hesaptaki paraları alarak Türkiye’ye gittiği, irtibatı koparttığı, davalının cep telefonuna çıplak kadın fotoğrafları göndererek davalıyı rencide ettiği ayrıca davacının hayatında başka bir kadın olduğu iddiasıyla boşanma, nafaka, velayet, maddi ve manevi tazminat talep eder karşı dava açtığı, davalıya cevap ve karşı dava dilekçesinin 02/06/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davacı karşı davalının yasal süre geçtikten sonra 17/07/2017 tarihinde cevap dilekçesi sunduğu, karşı tarafın sürekli olarak davacıyı dışladığını, son 3-4 yıl içerisinde evi birkaç kez terk edip sonra hiçbir şey olmamış gibi geri döndüğünü, karı -koca hayatlarının bittiğini belirterek, karşı davanın reddini talep ettiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, tarafların üç yıldan beri fiilen ayrı yaşadıkları, davacı erkeğin Türkiye’de bulunduğu dönemde sosyal medya hesabından başka bir kadın ile fotoğraflarını paylaştığı, davacının Türkiye’de yaşamak istediği, davalının Türkiye’ye gelmek istemediği, eşine ” gelme, sen şerefsizsin , gelme buralara, ben çocuklarıma bakıyorum” şeklinde sözler sarf ettiği, davacı erkeğin eşine ve çocuklarına fiziksel şiddet uyguladığı, davalı Türkiye’ye geldiğinde davacının eşine kendisini istemediğini ifade edip kadının Belçika’ya döndüğü, sahip oldukları evin satıldığı, parasının davacı tarafından davacının annesinin hesabına aktarıldığı, boşanmaya yol açan olaylarda davacı kocanın ağır, davalı karşı davacı kadının ise az kusurlu olduğu, belirtilerek her iki tarafça açılan davaların kabulü ile tarafların TMK.’nun 166/1 maddesi gereğince boşanmalarına, müşterek çocuk 2000 doğumlu K8’in reşit olmakla velayeti konusunda ve nafaka talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına, müşterek çocuk 2003 doğumlu K9’nin velayetinin davalı karşı davacı anneye verilmesine, müşterek çocuk K9 için aylık 500 TL tedbir-iştirak nafakası, davalı karşı davacı kadın için aylık 500 TL tedbir-yoksulluk nafakası takdirine, 20.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacı kadına verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, karara karşı davacı kaşı davalı tarafın karşı tarafın boşanma davasının nafaka ve tazminat taleplerinin kabulü kararının hatalı olduğu, kusur tespitinin hatalı olduğu, eksik inceleme ile karar verildiği, Belçika’da verilen karar uyarınca nafaka yükümlülüğüne bağlandığı ayrıca bu yükümlülüğün getirilmesinin hatalı olduğu, hatalı kusur tespitine dayalı olarak maddi-manevi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle talepleri doğrultusunda kararın kaldırılması, davalı karşı davacı taraf ise davacı karşı davalının boşanma davasının kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, mahkemenin verdiği tazminatlar ve nafaka miktarlarının az olduğundan bahisle davacı karşı davalının davasının kabulü, nafaka, maddi ve manevi tazminat yönünden verilen kararın kaldırılması, talepleri doğrultusunda karar verilmesi talebiyle istinaf kanun yoluna başvurdukları anlaşılmaktadır.

