T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: HATAY 2. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ
: 19/07/2018
NUMARASI
: 2017/1097 E 2018/684K
DAVACI
:K1-TC.NO:N1 A1
VEKİLİ
: Av. K2 A2
DAVALI
:K3-TC.NO:N2 A1
DAVA KONUSU
: Boşanma
KARAR TARİHİ
: 09/09/2020
KARAR YAZMA TARİHİ
:09/09/2020
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davacı erkek vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP
:
Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özet ile;Tarafların 1988 yılında evlendiklerini, bu evliliklerinden müşterek 3 çocuklarının olduğunu, davalının asibi biri olduğunu, eşine karşı baskı kurduğunu, ortak haneye karşı ilgisiz ve sevgi göstermeyen biri olduğunu, uzun zamandan bu yana cinsel birlikteliğe yanaşmadığını, tarafların evlendikleri günden beri fikir olarak uyuşmadıklarını, davalının kusurlu davranışları nedeniyle evliliğin çekilmez hal aldığını, yaklaşık 1 yıl önce müşterek çocuk K4’nin babasının rızasını almadan Suriyeli biriyle evlendiğini, Suriyeli olan damadın evlendikten sonra tarafların yaşadğı ortak hanede yaşamaya başladığını, tüm bu olayların davacıya haber edilmediğini, daha sonra davalının davacıyı ortak haneye almadığını, davacının mecburen öğretmenevinde kalmaya başladığını, davalının yaklaşık 10 yıl önce kadınlık görevini yapmayarak yatakları ayırdığını, sorulduğunda, davalının davacıdan iğrendiğini, onu istemediğini söylediğini, ayrıca davalının evin temizliğini, ütüsünü, mutfak işlerini de yapmadığını, yakın zaman önce davalının müşterek çocuk için dersane ücreti olduğunu iddia ederek davacıdan 7.000,00.TL aldığını, daha sonra davacının dersane ücretinin 2.200,00.TL olduğunu öğrendiğini belirterek tarafların boşanmalarına, müşterek çocuk K5’in velayetinin davacıya verilmesine, çocuk için aylık 500,00.TL iştirak nafakası ile davacı lehine 50.000,00.TL maddi ve 50.000,00.TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı kadına dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğine rağmen yasal iki haftalık süre içerisinde davaya cevap vermediği, yargılama sırasında en son olarak boşanmaya karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Hatay 2. Aile Mahkemesi’nin 19/07/2018 tarih, 2017/1097 Esas ve 2018/684 Karar sayılı ilamında özet ile; davacı erkek tarafından TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının reddine, davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, tensip zaptı ile birlikte dava tarihinden, kararın kesinleşmesine kadar geçerli olmak üzere davalı kadın için aylık 200,00.TL, 12/09/2002 d.lu müşterek çocuk K5 için aylık 200,00.TL tedbir nafakasının, davacı erkekten alınarak, davalı kadına ödenmesine, karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özet ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tanık beyanlarının iddialarını doğruladığını, davacı erkeğin evden kovulduğunu, müşterek eve alınmadığını beyanla kararın kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini istinaf kanun yolu ile talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE
GEREKÇE :
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, erkek tarafından, davalı kadının kusurlu davaranışları ile evlilik birliğinin çekilmez hal alması nedenine dayalı TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca açılan boşanma davasına ilişkindir.
Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde;tarafların, 02/07/1988 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden üç müşterek çocuklarının olduğu, müşterek çocuklardan 12/09/2002 d.lu K5’in inceleme tarihi itibari ile ergin olmadığı, davacı erkek tarafından, davalı kadının kusurlu davaranışları ile evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılması nedenine dayalı TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca; fikren ve ruhen uyuşamama, asabi olma, baskı kurma, ilgisiz ve sevgisiz olma, cinsel birliktelikte bulunmama, saygısız hareketlerde bulunma, küçük düşürme aşağılama, müşterek konuta almama, öğretmen evinde kalmaya mecbur bırakma, müşterek çocuk K4’nin babadan habersiz Suriye’li bir erkek ile evlendirilmesi, damadın tarafların ortak yaşadığı hanede yaşamaya başlaması, bu durumlardan davacı erkeğin haberdar edilmemesi, yatakları ayırma, iğrendiğini söyleme, vakıalarına dayanılarak boşanma ve fer’ilerine ilişkin talepte bulunduğu, davalı kadının, dava dilekçesinin kendisine usulüne uygun bizzat tebliğ edilmesine rağmen, iki haftalık yasal süre içerisinde davaya cevap vermediği, yargılama sırasında önce davanın reddini talep ettiği, karar tarihli celse de davayı boşanma yönü ile kabul ettiğini beyan ettiği, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan ekonomik-sosyal araştırmaya göre, davacı erkeğin; SSK emeklisi olduğu, aylık 1.600,00.TL emekli maaşı aldığı, ayrıca 700,00.TL kira gelirinin olduğu, kaldığı öğretmen evine ücret ödediği, davalı kadının da; ev hanımı olduğu, geliri ve mal varlığının olmadığı, kira vermediğinin belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının özeti bölümünde açıklandığı üzere, erkeğin boşanma davasının reddine karar verildiği, yargılama sırasında kadın ve yaşı küçük müşterek çocuk için aylık 200,00.’erTL tedbir nafakası takdir edildiği, verilen kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edildiği, davalı kadının istinaf kanun yoluna başvurmadığı, davacı erkeğin, yasal istinaf başvuru süresi içersinde istinaf dilekçesi özeti bölümünde açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
TMK.’nun 166/1-2 maddesi gereğince “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.”
Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve davacı erkek tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; taraflarca gösterilen, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm deliller ve İlk Derece Mahkemesince verilen karar, taraflarca ileri sürülen vakıalar, dosyaya toplanan tüm bilgi ve belgeler, ve davacı erkeğin istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde; eşler arasında anlaşmazlık olduğu, ayrı yaşamaya başladıkları, davalı kadının, davacı erkeğin vakıa olarak ileri sürdüğü gibi davacı erkeği aşağıladığı, eve almadığı, dışarıda kalmaya zorladığı, 12/01/1991 d.lu müşterek çocuk K4’yi babadan habersiz olarak evlendirdiği, müşterek çocuğun evlendiği şahsın tarafların ikametinde kalmasına neden olduğu, davalı kadının kusurlu bu davranışları ile taraflar arasında evlilik birliğinin, davacı erkek için çekilmez hal aldığı, temelinden sarsıldığı, boşanmaya neden olan olaylarda, davalı kadının tam kusurlu olduğu, İlk Derece Mahkemesince davacı erkeğin TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının kabulüne karar vermesi gerekirken, fer’ileri ile birlikte reddine karar verilmesinin toplanan delillere, usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından, davacı erkeğin İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı istinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesince verilen davacı erkeğin boşanma davasının reddine ilişkin kararın tüm sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılarak, 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-2 maddesi de dikkate alınarak yeniden düzenleme yapılması gerektiğinden, davacı erkeğin TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının kabulü ile tarafların TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca boşanmalarına, inceleme tarihi itibari ile ergin olmadığı anlaşılan müşterek çocuk 12/09/2002 d.lu K5’in anne ile birlikte yaşaması, bulunduğu ortama alışması, anne yanında yaşamak istemesi dikkate alındığında, velayet hakkının davalı anneye verilmesine, küçük ile baba arasında görüş günü düzenlenmesine, İlk Derece Mahkemesince davalı kadın ve yaşı küçük müşterek çocuk için tensip zaptı ile takdir edilen tedbir nafakasının kararın kesinleşmesine kadar aynen devamına, müşterek çocuğun yaşı, ergin olacağı tarih, kararın tebliğ aşaması da dikkate alınarak takdiren iştirak nafakası takdirine yer olmadığına, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri ve yaşantıları, belirlenen kusur durumu dikkate alındığında, boşanma nedeni ile davacı erkeğin en azından maddi kaybının olacağı, boşanmaya neden olan olaylar nedeni ile kişilik haklarının zarar gördüğü anlaşıldığından, davacı erkeğin, boşanma nedeni ile TMK.’nun 174. maddesi uyarınca talep ettiği, maddi ve manevi tazminat talebinin, kısmen kabul, kısmen reddi ile takdiren 6.000,00.TL maddi, 4.000,00.TL manevi tazminatın davalı kadından alınarak, davacı erkeğe ödenmesine, bu yöndeki fazlaya ilişkin istemin takdiren reddine oy birliği ile karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davacı erkek vekilinin, Hatay 2. Aile Mahkemesi’nin 19/07/2018 tarih, 2017/1097 Esas ve 2018/684 Karar sayılı ilamına ilişkin, istinaf başvurusunun
KABULÜ ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın
ORTADAN
KALDIRILMASINA,
6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince bu konuda ve eksik kalan yönden yeniden düzenleme yapılması gerektiğinden, a-
Davacı erkeğin, TMK’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının KABULÜ ile; Hatay ili, Antakya ilçesi, A3 Mah./Köy, Cilt No:42, Hane No:112’de kayıtlı K8 ve K4 oğlu 06/04/1963 d.luN1
T.C. Kimlik nolu davacı K1 ile aynı yer nüfusa kayıtlı K6 ve K7 kızı 17/07/1968 d.lu N2