Tarafların kusur tespitine ve karşılıklı olarak açmış oldukları boşanma davalarının kabulüne yönelik yapmış oldukları istinaf başvurularının ayrı ayrı incelenmesinde; dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamına göre davacı karşı davalı kocanın Türkiye’de iş yapacağını söyleyerek Belçika’dan ayrıldığı, eşi ve çocuklarını Belçika’da yalnız bıraktığı, Belçika’da birlikte yaşadıkları süreçte eş ve çocuklarına kötü muamelede bulunduğu, şiddet uyguladığı, davalı karşı davacı kadının, kocasını Belçika makamlarına şikayet ettiği ancak sonrasında davalı karşı davacı tarafın şikayetinden vazgeçtiği, davacı karşı davalı tarafın ortak hesaptaki paraları alarak Türkiye’ye gittiği, davalı karşı davacının cep telefonuna çıplak kadın fotoğrafları gönderdiği, sosyal medyada başka kadınlarla fotoğraflar paylaştığının anlaşıldığı, mahkemece her ne kadar davalı karşı davacı kadına eşine hakaret ettiği, eşiyle birlikte Türkiye’ye gelmek istemediği belirtilerek kusur yüklenmiş ise de, davacı karşı davalı kocanın dava dilekçesinde bu vakıalara dayanmadığı, cevaba cevap dilekçesinin süresi geçtikten sonra verildiği, dolayısıyla bu dilekçede iddia edilen vakıalara istinaden kadına kusur yüklenmesinin mümkün olmadığı, boşanmaya yol açan olaylarda davacı karşı davalı kocanın tam kusurlu olduğu, davalı karşı davacı kadının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, mahkemece yapılan kusur tespitinin hatalı olduğu anlaşıldığından davacı karşı davalı tarafın kusur tespiti ile davalı karşı davacı tarafından açılan boşanma davasının kabulü yönündeki istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı karşı davacı kadının, kusur tespiti ile davacı karşı davalı koca tarafından açılan boşanma davasının kabulü yönündeki istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına , davacı karşı davalı kocanın açmış olduğu boşanma davasının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Tarafların nafaka ve maddi -manevi tazminat yönünden yapmış olduğu istinaf başvurularının ayrı ayrı incelenmesinde; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda davacı karşı davalı kocanın tam kusurlu olması ve boşanma ile çalışmayan herhangi bir yerden geliri bulunmayan davalı karşı davacı kadının yoksulluğa düşeceği, boşanmayla en azından eşinin maddi desteğini yitireceği, davacı karşı davalı kocanın güven sarsıcı davranışları nedeniyle davalı karşı davacı kadının kişilik haklarının ihlal edildiği, anlaşıldığındantarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, kusur durumu, hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında davalı karşı davacı kadın yararına yoksulluk nafakası, maddi-manevi tazminat takdirinin doğru olduğu, takdir edilen miktarlarının düşük ya da fahiş olmadığı anlaşıldığından davacı karşı davalı tarafın, yoksulluk nafakası , maddi ve manevi tazminat takdiri ve miktarı, davalı karşı davacı tarafın ise yoksulluk nafakası, maddi-manevi tazminat miktarı yönünden istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davacı karşı davalı tarafın kusur tespiti ile davalı karşı davacı tarafından açılan boşanma davasının kabulü yönündeki istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2-
Davacı karşı davalı tarafın, yoksulluk nafakası , maddi ve manevi tazminat takdiri ve miktarı ile davalı karşı davacı tarafın ise yoksulluk nafakası, maddi-manevi tazminat miktarı yönünden istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

3-
Davalı karşı davacı tarafın kusur tespiti vedavacı karşı davalı koca tarafından açılan boşanma davasının kabulü yönündeki istinaf başvurusunun kabulü ile Mersin 1.Aile Mahkemesinin 18/10/2018 tarih ve 2017/221 Esas 2018/757 Karar sayılı ilamının “davanın kabulü” yönündeki hüküm fıkrasının
KALDIRILMASINA,
6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince bu konuda yeniden düzenleme yapılması gerektiğinden; a-
Davacı karşı davalı tarafından açılan boşanma davasının
REDDİNE, b-
Alınması gereken 54,40 TL karar-ilam harcından peşin alınan 31,40 TL’nin mahsubu ile kalan 23 TL harcın davacı karşı davalı taraftan alınarak hazineye irad kaydına, c-
Davacı karşı davalı tarafın ilk derece mahkemesi yargılaması için yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, d
-Davalı karşı davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.uyarınca takdir olunan 3.400 TL vekalet ücretinin davacı karşı davalı taraftan alınarak davalı karşı davacı tarafa verilmesine, e-
Tarafların ilk derece mahkemesi yargılaması için yatırmış olduğu gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

4-
Davacı karşı davalı taraftan alınması gereken 54,40 TL istinaf karar-ilam harcından peşin alınan 35,90 TL’nin mahsubu ile kalan 18,50 TL harcın davacı karşı davalı taraftan alınarak hazineye irad kaydına,

5-
Davacı karşı davalı tarafın istinaf nedeniyle yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

6-
Davalı karşı davacı tarafın istinaf nedeniyle yatırmış olduğu 35,90 TL istinaf karar-ilam harcının karar kesinleştiğinde davalı karşı davacı tarafa iadesine,

7-
Davalı karşı davacı tarafın istinaf nedeniyle yapmış olduğu 98,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı , dosyanın gidiş-dönüş masrafı 31 TL, 1 adet tebligat gideri 14 TL olmak üzere toplam 143,10 TL yargılama giderinin davacı karşı davalı taraftan alınarak davalı karşı davacı tarafa verilmesine,

8-
Taraflarınistinaf nedeniyle yatırmış olduğu gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

9-
Kararın taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’ nun 361. Maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 30/09/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!