T.C. kimlik nolu davalı K3’ün TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca
BOŞANMALARINA, b-
Tarafların müşterek çocukları 12/09/2002 d.lu N3T.C. Kimlik nolu K5’ün velayetinin takdiren davalı anneye verilmesine, c-
Velayeti anneye verilen müşterek çocuk ile baba arasında tarafların aynı şehirde oturmaları halinde her ayın 1. ve 3. cumartesi günleri saat 09:00’dan ertesi günü saat: 17:00’a kadar, Dini Bayramların 2. günü saat 09:00’dan ertesi günün saat 17:00’a kadar ve her yıl 1 Temmuz saat 09:00’dan 31 Temmuz saat 17:00’a kadar, tarafların ayrı şehirlerde oturmaları halinde her ayın 3. Cumartesi günleri saat 09:00’dan ertesi günü saat: 17:00’a kadar, Dini Bayramların 2. günü saat 09:00’dan ertesi günün saat 17:00’a kadar her yıl 1 Temmuz saat 09:00’dan 31 Temmmuz saat 17:00’a kadar masraflarıbaba tarafından karşılanmak üzere
ŞAHSİ İLİŞKİ
TESİSİNE, d-
İlk Derece Mahkemesince, 13/03/2018 tarihli tensip zaptı ile davalı kadın ve yaşı küçük müşterek çocuk K5 için dava tarihinden, kararın kesinleşmesine kadar aylık 200,00.’erTL tedbir nafakası takdir edildiğinden bu yönde yeniden karar verilmesine yer olmadığına, müşterek çocuğun yaşı, ergin olacağı tarih, kararın tebliğ aşaması da dikkate alınarak takdiren yaşı küçük müşterek çocuk için iştirak nafakası takdirine yer olmadığına, e-
Davacı erkeğin, boşanma nedeni ile TMK.’nun 174. maddesi uyarınca talep ettiği, maddi ve manevi tazminat talebinin, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri ve yaşantıları, kusur durumu dikkate alınarak, kısmen kabul, kısmen reddi ile takdiren 6.000,00.TL maddi, 4.000,00.TL manevi tazminatın davalı kadından alınarak, davacı erkeğe ödenmesine, bu yöndeki fazlaya ilişkin istemin takdiren reddine, f-
Davacı erkeğin tarafından açılan boşanma davasında alınması gerekli 54,40.TL karar ilam harcından peşin alınan 31,40.TL harcın mahsubu ile bakiye 23,00.TL eksik harcın, davalı kadından alınarak, Hazineye irad kaydına, g-
Davacı erkek tarafından İlk Derece Mahkemesi yargılaması için yapıldığı anlaşılan 31,40.TL başvuru harcı, 31,40.TL karar ilam harcı, 123,00.TL 9 adet tebligat ve posta gideri, 80,00.TL uzman raporu gideri olmak üzere toplam 265,80.TL ilk derece yargılama giderinin, davacının davasının kabulüne karar verildiğinden, davalı kadından alınarak, davacı erkeğe ödenmesine, ı-
Davacı erkek, İlk Derece Mahkemesi yargılamasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, davada davacı lehine, davalı aleyhine kabul ile sonuçlandığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince takdiren 3.400,00.TL vekalet ücretinin, davalı kadından alınarak, davacı erkeğe ödenmesine, i-
Davacı tarafından, İlk Derece Mahkemesi yargılama için peşin yatırılan avanstan varsa kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, davacı erkeğe iadesine,
2
–
Davacı erkek tarafından, istinaf başvurusu nedeni ile yatırılan 35,90.TL istinaf karar ilam harcının, davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne karar verildiğinden, karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,
3-
Davacı erkeğin, istinaf nedeni ile yapmış olduğu 98,10.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 14,00.TL 1 adet tebligat gideri ve 24,38.TL dosya gidiş-dönüş masrafı olmak üzere toplam 136,48.TL istinaf yargılama giderenin, davalı kadından alınarak, davacı erkeğe ödenmesine,
4-
Davacının istinaf nedeniyle yatırmış olduğu gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,
5-
İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından davacı erkek lehine vekalet ücretin takdirine yer olmadığına,
6
-Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’nun m. 353/1-b-1 bendiyle, aynı kanunun 361-(1) maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 09/09/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe